2003, Cilt: 9, Sayı: 2
İçindekiler
 
DEMİRCİ, F. ve F. S. DOLAR, Bitki Artıklarının Buğdayda Bipolaris sorokiniana, Fusarium culmorum ve Fusarium graminearum'un Neden Olduğu Kök Çürüklüğüne Etkileri Özet
YÜREKLİ, K. Çorum Çat Deresi Aylık Akım Serisinin Farklı Stokastik Modellerle İncelenmesi Özet
ŞİMŞEK, M., E. BOYDAK, H. KIRNAK, S. GERÇEK ve Y. KASAP, Susam Bitkisinde Farklı Sulama ve Sıra Aralıklarında Yağmurlama Sulamanın Su-Verim İlişkisine Etkisi Özet
MENDEŞ, M. Levene, Bartlett, Neyman-Pearson ve Bartlett 2 Testlerinin 1. Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması Özet
GÜRHAN, R. ve M. ÇETİN, Küçükbaş Hayvan Süt Sağım Makinalarında Nabız Karakteristiklerinin PIC Yardımıyla Kotrolü Özet
DEMİR, N., H. YAVUZ, A. PERENDECİ, C. ÇAKIROĞLU ve S. S. ÇELEBİ, Pınarbaşı Göleti'nde (Afşin-Elbistan, Kahramanmaraş) Su Bitkileri Biyokütlesinin İncelenmesi ve Yönetim Metotlarının Değerlendirilmesi Özet
FİLYA, İ., E. SUCU, H. HANOĞLU ve A. KARABULUT, Ruminantların Beslenmesinde Korunmuş Protein Kullanımı Üzerinde Araştırmalar, 1. Korunmuş Proteinlerin In Situ Rumen Parçalanabilirlik Özellikleri Özet
ERDOĞDU, İ. ve S. ALTINOK, Silajlık Olarak Yetiştirilen Bazı Atdişi Hibrid Mısır (Zea mays indentata Sturt.) Çeşitlerinin Bitkisel Özellikleri ve Yem Verimleri Özet
KARACA, İ. ve S. PULATSÜ, Kesikköprü Baraj Gölü'nde Bir Kafes İşletmesinde Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Yetiştiriciliğinin Zooplanktona Etkisi Özet
BALKAYA, A. ve R. YANMAZ, Bazı Taze Fasulye Çeşit Adayları ile Ticari Çeşitlerin Morfolojik Özellikler ve Protein Markörler Yoluyla Tanımlanmaları Özet
KARADAĞ, A. ve A. N. AKPINAR, Eğirdir İlçesinin Rekreasyon Kaynaklarının Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi Özet
YILMAZ, S. ve M. ÇINAR, Peyzaj Tasarım Sürecinin İspir Kaymakamlığı Sosyal Tesisleri Örneğinde İncelenmesi Özet
ERZURUM, K. ve S. MADEN, Frisol F, Promot ve Fluoresent Pseudomonasların Kavunda Fusarium oxysporum f. sp. melonis Irk 1,2'nin Neden Olduğu Solgunluk Hastalığına Kontrollü Koşullarda Etkileri Özet
GÜNER, M. Fasülye, Barbunya ve Mercimeğin Yük Altındaki Mekanik Davranışlarının Belirlenmesi Özet
TUĞRUL, K. M. ve İ. G. DURSUN, Şeker Pancarı Tarımında Farklı Toprak İşleme Yöntemlerinin Etkinliklerinin Belirlenmesi Özet
SAĞLAM, C. ve M. VATANDAŞ, Traktör Çalışabilme Zamanına Ait Güven Aralığının Duyarlık Analizi Özet
KAN, Y. ve N. ARSLAN, Boru Çiçeği (Datura stramonium L.)'nin Farklı Varyetelerinin Yaş ve Drog Yaprak Verimleri Yönünden Karşılaştırılması Özet
AKPINAR, N. Sürdürülebilir Alan Kullanım Planlamasında Alan Kullanım Tiplerine Ait Önceliklerin Simos Prosedürü ve ELECTRE 1 Yöntemi ile Belirlenmesi Özet
AYDIN, C. ve Y. E. YILDIRIM, Harabe Deresi Havzasında Yağış-Akış İlişkisinin AGNPS Modeliyle Değerlendirilmesi Özet
DURSUN, E. Domateste Yardımcı Hava Akımlı İlaç Uygulama Etkinliğinin Belirlenmesi Özet
Özetler
 

2003, 9 (2), 125-128
Bitki Artıklarının Buğdayda Bipolaris sorokiniana, Fusarium culmorum ve Fusarium graminearum'un Neden Olduğu Kök Çürüklüğüne Etkileri
(Türkçe)

