2002, Cilt: 8, Sayı: 3
İçindekiler
 
İPTAŞ, S., A. ÖZ ve A. BOZ, Tokat Kazova Koşullarında İkinci Ürün Silajlık Mısır Yetiştirme Olanakları Özet
GEÇİT, H. H., D. KAYDAN ve M. D. KAYA, Bakla (Vicia faba L.)'da İlk Gelişme Devresinde Kök ve Topraküstü Organların Durumu Özet
AKTÜRK, D. ve T. KIRAL, Veri Zarflama Yöntemi ile Tarım İşletmelerinde Pamuk Üretim Faaliyetlerin Etkinliğinin Ölçülmesi Özet
HASİPEK, S. ve N. K. SEVENAY, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin Yurtta Kalan Kız ve Erkek Öğrencilerinin Süt ve Süt Ürünleri Tüketim Sıklığı Üzerinde Bir Araştırma Özet
ALTUĞ, S. ve K. ERZURUM, Orta Anadolu Bölgesinde Kavunda Solgunluk Hastalığı Oluşumunda Bazı Fusaruim Türlerinin Rolü Özet
BAŞAR, H., H. ÇELİK, M. A. TURAN ve V. KATKAT, İznik Yöresinde Sulamada Kullanılan Değişik Su Kaynaklarının Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Özet
ÇEKAL, N. ve N. AKTAŞ, Üniversitede Çalışan Akademik ve İdari Kadın Personelin Kalsiyum Tüketim Durumları Özet
KOR, A., F. CEDDEN ve D. ALIÇ, Farklı Formlarda Arpa İçeren Rasyonlarla Beslenen Akkeçi Erkek Oğlaklarında Kesim ve Karkas Özellikleri Özet
ARLI, M., N. KAYABAŞI ve S. KIZIL, Meyan (Glycyrrhiza glabra L.) Kökünden Elde Edilen Renkler ve Bu renklerin Bazı Haslık Değerleri Üzerine Bir Araştırma Özet
ALTINOK, S. Tüylü Fiğ (Vicia villosa L.) ve Koca Fiğ (Vicia narbonensis L.)'in Arpa (Hordeum vulgare L.) ile Farklı Oranlardaki Karışımlarının Silaj Kalitesine Etkileri Özet
MENDEŞ, M. Varyansların Heterojen Olması Durumunda K-İstatistiği (KANOVA) ile ANOVA F Testinin Gerçekleşen 1. Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması Özet
KUZU, E. ve A. ELİÇİN, Kilis Keçisi Oğlaklarında Değişik Vücut Ölçüleri Bakımından Büyüme Eğrileri Özet
OĞUZ, D., R. A. ERDOĞAN, Ankara Kavaklıdere-Çankaya Doğal Sit Alanında Geçmişten Günümüze Gelen Ağaç Türleri Üzerinde Bir Araştırma Özet
YÜREKLİ, K. ve H. ŞİMŞEK, Frequency Analysis for Kelkit Stream's the Daily Extreme Flows Özet
PULATSÜ, S. Sakaryabaşı (Çifteler-Eskişehir) Batı Göleti'nde Kalsiyum-Fosfat Etkileşimi Özet

Özetler
 

2002, 8 (3) 185-191
Tokat-Kazova Koşullarında İkinci Ürün Silajlık Mısır Yetiştirme Olanakları
(Türkçe)

Selahattin İPTAŞ1, Ahmet Öz2, Ahmet BOZ3
1 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tokat
2 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Samsun
3 Ziraat Yüksek Mühendisi

Bu araştırma, Tokat-Kazova şartlarında 2. ürün silajlık olarak yetiştirilebilecek mısır çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 1996, 1997 ve 1998 yıllarında yürütülmüştür. Denemede özel ve kamu kuruluşlarından sağlanan 13 mısır çeşidi kullanılmıştır. Mısır çeşitlerinde bitki boyu, yaprak oranı, sap oranı, koçan oranı, koçan verimi, yeşil ot ve kuru madde verimi gibi özellikler incelenmiştir. Araştırmada incelenen özellikler yönünden çeşitler arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. En yüksek yeşil ot verimi (10558.3 kg/da) RX-947, en düşük yeşil ot verimi (7720.0 kg/da) P.3167 çeşidinden elde edilmiştir. En yüksek kuru madde verimi (2076.6 kg/da) RX-788, en düşük kuru madde verimi (1513.9 kg/da) LG-55 çeşidinde belirlenmiştir. Çeşitlerin bitki boyu değerleri 203.8-283.3 cm, yaprak oranı % 14.3-21.3, sap oranı % 57.1-65.2 ve koçan oranları % 15.7-26.3 arasında değişim göstermiştir. En yüksek koçan verimi (2745.5 kg/da) RX-788, en düşük (1417.2 kg/da) LG-60 çeşidinde belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: ikinci ürün, silajlık mısır çeşitleri, verim ve agronomik özellikler

