1999, Cilt: 5, Sayı: 3
İçindekiler
YANMAZ, R., N. HALLORAN, M. U. KASIM ve Y. S. AĞAOĞLU, Farklı Depo Koşulları ve Ambalaj Büyüklüğünün Havucun Muhafaza Süresine Etkisi Özet
ÖZDÜVEN, M. L., F. KOÇ ve İ. Y. YURTMAN, Mikrobiyal Katkı Maddelerinin Mısır Silajında Kalite ve Aerobik Dayanıklılık Üzerindeki Etkileri Özet
GENCER, H. V. ve Ç. FIRATLI, Bir ve İki Gün Yaşlı Larvalardan Yetiştirilen Ana Arıların (A.m. anatoliaca) Bazı İç ve Dış Yapısal Özelliklerinin Karşılaştırılması Özet
GÜLER, M. Makarnalık Buğday (Triticum durum Desf.)'da Farklı Herbisit ve Azot Dozlarının Tanede Protein Oranına Etkileri Özet
YILMAZ, M. ve N. HALLORAN, Depolama Sıcaklığı ve Polietilen Ambalajın Kök Kerevizinin (Apium graveolens L. var. rapaceum) Muhafaza Süresine Etkisi Özet
YURTSEVEN, E., M. PARLAK, K. DEMİR, A. ÖZTÜRK ve C. KÜTÜK, Turp (Raphanus sativus, L.) Bitkisinde Farklı Sulama Suyu Tuzluluğu ve Ca/mg Oranı Uygulamaları: I. Bazı Verim Parametrelerine Etkisi Özet
ÖZTÜRK, A. K. ve G. DELLAL, Border Leicester x Booroola (ff) x Merinos Melezi Koyunlarda Anestrus Dönemi Esnasında Farklı Dozlarda PMSG Uygulamasının Döl Verimi Üzerine Etkileri Özet
KARAGÖZ, Y. ve G. KEÇECİOĞLU, Sap Parçalama Makinesi Bıçak Bağlantı Kulaklarının Ana Boruya Kaynaklı Yerlerinin Kırılma Sebeplerinin Araştırılması Özet
UĞUR, F. Farklı Sütten Kesim Yaşlarının Siyah Alaca Buzağılarının Büyüme Özelliklerine Etkisi Özet
KENDİR, H. Bazı Kıbrıs Mürdümüğü (Lathyrus ochrus (L.) DC.) Hatlarının Ankara Koşullarında Tohum Verimlerinin Belirlenmesi Özet
KÖROĞLU, M. ve A. İ. KÖKSAL, Antepfıstığı Meyvelerinde (Pistacia vera L.) Embriyo Gelişimi Süresince Yağ ve Yağ Asitlerinin Birikimi ve Değişimi Özet
KÖROĞLU, M. ve A. İ. KÖKSAL, Bazı Antepfıstığı (P. vera L.) Çeşitlerinin Meyve Büyüme Karakteristiklerinin Belirlenmesi Özet
KENDİR, H. Adi Mürdümük (Lathyrus sativus L.) Hatlarında Tohum Verimi ve Verim Komponentleri Özet
YAVUZCAN, H. Y., S. PULATSÜ ve D. ATAY, Deniz Levreğinde (Dicentrarchus labrax L.) Su Kalite Özelliklerine Bağlı Olarak Bazı Kan Parametreleri Özet
YURTMAN, İ. Y., M, L. ÖZDÜVEN ve F. KARAAĞAÇ, Flushing Rasyonlarında Korunmuş Yağ Kullanımı: 1. Canlı Ağırlık, Kondüsyon Puanı ve Döl Verimi Üzerindeki Etkileri Özet
ERDOĞAN, Z., G. DELLAL, S. ETİKAN ve F. SÖYLEMEZOĞLU, Akkaraman Koyunlarının Yapağı Özellikleri Özet
PULATSÜ, S., D. ATAY ve B. KARAHAN, Ağ Kafeslerde Çipura (Sparus aurata L. 1758) ve Levrek (Dicentrarchus labrax L. 1758) Yetiştiriciliğinin Su Kalitesine Etkisi Özet
ÖZTÜRK, A. ve Ö. ÇAĞLAR, Arpa Genotiplerinde Azot Etkinlik İndeksleri, Tane Verimi ve Tane Protein Oranı Arasındaki İlişkiler Özet
DUMANOĞLU, H. Transgenik Olan ve Olmayan Bazı Ceviz (Juglans spp.) Genotiplerinde Kök Lezyon Nematodu (Pratylenchus vulnus Allen ve Jensen)'na Toleransın İn Vitro Belirlenmesi Özet
BAŞPINAR, E., H. ÇAMDEVİREN ve F. GÜRBÜZ, Student t-Testi ve Varyans Analizi Tekniğinde Testin Gücü ve Uygun Örnek Genişliğinin Saptanması Özet
BAŞPINAR, E., E. ÖĞÜŞ ve F. GÜRBÜZ Normal, Beta, Gamma ve Weibull Dağılımlarının İkili Kombinasyonlarındaki Alınan Örneklerin Karşılaştırılmasında Gerçekleşen I.Tip Hata Olasılıkları Özet
Özetler
 