Fikret DEMİRCİ ve F. Sara DOLAR
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

Farklı bitki artıkları ( buğday, mercimek, nohut, arpa, fiğ, kolza ve yulaf) ile muamele edilen toprak ekstraktlarının laboratuvar koşullarında Bipolaris sorokiniana, Fusarium culmorum ve Fusarium graminearum' un misel gelişimlerine etkileri belirlenmiştir. Bitki artıklarının tümü F. culmorum' un misel gelişimini teşvik etmiştir. Ancak, yulaf, mercimek, arpa, kolza ve fiğ artıkları B. sorokiniana ve F. graminearum' un her ikisininde misel gelişimini değişik oranlarda engellemiştir. Saksılarda yürütülen denemelerde, bitki artıklarının tümü, üç hastalık etmeninin enfeksiyon oranlarının % 8.92 ile % 71.98 arasında azalmasına neden olmuştur. Arpa, yulaf ve kolza artıkları bu üç patojenin neden olduğu kök çürüklüğü enfeksiyonlarını % 41.49 ila 71.98 oranlarında engelleyerek en yüksek etkiye sahip olmuşlardır.

Anahtar Kelimeler: Bipolaris sorokiniana, Fusarium culmorum , Fusarium graminearum, bitki artıkları, buğday, kök çürüklüğü

yukarı

2003, 9 (2) 129-135
Çorum Çat Deresi Aylık Akım Serisinin Farklı Stokastik Modellerle İncelenmesi
(Türkçe)

Kadri YÜREKLİ
Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal yapılar ve sulama Bölümü-Tokat

Bu çalışma, aylık akımların modellenmesi amacıyla yapılmıştır. Aylık akımların modellenmesinde ARMA (p,q) modelleri ile Thomas-Fiering modeli kullanılmıştır. ARMA (p,q) modellerinin seçiminde, ARMA (p,q) modellerinden hesaplanan kalıntıların bağımsız olup olmadıkları göz önüne alınmıştır. Aylık akımlar için, ARMA (1,0), ARMA (2,0), ARMA (1,1), ARMA (1,2) ve ARMA (3,0) modelleri uygun olmuştur. Ancak aylık akımlara ARMA (2,0) modeli daha fazla uyum göstermiştir. ARMA (2,0) modeli ve Thomas-Frieng modelinden tahmin edilen aylık akımlar ile gözlenen akımlar, korelasyon katsayılarına göre karşılaştırılmıştır. ARMA (2,0) modeli için bu katsayılar daha yüksek olmuştur. Bu nedenle aylık akımların tahmininde ARMA (2,0) modeli uygun bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: aylık akım, otokorelasyon katsayısı, ARMA (p,q) modeli, Thomas-Fiering modeli

yukarı

2003 9 (2) 136-142
Susam Bitkisinde Farklı Sulama ve Sıra Aralıklarında Yağmurlama Sulamanın Su-Verim İlişkisine Etkisi
(Türkçe)

Mehmet ŞİMŞEK1, Erkan BOYDAK2, Halil KIRNAK1, Sinan GERÇEK1 ve Yaşar KASAP3
1Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Şanlıurfa
2Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Şanlıurfa
3Harran Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Şanlıurfa

Bu çalışmada, yağmurlama sulama yöntemiyle sulanan susam bitkisinde, değişik sulama ve sıra aralıklarının verim-su üretim fonksiyonları üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışma, Şanlıurfa' da Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme ve uygulama alanında 1998-1999 yılı yetişme döneminde dört değişik sulama (6, 12, 18 ve 24 gün) ve sıra aralığında (50-30, 70-30, 80-40 ve 70-70 cm) yürütülmüştür. Araştırma sonunda, ilk yıl 398-971 mm ve ikinci yıl 486-1037 mm arasında sulama suyu uygulanmıştır. Farklı sulama ve değişik sıra aralığında, iki yılın verim ortalaması sırasıyla, 179.0-120.8; 160.5-115.3; 155.5-115.3 ve 113.2-59.9 kg da-1 arasında saptanmıştır. WUE değeri, 1.19-2.82 kg ha-1 mm-1 arasında hesaplanmıştır. Değişik sulama ve sıra aralıklarındaki farklılıklar istatistiki anlamda çok önemli bulunmuştur (P<0.001). Oransal evapotranspirasyon açığı ile oransal verim düşüşleri arasında verim tepki etmeni ky 0.45-1.22 arasında değişmiştir. Su tüketimindeki % 10' luk bir azalma verimde % 4.5-12.2 arasında değişen düşüşe neden olmuştur. Araştırma sonucunun verileri ışığında, 6 günde bir sulama ve 50x30 cm sıra aralığı bölge için önerilebilir. Su kısıntısının olduğu yıllarda 18 günde bir sulama uygulaması, % 37' lik su tasarrufu sağladığından ve verimde % 14' lük bir azalma yarattığından dolayı, doğru bir seçenek olacağı söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: yağmurlama sulama, susam bitkisi, sulama aralığı, sıra aralığı

yukarı

2003, 9 (2) 143-146
Levene, Bartlett, Neyman-Pearson ve Bartlett 2 Testlerinin 1.Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması
(Türkçe)