yukarı

2002, 8 (3) 192-196
Bakla (Vicia faba L.)'da İlk Gelişme Devresinde Kök ve Topraküstü Organların Durumu
(Türkçe)

H. Hüseyin GEÇİT Diğdem KAYDAN ve M. Demir KAYA
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Araştırma, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü tarlalarında saksı ve tarla denemesi olarak yürütülmüştür. Çalışmada, İri Turkey bakla çeşidi ile 69 V1 ve 69 V2 bakla hatları materyal olarak kullanılmıştır. Saksıya ekilen tohumlardan çıkan bitkiler, çıkıştan 7, 14 ve 21 gün sonra sökülerek; fide boyu, kök uzunluğu, topraküstü kuru, toprakaltı kuru ve toprakaltı kuru ağırlık / toplam kuru ağırlık oranı özellikleri incelenmiştir. Tarla denemeleri tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüş ve bitki boyu ile bitkide tane verimi belirlenmiştir. İlk gelişme devresinde en yüksek fide boyu ve kök uzunluğu elde edilen İri Turkey çeşidi en yüksek bitkide tane verimini vermiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ele alınan özelliklerde söküm zamanları ve genotipler önemli farklılıklar oluşturmuştur. Gelişme ilerledikçe fide boyu, kök uzunluğu, topraküstü ve toprakaltı kuru ağırlıkları ve toprakaltı kuru ağırlık / toplam ağırlık oranı tüm genotiplerde belirgin bir artış göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: bakla, çimlenme, fide boyu, kök uzunluğu, kök ağırlığı, bitki boyu, bitkide tane verimi

yukarı

2002, 8 (3) 197-203
Veri Zarflama Yöntemi İle Tarım İşletmelerinde Pamuk Üretim Faaliyetinin Etkinliğinin Ölçülmesi
(Türkçe)

Duygu AKTÜRK Taner KIRAL
Ankara Üniv. Tarım Ekonomisi Bölümü-Ankara

Bu çalışmanın amacı, pamuk üretimi yapan tarım işletmelerinde pamuk üretim faaliyetinin etkinlik ölçüm ve analizlerini yapmaktır. Bu kapsamda, Veri Zarflama Yöntemi ile teknik ve ölçek etkinliklerini hesaplamak amaçlanmıştır. Araştırmada Söke Ovası'nda tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemi ile 165 adet örnek işletme belirlenmiş ve araştırma verileri bu işletmelerden derlenmiştir. İncelenen işletmelerde veri zarflama yöntemiyle hesaplanarak bulunan sonuçlara göre; teknik olarak etkin işletme sayısı 20 dir(%100,00). 165 işletmenin teknik etkinlik ortalaması %83,90 olarak belirlenmiştir. İncelenen pamuk işletmelerinde hesaplanan etkinliklerin, arazi büyüklük grubuna, eğitim düzeylerine ve yerleşim yerlerine göre ortalamaları arasında fark olup olmadığı Kruskal-Wallis test istatistiği ile test edilmiştir. Arazi büyüklük grupları itibariyle, ölçek etkinliği hariç diğer etkinliklerde küçük işletmelerin diğer işletmelerden istatistiki olarak farklı olduğu bulunmuştur. İşletme sahiplerinin eğitim düzeylerine göre hesaplanan etkinliklerde, yüksek öğretim mezunu olanların teknik ve saf teknik etkinlikleri daha yüksek, ortaöğretim mezunu olanların ise ölçek etkinliğinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak yapılan test sonucu eğitim düzeyleri arasında istatistik olarak önemli bir fark bulunamamıştır. Yerleşim yerlerine göre hesaplanan etkinliklerde, ilçe merkezinde oturanların teknik ve saf teknik etkinlikleri köyde oturanlara oranla daha yüksek, ölçek etkinliği açısından ise ilçede yaşayanların daha uygun ölçekte üretim yaptıkları belirlenmiştir. Ancak yapılan testler sonucunda ilçede veya köyde oturma arasında teknik ve ölçek etkinlikleri açısından istatistiki olarak fark bulunamamıştır. Bununla beraber, köyde ve ilçe merkezinde oturmanın saf teknik etkinliğe etkisi bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: pamuk üretiminde teknik etkinlik, ölçek etkinliği,veri zarflama yöntemi