1999, 5 (3) 1-6
Farklı Depo Koşulları ve Ambalaj Büyüklüğünün Havucun Muhafaza Süresine Etkisi
(İngilizce)

Ruhsar YANMAZ, Nilgün HALLORAN, M. Ufuk KASIM ve Y. Sabit AĞAOĞLU
Ankara Univ. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Araştırmada Nandor F1 Havuç Çeşidinin muhafaza süresine depo sıcaklığı ve ambalaj büyüklüğünün etkileri incelenmiştir. Bu amaçla havuçlar hasattan sonra yıkanarak 2, 5, 10 ve 20 kg'lık delikli polietilen torbalar içerisine konularak 0 0C, 5 0C sıcaklıktaki soğutuculu depolar ile soğutucusuz depoya yerleştirilmiştir. Kontrol amacı ile kullanılan örnekler aynı depo ortamlarında açıkta plastik kasalar içerisinde muhafaza edilmişlerdir. Aylık aralıklarla depodan alınan örneklerde; suda eriyebilir toplam kuru madde, karoten miktarı, ağırlık kaybı, köklenme ve filizlenme oranları ile duyusal kalite değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuçlar 5 0C'de kontrol grubunun 2 ay muhafaza edilebileceğini, bu sürenin soğutucusuz ve 0 0C'deki

Anahtar Kelimeler: havuç, muhafaza, ambalajlama, köklenme, filizlenme, karoten miktarı

yukarı

1999, 5 (3) 7-12
Mikrobiyal Katkı Maddelerinin Mısır Silajında Kalite ve Aerobik Dayanıklılık Üzerindeki Etkileri
(Türkce)

M. Levent ÖZDÜVEN, Fisun KOÇ ve İ. Yaman YURTMAN
Trakya Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Tekirdağ


Bu çalışmada mikrobiyal katkı maddelerinin mısır silajında kalite ve aerobik dayanıklılık üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada grupları kontrol (K), Pioneer 1174 (Lactobacillus plantarum 1 Enterococcus faecium) ve HM/F (Lactobacillus plantarum 1 Enterococcus faecium/Pedicoccus acidilactici) oluşturmuştur. Katkı maddeleri uygulamaları üretici firma önerileri doğrultusunda yapılmıştır (Pioneer 1174 1.0 g/t TM, HN/F 11.3 g/t TM). Uygulamalar sonrası örnekler laboratuvar tipi PVC silolara her uygulama için 3'er tekerrür olacak şekilde doldurularak 60 gün süre ile muhafaza edilmiştir. Silo kaplarının açılmasından sonra gruplarda aerobik dayanıklılığın belirlenmesi amacı ile 7 gün süreyle sıcaklık değişimleri gözlenmiştir. Gruplarda NH3-N, laktik asit içerikleri ve pH değerleri K, Pioneer 1174 ve HM/F grupları için sırası ile 61.09 + 1.471, 52.59 + 0.499, 64.87 + 0.899 g/kg TN, % 2.46 + 0.065; 2.61 + 0.065, 2.15 + 0.065; 3.86 + 0.028, 3.73 + 0.028 ve 3.92 + 0.028 olarak saptanmıştır. Tüm özellikler bakımından gruplar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur (P<0.01). Çalışmanın aerobik fazında silaj kitlesinde tespit edilen sıcaklık değerleri bakımından gruplar arasında gözlenen farklılıkların önemli düzeyde olmadığı saptanmıştır (P>0.05).

Anahtar Kelimeler: mısır silajı, mikrobiyal katkı maddesi, kalite, aerobik dayanıklılık


yukarı

1999, 5 (3) 13-16
Bir ve İki Gün Yaşlı Larvalardan Yetiştirilen Ana Arıların (A.m. anatoliaca) Bazı İç ve Dış Yapısal Özelliklerinin Karşılaştırılması
(Türkce)

H. Vasfi GENCER ve Çetin FIRATLI
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, 1 ve 2 gün yaşlı larvalardan yetiştirilen ana arıların (A.m. anatoliaca) bazı iç ve dış yapısal özelliklerini karşılaştırmak amaçlanmıştır. Aynı günde aşılanmış 1 ve 2 gün yaşlı larvalardan yetiştirilen ana arılarda çıkış ağırlığı, 1 hafta depolama sonrası ağırlık, sperm kesesi çapı, sperm kesesi hacmi, 3. ve 4. Tergit genişliği, ön kanat uzunluğu ve genişliği, femur, tibia ve metatarsus uzunluğu ve genişliği ve arka bacak uzunluğu ile ana arıların çıktıları yüksüklerin uzunluk ve hacimleri saptanmıştır. Bir ve iki gün yaşlı larvalardan yetiştirilen ana arılarda incelenen özelliklerden yüksük hacmi (1.238 + 0.0194 ml ve 1.151 + 0.0145 ml; P <0.01), sperm kesesi çapı (1.063 + 0.0077 mm ve 1.027 + 0.53 mm; P<0.01), sperm kesesi hacmi 0.631 + 0.0139 mm3 ve 0.569 +.0089 mm3; P<0.01), tibia uzunluğu (3.753 + .0101 mm ve 3.709 + 0.0090 mm P < 0.01) ve arka bacak uzunluğu (9.460 + 0.0292 mm ve 9.368 + 0.0253 mm; P<0.05) 1 gün yaşlı larvalardan yetiştirilen ana arılarda daha büyük bulunmuştur. Büyük hacimli yüksüklerden çıkan ana arıların daha ağır oldukları belirlenmiştir. Ana arı ağırlık ölçümüne göre daha pratik bir yöntem olan yüksük hacmi ana arıların seleksiyonunda dolaylı bir ölçüt olarak kullanılabilir.

