2003, Cilt: 9, Sayı: 4
İçindekiler
 
YÜKSEL, M., O. DENGİZ, N. ÖZDOĞAN ve C. GÖL, Çankırı İli Kızılırmak İlçesi Bayanpınar Köyü Arazilerinin Potansiyel Kullanım Durumları Özet
APAYDIN, H. ve F. ÖZTÜRK, Yüzey Akış ve Sediment Modellerinin Coğrafi Bilgi Sistemi Yardımıyla Uygulanması Özet
KAYABAŞI, N. ve F. N. ÖLMEZ, Papatya (Matricaria chamomile L.)'dan Elde Edilen Renkler ve Bu Renklerin Bazı Haslık Özellikleri Özet
KIZIL, S ve N. ARSLAN, Bazı Çemen (Trigonella foenum-graecum L.) Hatlarında Farklı Ekim Normlarının Verim ve Verim Özellikleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması Özet
CANGİ, R. C. TARAKÇIOĞLU ve S. R. YALÇIN, Potasyum Sülfat ve Potasyum Humat Gübre Uygulamalarının Hayward Kivi (Actinidia deliciosa) Çeşidinde Verim ve Bazı Meyve Özellikleri Üzerine Etkisi Özet
ÇELİK, N. ve S. PULATSÜ, Yukarı Sakarya Nehri'nde Azot Fraksiyonları ile Toplam Demir ve Silikat Konsantrasyonlarının Mevsimsel Değişimi Özet
DURSUN, E. ve M. GÜNER, Buğday ve Arpanın Sıkıştırma Yükü Altındaki Mekanik Davranışlarının BelirlenmesiÖzet
KODAL, S., Y. E. YILDIRIM ve F. K. SÖNMEZ, Türkiye'de Güvenilir Yağışın Mekansal Dağılımı Özet
GÜNEŞ, A., H. ÇELİK, M. ALPASLAN, G. SÖYLEMEZOĞLU, Figen ERASLAN1, Asmaların (Vitis spp.) Bor Toksisitesi ve Tuzluluğa Karşı Toleransının Belirlenmesine Yönelik Olarak Bor, Sodyum ve Klor Alımlarının Karşılaştırılması Özet
KARADAĞ, Y. ve U. BÜYÜKBURÇ, Tokat Koşullarında Arı Otunun (Phacelia tanacetifolia Bentham) Yazlık Ekim Zamanı Üzerinde Araştırmalar I- Ot Verimi ile İlgili Özellikler Özet
AKSOY, A. ve A. YILMAZ, Bazı Yonca Varyetelerinde Kuru Madde ve Organik Madde Sindirilebilirlikleri ve Metabolik Enerji Değerleri Özet
ÇÖÇÜ, S., S. URANBEY ve C. SANCAK, Bazı Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinde Olgunlaşmamış Embriyo Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu Özet
SAVRAN, F. Çanakkale Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliğine Üye Olan ve Olmayan İşletmelerin Kullandıkları Üretim Teknikleri ve Sosyal Karakteristiklerin Karşılaştırılması Özet
ÖZ, A. ve H. KAPAR Samsun Koşullarında Geliştirilen Çeşit Adayı Mısırların Verim Öğelerinin Belirlenmesi ve Stabilite Analizi Özet
DEMİRCİ, F. Bazı Buğday Çeşitlerinin Önemli Kök ve Kök Boğazı Hastalık Etmenleri (Fusarium spp., Bipolaris sorokiniana)' ne Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi Özet
ÖZKAN, U. ve A. ERKUŞ, Bayburt İlinde Sığır Besiciliğine Yer Veren Tarım İşletmelerinin Ekonomik Analizi Özet
KAYIŞOĞLU, B. Y. BAYHAN ve F. TORUK, Ayçiçeği Tarımında Farklı Tohum Yatağı Hazırlama Yöntemlerinin Ekim Düzgünlüğü ve Bitkinin Gelişimine Olan Etkilerinin Belirlenmesi Özet
TORUK, F. P. ÜLGER ve H. KOCABIYIK, Yonca ve Şeker Pancarı Yaprağından Mekanik Sistemle Bitki Suyu Eldesi Özet
YÜREKLİ, K. F. ÖZTÜRK ve M. BALÇIN, Su Toplama Havzalarında Su Tutma Potansiyelindeki Değişimin Belirlenmesi Özet
KARAKAYA, A. and C. S. SEVİMAY, Vicia sativa Çeşitlerinin Ur Oluşturan Bir Agrobacterium tumefaciens Streynine Hassasiyetlerinin Belirlenmesi Özet
Özetler
 

2003, 9 (4) 373-380
Çankırı İli Kızılırmak İlçesi Bayanpınar Köyü Arazilerinin Potansiyel Kullanım Durumları
(Türkçe)

Mahmut YÜKSEL1, Orhan DENGİZ1, Nazik ÖZDOĞAN1 ve Ceyhun GÖL2
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