yukarı

2002, 8 (3) 204-207
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin Yurtta Kalan Kız ve Erkek Öğrencilerinin Süt ve Süt Ürünleri Tüketim Sıklığı Üzerinde Bir Araştırma
(Türkçe)

Seniha HASİPEK ve Nimet KALELİ (SEVENAY)
Ankara Üniv. Ev Ekonomisi Yüksekokulu-Ankara

Bu araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin yurtta kalan kız ve erkek öğrencilerinin süt ve süt ürünleri tüketim sıklığını belirlemek amacıyla toplam 200 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğrencilerin % 50.00'si kız, % 50.00'si erkektir. Öğrencilerin % 97.50 gibi büyük bir çoğunluğu süt tüketmektedir ve % 36.51'i sütü soğuk ve şekersiz olarak tükettiklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin en çok tercih ettikleri sütlü tatlılardan muhallebi (211 puan), yoğurt çeşitlerinden tam yağlı yoğurt (382 puan), peynir çeşitlerinden tam yağlı beyaz peynir (418 puan) ilk sırada yer almaktadır. Okul döneminde öğrenciler en yüksek oranda hergün peynir (% 50.00), haftada 2-3 kez süt (% 45.13) ve yoğurt (% 48.50) tüketmekte olup peynir tüketimi ile cinsiyetler arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemlidir (P<0.05). Okul dışı dönemde ise en yüksek oranda hergün yoğurt (% 49.00) ve peynir (% 81.50), haftada 2-3 kez süt (% 37.95) tüketilmektedir ve istatistiksel olarak süt, yoğurt, peynir tüketimi ile cinsiyetler arasındaki fark önemli (P<0.05) bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: beslenme, beslenme alışkanlıkları, süt ve süt ürünleri

yukarı

2002, 8 (3) 208-211
Orta Anadolu Bölgesinde Kavunda Solgunluk Hastalığı Oluşumunda Bazı Fusarium Türlerinin Rolü
(Türkçe)

Sabriye ALTUĞ ve Kudret ERZURUM
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Orta Anadolu Bölgesinin Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Konya ve Yozgat illerinde yoğun olarak kavun ekimi yapılan alanlarda solgunluk belirtisi gösteren bitkilerden elde edilen 70 Fusarium spp. izolatının teşhisi ve patojenisitesi yapılmıştır. Sonuçta 13 Fusarium türü (F. acuminatum, F. culmorum, F. equiseti, F. graminearum, F. lateritium, F. moniliforme var. subglutinans, F. sambucinum, F. solani, F. stilboides, F. sulphureum, F. tabacinum, F. tricinctum, F. tumidum) tanılanmıştır. Bu türlere ait izolatların patojenisite testleri, kök daldırma inokulasyon metodu kullanılarak, izole edildikleri Yuva ve Kırkağaç kavun çeşitlerinde kontrollü koşullarda yapılmıştır. F. solani'nin iki izolatı ve F. graminearum'un bir izolatı sırasıyla % 52.6, % 59.6 ve % 37.3 oranında kavunda solgunluğa neden olmuştur.

Anahtar Kelimeler: kavun, Fusarium spp., solgunluk hastalığı

yukarı

2002, 8 (3) 212-217
İznik Yöresinde Sulamada Kullanılan Değişik Su Kaynaklarının Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Haluk BAŞAR Hakan ÇELİK Murat A. TURAN Vahap KATKAT
Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Bursa