Anahtar Kelimeler: bal arısı, A. m. anatoliaca, ana arı, larva yaşı, yapısal özellikler

yukarı

1999, 5 (3) 17-22
Makarnalık Buğday (Triticum durum Desf.)'da Farklı Herbisit ve Azot Dozlarının Tanede Protein Oranına Etkileri
(Türkçe)

Mustafa GÜLER
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışma, makarnalık buğdayda farklı herbisit ve azotlu gübre dozlarının tane protein oranına etkilerini belirlemek amacıyla 1944-1946 yılları arasında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Kenan Evren, Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nde yürütülmüştür. Materyal olarak Çakmak 79 makarnalık buğday çeşidi kullanılmış, herbisit uygulamaları olarak (2,4 Isopropopylester) 0, , 125, 155 ve 185 cc/da dozları, azot uygulamaları olarak da 0,5 ve 10 kg/da saf N dozları uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tane protein oranı bakımından artan azot ve herbisit miktarlarına bağlı olarak istatistiki yönden önemli artışlar gözlenmiştir. En yüksek tane protein oranı değerleri, her iki yılda da farklı azot ve herbisit uygulamalarından elde edilmesine karşın; genellikle yüksek dozdaki azotlu gübre ile birlikte uygulanan yüksek herbisit dozlarından elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Makarnalık buğday (Triticum durum Desf.) azotlu gübre dozları, herbisit dozları, tane protein oranı

yukarı

1999, 5 (3) 23-27
Depolama Sıcaklığı ve Polietilen Ambalajın Kök Kerevizinin (Apium graveolens L. var. rapaceum) Muhafaza Süresine Etkisi
(Türkçe)

Mehmet YILMAZ ve Nilgün HALLORAN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Araştırma kök kerevizinin hasattan sonra oluşan kalitatif ve kantitatif değişimler üzerine depolama ve ambalj materyalinin etkilerini belirlemek amacı ile yürütülmüştür. Bu amaçla, İzmir kök kerevizi çeşidine ait örnekler 00 ve 50 C sıcaklık ve %85-90 oransal nem içeren soğutuculu depolar ile soğutucusuz depoda, açıkta kasalarda ve 5 kg'lık delikli PE torbalarda muhafaza edilmiştir. Muhafaza süresince aylık aralıklarla alınan örneklerde; ağırlık kaybı, öz rengi, kabuk ve öz kalınlığı, filizlenme ve köklenme oranı, koflaşma oranı, enfeksiyondan kaynaklanan kayıp miktarı, solunum hızı, suda eriyebilir toplam kuru madde miktarı ve polifenol oksidaz enzim aktivitesi belirlenmiştir. Elde edilen bulgular kök kerevizinde öz rengi değişiminin muhafaza süresinin belirlenmesinde kullanılamayacağını, ağırlık kaybının ise bu açıdan uygun bir kriter olduğunu göstermiştir. Ağırlık kaybının %8'e ulaşması ile köklerde pörsüme başlamaktadır. Muhafaza sırasında enfeksiyon kaynaklı kayıplar ise depo sıcaklığı ve ambalajlamaya gere değişmektedir. Elde edilen sonuçlar toplu olarak değerlendirildiğinde, kök kerevizinin 00C sıcaklık ve %85-90 oransal nem koşullarında, delikli PE ambalajlarda 7 ay muhafaza edilebileceği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: soğukta muhafaza, kök kerevizi, kalite, enfeksiyon, ambalajlama


yukarı

1999, 5 (3) 28-34
Turp (Raphanus sativus, L.) Bitkisinde Farklı Sulama Suyu Tuzluluğu ve Ca/mg Oranı Uygulamaları: I. Bazı Verim Parametrelerine Etkisi
(Türkçe)

Engin YURTSEVEN1, Mehmet PARLAK2, Köksal DEMİR3, Ahmet ÖZTÜRK1 ve Cihat KÜTÜK2
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara
3Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, turp'ta, farklı sulama suyu tuzluluğu ile iki değişik Ca/Mg oranının, bazı verim parametreleri üzerine olan etkileri, sera koşullarında ve lizimetre denemeleri şeklinde araştırılmıştır. Çalışma, cam örtülü bir serada, 350 mm çaplı PVC borulardan 650 mm boyunda kesilerek oluşturulan lizimetrelerde yapılmıştır. Denemeler, 5 değişik sulama suyu tuzluluğu (0.4, 1.5, 2.5, 5 ve 7.5 dS/m) ve 2 farklı Ca/Mg oranı (3:1 ve 1:3) konuları ile tesadüf parsellerinde faktöriyel düzende ve 3 tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yumru ve gövde verimleri, yumru çapı ve uzunluğu ile büyüme indeksi (çap/boy) verileri değerlendirilmiştir. Bunun yanında toprak tuzluluğundaki değişmelerde incelenmiştir. Yumru ve gövde verimlerinin her ikisi de tuzluluk konularından etkilenmiş ve azalma göstermişlerdir. Yine yumru çapı ve boyu değerleri de tuzluluk konularından önemli düzeyde etkilenmiştir. Ca/Mg oranı ise incelenen verim parametrelerinin hiç birisi üzerine önemli etki yapmamış ancak, yumru ağırlığı ve yumru çapı üzerinde interaksiyon etkisi oluşturarak, bu parametrelerdeki tuzluluğun basit etkisini değiştirmiştir.