Mehmet MENDEŞ
Ankara Üniv. Çankırı Orman Fak.-Çankırı

Bu çalışmada, Levene, Bartlett, Neyman-Pearson ve Bartlett 2 testlerinin değişik deneme koşullarında gerçekleşen 1.Tip hata olasılıkları bakımından karşılaştırılmaları yapılmıştır. Yapılan 50000 simülasyon denemesi sonunda ele alınan bütün testlerin dağılım şekli ve örnek hacminden oldukça etkilendikleri görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: varyansların homojenliği, varyans analizi, 1.Tip hata olasılığı varyansların homojenlik testleri

yukarı

2003, 9 (2) 147-152
Küçükbaş Hayvan Süt Sağım Makinalarında Nabız Karakteristiklerinin PIC Yardımıyla Kontrolü
(Türkçe)

Recai GÜRHAN ve Mustafa ÇETİN

Bu çalışmada küçükbaş hayvanların sağım makinalarında kullanılan elektronik nabız aygıtlarına uygun merkezi bir kontrol ünitesi geliştirilmiştir. Merkezi kontrol ünitesinin otomasyonunun gerçekleştirilmesinde PIC olarak adlandırılan programlanabilir bir kontrol aygıtından yararlanılmıştır. Yapılan denemeler sonucunda, otomasyon sisteminin sağım için gerekli koşulları yüksek bir kararlılıkla sağladığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: küçükbaş sağımı, elektronik nabız aygıtı, otomasyon, PIC

yukarı

2003 9 (2) 153-161
Pınarbaşı Göleti'nde (Afşin-Elbistan, Kahramanmaraş) Su Bitkileri Biyokütlesinin İncelenmesi ve Yönetim Metotlarının Değerlendirilmesi
(Türkçe)

Nilsun DEMİR1, Hülya YAVUZ2, Altunay PERENDECİ3, Cem ÇAKIROĞLU4 ve Serdar S. ÇELEBİ2
1Ankara Univ. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara
2Hacettepe Univ. Kimya Mühendisliği Bölümü-Ankara
3Türkiye Şeker Fabrikaları Araştırma Enstitüsü-Ankara
4Elektrik Üretim Anonim Şirketi Çevre-Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Daire Başkanlığı-Ankara

Afşin Elbistan A termik santraline soğutma suyu temin eden Pınarbaşı Göleti'nde aşırı su bitkisi gelişimi görülmektedir. Bu sorunun tespiti ve çözümü amacıyla, gölette bitki biyokütlesinin en fazla olduğu Ağustos, Eylül 2000 aylarında su kalitesi, sediment yapısı ve bitki kompozisyonu incelenmiştir. Göletin kaynak kısmında bulunan Groenlandia densa (L.) Fourr., Nasturtium officinale R. Br. gibi su bitkilerinin yerlerini göletin genişlediği kesimde Myriophyllum spicatum L. ve Chara globularis Thuill. gibi bitkilerin aldığı belirlenmiştir. Gölette su yüzeyini kaplayarak çirkin bir görüntü oluşturan bitki ise Cladophora fracta (Dillw.) Kuetz. türüdür. Bu bitki gölet yüzey alanının yaklaşık % 42'sini kaplamaktadır. Gölette bulunan toplam bitki kuru madde ağırlığının ise 27 t olduğu tahmin edilmiştir. Bu makalede, bitkilerin yönetimi için göletin su kalitesi ve yapısına uygun olabilecek metotlar tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: su bitkisi, biyokütle, su kalitesi, sediment, yönetim

 

yukarı

2003, 9 (2) 162-169
Ruminantların Beslenmesinde Korunmuş Protein Kullanımı Üzerinde Araştırmalar 1. Korunmuş Proteinlerin In Situ Rumen Parçalanabilirlik Özellikleri
(Türkçe)

İsmail FİLYA1 Ekin SUCU1 Hülya HANOĞLU2 ve Ali KARABULUT1
Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa
Marmara Hayvanclık Araştırma Enstitüsü, Bandırma-Balıkesir