İznik gölü Güney Marmara Bölgesinin en büyük gölüdür. Göl yaklaşık 12.2 milyar m3 su hacmine sahip olup, bölgede yaklaşık 12,000 ha tarım alanı göl suyu ile sulanmaktadır. Tarımsal üretim üzerindeki etkisiyle göl, bölge ekonomisi için önemli bir konumdadır. Bu nedenle, göl ve bölgede kullanılan değişik sulama suyu kaynaklarının, kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Su örnekleri sulama mevsiminin başında ve sonunda olmak üzere 2 defa 1999 yılında alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre; göl suyu ve artezyen sularının sulama suyu sınıflarının C3S1, akarsuların ise C2S1 olduğu; göl suyu, artezyen ve akarsuların pH' larının sırasıyla 8.85 - 9.26, 7.32 - 7.67 ve 8.11 - 8.62 arasında değiştiği belirlenmiştir. Göl suyunun HCO3 içeriğinin sınır değerlerinin yakınında olduğu, incelenen su kaynaklarının B, Cl ve SO4 içeriklerinin normal düzeylerde bulundukları belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: İznik, göl, artezyen, akarsu, su kalitesi

yukarı

2002, 8 (3) 218-220
Üniversitede Çalışan Akademik ve İdari Kadın Personelin Kalsiyum Tüketim Durumları
(Türkçe)

Nurten ÇEKAL Nevin AKTAŞ
Ankara Üniv. Ev Ekonomisi Yüksekokulu-Ankara

Araştırma kapsamına üniversitede çalışan 369 kadın personel alınmıştır. Kadınların yaşları 18-72 arasında değişmekte olup % 88'i 45 yaş ve daha küçük, % 12'si ise 46 yaş ve daha büyüktür. Kadınların % 58.27'si evli, % 41.73'ü bekardır. Kadınların % 53.12'si hiç doğum, % 84.55'i de hiç düşük yapmamıştır. Kayıp ve çürük dişi olanlar, kısmi protezi olanların oranları sırasıyla % 48.77, % 20.33, % 19.34'tür. Dişlerinin hepsi sağlam olanların oranı ise % 7.32'dir. Bugüne kadar vücudunda kırık olanlar % 13.21 oranındadır. Kemiklerinden gelen ağrısı olanların oranı % 31.98'dir. Kadınların 24 saatlik besin tüketimleri esas alınarak yapılan hesaplamada kalsiyumu % 46.34'ü yetersiz, % 42.00'si yeterli, % 11.66'sının ise fazla tükettiği saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: kalsiyum, çalışan kadınlar

yukarı

2002, 8 (3) 221-226
Farklı Formlarda Arpa İçeren Rasyonlarla Beslenen Akkeçi Erkek Oğlaklarında Kesim ve Karkas Özellikleri
(Türkçe)

Aşkın KOR Fatin CEDDEN Deniz ALIÇ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu araştırma, farklı formlarda arpa içeren rasyonlarla beslenen 6 aylık yaşta Akkeçi erkek oğlaklarında kesim ve karkas özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İki aylık yaşta sütten kesilen, her birinde 5 baş erkek oğlak bulunan üç gruba, dört aylık büyütme döneminde, serbest olarak dane, kırılmış ve ezilmiş arpadan oluşan rasyonlar verilmiştir. Araştırma materyali oğlaklarda, kesimhane ağırlıkları dane arpa grubunda 30.48±3.04 kg; kırılmış arpa grubunda 28.45±1.64 kg; ezilmiş arpa grubunda 26.28±1.71 kg olarak belirlenmiştir. Sıcak ve soğuk karkas randımanları, gruplarda sırasıyla % 47.18±1.74, % 45.28±1.28 ; % 47.41±1.29, % 45.35±1.37 ve % 45.01±1.27, % 43.32±1.38 olarak saptanmıştır. Oğlak grupları arasında iç yağ ve böbrek-leğen yağları bakımından istatistik olarak önemli farklılık olmamakla beraber dane ve kırık arpa ile beslenen gruplarda yağ birikimi bir miktar daha fazla olmuştur. İç yağın kesimhane ağırlığındaki payı; dane arpa grubunda % 1.51±0.14, kırık arpa grubunda % 1.63±0.21, ezilmiş arpa grubunda % 1.25±0.16 olarak belirlenmiştir. Böbrek ve leğen yağlarının soğuk karkas ağırlığında oransal payları ise gruplarda sırasıyla % 5.83±0.98, % 5.94±0.39 ve % 5.35±0.58' dir. Değerli karkas parçalarının sol yarım karkasta oransal payları her üç grupta sırasıyla; kol % 20.41±0.24, % 22.10±0.49 ve % 22.32±0.42; but % 32.27±1.28, % 32.41±1.03 ve % 33.32±1.01; sırt-bel % 23.03±1.38, % 23.04±0.96 ve % 22.96±0.46 olarak saptanmıştır.Pirzola bölgesinde ( 6-12. kaburgalar) dokuların fiziksel diseksiyonu sonucunda, gruplarda sırasıyla, kas doku % 54.60±2.822, % 57.03±1.757 ve % 54.44±3.050; kemik doku % 28.20±3.150, % 24.98±1.511 ve % 26.64±1.668; toplam yağ doku % 12.70±1.167, % 11.70±1.369 ve % 13.95±1.909 olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, arpanın farklı formlarda verilmesinin kesim ve karkas özelliklerine istatistik olarak önemli etkide bulunmadığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: akkeçi, karkas özellikleri, arpa formları