Anahtar Kelimeler: tuzluluk, sulama, Raphanus sativus verim parametreleri, Ca/Mg ratio

yukarı

1999, 5 (3) 35-39
Border Leicester x Booroola (ff) x Merinos Melezi Koyunlarda Anestrus Dönemi Esnasında Farklı Dozlarda PMSG Uygulamasının Döl Verimi Üzerine Etkileri
(Türkçe)

Ali Kemal ÖZTÜRK1 ve Gürsel DELLAL2
1Dicle Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Diyarbakır
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara


Araştırmada anestrus dönemindeki Border Leicester x Booroola (ff) x Merinos melezi koyunlarad farklı dozlardaki PMSG uygulamasının döl verimi özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda; gebelik ve kuzulama oranı bakımından 400 I.U. PMSG uygulamasının olumlu (P<0.001) etki yaptığı saptanmıştır. Toplam çoğuz doğum oranı bakımından ise, önemli olmamasına karşın, 600 I.U. PMSG uygulamasının olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Booroola Merinosu (ff), PMSG, üreme özellikleri

yukarı

1999, 5 (3) 40-47
Sap Parçalama Makinesi Bıçak Bağlantı Kulaklarının Ana Boruya Kaynaklı Yerlerinin Kırılma Sebeplerinin Araştırılması
(Türkçe)

Yaşar KARAGÖZ1 ve Galip KEÇECİOĞLU2
1Ege Üniv. Mühendislik Fak. Mühendislik Bölümü-İzmir
2Ege Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-İzmir


Bu imalathanede imal edilen sap parçalama makinasının bıçaklarının ana boruya bağlantı kulaklarının, kaynak yerlerinden, en küçük bir darbe ile kırıldıkları belirtilerek, kırılmalarının nedenlerinin araştırılması ve sonuçta sorunun çözümü istenmiştir. Yapılan incelemede, bıçak kulaklarının ana bağlantı borusuna kaynatılmasında esas sorunun kaynağın bilhassa ana boruya nüfuz etmemesi olduğu tespit edilmiştir. Bu sorunun giderilmesi için önce sorun bilimsel olarak araştırılmış, sonra sorunu giderici kaynak tekniği işlemleri uygulanarak olumsuzluklar giderilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: sap parçalama makinası, kulaklı bıçak, bağlantı kulağı, kaynak tekniği

 

yukarı

1999, 5 (3) 48-52
Farklı Sütten Kesim Yaşlarının Siyah Alaca Buzağılarının Büyüme Özelliklerine Etkisi
(Türkçe)

Feyzi UĞUR
Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale


Bu araştırmada, Atatürk Üniversitesi Tarım İşletmesi'nde yetiştirilen Siyah Alaca buzağılar 21 ve 30. Günde sütten kesilmişler ve buzağılara içirilen günlük süt miktarı doğum ağırlığının %7'si oranında tutulmuştur. Doğum-altı ay arası dönemde günlük canlı ağırlık ortalamaları 21. günde sütten kesilen buzağılarda 0.48+0.03 30 günlük sütten kesim grubunda 0.51+0.03 kg olarak saptanmış ve gruplar arası farklar önemsiz bulunmuştur. 21 ve30. Günde sütten kesilen buzağıların doğum ağırlıkları, sırasıyla: 36.7+1.02 ve 35.5 +1.05 kg, sütten kesim ağırlıkları; 42.6+1.43 ve 43.6+1.48 kg 4. Ay ağırlıkları; 94.5+2.43 ve 87.0+2.53 kg, 6. Ay ağırlıkları; 131.2+3.7 ve 128.0+3.8 kg olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: siyah Alaca, erken sütten kesim, büyüme özellikleri