2 Ankara Üniv. Çankırı Orman Fak.-Çankırı


Arazi değerlendirmesi ve arazi kullanım planlaması çalışmaları, potansiyellerine göre arazi kaynaklarının kullanımı bakımından büyük önem taşımaktadırlar. Bu çalışmanın amacı Çankırı İli Kızılırmak ilçesi Bayanpınar köyünde, arazi kaynaklarının kullanımı bakımından uygunluklarının belirlenmesidir. Bu amaçla ilk önce çalışma alanına ait daha önce yapılmış 1: 25.000 ölçekli temel toprak haritasından yararlanılarak arazi karakteristikleri ve kaliteleri ile haritalama üniteleri tanımlanmıştır. Daha sonra değerlendirmeye alınacak arazi kullanım türleri ve onların arazi istekleri belirlenmiştir. Bir sonraki aşamada arazi kullanım türlerinin arazi istekleri ile arazi haritalama birimlerinin arazi karakteristik ve nitelikleri karşılaştırılmıştır. Arazi haritalama birimlerinin arazi kullanım türleri ile karşılaştırılmasıyla elde edilen sonuçlar ekonomik, sosyal ve ekolojik verilerle birleştirilerek her bir arazi haritalama birimi için uygun olan arazi kullanım türleri ve uygunluk sınıfları belirlenmiştir. Son olarak ta potansiyel arazi kullanım haritası hazırlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre çalışma alanının en geniş alana sahip toprak serisi % 32.5 ile drenaj ve tuzluluk problemi olan Çorakdere serisi, bunu takiben sırasıyla Pekmezcitepe ( % 21.2), Aliosmanağılı (% 18.5) ve Kızılarkaç ( % 12 .7) serileridir. Ayrıca, çalışma alanının % 51'i tarıma uygun olmayan araziler iken işlenebilir tarım arazilerin miktarı ise % 49 (3245.4 da) dır.

Anahtar Kelimeler: arazi değerlendirmesi, arazi kullanım türü, arazi karakteristikleri ve kaliteleri, arazi uygunluk sınıflaması

yukarı

2003, 9 (4) 381-389
Yüzey Akış ve Sediment Modellerinin Coğrafi Bilgi Sistemi Yardımıyla Uygulanması
(Türkçe)

Halit APAYDIN ve Fazlı ÖZTÜRK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, dünyada yaygın şekilde kullanılan yağış - yüzey akış - erozyon modellerinden olan AGNPS, SWRRB ve GLEAMS'ın CBS yardımıyla uygulanışı, CBS'nin bu modellere sağlayacağı yararların belirlenmesi ve modellerin geçerliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Ankara - Yenimahalle - Güvenç havzasında yapılan çalışmada CBS yardımıyla havza alanının ve alt havza sınırlarının belirlenmesi yanında akımın geldiği hücre, hücrenin ait olduğu alt havza, hücre alanı, ortalama yüksekliği, eğimi, yöneyi, topografik katsayı, akım uzunluğu, akım yolu eğimi, konsantrasyonun başladığı eğim ve uzunluk belirlenmiştir. Çalışmada ele alınan 1989-1997 yıllarının ortalamasına göre 464.4 mm yağış sonucu 100.0 mm akım, 29.6 mm yüzey akış olmuştur. SWRRB 39.8 mm akım, AGNPS 48.5 mm, GLEAMS 34.5 mm yüzey akış olacağını tahmin etmiştir. Yıllık ortalama sediment verimi 3.6 t/ha olan havzada AGNPS modeli ortalama 19.9 t/ha (en az 5.5, en fazla 33.0 t/ha), SWRRB modeli ortalama 19.8 t/ha (en az 0.1, en fazla 63.9 t/ha), GLEAMS modeli ise ortalama 1.3 t/ha (en az 0.2, en fazla 2.2 t/ha) sonuç vermiştir.

Anahtar Kelimeler: yüzey akış, erozyon, sediment miktarı, AGNPS, SWRRB, GLEAMS, CBS, Güvenç Havzası

yukarı

2003, 9 (4) 390-394
Papatya (Matricaria chamomile L.)'dan Elde Edilen Renkler ve Bu Renklerin Bazı Haslık Özellikleri
(Türkçe)

Nuran KAYABAŞI1 ve Filiz Nurhan ÖLMEZ2
1 Ankara Üniv. Ev Ekonomisi Yüksekokulu, Köy El Sanatları Anabilim Dalı-Ankara
2 Süleyman Demirel Üniv. Güzel Sanatlar Fak. Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü-Isparta