yukarı

2002, 8 (3) 227-231
Meyan (Glycyrrhiza glabra L.) Kökünden Elde Edilen Renkler ve Bu Renklerin Bazı Haslık Değerleri Üzerine Bir Araştırma
(Türkçe)

Mustafa ARLI1, Nuran KAYABAŞI1 ve Süleyman KIZIL2
Ankara Üniv. Ev Ekonomisi Yüksekokulu-Ankara
Dicle Üniv. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır

Bu araştırmada meyan (Glycyrrhiza glabra L.) kökü kullanılarak mordansız ve mordanlı olmak üzere toplam 22 adet boyama yapılmıştır. Elde edilen renkler objektif ve subjektif olarak değerlendirilmiştir. Renklerin genel olarak ışık haslıkları 3 ile 6, sürtünme haslıkları 2-3 ile 4, yaş su damlası haslıkları 3-4 ile 4-5, kuru su damlası haslıkları 5 olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: meyan kökü (Glycyrrhiza glabra L.), bitkisel boyacılık, renk haslıkları

yukarı

2002, 8 (3) 232-237
Tüylü Fiğ (Vicia villosa L.) ve Koca Fiğ (Vicia narbonensis L.)'in Arpa (Hordeum vulgare L.) ile Farklı Oranlardaki Karışımlarının Silaj Kalitesine Etkileri
(Türkçe)

Suzan ALTINOK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 1999-2000 yılı yetiştirme mevsimi boyunca yürütülen bu araştırmada materyal olarak tüylü fiğ (Vicia villosa L.)'in L-626 nolu hattı ile koca fiğ (Vicia narbonensis L.)'in L-1025 nolu hattı ve Tokak 157/37 arpa (Hordeum vulgare L.) çeşidi kullanılmıştır. Denemede iki fiğ türü yalın olarak ve arpa ile farklı karışım oranları şeklinde yetiştirilmiştir. Karışım oranları; 1) %100 yalın tüylü fiğ, 2) %80 tüylü fiğ+%20 arpa, 3) %60 tüylü fiğ+%40 arpa, 4) %40 tüylü fiğ+%60 arpa, 5) %20 tüylü fiğ+ %80 arpa, 6) %100 yalın arpa, 7)%100 yalın koca fiğ, 8) %80 koca fiğ+%20 arpa, 9) %60 koca fiğ+%40 arpa, 10) %40 koca fiğ+%60 arpa, 11) %20 koca fiğ+ %80 arpa şeklindedir. Farklı karışımların yer aldığı parseller daha sonra arpa süt olum dönemde iken hasat edilerek bitkiler soldurulmuş, doğranmış ve 2 l'lik cam kavanozlarda hava almayacak şekilde bastırılıp, kapatılarak silaj yapılmıştır. Hasattan sonra bir miktar ot örneği de güneşte kurutulmuştur. 25 gün sonra açılan silajlarda bazı fiziksel gözlemler yapılmış, kuru madde ve pH'sına da bakılarak flieg puanları hesaplanmıştır. Ayrıca kuru ot ve silaj örneklerinde kuru madde üzerinden ham protein oranları hesaplanmıştır. Sonuçta, yalın olarak ve arpa ile farklı karışım oranları şeklinde yetiştirilen tüylü fiğ ve koca fiğde en kaliteli silajlar karışımda arpa oranının fazla olması koşulu ile elde edilmiştir. Buna rağmen, yapılan tüm fiziksel analizler ve kalite sınıflandırmasına gore yalın tüylü fiğ ve %80 tüylü fiğ+%20 arpa karışımları hariç diğer tüm karışımlardan çok iyi, iyi ve orta kalite de silaj elde edilmiştir. Araştırma sonucuna göre ham protein oranları karşılaştırıldığında özellikle koca fiğ+arpa karışımlarının silaj yapılarak değerlendirilmesi güneşte kurutulmasından daha olumlu sonuçlar vermiştir.