yukarı

1999, 5 (3) 53-60
Bazı Kıbrıs Mürdümüğü (Lathyrus ochrus (L.) DC.) Hatlarının Ankara Koşullarında Tohum Verimlerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Hayrettin KENDİR
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Türkiye'de yembitkilerinin ekilişi istenilen düzeyde değildir. Yeni tür ve çeşitlerin tarımımıza kazandırılması yembitkileri ekilişinin artmasına yardımcı olacaktır. Bu çalışmada değişik bölgelerden toplanmış olan 15 farklı Kıbrıs mürdümüğü hattının Ankara koşullarında tohum verimleri ve bazı bitkisel özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlalarında 2 yıl sürdürülen araştırmanın sonuçlarına göre; bitki boyu 47.62-61.87 cm, dal sayısı 2.95-4.78 adet, bakla sayısı 6.12-10.60 adet, ilk bakla yüksekliği 30.42-35.45 cm, bakla boyu 3.67-4.77 cm, baklada tohum sayısı 3.98-5.65 adet, biyolojik verim 333.28-542.28 kg/da, tane verimi 109.21-215.35 kg/da, hasat indeksi 31.83-40.08, bin tane ağırlığı 88.22-121.42 g arasında bulunurken, olgunlaşma gün sayısı 88 olarak belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre ülkemiz bu bitkinin yetiştiriciliğinin yapılabileceği ve 546, 548 ve 541 numaralı hatlarının diğerlerinden daha üstün olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Kıbrıs mürdümüğü, tane verimi, biyolojik verim, hasat indeksi, bitkisel özellikler

yukarı

1999, 5 (3) 61-66
Antepfıstığı Meyvelerinde (Pistacia vera L.) Embriyo Gelişimi Süresince Yağ ve Yağ Asitlerinin Birikimi ve Değişimi
(Türkçe)

Mehmet KÖROĞLU1 ve A.İlhami KÖKSAL2
1Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü APK Daire Başkanlığı Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü-Ankara
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Çalışmalar, antepfısığı meyvelerinde embriyo gelişimi süresince; P vera anacı üzerine aşılı Uzun, Kırmızı, Halebi, Siirt ve Ohadi çeşitlerinde yürütülmüştür. Embriyo gelişiminden derim zamanına kadar, toplam yağ birikimi ve yağ asitleri kompozisyonun seyrini belirlemek amacıyla; embriyo gelişimi başlangıcında (Haziran Sonu-Temmuz başlarında) meyve örnekleri alınmaya başlanmıştır. Meyve örneklerinin alımı 15'er gün ara ile derim zamanına kadar sürdürülmüştür. Embriyo gelişimi süresince yağ ve yağ asitlerinin değişimini belirlemek amacıyla yapılan analizler taze meyveler üzerinde GLC ile Garces and Mancha (1)'ya göre yapılmıştır. Analiz sonucunda; Palmitik (16.0), Palmitoleik (18.1), Stearik (18.0), Oleik (18.1), Linoleik (18.2) ve Linolenik (18.3) asitlerin miktar ve oranları belirlenmiştir. Yağ asitlerinin miktar ve oranlarındaki değişimin, hasat olgunluğu döneminden yaklaşık 7-10 gün önce olgun meyvedeki düzeyine ulaşıtığı saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: yağ, yağ asitleri, antepfıstığı, embriyo


yukarı

1999, 5 (3) 67-72
Bazı Antepfıstığı (P. vera L.) Çeşitlerinin Meyve Büyüme Karakteristiklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Mehmet KÖROĞLU1 ve A.İlhami KÖKSAL2
1Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü APK Daire Başkanlığı Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü-Ankara
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Antepfıstığı meyvelerinde büyüme ile ilgili çalışmalar; P. vera anacı üzerine aşılı Uzun, Kırmızı, Halebi, Siirt ve Ohadi çeşitlerinde yürütülmüştür. Antepfıstığı meyveleri hasat olğunluğundan 45-50 gün önce normal iriliğe ulaşmaktadırlar. Yaş meyve ağırlığındaki artışlar ise hasat olgunluğuna kadar devam etmektedir. Üzerinde çalışılan antepfıstığı çeşitlerinin meyvelerinde, perikarpta hızlı büyüme dönemi sona ererken embriyolarda hızlı büyüme başlamaktadır. Meyve ve embriyolarda (S) tipi bir büyüme eğrisi görülmüştür. Bütün çeşitlerde, meyvelerin ortalama yaş ağırlıkları meyve büyümelerinin ilk devrelerinde hızlı bir artış göstermiş, bu hız Embriyoların gelişmeğe başladığı dönemde kısa bir süre yavaşlamış ve sonra tekrar artmış ve fizyolojik hasat olgunluğu dönemine 15-20 gün kala ağırlık artışı tekrar yavaşlamış ve hasat olgunluğu döneminde normal ağırlığına ulaşmıştır. Antepfıstığı meyvelerinde, küçük meyve döneminden başlayarak, embriyo gelişimi dönemine kadar hızlı bir uzunluk artışı olmaktadır. Bu dönemden sonra meyve uzunluğu çok az miktarlarda artış göstermektedir. Antepfıstığı meyvelerinde embriyo gelişmesi, çeşitlere göre değişmekle birlikte, tüm çeşitlerde Haziran sonu-Temmuz başlarında başlamaktadır. Araştırmanın yürütüldüğü her iki yılda da embriyo gelişiminin başladığı ilk 10-15 günlük dönemde gelişme oldukça yavaş olmuş, bu dönemden sonra Temmuz ortalarından başlayarak 20-25 günlük bir süre içerisinde hızlı bir uzunluk artışı olmuştur. Bu dönemden sonra tekrar yavaşlama olmuş ve hasat olgunluğu döneminden yaklaşık bir hafta önce çok yavaşlamış veya tamamen durmuştur.