Papatyalar, Synandrae (Campanulatae) takımının, Compositae (Topluçiçekgiller) familyasndan bitkiler olup Anthemis cinsine mensup olanlar yanında Matricaria cinsine mensup olanlar da vardır. Bu araştırmanın amacı farklı mordanlar, mordan karışımları ve mordansız boyama yöntemleri ile papatya bitkisinden elde edilen renkleri belirlemek, bu renklerin ışık, sürtünme, ıslak ve kuru su damlası haslık değerlerini tayin etmek ve bir katalog oluşturmaktır. Bu amaçla papatya bitkisi kullanılarak materyal bölümünde belirtilen mordanların her biri yün ağırlığına göre % 3 oranında alınmış ve 15 mordanlı, bir mordansız olarak toplam 16 boyama yapılmıştır. Bu boyamalar sonucunda demir sülfat mordanının papatya ile en iyi renkleri veren mordan olduğu belirlenmiş ve demirsülfat mordanı sabit tutulup diğer mordanların her biri ile ayrı ayrı eşit oranda karıştırılarak (% 1,5 demirsülfat + % 1.5 diğer mordan, toplam % 3 mordan oranı) 14 boyama yapılmıştır. Bu araştırmada toplam 30 boyama yapılarak papatya bitkisi ile halıcılıkta en çok kullanılan renkler ve tonları elde edilmiştir. Renklerin ışık haslık değerleri 1 ile 6 arasında bulunmuştur. Sürtünme haslık değerleri 1-2 ve 4-5 arasındadır. Bu değerler iyi ve orta düzeydedir. Islak su damlası haslık değeri 3 ve 5 arasında olup bu değerler iyi ve orta düzeydedir. Kuru su damlası haslık değeri 4-5 ve 5 arasında olup bu değerler iyi düzeydedir. Mordanlar tek başına kullanıldığında renk tonları çok çeşitli ancak ışık haslık düzeyleri düşük, demir sülfat mordanı sabit tutulup diğer mordanlarla karışık olarak kullanıldığında ise renk tonları çeşitli ve haslık değerleri yüksek bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: papatya, matricaria, bitkisel boyacılık, yün halı ipliği

yukarı

2003, 9 (4) 395-401
Bazı Çemen (Trigonella foenum-graecum L.) Hatlarında Farklı Ekim Normlarının Verim ve Verim Özellikleri Üzerine Etkilerinin Araştırılması
(Türkçe)

Süleyman KIZIL1 ve Neşet ARSLAN2
Dicle Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Diyarbakır koşullarında 1999-2000 ve 2000-2001 yetiştirme dönemlerinde sürdürülen bu araştırmada, farklı ekim normlarının (2 kg/da, 3 kg/da, 4 kg/da, 5 kg/da) 8 çemen hattında (kontrol, hat 1, hat 3, hat 18, hat 23, hat 33, hat 34) verim ve verim unsurlarına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, bitki boyu, dal sayısı, ilk bakla yüksekliği, bakla uzunluğu, baklada tohum sayısı, bitki başına tohum verimi, 1000 tohum ağırlığı ve tohum verimi gibi özellikler incelenmiştir. Ekim normlarına göre; araştırmada incelenen özelliklerden bitki boyu 49.49-50.31 cm, ilk bakla yüksekliği 16.29-19.14 cm, dal sayısı 3.29-4.19 adet/bitki, 1000 tohum ağırlığı 16.89-17.25 g ve tohum verimi 137.7-185.9 kg/da, hatlara göre ise; bitki boyu 47.23-53.08, ilk bakla yüksekliği 16.54-19.31 cm, dal sayısı 3.60-3.98 adet/bitki, 1000 tohum ağırlığı 15.65-18.80 g ve tohum verimi 147.6-180.5 kg/da arasında değişmiştir.

Anahtar Kelimeler: çemen, Trigonella foenum-graecum, ekim normu, verim

yukarı

2003, 9 (4) 402-407
Potasyum Sülfat ve Potasyum Humat Gübre Uygulamalarının Hayward Kivi (Actinidia deliciosa) Çeşidinde Verim ve Bazı Meyve Özellikleri Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Rüstem CANGİ1 Ceyhan TARAKÇIOĞLU2 ve S. Rıfat YALÇIN3
Karadeniz Teknik Üniv. Ordu Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ordu
2Karadeniz Teknik Üniv. Ordu Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ordu
3 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara


Bu araştırma Ordu ilinde, Hayward (A. deliciosa) kivi çeşidine ait bitkiler üzerinde yürütülmüştür. Potasyum sülfat gübresi altı yaşındaki bitkilere 0, 200, 400, 600 ve 800 g; Potasyum Humat gübresi ise 5 yaşındaki bitkilere 0, 20, 30, 40 ve 50 ml düzeyinde uygulanmıştır. K2SO4 ve K-Humat uygulamalarının verim (kg/omca), ortalama meyve ağırlığı (OMA, g) ve suda çözünebilir kuru madde (SÇKM, %) oranı ve yaprakların N, P ve K miktarları üzerine etkileri araştırılmıştır. K2SO4 uygulamaları verim ve SÇKM miktarlarını artırmış olup, potasyum humat uygulamalarında bu artış istatistiki düzeyde olmamıştır. Her iki gübre uygulaması OMA da artış sağlarken, bu artış istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. K2SO4 ve K-Humat uygulamaları ile yaprakların K içeriğini arasında pozitif ilişki belirlenmiştir. Yaprakların P içeriği her iki yılda da tüm uygulamalarda yeterli, N ve K içerikleri ise ilk yıl yeterli düzeyde saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, deneme alanına benzer toprak koşullarında, 6-7 yaşındaki kivi bitkilerden yüksek verim ve istenilen özellikte meyve alabilmek için bitki başına 400-500 g K2SO4 gübre uygulaması önerilmiştir. K-Humat gübre uygulamasından tatminkar sonuçlar elde edilemediği için herhangi bir öneri yapılmamıştır.