Anahtar Kelimeler: tüylü fiğ (Vicia villosa L.), koca fiğ (Vicia narbonensis L.), arpa (Hordeum vulgare L.), silaj, fiziksel silaj özellikleri, kuru madde, pH, flieg puanı, ham protein

yukarı

2002, 8 (3) 238-241
Varyansların Heterojen Olması Durumunda K-İstatistiği (KANOVA) ile ANOVA F Testinin Gerçekleşen 1.Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması
(Türkçe)

Mehmet MENDEŞ
Ankara Üniv. Çankırı Orman Fak.-Çankırı

Bu çalışmada K-istatistiği ile ANOVA F testinin 50000 simülasyon denemesi sonunda gerçekleşen 1.Tip hata olasılıkları bakımından karşılaştırılması yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonunda, K-istatistiğinin, özellikle örneklerde 10 ve daha fazla gözlemin bulunması durumlarında ANOVA F testine göre bir çok deneme koşulunda daha iyi sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Ancak bu testin küçük gözlem kombinasyonlarından oldukça olumsuz yönde etkilendiği ve bu olumsuz etkinin ise özellikle grup sayısı ve varyansların heterojenliğinin artmasına paralel olarak daha da belirginleştiği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: varyansların Heterojenliği, 1.Tip hata olasılığı, KANOVA, Varyans Analizi

yukarı

2002, 8 (3) 242-247
Kilis Keçisi Oğlaklarında Değişik Vücut Ölçüleri Bakımından Büyüme Eğrileri
(Türkçe)

Ebru KUZU Ayhan ELİÇİN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu çalışmada Kilis keçisi oğlaklarında doğumdan itibaren 6 aylık yaşa kadarki olan dönemde canlı ağırlık, cidago yüksekliği, göğüs derinliği, kürekler arkası göğüs genişliği vücut uzunluğu ve göğüs çevresi ölçümlerine ait veriler kullanılarak büyüme eğrilerinin çizilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla üzerinde durulan özellikler için 24 baş oğlakta doğumdan itibaren 10 haftalık yaşa kadar birer hafta, 10 haftalık yaştan 16 haftalık yaşa kadar ikişer hafta ve 16 haftalık yaştan 6 aylık yaşa kadar da birer aylık arayla ölçümler yapılmıştır. Üzerinde durulan özellikler için, etkili olabileceği düşünülen, cinsiyet, doğum tipi, ve ana yaşı gibi makro çevre faktörlerine göre standardizasyon yapılmıştır. Daha sonra, canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin zamana göre değişimini belirleyebilmek amacıyla monomoleküler büyüme modeli kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar Kilis keçisi oğlaklarında canlı ağırlık ve değişik vücut ölçülerindeki değişimleri tanımlamak için monomoleküler fonksiyonun iyi bir model olduğunu göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: vücut ölçüleri, canlı ağırlık, büyüme eğrisi, linear ve monomoleküler modeller

yukarı

2002, 8 (3) 248-255
Ankara Kavaklıdere-Çankaya Doğal Sit Alanında Geçmişten Günümüze Gelen Ağaç Türleri Üzerinde Bir Araştırma
(Türkçe)

Dicle OĞUZ1 Renan ATATURAY ERDOĞAN2
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Payzaj Mimarlığı Bölümü-Ankara
T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı-Ankara

Başkent Ankara'da, Cumhuriyet ile birlikte başlayan imar çalışmaları sonucunda bir açık ve yeşil alan sistemi oluşturulmaya başlanmıştır. Bu sistemin en önemli bölümlerinden biri de araştırma alanını oluşturan Kavaklıdere-Çankaya vadisi içerisinde yer alan Atatürk Bulvarı üzerindeki Büyükelçilik alanları, Cumhurbaşkanlığı Köşkü Bahçesi ve parklardır. 1974 yılında Kültür Bakanlığı tarafından korunması gerekli doğal sit alanı olarak kabul edilen ve Cumhuriyet tarihi açısından önem taşıyan bu alanlarda geçmişten günümüze kadar gelebilen ağaç türleri yer almaktadır. Araştırmada, ender ağaç tanımları yapılarak, bu sınıflama içerisinde yer alan ağaç türleri iki yıl süresince bu alanlarda farklı vejetasyon dönemlerinde yapılan arazi çalışmaları ile belirlenmiş, habitus özellikleri incelenmiştir. Ender bulunan, fazla kullanılmayan ağaç türlerinin tesbit edilmesi ile peyzaj uygulamalarında tanınması ve kullanımının yaygınlaştırılması, böylece park ve bahçelerde kullanılan türlerin çeşitliliğinin arttırılması hedeflenmiştir. Aynı zamanda, Büyükelçilik Bahçelerinin ilgili ülkeye özgü peyzaj tasarım anlayışını ne düzeyde sergileyebildiği de değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ankara, ender ağaç, anıt ağaç, doğal sit alanı, elçilikler, parklar