Anahtar Kelimeler: antepfıstığı, büyüme, embriyo

yukarı

1999, 5 (3) 73-81
Adi Mürdümük (Lathyrus sativus L.) Hatlarında Tohum Verimi ve Verim Komponentleri
(Türkçe)

Hayrettin KENDİR
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Hayvancılık sektörünün ihtiyacı olan yemin bol ve ucuz olarak üretilmesi için yeni bitkilerin tarımımıza kazandırılması gereklidir. Bu çalışmada değişik kökenlere sahip 16 farklı adi mürdümük hattının Ankara koşullarında tohum verimleri ve bazı bitkisel özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. A. Ü. Ziraat Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlalarında 2 yıl sürdürülen araştırma sonuçlarına göre; bitki boyu 90.83-132.83 cm. dal sayısı 5.50-7.50 adet, bakla sayısı 12.17-20.83 adet, iki bakla yüksekliği 19.33-30.83 cm, bakla boyu 30.00-35.67 mm, baklada tohum sayısı 3.00-3.83 adet, biyolojik verim 529.42-891.52 kg/da, tane verimi 153.87-277.77 kg/da, hasat indeksi % 23.27-32.93, bin tane ağırlığı 105.42-170.69 g olarak belirlenmiştir. Kontrol hattı dışında, çalışmada kullanılan hatların olgunlaşma gün sayıları 94 olurken kontrol hattının olgunlaşma gün sayısı 98.5 olmuştur. Çalışma sonuçlarına göre uzun yıllardır yetiştiriciliği yapılan bu bitkinin 456, 560, 471, 565, 453, 563 numaralı hatlarının diğerlerinden daha üstün olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: adi mürdümük, tane verimi, biyolojik verim, hasat indeksi, bitkisel özellikler


yukarı

1999, 5 (3) 82-86
Deniz Levreğinde (Dicentrarchus labrax L.) Su Kalite Özelliklerine Bağlı Olarak Bazı Kan Parametreleri
(İngilizce)

Hijran Yıldız YAVUZCAN, Serap PULATSÜ ve Doğan ATAY
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara


Bu çalışma, ticari bir levrek işetmesinde (Bodrum, Türkiye), klinik olarak sağlıklı deniz levreklerinde bazı kan parametrelerinin su kalitesine bağlı olarak mevsimsel değerlerine belirlemek amacıyla yapılmıştır. Balıklarda kan parametrelerinden hematokrit, hemoglobin, eritrosit, lökosit ve trombosit sayıları ile Wintrobe eritrosit indisi, su kalite özelliklerinden ise su sıcaklığı, pH, çözünmüş oksijen ve amonyak azotu mevsimsel olarak izlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre; hematokrit, hemoglobin ve Ortalama Alyuvar Hemoglobin yoğunluğu (OAHbY), su kalitesinden en çok etkilenen parametrelerdir. Eritrosit, lökosit ve trombosit sayıları ise ölçülen su kalitesi parametrelerinden etkilenmemişlerdir. Ancak amonyak azotunun hematolojik parametreler üzerinde istatistiki olarak az bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: kan parametreleri, deniz levreği (Dicentrarchus labrax L.), su kalite özellikleri

yukarı

1999, 5 (3) 87-92
Flushing Rasyonlarında Korunmuş Yağ Kullanımı: 1. Canlı Ağırlık, Kondüsyon Puanı ve Döl Verimi Üzerindeki Etkileri
(Türkçe)

İ. Yaman YURTMAN, M, Levent ÖZDÜVEN ve Fevzi KARAAĞAÇ
Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Tekirdağ


Araştırma başlangıcında otuz beş baş Türkgeldi koyunu kontrol (K), flushing I (FI) ve flushing II (FII) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Beş hafta süreyle gruplarda iki ayrı kesif yem karması (kesif yem karması F1: 142.6 g HP/kg KM, 2984 kcal ME/kg KM, korunmuş yağ içermeyen; kesif yem F11: 143.9 g HP/kg KM, 2978 kcal ME/kg KM, korunmuş yağ içeren) kullanılmıştır. Yemlemenin grup bazında ve günlük olarak yapıldığı çalışmada, K grubu hayvanları F1 karması ile 0.8 kg/baş, F1 grubu hayvanları F1 karması ile 1.6 kg/baş ve F11 grubu hayvanları F1 karması ile 1.6 kg/baş ve F11 grubu hayvanları da F11 karması ile 1.6 kg/baş düzeyinde yemlenmişlerdir. Araştırma süresince canlı ağırlık artışları ve kondüsyon puanlarındaki değişimler K, F1 ve F11 grupları için sırası ile 0.09+0.018, 0.20+0.014, 0.20+0.018 kg/gün; 0.20+0.134, 0.52+0.071 ve 0.54+0.080 olarak gerçekleşmiştir. Canlı ağırlık artışları (P<0.01) ve kondüsyon puanı değişimleri (P<0.05) bakımından K grubu ile F1 ve F11 grupları arasındaki farklılıklar önemli düzeyde bulunmuştur. Doğuran koyun başına doğan kuzu sayısı K grubunda 1.27+0.272, F1 grubunda 1.66+0.284 ve F11 grubunda da 1.75+0.217 olarak gerçekleşmiş, gruplar arasındaki farklılıkların önemli düzeyde olmadığı saptanmıştır (P < 0.05).