Bu araştırma, korunmuş proteinlerin in situ rumen parçalanabilirlik özelliklerinin saptanması amacı ile düzenlenmiştir. Araştırmada protein kaynağı olarak ayçiçeği tohumu küspesi (ATK), pamuk tohumu küspesi (PTK) ve soya küspesi (SK) kullanılmıştır. ATK, PTK ve SK ham protein içeriklerinin sırasıyla % 1.1, 0.9 ve 0.6' sı düzeyinde formaldehit ile işlenmiştir. Araştırmada hayvan materyali olarak rumen kanülü takılı 3 baş Merinos koç kullanılmıştır. Hem ATK, PTK, SK hem de formaldehit ile işlenmiş ATKf, PTKf, SKf 2, 4, 8, 12, 16, 24 ve 48 saat süre ile rumende inkübe edilmişlerdir. 48 saatlik rumen inkubasyonu sonucunda ATK, ATKf, PTK, PTKf, SK ve SKf ' nin kuru madde parçalanabilirliği sırasıyla % 79.45, 49.51, 59.65, 44.53, 95.37 ve 76.36; organik maddeler parçalanabilirliği % 78.15, 47.01, 55.43, 37.28, 93.07 ve 73.68; ham protein parçalanabilirliği % 95.58, 39.14, 70.20, 55.41, 93.86 ve 60.08 olarak saptanmıştır. Bununla birlikte ATK, ATKf, PTK, PTKf, SK ve SKf ' nin rumen etkin kuru madde parçalanabilirliği sırasıyla % 60.07, 26.89, 39.76, 31.55, 63.08 ve 35.24; etkin organik maddeler parçalanabilirliği % 57.61, 23.40, 35.03, 27.47, 62.70 ve 34.04; etkin ham protein parçalanabilirliği % 66.12, 30.74, 45.07, 38.40, 68.35 ve 41.23 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak formaldehit ile işleme, ATK, PTK ve SK ' nin rumen kuru madde, organik maddeler ve ham protein parçalanabilirlikleri ile kuru madde, organik maddeler ve ham proteinlerinin rumendeki potansiyel parçalanabilirliklerini, parçalanma hız sabitlerini ve etkin parçalanabilirliklerini düşürmüştür.

Anahtar Kelimeler: korunmuş protein, In situ rumen parçalanabilirliği

yukarı

2003 9 (2) 170-173
Silajlık Olarak Yetiştirilen Bazı Atdişi Hibrid Mısır (
Zea mays indentata Sturt.) Çeşitlerinin Bitkisel Özellikleri ve Yem Verimleri
(Türkçe)

İlker ERDOĞDU ve Suzan ALTINOK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Dört silajlık atdişi hibrid mısır çeşidinin bitkisel özelliklerini ve yem verimlerini incelemek amacıyla yapılan bu araştırma, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 2000 ve 2001 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak Cargill tohumculuktan temin edilen C-6127 ve Pioneer tohumculuktan temin edilen P.3394, P.3751 ve P. 32K61 orta-erkenci mısır çeşitleri kullanılmıştır. Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlı olarak yürütülen denemelerde ekim birinci yıl 1 Mayıs 2000, ikinci yıl 30 Nisan 2001 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çeşitler arasında en geç hasat dönemine ulaşan ve en iyi bitkisel özelliklere sahip olan P.32K61 çeşidinde yem verimleri de diğer çeşitlerin üstünde sonuçlar vermiştir. Buna göre P.32K61 çeşidinde 2000 ve 2001 yıllarında yeşil ot verimleri 10559 ve 7985 kg/da, kuru madde verimleri 2621 ve 1957 kg/da, ham protein verimleri ise 315 ve 176 kg/da olarak +elde edilmiştir. Sonuç olarak, bölgemizde P.32K61 çeşidi özellikle sulanan alanlarda ana ürün silajlık mısır üretimi için tavsiye edilebilir.

Anahtar Kelimeler: mısır, Zea mays indentata Sturt., silaj, bitkisel özellikler, yem verimleri

yukarı

2003, 9 (2) 174-181
Kesikköprü Baraj Gölü'nde Bir Kafes İşletmesinde Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Yetiştiriciliğinin Zooplanktona Etkisi
(Türkçe)