Anahtar Kelimeler: kivi, Hayward, Actinidia deliciosa,K2SO4 , humik asit, verim, yaprakta makro element

yukarı

2003, 9 (4) 408-414
Yukarı Sakarya Nehri'nde Azot Fraksiyonları ile Toplam Demir ve Silikat Konsantrasyonlarının Mevsimsel Değişimi
(Türkçe)

Nermin ÇELİK ve Serap PULATSÜ
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara


Bu araştırma Yukarı Sakarya Nehri' nde azot fraksiyonları, toplam demir ve silikat konsantrasyonları ile bazı su kalite parametrelerinin (su sıcaklğı, çözünmüş oksijen, pH) mevsimsel değişimlerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Su örnekleri 2000 yılının Temmuz, Ağustos, Ekim, Kasım aylarında ve 2001 yılının Ocak, Şubat, Nisan, Mayıs aylarında üç istasyondan alınmıştır. Bu parametrelerin aylara ve istasyonlara göre değişimleri incelenmiştir. En düşük ortalama amonyak-azotu (NH3-N) ve nitrit-azotu (NO2-N) değerleri sırasıyla ekim (0,09±0,00 mg/L) ve şubat (0,002±0,00 mg/L) aylarında bulunurken, en yüksek ortalama değerler ise mayıs (0,47±0,01 mg/L) ve ocak (0,035±0,00 mg/L) aylarında saptanmıştır. En düşük nitrat-azotu (NO3-N) ve çözünmüş nitrat-azotu ortalama değerleri sırasıyla şubat (0,36±0,00 mg/L) ve nisan (0,34±0,01 mg/L) aylarında bulunmuştur. NO3-N ve çözünmüş nitrat-azotunun en yüksek değerleri sırasıyla 3,73±0,00 mg/L ve 3,30±0,01 mg/L olarak mayıs ayında saptanmıştır. Toplam demir konsantrasyonu çalışma periyodu sırasında 0,02-0,05 mg/L arasında değişmiştir. Silikat (10,94±0,06 mg/L) ve çözünmüş silikat (8,57±0,01 mg/L) konsantrasyonları şubat ayında en yüksektir. Araştırma periyodunca, belirlenen istasyonlarda pH (7,09-7,81) ve nitrat-azotu (0,36-3,73 mg/L) değerleri I. sınıf su kalite parametrelerine ilişkin sınır değerler içerisinde olmasına karşın, bazı aylarda çözünmüş oksijen (7,10-8,95 mg/L) ve NO2-N (0,002-0,035 mg/L) değerleri bu sınıfa ilişkin değerlerden farklı bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: azot fraksiyonları, toplam demir, silikat, Yukarı Sakarya Nehri, mevsimsel değişim, su kalitesi

yukarı

2003, 9 (4) 415-420
Buğday ve Arpanın Sıkıştırma Yükü Altındaki Mekanik Davranışlarının Belirlenmesi
(Türkçe)

Ergin DURSUN ve Metin GÜNER
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, beş farklı buğday çeşidinin (kunduru 1149, topbaş, bezostaja, gerek 79 ve tosun 21) ve arpanın (tokak 157/37) iki paralel plaka arasında sıkıştırma yükü altındaki mekanik davranışları belirlenmiştir. Denemeler 40.2 mm/min 'lik sıkıştırma hızında, iki farklı yükleme ekseninde ve üç farklı nem içeriğinde yapılmıştır. Buğday ve arpanın nem içeriği arttıkça kopma kuvveti azalmış, buna karşın kopma enerjisi artmıştır. x-x ekseninde yüklenen buğday (topbaş çeşidi hariç) ve arpanın kopma kuvvetleri y-y eksenine göre daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, x-x ekseninde yüklenen kunduru 1149, bezostaja ve gerek 79 buğday çeşitlerinin ve arpanın kopma enerjileri y-y eksenine göre daha yüksek bulunmuştur. Buna karşın, topbaş ve tosun 21 çeşitlerinin y-y eksenindeki kopma enerjileri x-x eksenine göre daha yüksek bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: buğday, arpa, mekanik davranış, kopma kuvveti, kopma enerjisi

yukarı

2003, 9 (4) 421-427
Türkiye'de Güvenilir Yağışın Mekansal Dağılımı
(Türkçe)

Süleyman KODAL, Y. Ersoy YILDIRIM ve F. Kemal SÖNMEZ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara


Sulama suyu ihtiyacının belirlenmesinde kullanılan yağış değerleri yıldan yıla önemli bir düzeyde değişim göstermektedir. Yağışlı, normal ve kurak dönemlerde oluşması beklenen güvenilir yağış değerleri yağış analizleri ile belirlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye genelinde kurak, normal ve yağışlı dönemler için güvenilir yağış değerlerinin mekansal dağılımının belirlenmesidir. Coğrafi Bilgi Sistemleri yardımıyla Türkiye'de 912 yağış istasyonuna ilişkin yağışlı, normal ve kurak onar günlük dönemlere ait güvenilir yağış değerleri alana yayılmıştır. Sulama açısından önemli olan Nisan, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin mekansal yağış dağılım haritaları, bölgeler arasında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, güvenilir yağış, kurak dönem, yağışlı dönem, coğrafi bilgi sistemleri

yukarı

2003, 9 (4) 428-434
Asmaların (Vitis spp.) Bor Toksisitesi ve Tuzluluğa Karşı Toleransının Belirlenmesine Yönelik Olarak Bor, Sodyum ve Klor Alımlarının Karşılaştırılması
(Türkçe)