Anahtar Kelimeler: flushing, korunmuş yağ, döl verimi

yukarı

1999, 5 (3) 93-98
Akkaraman Koyunlarının Yapağı Özellikleri
(Türkçe)

Zeynep ERDOĞAN1, Gürsel DELLAL2, Sema ETİKAN1 ve Feryal SÖYLEMEZOĞLU1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Ev Ekonomisi Yüksekokulu-Ankara
2Ankara Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, Akkaraman koyunlarına ait yapağılarda kirli yapağı verimi, randıman, lüle uzunluğu, tek lif doğal uzunluğu, tek lif gerçek uzunluğu, tek lif gerçek uzunluk sonrası ilk doğal uzunluk, mukavemet, mukavemete bağlı yüzde uzama, elyaf çapı, rezilyans, sortiman ve üniformite gibi bazı fiziksel özellikler incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre söz konusu yapağıların halı sanayiinde kullanabilecekleri ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Akkaraman, yapağı özellikleri

yukarı

1999, 5 (3) 99-101
Ağ Kafeslerde Çipura (Sparus aurata L. 1758) ve Levrek (Dicentrarchus labrax L. 1758) Yetiştiriciliğinin Su Kalitesine Etkisi
(Türkçe)

Serap PULATSÜ, Doğan ATAY ve Behice KARAHAN
Ankara Üniv. Ziraat Fak.Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Ağ kafeslerde çipura (Sparus aurata L. 1758) ve levrek (Dicentrarchus labrax L. 1758) yetiştiriciliğinin deniz ortamına kısa-dönemli etkileri belirlemek için, 1997 yılında mevsimsel olarak 6 istasyonda su kalitesi izlenmiştir. Deniz suyu kalite parametrelerinden; su sıcaklığı, çözünmüş oksijen, pH, elektrik iletkenliği, biyolojik oksijen ihtiyacı ve ışık geçirgenliği değerleri, seçilen altı istasyonda rekreasyon, yüzme ve kafes yetiştiriciliği için gereken normları karşılamaktadır. Buna ek olarak araştırma süresince, kafes ünitelerinden en uzak mesafede seçilen istasyona ait toplam inorganik azot ve ortofosfat değerleri ise her mevsim istatistiki açıdan kafeslere göre farklılık göstermemiştir. Buna karşın su ürünleri yetiştiriciliği yapılan çiftliklerin bulunduğu koylarda uzundönemli çevresel etkiler dikkate alınmalıdır.

Anahtar Kelimeler: kafes yetiştiriciliği, çipura, levrek, su kalitesi


yukarı

1999, 5 (3) 102-109
Arpa Genotiplerinde Azot Etkinlik İndeksleri, Tane Verimi ve Tane Protein Oranı Arasındaki İlişkiler
(Türkçe)

Ali ÖZTÜRK ve Özcan ÇAĞLAR
Atatürk Üniv. Ziraat Fak.Tarla Bitkileri Bölümü-Erzurum

Erzurum koşullarında 15 arpa genotipi ile 1996 ve 1997 yıllarında yürütülen bu araştırmada, N etkinlik indeksleri ile tane verimi tane protein oranı arasındaki ilişkiler korelasyon, stepwise regresyon ve path katsayısı analizleri yardımıyla incelenmiştir. Tane verimi ile bitki boyu, m2'deki başak sayısı, 1000 tane ağırlığı, agronomik etkinlik, fizyolojik etkinlik, N alım etkinliği, sap verimi ve hasat indeksi olumlu, tane protein oranı ve başaktaki tane sayısı olumsuz; tane protein oranı ile fizyolojik etkinliki olumsuz, N translokasyon etkinliği ise olumlu ilişkili olmuştur. Stepwise regresyon analizleri tane verimindeki varyasyonun % 95'inin N alım etkinliği ve hasat indeksinden, tane protein oranındaki varyasyonun % 98'inin fizyolojik etkinlik ve N translokasyon etkinliğinden kaynaklandığını göstermiştir. N alım etkinliği (P=0.6331) ve hasat indeksinin (P=0.303) tane verimine doğrudan etkileri olumlu ve yüksek bulunmuştur. Tane protein oranı fizyolojik etkinliğin olumsuz (P=0.982) ve N translokasyon etkinliğinin olumlu (P=0.869) etkilerinin ortak bir fonksiyonu olmuştur. Sonuçlar, N alım etkinliğindeki artışlarla tane veriminin, N translokasyon etkinliğindeki artışlarla tane veriminde azalma olmaksızın tane protein oranının artırılabileceğini göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: N etkinlik indeksleri, tane verimi, tane protein oranı, stepwise regresyon analizi, path analizi, arpa


yukarı

1999, 5 (3) 110-115
Transgenik Olan ve Olmayan Bazı Ceviz (Juglans spp.) Genotiplerinde Kök Lezyon Nematodu (Pratylenchus vulnus Allen ve Jensen)'na Toleransın İn Vitro Belirlenmesi
(Türkçe)