İlknur KARACA1 ve Serap PULATSÜ2
Gazi Üniv. Eğitim Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Kesikköprü Baraj Gölü'nde yaklaşık 55 ton kapasiteli bir kafes işletmesinin alıcı ortamdaki zooplankton üzerine etkisini tespit etmek için, üç istasyonda (kafes, kafesten 15 ve 60 m. uzakta olan), 11 ay süreyle zooplankton birey sayıları ve kompozisyonu belirlenmiştir. Zooplankton birey sayıları istasyonlar arasında istatistiki açıdan önemli seviyede farklılık göstermiştir (p<0,05). Zooplankton birey sayısının ve kompozisyonunun ağustos ve aralık ayları dışında kafes istasyonunda azaldığı belirlenmiştir. Araştırmada zooplankton birey sayısı, en düşük 8421 adet/m3 ile şubat ayında kafes istasyonunda, en yüksek 165 034 adet/m3 ile ekim ayında kafesten 60 m uzakta seçilen istasyonda bulunmuştur. Araştırma periyodunca bütün istasyonlarda Rotifera üyelerine %90'dan fazla rastlanmştır. Rotifera üyeleri ise, çoğunlukla Keratella ve Polyarthra cinslerinden oluşmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kesikköprü Baraj Gölü, gökkuşağı alabalığı, kafeslerde balık yetiştiriciliği,zooplankton

yukarı

2003, 9 (2) 182-188
Bazı Taze Fasulye Çeşit Adayları ile Ticari Çeşitlerin Morfolojik Özellikler ve Protein Markörler Yoluyla Tanımlanmaları
(Türkçe)

Ahmet BALKAYA1 ve Ruhsar YANMAZ2
1Ondokuz Mayıs Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Samsun
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Araştırmada, teksel seleksiyon yöntemi ile taze tüketime uygun olarak geliştirilen 15 fasulye çeşit adayı ile ülkemizde ticari olarak yetiştirilen 5 taze fasulye çeşidi hem morfolojik çeşit özellikleri dikkate alınarak hem de protein markörler yardımı ile tanımlanmıştır. Tarla koşullarında yürütülen çalışmalarda erkencilik yanında morfolojik özelliklerden bitki (boy), yaprak (renk, uç ve yan yaprak boyu ve eni, uç yaprak şekli), çiçek (brakte büyüklüğü, renk ), bakla (boy, en, enine kesit şekli, renk, kılçıklılık, pürüzlülük, kıvrılma düzeyi ve tohum belirginliği) ve tohum (irilik, şekil, renk) özellikleri değerlendirilmiştir. Laboratuvar koşullarında SDS-PAGE tekniği kullanılarak çeşit ve çeşit adaylarının protein bantları çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda çeşit adaylarının birbirlerinden ve mevcut çeşitlerden hem morfolojik özellikler hem de protein bant sayısı ile bant uzunlukları yönünden farklılık gösterdikleri ortaya konulmuştur.

Anahtar Kelimeler: fasulye, çeşit, tanımlama, morfolojik özellik, protein markör

yukarı

2003, 9 (2) 189-196
Eğirdir İlçesinin Rekreasyon Kaynaklarının Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi
(Türkçe)

Aybike Ayfer KARADAĞ ve Nevin AKPINAR
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Ankara

Bu araştırma, Isparta İli, Eğirdir İlçesinin rekreasyon kaynaklarının belirlenmesi ve bu kaynakların koruma-kullanım ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu bağlamda öncelikle rekreasyon ve rekreasyon kaynağı kavramları açıklanmıştır Araştırma alanının doğal ve kültürel kaynaklarının envanteri ve analizi çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Yürütülen bu çalışmalar ışığında, ORRRC (Outdoor Recreation Resources Review Commission - Dış Mekan Rekreasyon Kaynaklarını İnceleme Komisyonu) tarafından geliştirilen "Rekreasyon Kaynakları Sınıflandırma" Yöntemi, Eğirdir İlçesi örneğinde uygulanmış, alanın rekreasyon kaynakları belirlenmiş ve sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak araştırma alanının rekreasyon kaynakları değerlendirilmiş ve bu kaynakların geliştirilmesi için öneriler getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: rekreasyon, rekreasyon kaynakları , Eğirdir

yukarı

2003, 9 (2) 197-202
Peyzaj Tasarım Sürecinin İspir Kaymakamlığı Sosyal Tesisleri Örneğinde İncelenmesi
(İngilizce)

Sevgi YILMAZ1 ve Murat ÇINAR2
Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Erzurum
Landscape Architecture

Peyzaj tasarım çalışmalarında hedef, çalışma yapılan alanın doğal ve sosyo- kültürel faktörleri incelenerek insanlara rahat yaşama mekanları oluşturulmasıdır. Bu amaçla oluşturulan İspir Kaymakamlığı Sosyal Tesisleri çevre düzenleme projesinde mekanı kullanan insanlara güven veren, konfor ve estetik sağlayan fiziksel bir ortam hazırlanmaya çalışılmıştır.Yaklaşık 8950 m² alana sahip olan Sosyal Tesis Bahçesi Peyzaj projesi çalışması; öncelikle konunun / sorunun ortaya konulması, mevcut durumu saptamaya yönelik veri toplama, çevre analizi, geliştirme, değerlendirme ve sentez yaparak sonuç ürününün (tasarım) ortaya konulması aşamalarında gerçekleştirilmiştir.Yapılan tasarım çalışması İspir Kaymakamlığına verilmiş ve projenin uygulanma aşamasında yardımcı olunmuştur.