Aydın GÜNEŞ1, Hasan ÇELİK2, Mehmet ALPASLAN1, Gökhan SÖYLEMEZOĞLU2, Figen ERASLAN1,
Zeliha YAŞA2 ve Özlem KOÇ1
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara
2 Ankra Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, dokuz asma anacı (Rup.du Lot, 5BB, 5C, 1103P, 110R, 16-13 C, 16-16 C, 161-49 C, Harmony) ile dört farklı anaç (1103 P, 5BB, 140 Ru, 16-13C) üzerine aşılı Yuvarlak Çekirdeksiz, üç farklı anaç (1103 P, 5BB, 41B) üzerine aşılı Kalecik Karası ve iki farklı anaç (5BB, 41B) üzerine aşılı Cabernet Sauvignon üzüm çeşitlerinin B, Na ve Cl alımları sera koşullarında yürütülen iki farklı deneme ile belirlenmiştir. Bu amaçla, B çalışması için; 0 ve 30 mg kg-1 B (H3BO3) ve aşılı çeşitlerin karşılaştırıldığı denemede ise 0 ve 40 mg kg-1 B (H3BO3) uygulamalarının etkileri incelenmiştir. Anaçlar ve çeşit/anaç kombinasyonları arasında B konsantrasyonları yönünden önemli farklılıklar belirlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; özellikle 161-49 C ve 5 C anaçlarının diğer anaçlara göre daha tolerant olduğu; çeşitlerden YÇ için 1103P ve 5BB, KK için 41 B ve CS için 1103 P anaçları üzerine aşılı bitkilerin daha az B içerdikleri ve sözkonusu anaçların, anılan çeşitlerin Bor'a karşı toleranslarını olumlu yönde etkiledikleri belirlenmiştir. Anaçların tuzluluğa toleranslarının karşılaştırıldığı denemede ise 0 ve 30 mM NaCl, farklı anaçlar üzerine aşılı üzüm çeşitlerinin karşılaştırıldığı denemede ise O ve 40 mM NaCl uygulamalarının, yapraklardaki Na ve Cl konsantrasyonları üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, tuzlu koşullarda, anaçların ve farklı anaçlar üzerine aşılı çeşitlerin Na ve Cl alımları arasında önemli farklılıklar gözlenmiştir. Anaçlar arasında, daha yüksek Na (Rup. du Lot, 16-16 C, 16-13 C ve Harmony) ve Cl (16-13, 16-16 C, Harmony, 5BB ve 161-49 C) alımı gerçekleştiren anaçlar ile çeşitler arasında Kalecik Karası, tuzluluğa karşı iyon akümülasyonu bakımından daha hassas genotipler olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: asma, tuzluluk, bor, sodyum, klor, tolerans

yukarı

2003, 9 (4) 435-439
Tokat Koşullarında Arı Otunun (Phacelia tanacetifolia Bentham) Yazlık Ekim Zamanı Üzerinde Araştırmalar

I- Ot Verimi ile İlgili Özellikler (Türkçe)

Yaşar KARADAĞ1 ve Uğur BÜYÜKBURÇ2
1 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Tokat
2 Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Şanlıurfa


Tokat koşullarında yazlık olarak yetiştirilen arı otunda (Phacelia tanacetifolia Bentham) ekim zamanının ot verimine etkisini saptamak amacıyla yapılan bu araştırma; 2001-2002 yetiştirme sezonlarında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma alanında yürütülmüştür. Araştırma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada, 5 Mart tarihinden başlayarak 15'er gün aralıkla 4 farklı ekim zamanı kullanılmıştır. Ekim zamanları arasında; çiçeklenme başlangıcı, bitkide salkım sayısı, bitki boyu, yaş ot verimi ve kuru ot verimleri bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen iki yıllık ortalama sonuçlara göre, çiçeklenme başlangıcı 49-68 gün, bitkide salkım sayısı 5.1-13.2 adet, bitki boyu 38.7-54.5 cm, yaş ot verimi 331.5-837.2 kg/da ve kuru ot verimi 54.5-220.7 kg/da arasında değişim göstermiştir. Bu sonuçlara göre en yüksek bitkide salkım sayısı, bitki boyu, yaş ot verimi ve kuru ot verimi 5 Mart ekim tarihinde ekilen bitkilerden alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: arı otu, ekim zamanı, çiçeklenme, kuru ot verimi

yukarı

2003, 9 (4) 440-444
Bazı Yonca Varyetelerinde Kuru Madde ve Organik Madde Sindirilebilirlikleri ve Metabolik Enerji Değerleri
(Türkçe)

Ayşe AKSOY ve Aydan YILMAZ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara


Bu araştırmada, in vitro yöntemlerden sellülaz yöntemi uygulanarak sekiz yonca varyetesinin (birinci ve ikinci biçim) kuru madde ve organik madde sindirilebilirlikleri ile metabolik enerji değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yonca örnekleri Trichoderma viride mikroorganizmasından elde edilen sellülaz enzimi ile 24 saat inkübasyona maruz bırakılmışlardır. Araştırma sonucunda, kuru madde ve organik madde sindirilebilirlikleri ile metabolik enerji değerleri bakımından varyeteler ve biçimler arasındaki farklılıklar istatistiki olarak önemli bulunmuştur (p<0.05). Yine, incelenen kriterler bakımından Kayseri, Peru, Mirol, Fortress ve Bitlis arasındaki farklılıklar istatistiki olarak önemsiz bulunmakla birlikte (p>0.05), bu varyeteler Elçi ve Mesa Sirsa varyeteleri ile karşılaştırıldığında aralarındaki farklılıklar önemli bulunmuştur (p<0.05).