Hatice DUMANOĞLU
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, transgenik olan ve olmayan somatik embriyo hatlarından ayrılan kökler kullanılarak bazı ceviz (Juglans spp.) genotiplerinin in vitro koşullarda kök lezyon nematodu (Pratylenchus vulnus Allen ve Jensen 1951)'na toleransı belirlenmiştir. DKW (1/2 N) ve Gamborg's B5 temel besin ortamı üzerindeki kök ve nematodların birlikte bulundukları kültürler 2 ay sürdürülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre, her iki temel besin ortamı kök gelişimi ve P. vulnus'un üremesi için uygun bulunmuştur. Özellikle ikinci denemede, inokülasyon yapılmış kültürlerde P. vulnus populasyonundaki (ortalama 1503.6±549.0) büyük artışa rağmen, kök gelişimi bakımından kontrol (45.7±14.4 mm) ve nematod uygulaması (44.2±14.0 mm) arasında önemli farklılıkların bulunmadığı, kanamaycin resistans, beta-glycuronidase (GUS) ve Basillus thuringiensis'den izole edilen insecticidal crystalline proteinleri (ICPs) açıklayan crylA (c) genlerini kapsayan BG P4 5-4-1 transform embriyo hattı, P. vulnus'a tolerant ceviz genotipi olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: ceviz, transgenik somatik embriyo hatları, Pratylenchus vulnus, tolerans, in vitro


yukarı

1999, 5 (3) 116-123
Student t-Testi ve Varyans Analizi Tekniğinde Testin Gücü ve Uygun Örnek Genişliğinin Saptanması
(Türkçe)

Ensar BAŞPINAR, Handan ÇAMDEVİREN ve Fikret GÜRBÜZ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - Ankara


Bu çalışmada, iki ve üç grup ortalamasının karşılaştırılmasında kullanılan Student t-Testi ve Varyans Analizi Tekniğinde istenen güce sahip sonuçların elde edilebilmesi için, gerekli örnek genişliğini tespit etmek amacıyla bir simülasyon çalışması yapılmıştır. Bu simülasyonda, varyansları birbirine eşit, ortalamaları birbirinden farklı olan 6 adet normal populasyon üretilmiş ve iki farklı yaklaşımla bu populasyonlardan örnekler çekilmiştir. Bu iki farklı yaklaşım; a) üretilen 6 populasyonun mümkün olan ikili kombinasyonlarından yararlanılarak, her defasında bu ikili kombinasyonların birinden birer örnek alınarak t-Testi ile karşılaştırılmış ve bu işlem 10 000 defa tekrarlanarak gerçekleşen güç değeri ampirik olarak, çekilen örneklerde eşit ve farklı sayıda gözlem bulunmasına göre çeşitli örnek genişliklerinde hesaplanmıştır. Bu işlemler sonucunda örneklerde eşit sayıda gözlem bulunmasının t-Testinin istenen güce ulaşmasında daha etkili olduğu görülmüştür. b) yukarıdaki 6 populasyonun her defasında üç tanesini kullanmak üzere, 9 farklı ortalama kombinasyonu oluşturulup, her kombinasyondan eşit ve farklı sayıda gözlem içeren örnekler rastgele seçilip, varyans analizi ile F-Testinin gücü 10 000 deneme sonunda ampirik olarak tespit edilmiştir. Bunun sonucunda ise, 3 ortalamanın sıralanışı bakımından ortada yer alan grupta diğer gruplardan daha az sayıda gözlem bulunması halinde, en az toplam gözlem sayısı ile F-Testinin istenen güce ulaştığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler : I. tip hata, II. tip hata , testin gücü, örnek genişliği, t-testi, varyans analizi


yukarı

1999, 5 (3) 124-131
Normal, Beta, Gamma ve Weibull Dağılımlarının İkili Kombinasyonlarındaki Alınan Örneklerin Karşılaştırılmasında Gerçekleşen I.Tip Hata Olasılıkları
(Türkçe)

Ensar BAŞPINAR, Ersin ÖĞÜŞ ve Fikret GÜRBÜZ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - Ankara

Bu çalışmada, "Normal Dağılım" ön şartı yerine gelmez veya sağlanamazsa, I.tip hata olasılığının bundan ne ölçüde etkilendiği ele alınmış ve simülasyon tekniği ile üretilen normal, beta, gamma (X2), weibull dağılımı gösteren populasyonların ikili kombinasyonlarından alınan örnekler yardımıyla 100 000 denemenin sonucunda gerçekleşen I.tip hata olasılıkları ile bu durum tespit edilmeye çalışılmıştır. I.tip hata olasılığının, dağılımların şekline göre fazla etkilenmediği sonucuna varılmıştır. I.tip hata olasılığının fazla etkilenmemesi için; örneklerdeki gözlem sayılarının mümkün olduğunca çok olmasının, örneklerdeki gözlem sayılarının eşit tutulmasının, populasyon dağılımlarının aşırı çarpık olmamasının, yani dağılımların şekil olarak başka başka olmalarına rağmen, nispeten simetrik olmalarının yeterli ve gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: I. Tip Hata, Normal Dağılım, Beta Dağılımı, Gamma Dağılımı, Welbull Dağılımı

yukarı