Anahtar Kelimeler : peyzaj, alan kullanımı, tasarım süreci, tasarım

yukarı

2003 9 (2) 203-205
Frisol F, Promot ve Fluoresent Pseudomonasların Kavunda Fusarium oxysporum f. sp. melonis Irk 1,2' nin Neden Olduğu Solgunluk Hastalığına Kontrollü Koşullarda Etkileri
(İngilizce)

Kudret ERZURUM ve Salih MADEN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Organik materyal Frisol F 1,13 g/kg toprak dozunda uygulanmıştır. Bu materyalin tek başına ve antagonistik mikroorganizmalar ile birlikte uygulanması hastalık oluşumunu etkilememiştir. Trichoderma koningii ve T. harzianum' un ticari preparatı Promot (1 g/kg toprak) hastalığı % 42.86 oranında azaltmış fakat bu etki istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Kavun tohumlarının 2 saat süre ile Pseudomonas fluorescens ve P. putida' nın 109 hücre/ml lik süspansiyonuna batırıldıktan sonra ekilmesi sonucunda solgunluk sırasıyla % 54,14 ve 71,43 oranında azalmıştır. İkinci etki istatistiksel olarak önemli bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler : kavun, fusarium solgunluğu, antagonistik mikroorganizmalar

yukarı

2003, 9 (2) 206-212
Fasülye, Barbunya ve Mercimeğin Yük Altındaki Mekanik Davranışlarının Belirlenmesi
(Türkçe)

Metin GÜNER
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Fasulye (horoz oturak ve şeker), barbunya ve mercimeğin (pul II) iki paralel plaka arasında yük altında mekanik davranışı incelenmiştir. Denemelerden önce ürünlerin boyutları ölçülmüş ve geometrik ortalama çapı, küreselliği, deformasyonu, birim deformasyonu, kopma kuvveti ve kopma enerjisi belirlenmiştir. Denemeler 10 tekerrürlü, 3 farklı nem ve iki farklı yükleme ekseninde (x-x, y-y) yapılmış, kuvvetin uygulanma hızı 40,2 mm/mi n alınmıştır. Deneme sonuçları istatistiksel açıdan da değerlendirilmiştir. Fasülye horoz oturakda en büyük birim deformasyon, kopma kuvveti ve kopma enerjisi x-x ekseninde elde edilmiştir. Nemin artmasıyla birim deformasyon ve kopma kuvveti azalmış, kopma enerjisi önce artmış sonra azalmıştır. Fasülye şekerde en büyük birim deformasyon x-x ekseninde, en büyük kopma kuvveti ve kopma enerjisi ise y-y ekseninde bulunmuştur. Barbunyada en büyük birim deformasyon ve kopma enerjisi y-y ekseninde, en büyük kopma kuvveti ise x-x ekseninde elde edilmiştir. Barbunyada nem arttıkça birim deformasyon, kopma kuvveti ve kopma enerjisi azalmıştır. Mercimekte ortalama deformasyon 0,307±0,0201 mm, birim deformasyon %12,9±0,938, kopma kuvveti 190,6±15,7 N ve kopma enerjisi 180,6±21,1 Nmm bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: fasülye, barbunya, mercimek, mekanik davranış, deformasyon, kopma kuvveti, kopma enerjisi

yukarı

2003, 9 (2) 213-221
Şeker Pancarı Tarımında Farklı Toprak İşleme Yöntemlerinin Etkinliklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Koç Mehmet TUĞRUL1 ve İlknur GÖKNUR DURSUN2
1 T.Ş.F.A.Ş. Şeker Enstitüsü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu araştırmada; şeker pancarı tarımında ele alınan 6 farklı toprak işleme yönteminin toprağın bazı fiziko-mekanik özellikleri, ürün verimi ve kalitesi, işletme karakteristikleri ile maliyet açısından karşılaştırılmaları ve en uygun toprak işleme yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Seçilen toprak işleme yöntemlerinden birisi ülkemizde şeker pancarı tarımında yaygın olarak uygulanmakta olan sonbaharda diskli tırmık + kulaklı pullukla 2 kez sürüm + ilkbaharda kombikürümler + ekimden oluşan 1 no' lu alışılagelmiş toprak işleme yöntemidir. Araştırmada ele alınan diğer toprak işleme yöntemleri ise sırasıyla; sonbaharda diskli tırmık + kulaklı pulluk + kültüvatör + ilkbaharda kombikürümler + ekim (2), sonbaharda diskli tırmık + çizel + ilkbaharda kombikürümler + ekim (3), ilkbaharda frezeli ara çapa makinası + ekim (4), ilkbaharda rototiller + kombikürümler + ekim (5) ve direkt ekim (6) yöntemleridir. Söz konusu toprak işleme yöntemleri; toprak nem içeriği, hacim ağırlığı, porozite, parça boyut dağılımı, penetrasyon direnci, şeker pancarının kökgövdesi verimi, şeker varlığı, arıtılmış şeker varlığı, arıtılmış şeker verimi, usare safiyeti, yakıt tüketimi, makina zamanı, işgücü tüketimi, effektif alan kapasitesi, toplam maliyet ve net gelir açısından karşılaştırılmışlardır. Araştırma sonucunda; ele alınan toprak işleme yöntemlerinden 2 ve 3 no' lu yöntemlerin daha iyi sonuç verdikleri ayrıca direkt ekim yönteminin de başarıyla uygulanabileceği anlaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: şeker pancarı tarımı, toprak işleme yöntemleri, toprağın fiziko-mekanik özellikleri, verim, kalite, işletme karakteristikleri, maliyet