yukarı

2002, 8 (3) 256-260
Kelkit Çayı Günlük Ekstrem Akımlarının Frekans Analizi
(İngilizce)

Kadri YÜREKLİ Hüseyin ŞİMŞEK
Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Tokat

Bu çalışmanın amacı, Kelkit çayının günlük ekstrem akımları için en uygun olasılık dağılım biçimini saptamaktır. Çalışmada, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE) tarafından işletilen 1401 numaralı akım gözlem istasyonunda 1938-1988 yıllarında ölçülmüş olan akım miktarları kullanılmıştır. Günlük ekstrem akım miktarları her ay ve yıl için günlük akım miktarları arasından seçilmiştir. Kelkit çayı üzerine inşa edilen Kılıçkaya barajı 1988 yılından sonra su tutmaya başladığından, bu yıldan sonraki akımlar homojenlik için dikkate alınmamıştır. Günlük ekstrem akımlar için uygun bir olasılık dağılımı belirlemek amacıyla, normal, log normal, üç parametreli log normal, iki parametreli gama, Pearson tip ııı, log Pearson tip ııı, uç-ı ve Weibull ııı dağılımları kullanılmıştır. Her ay için seçilen günlük en büyük akımlar, 2., 5. ve 10. aylar için Pearson tip ııı dağılımına; 1., 11. ve 12 aylar için log Pearson tip ııı dağılımına; 3., 7. ve 8. aylar için log normal dağılıma; 4. ve 9. aylar için üç parametreli log normal dağılıma; 6. ay için uç-ı dağılımına en iyi uyumu sağlamıştır. Her ay için seçilen günlük en küçük akımlar, 1., 2., 9. ve 10. aylar için Weibull ııı dağılımına; 3., 4. ve 7. aylar için üç parametreli log normal dağılıma; 5. ve 6. aylar için Pearson ııı dağılımına; 7. ay için uç-ı dağılımına; 8. ay için normal dağılıma ve 12. ay için log normal dağılıma en iyi uyumu sağlamıştır. Her yıl için seçilen günlük ekstrem akımlar ise Pearson ııı dağılımına en iyi uyumu sağlamıştır.

Anahtar Kelimeler: frekans analizi, ekstrem akım, olasılık dağılım, Kelkit çayı

yukarı

2002, 8 (3) 261-265
Sakaryabaşı (Çifteler-Eskişehir) Batı Göleti'nde Kalsiyum-Fosfat Etkileşimi
(Türkçe)

Serap PULATSÜ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu araştırma Sakaryabaşı-Çifteler Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu'nun su ihtiyacını karşılayan Batı Göleti'nde yürütülmüştür. Ötrofik ve sert sulu gölette, belirlenen bir istasyondan 2000 yılının temmuz ve ekim aylarında, 2001 yılının ocak ve nisan aylarında alınan su ve sediment örneklerinde kalsiyum düzeyleri belirlenmiştir. Sedimentin yüksek düzeyde kalsiyum (276,23-297,67 µg/g KA) barındırdığı ve gölet suyunun kalsiyum konsantrasyonunun (59,75-80,25 mg/l), sedimentin hemen üst bölümündeki su ile sediment gözenek suyuna göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Gölet suyu toplam filtre edilebilir ortofosfat değerlerinin, sediment gözenek suyu toplam filtre edilebilir ortofosfat değerlerinden düşük olması, fosfatın kalsiyumla birleşip çökmesi şeklinde açıklanabilir. Fosfatın sediment-su arasındaki değişiminde pH ve su sıcaklığının etkisi de tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sakaryabaşı Batı Göleti, kalsiyum, filtre edilebilir ortofosfat, sediment, pH

yukarı