Anahtar Kelimeler: yonca varyeteleri, sellülaz metod, organik madde sindirilebilirliği, kuru madde sindirilebilirliği, metabolik enerji

yukarı

2003, 9 (4) 445-449
Bazı Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinde Olgunlaşmamış Embriyo Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu
(Türkçe)

Satı ÇÖÇÜ1, Serkan URANBEY1 ve Cengiz SANCAK1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Yüksek oranda bir adventif sürgün rejenerasyonu elde etmek için 8 ayrı fiğ çeşidinde olgunlaşmamış kotiledon ve embriyo eksenleri değişik oranlarda büyüme düzenleyiciler içeren MS besin ortamında kültüre alınmıştır. Olgunlaşmamış embriyo eksenlerinden en yüksek sürgün rejenerasyonu %95 ile Kubilay çeşidinden 4 mg/l 6-benzilaminopurin (BAP) ve 0.25 mg/l ?-naftalenasetik asit (NAA) içeren besin ortamından elde edilirken; eksplant başına en fazla sürgün 9.47 adet ile Sarıelçi çeşidinden 2 mg/l BAP ve 0.25 mg/l NAA içeren besin ortamından elde edilmiştir. Olgunlaşmamış kotiledon eksplantlarında ise hiç sürgün rejenerasyonu elde edilememiştir. Gelişen bu sürgünler daha sonra, kesilerek 2.5 mg/l indole-butyric asit (IBA) içeren MS besin ortamında köklendirilmiştir. Son olarak köklenen sürgünler saksılara aktarılmıştır.

Anahtar Kelimeler: fiğ, doku kültürü, adventif sürgün rejenerasyonu, olgunlaşmamış embriyo

yukarı

2003, 9 (4) 450-453
Çanakkale Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliğine Üye Olan ve Olmayan İşletmelerin Kullandıkları Üretim Teknikleri ve Sosyal Karakteristiklerin Karşılaştırılması
(Türkçe)

Ferhan SAVRAN
Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Çanakkale


Bu araştırmada, Çanakkale ilinde Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliklerine üye olan ve olmayan işletmeleri teknik ve sosyal yönden karşılaştırabilmek için dört ilçeden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 90 işletme ile anket yapılmıştır. Elde edilen verilerden iki grup arasında sosyal yönden belirgin bir farklılık bulunmamıştır. Ancak teknik açıdan, işletmelerin uyguladıkları aşım şekilleri, suni döllemede seçim kararını etkileyen kişi ve kuruluşlar ve hayvansal ürünlerini ne şekilde pazarladıkları konularında iki grup arasında istatistiki olarak fark bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: süt sığırı, yetiştirme teknikleri, sosyal özellikler

yukarı

2003, 9 (4) 454-459
Samsun Koşullarında Geliştirilen Çeşit Adayı Mısırların Verim Öğelerinin Belirlenmesi ve Stabilite Analizi
(Türkçe)

Ahmet ÖZ ve Halil KAPAR
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Samsun


Bu araştırmanın amacı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde elde edilen tek melez mısırların verim ve bazı verim öğelerinin adaptasyonu ve stabilite özelliklerini belirlemektir. CIMMYT kaynaklı hatlardan elde edilen tek melez mısırlar ile standart TTM-813 ve TTM-8119 çeşitleri bu araştırmada materyal olarak kullanılmıştır. Deneme 1998, 1999 ve 2000 yıllarında Samsun Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün deneme arazisinde tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, tepe püskülü gösterme süresi, bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, hasatta tane nemi, tane koçan oranı ve birim alan tane verimi özellikleri incelenmiştir. İncelenen özellikler bakımından çeşit/ çeşit adayları arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. Tane verimi üç yıllık sonuçların ortalamasına göre 883-1212 kg/da arasında değişmiş, TTM.97-30 çeşit adayı en fazla verime (1212 kg/da) sahip olmuştur. TTM.97-19 en erken (57.89 gün) çiçeklenme göstermiştir. Genotiplerin stabilitesini belirlemek için ortalama, regresyon katsayısı (b), regresyondan sapma (S2d) ve belirtme katsayısı (r2) parametreleri kullanılmıştır. Bu sonuçlara göre verim yönünden TTM.97-15 ve TTM.97-30 çeşit adayları ve TTM.8119 çeşidi diğerlerine oranla tüm çevrelerde daha uyumlu ve stabil bulunmuştur. Diğer verim öğeleri yönünden çeşit adayları ve çeşitler farklı uyum ve stabilite göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: melez mısır, verim, verim öğeleri, stabilite parametreleri.

yukarı

2003, 9 (4) 460-466
Bazı Buğday Çeşitlerinin Önemli Kök ve Kök Boğazı Hastalık Etmenleri (Fusarium spp., Bipolaris sorokiniana)' ne Karşı Reaksiyonlarının Belirlenmesi
(Türkçe)