 

yukarı

2003 9 (2) 222-227
Traktör Çalışabilme Zamanına Ait Güven Aralığının Duyarlık Analizi
(Türkçe)

Cevdet SAĞLAM ve Mustafa VATANDAŞ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu çalışmada iklim parametrelerine bağlı olarak traktörün tarlada çalışabilme zamanına ait ortalamanın güven aralığı içinde duyarlık analizi yapılmıştır. Şanlıurfa-Harran koşullarındaki bir model işletme için yapılan analizlerde doğrusal programlama tekniğinden yararlanılmıştır. Sonuçta çalışılabilir zaman değişkenine ait sapmadaki artışın, işletmenin yıllık toplam brüt karı parametresinin duyarlığını azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca model işletmede traktörün çalışabilme zamanındaki değişime karşı en duyarlı olan ürünün buğday olduğu, pamuk ve ikinci ürün mısırın ise bundan etkilenmediği görülmüştür. Buradan traktörle gerçekleştirilen mekanizasyon işlemlerindeki artışın, çalışabilme zamanına karşı duyarlığı artırdığı sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: duyarlık analizi, traktörün çalışabilme zamanı, doğrusal programlama

yukarı

2003, 9 (2) 228-233
Boru Çiçeği (Datura stramonium L.)'nin Farklı Varyetelerinin Yaş ve Drog Yaprak Verimleri Yönünden Karşılaştırılması
(Türkçe)

Yüksel KAN1 ve Neşet ARSLAN2
Selçuk Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Konya
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma iki yıl süreyle Konya Merkez Hayvancılık Araştırma Enstitüsü deneme tarlalarında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, Datura stramonium L. (Boru çiçeği)'nin farklı dört botanik varyetesi (stramonium,inermis, tatula, godronii)'nin yaş ve drog yaprak verimleri bakımından birbiri ile karşılaştırarak sonuç olarakta en uygun botanik varyetenin belirlenmesidir."Tesadüf Blokları Deneme Desenine" göre kurulmuş olan bu araştırma 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. En küçük parsel alanı 7.2 m2 'dir. Araştırma sonuçlarına göre; Araştırmada en yüksek yaş yaprak verimi iki yılın ortalaması olarak var. inermis (669 kg/da)'dan elde edilmiştir. Bunu sırasıyla var. godronii (596 kg/da), var. stramonium (544 kg/da) ve var. tatula (493 kg/da) izlemiştir. Drog yaprak verimleri değerlendirildiğinde yaş yaprak verimine paralel olarak en fazla var. İnermis (95 kg/da)'den elde edilirken diğer varyetelerden var. godronii'den 88 kg/da, var. stramonium'dan 81 kg/da ve var. tatula'dan 76 kg/da drog yaprak verimi elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: boru çiçeği, yaş yaprak, drog yaprak, verim, Datura stramonium L.

 

yukarı

2003, 9 (2) 234-242
Sürdürülebilir Alan Kullanım Planlamasında Alan Kullanım Tiplerine Ait Önceliklerin Simos Prosedürü ve ELECTRE 1 Yöntemi ile Belirlenmesi
(Türkçe)