Fikret DEMİRCİ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, ülkemizde buğdaylarda özellikle erken dönemde zarar oluşturan kök ve kök boğazı hastalık etmenlerinden Fusarium graminearum, F. culmorum ve Bipolaris sorokiniana' nın, ülkemizde halen üretimde kullanılan ve yeni geliştirilen 10 farklı buğday çeşidindeki hastalık şiddetleri ve çıkış oranına etkileri belirlenmiştir. F. culmorum' a karşı Bezostaja 1 ve Gün 91' in orta derecede dayanıklı olduğu, B. sorokiniana' ya karşı Bezostaja 1, Kutluk, Kırgız 95, Gün 91 ve Dağdaş 94' ın orta derecede dayanıklı olduğu belirlenmiş, F. graminearum' un ise tüm çeşitlerde yüksek hastalık şiddetine sahip olduğu, sadece Mızrak çeşidinin az bir farkla orta derecede hassas olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: buğday, kök ve kök boğazı hastalıkları, çeşit reaksiyonları

yukarı

2003, 9 (4) 467-472
Bayburt İlinde Sığır Besiciliğine Yer Veren Tarım İşletmelerinin Ekonomik Analizi
(Türkçe)

Umut ÖZKAN ve Ahmet ERKUŞ
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Ankara


Bu çalışmanın amacı, Bayburt ilinde sığır besiciliğine yer veren tarım işletmelerinin ekonomik analizini yaparak bu işletmelerin; ekonomik yapılarını, yıllık faaliyet sonuçlarını, kullandıkları üretim faktörlerinin miktarlarını ve üretim maliyetleri ile karlılıklarını belirlemektir. Bu bakımdan çalışmanın materyalini yörede sığır besiciliğinin yoğun olarak yapıldığı köylerden tabakalı tesadüfi örnekleme ile seçilen 40 adet işletmeden anket yoluyla toplanan veriler oluşturmuştur. Araştırmada sığır besiciliğine en az 10 baş hayvanla yer veren işletmeler seçilmiştir. Söz konusu işletmeler; 10-25 ile 26 ve daha fazla sayıda sığır besleyen olmak üzere iki büyüklük grubuna ayrılmıştır. Araştırma verileri 2000-2001 üretim dönemine ait bulunmaktadır. Araştırma bulgularına göre, işletmeler ortalamasında gayrisafi üretim değerinin %60,1'i besicilik üretim faaliyetinden elde edilmektedir. Hayvan başına düşen saf hasıla ve tarımsal gelir miktarı işletmeler büyüdükçe daha yüksek olarak bulunmuştur. Buna bağlı olarak ekonomik rantabilite, 10-25 ve 26-+ başlık işletme büyüklük gruplarında sırasıyla; %0,36 ile %2,33 olarak hesaplanmıştır. İşletmeler ortalaması olarak 1-1,5 yaşlı ve tamamı kültür melezi olan hayvanlar 280 Kg iken besiye alınmakta, 176 gün süreyle, besiye tabi tutulmakta ve günlük 1,051 Kg/Baş canlı ağırlık kazanarak ortalama 465 Kg canlı ağırlıkta iken besi tamamlanmaktadır. Bu işletmelerde günlük rasyona 7,2 Kg kaba yem ve 6,4 Kg kesif yem girmektedir. Bir baş besi sığırının bakım ve beslenmesi için günlük 15,8 dakika erkek işgücü kullanılmakta olup, böylece besi boyunca bir hayvana yaklaşık 46 saat erkek işgücü sarf edilmektedir. 1 kilogram canlı ağırlık artış maliyeti, 10-25 başlık grupta 2.456 bin TL iken 26-+ başlık grupta 1.991 bin TL olmuştur. İşletmeler büyüdükçe maliyetlerin azalma eğilimi gösterdiği tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bayburt tarımı, sığır besiciliği, gayrisafi üretim değeri, rantabilite, besicilikte masraflar, canlı ağırlık maliyeti

yukarı

2003, 9 (4) 473-477
Ayçiçeği Tarımında Farklı Tohum Yatağı Hazırlama Yöntemlerinin Ekim Düzgünlüğü ve Bitkinin Gelişimine Olan Etkilerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Birol KAYIŞOĞLU, Yılmaz BAYHAN ve Fulya TORUK
1 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Tekirdağ


Bu araştırmada ayçiçeği tarımında farklı tohum yatağı hazırlama yöntemlerinin ekim düzgünlüğüne ve bitkinin gelişimine olan etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla 8 farklı tohum yatağı hazırlama yöntemi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sıra üzeri dağılım düzgünlüğü değerleri açısından tohum yatağı hazırlama yöntemleri arasında bir fark gözlenmemiştir. Bitkinin en önemli generatif özelliği olan verim değeri en fazla 215.4 kg/da ile SK (Sabit ayaklı kültivatör+ kombikürüm) yönteminde, en az ise 159.6 kg/da ile YD (Yaylı ayaklı kültivatör+diskli tırmık) yönteminde bulunmuştur. Ekim derinliği ve kök uzunluğu açısından yöntemler arasında fark bulunmuştur. Bulunan verim değerleri arasında istatistik olarak çok büyük farklılıklar olmadığından ayçiçeği üretiminde tohum yatağı hazırlama yöntemini seçerken maliyet açısından en uygun olan yöntemin seçilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: ayçiçeği, ikincil toprak işleme, ekim düzgünlüğü, bitki gelişimi

yukarı

2003, 9 (4) 478-485
Yonca ve Şeker Pancarı Yaprağından Mekanik Sistemle Bitki Suyu Eldesi
(Türkçe)

Fulya TORUK, Poyraz ÜLGER ve Habib KOCABIYIK
1 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Tekirdağ


Yonca ve şekerpancarı yaprakları yüksek oranda protein içermektedir. Bunun yanında kaba yem olarak kullanılan bu yem türleri nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin içinde bulundurduğu yüksek orandaki proteinin büyük bölümü kayıp olmaktadır. Gerek zaman ve gerekse uygulanan işlemler nedeniyle yem bitkilerindeki bitki besleme oranı azalmaktadır. Bu kayıp oranı yemin elde edilme şekli ve değerlendirmesinde uygulanan işlemlere göre farklılıklar göstermektedir. Bitki besin maddeleri bakımından zengin olan yonca ve şeker pancarı yapraklarından maksimum besin maddesinin elde edilmesi çalışmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, bitki materyallerini ezerek suyunun çıkartılmasını sağlamak üzere tamburlu tip prototip makina yapılmıştır. Her iki bitki materyali üç farklı devirde ezilmiştir. Elde edilen bitki suları ve posa besin madde içeriği bakımından incelenmiştir. Mekanik olarak bitki suyunun yaklaşık % 60' ı alınabilmiştir. Yonca suyunun ham protein içeriği % 32-36.7, posanın ham protein içeriği % 16.3- % 20.6 değerleri arasında; Şeker pancarı yaprağından alınan suyun ham protein içeriği % 29-36 arasında olurken posada kalan miktar % 19-22 arasında değişmektedir. Devir aralıkları su miktarı, kuru madde ve ham protein miktarı istatistiki açıdan p<0.05 seviyesinde önemli bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: yonca, şeker pancarı yaprağı, ezme, bitki suyu, protein

yukarı

2003, 9 (4) 486-490
Su Toplama Havzalarında Su Tutma Potansiyelindeki Değişimin Belirlenmesi
(İngilizce)

Kadri YÜREKLİ1, Fazlı ÖZTÜRK2 ve Mehmet BALÇIN3
1 Gaziosmanpasa Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Tokat
2 Ankara Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü -Ankara
3 Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü-Tokat

Bu çalışmanın amacı, olasılık dağılımlarına göre havzadaki su tutma potansiyelindeki (S) değişimi ortaya çıkarmak ve olasılık dağılımlarından elde edilen S ile Soil Conservation Service (SCS)'in geliştirdiği yönteme göre elde edilen S'nin karşılaştırmasını yapmaktır. S'deki değişimi belirlemek amacıyla, Tokat Araştırma Enstitüsü tarafından kontrol edilen havzalarda (Uğrak, Akdoğan, İkikara), her ay için ölçülen maksimum 24-h yağmurlar ile bu yağmurların neden olduğu yüzey akışlar kullanılmıştır. Bu çalışmada, S için normal, log normal, gumbel ve log Pearson III dağılımları göz önüne alınmıştır. Yukarıda adı geçen havzaların S değerleri, log normal dağılıma, diğer dağılımlardan (normal, gumbel ve log Pearson III ) daha iyi uyum göstermiştir. Her havza için % 10, % 50 ve % 90 olasılık seviyeleri için S değerleri, log normal dağılıma göre elde edilen frekans grafiklerinden saptanmıştır. Daha sonra bu S değerleri için, yüzey akış eğri numaraları (CN10, CN50, CN90) belirlenmiştir. Bu CN değerleri, SCS yöntemine göre havzanın kuru, orta ve ıslak koşulları için elde edilen CN değerleri (CNI, CNII, CNIII ) ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma göstermiştir ki, her havza için (Uğrak, Akdoğan, İkikara ),CN10, CN50, CN90 yüzey akış eğri numaraları, SCS yöntemine göre elde edilen CNI, CNII, CNIII yüzey akış eğri numaralarına benzer olmuştur.

Anahtar Kelimeler: maksimum 24-h yağmur, SCS, yüzey akış eğri numarası, su tutma potansiyeli

yukarı

2003, 9 (4) 491-493
Vicia sativa Çeşitlerinin Ur Oluşturan Bir Agrobacterium tumefaciens Streynine Hassasiyetlerinin Belirlenmesi
(İngilizce)

Aziz KARAKAYA1 and Cafer Sırrı SEVİMAY2
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Agrobacterium tumefaciens bitkilere gen aktarımında yaygın olarak kullanılmaktadır. Uygun bitki genotiplerinin belirlenmesi bu işlemi kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de yetiştirilen sekiz fiğ çeşidinin doğal tip Agrobacterium tumefaciens streyni A281'e karşı hassasiyeti belirlenmiştir. Fiğ çeşitlerinin hepsi A. tumefaciens enfeksiyonlarına hassasiyet göstermişlerdir.

Anahtar Kelimeler: Agrobacterium tumefaciens, Vicia sativa, fiğ, ur oluşumu

yukarı