Nevin AKPINAR
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Ankara

Doğal ve kültürel kaynakların hatalı kullanımından kaynaklanan ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar, gerek kentsel gerekse kırsal alanlarda yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeyi sürdürmektedir. Bu problemlerin küresel, bölgesel ve yerel ölçekte çözümünde, sürdürülebilir alan kullanım planlaması etkin bir araç olarak kabul edilebilir. Sürdürülebilir alan kullanım planlaması kapsamında, ekolojik, ekonomik, sosyal verileri ve planlama hedeflerini birlikte değerlendirebilmek, çok kriterli karar verme yöntemleri ile mümkündür. Bu çalışmada; sürdürülebilir alan kullanım planlaması sürecinde alan kullanım tiplerine ait önceliklerin belirlenmesi için ELECTRE I olarak bilinen çok kriterli karar verme yöntemi kullanılmıştır. Bu yönteme ek olarak, kriterlere ağırlık tayin edilmesinde ise Simos prosedüründen yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında sekiz alan kullanım tipi, onbeş kriter kullanılarak değerlendirilmiş ve seçenekler üstünlüklerine göre sıralanmıştır. Adıyaman Ziyaret Çayı Havzasında gerçekleştirilen bu örnek çalışmada; alan için en uygun alan kullanım tipleri, tarımsal ormancılık ve tarımsal rekreasyon olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; ELECTRE 1 yönteminin alan kullanım tiplerinin önceliklerinin belirlenmesinin yanı sıra çeşitli peyzaj planlama ve değerlendirme çalışmalarında da kullanılabilecek uygun bir yöntem olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: alan kullanım planlaması, ELECTRE 1 yöntemi, Simos prosedürü

yukarı

2003, 9 (2) 243-248
Harabe Deresi Havzasında Yağış-Akış İlişkisinin AGNPS Modeliyle Değerlendirilmesi
(Türkçe)

Cüneyt AYDIN ve Y. Ersoy YILDIRIM
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara

AGNPS modeli dünyada ve özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde havza bazında yaygın olarak kullanılan modellerden birisidir. Şanlıurfa Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü havzalarından biri olan Harabe Deresi havzası verilerinin esas alındığı bu çalışmada, 1992-1996 yılları arasında düşen ve 25.4 mm'den büyük olan yağışlar sonucu ortaya çıkan yüzey akışlar AGNPS modeli ile tahmin edilmiştir. Sonuçta, yöre koşullarında mart ve mayıs ayları arasındaki dönemde yüzey akış tahminlerinde AGNPS modelinin kullanılabileceği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Harabe Deresi Havzası, model, AGNPS, yağış, yüzey akış

yukarı

2003, 9 (2) 249-254
Domateste Yardımcı Hava Akımlı İlaç Uygulama Etkinliğinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Ergin DURSUN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu çalışma, domateste yardımcı hava akımlı ilaç uygulamalarının yaprak üst ve alt yüzeylerinde tutunan ilaç kalıntı miktarına, bitki tacı içerisine ilaç penetrasyonuna ve ilaç sürüklenmesine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla yardımcı hava akımlı bir deneme pülverizatörü imal edilmiştir. Pülverizatör üzerinde püskürtme çubuğu boyunca uzanan ve hava ile şişirilebilen bir hava çantası bulunmaktadır. Santrifüj bir fan tarafından oluşturulan hava akımı, hava çantasının altında bulunan 40 mm çaplı ve eksenleri arasında 80 mm bulunan bir seri delikten dikey olarak aşağı doğru basılmaktadır. Fan hidrolik motorla çalıştırılmaktadır. Farklı hava hızları elde etmek için fan devri ayarlanabilmektedir. Denemeler 21, 30 ve 37 m/s'lik hava hızlarında yapılmıştır. Püskürtme çubuğu üzerindeki içi boş konik hüzmeli memelerin açısı geriye doğru 30o 'ye ayarlanmıştır. Böylece, memelerden çıkan ilaç damlaları dikey hava akımı yardımıyla bitkiye taşınmaktadır. Araştırma sonuçları, yardımcı hava akımının yaprak üst ve alt yüzeylerinde toplanan kalıntı miktarını artırdığını, ilaç penetrasyonunu iyileştirdiğini ve ilaç sürüklenmesini azalttığını göstermiştir. Yaprak üst ve alt yüzeylerinde en yüksek ilaç kalıntıları 37 m/s'lik hava hızında elde edilmiştir. Klasik uygulamayla karşılaştırıldığında, 21, 30 ve 37 m/s'lik hava hızlarıyla yapılan yardımcı hava akımlı uygulama bütün bitki seviyelerindeki ortalama kalıntı miktarını sırasıyla % 30.96, % 40.65 ve % 43.87 oranlarında artırmıştır. Yardımcı hava akımı, hava hızı ve rüzgar hızına bağlı olarak ilaç sürüklenmesini % 21.3-43.5 arasında azaltmıştır.

Anahtar Kelimeler: domates ilaçlaması, yardımcı hava akımlı ilaç uygulama, ilaç kalıntı miktarı, ilaç penetrasyonu, ilaç sürüklenmesi

yukarı