yukarı
2008, Cilt: 14, Sayı: 4
İçindekiler
 
KARAKULLUKÇU, E. ve M.S. ADAK Bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinin tuza toleranslarının belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
PARLAK ÖZASLAN A. ve M. PARLAK Sulama Suyu Tuzluluğunun Korunganın (Onobrychis viciifolia Scop.) Bazı Bitki Gelişim Parametreleri ve Toprak Tuzluluğuna Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
MUHAMMAD A., E. M. UMER ve A. KARİM Değişik Ekim Modelleri Kullanılarak Birlikte Ekilen Pamuğun (Gossypium hirsutum L.) Verim ve Rekabet Endeksleri Özet Tam Metin(PDF)
ÖZTÜRK İ. ve A. GÖKKUŞ Azotla gübrelemenin bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin verimi ve kalitesine etkileri Özet Tam Metin(PDF)
GEÇİT H. H. ve E. ÇAKIR Makarnalık buğdayda (Triticum durum L.) sulama ve azotlu gübrelemenin verim ve verim öğeleri üzerine etkis Özet Tam Metin(PDF)
KAYDAN D. ve M. YAĞMUR Van ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin verim ve verim öğeleri üzerine bir araştırma Özet Tam Metin(PDF)
TOZLU E., T. DİZİKISA, A. M. KUMLAY,,M. OKÇU, M. PEHLUVAN ve C. KAYA Erzurum-Pasinler ekolojik koşullarında yetiştirilen bazı yağlık ayçiçeği (Helianthus annuus L.) hibridlerinin agronomik performanslarının belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
GÜMÜŞÇÜ A. ve N. ARSLAN Bazı haşhaş (Papaver somniferum L.) melez hatlarının verim ve verim öğelerinde heterosis üzerine araştırmalar Özet Tam Metin(PDF)
YAŞINOK ERSAYIN A., F. I. ŞAHİN ve M. HABERAL Zea mays'dan Endofitik ve Ksilanolitik Bacillus pumilus Suşlarının İzolasyonu Özet Tam Metin(PDF)
AKTAŞ H. ve Y. Z. KATIRCIOĞLU Bazı buğday ve arpa çeşit ve hatlarının önemli bazı fungal patojenlere karşı reaksiyonları Özet Tam Metin(PDF)
BAYRAM Ş. Ankara'da karaağaç (Ulmus glabra Mill.)'da gal yapan yaprakbitlerinde avcı Coccinellidae (Coleoptera), Chrysopidae ve Hemerobiidae (Neuroptera) familyasına bağlı türler Özet Tam Metin(PDF)
PARLAK M., A. FİDAN, İ. KIZILCIK ve H. KOPARAN Eceabat ilçesi (Çanakkale) tarım topraklarının verimlilik durumlarının belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
GÜRHAN R. ve C. İ. ÇAY Pasif süspansiyonlu traktör sürücü koltuklarının benzeştirilmiş deney ortamındaki performansları Özet Tam Metin(PDF)
KORKMAZ A. Ş. ve M. KIRKAĞAÇ Tatlı suda beton havuzlarda ve denizde ağ kafeslerde yetiştirilen gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) et verimi, vücut kompozisyonu ve enerji kapsamı Özet Tam Metin(PDF)
ŞAHİN. K. ve İ.H. YILMAZ Van ilinde yem bitkileri tarımı, mera kullanımı ve sosyo ekonomik yapı üzerine bir araştırma Özet Tam Metin(PDF)
PAKSOY, M. ve A. ÖZÇELİK Kahramanmaraş ilinde süt üretimine yönelik keçi yetiştiriciliğine yer veren Tarım İşletmelerinin ekonomik analizi Özet Tam Metin(PDF)
ÜNAL H. G., K. YAMAN ve A. GÖK Türkiye'de tarımsal iş kazaları ve meslek hastalıklarının maliyeti üzerine bir araştırma Özet Tam Metin(PDF)
KUTAY E. L. ve G. AKINCI KESİM Miniaturk parkı kullanıcılarının estetik ve işlevsel açıdan karşılaştıkları sorunların saptanması Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2008, 14 (4) 313-319

Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Tuza Toleranslarının Belirlenmesi* (Türkçe)

Esra KARAKULLUKÇU1 ve M. Sait ADAK1
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü

Çalışma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü deneme serasında 2006 yılında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinin tuza toleranslarının incelenmesidir. Denemede beş nohut çeşidi kullanılmıştır. Tuzlu koşullar oluşturmak amacıyla, 2 kg toprak alan saksılara 0 (kontrol) ve 60 mM NaCl uygulanmıştır. Temel gübreleme amacıyla her saksıya 100 mg kg-1 N (NH4NO3), 50 mg kg-1 P ve 63 mg kg-1 K (KH2PO4) verilmiştir. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre bitki boyu, kök uzunluğu, toprak üstü yaş ve kuru ağırlık, kök yaş ve kuru ağırlığı bakımından kontrol grubu bitkilerinde daha yüksek değerler belirlenmiştir. Na içeriği bakımından bitkinin toprak üstü aksamı ve kökte tuz uygulamasında daha yüksek sonuçlar alınmıştır. Bitkide K, kontrol grubunda, kökte ise tuz uygulamasında daha yüksek çıkmıştır. Cl bakımından ise, Na'da olduğu gibi bitkinin her iki kısmında da tuz uygulamasında daha yüksek veriler elde edilmiştir. Uygulamalar sonunda; kontrol grubu bitkilerde boy 29.66-37.92 cm, kök uzunluğu 12.18-16.68 cm; toprak üstü yaş ağırlık 26.50-33.00 g, kuru ağırlık 5.47-6.43 g; kök yaş ağırlık 1.61-2.24g, kuru ağırlık 0.79-1.41 g; kuru ağırlık olarak toprak üstü / kök oranı 4.81-7.39 arasında değişmiştir. Tuz uygulama grubunda ise bitkilerde boy 23.89-34.08 cm; kök uzunluğu 11.45-15.29 cm; toprak üstü yaş ağırlık 23.00-33.00g; kuru ağırlık 3.83-5.52 g; kök yaş ağırlığı 0.84-2.01 g; kök kuru ağırlığı 0.62-1.27 g; kuru ağırlık olarak toprak üstü / kök oranı 4.43-8.42 arasında değişmiştir. Araştırmada kullanılan nohut çeşitlerinden Canıtez 87, İzmir 92 ve Sarı 98 çeşitleri sırasıyla tuza daha toleranslı olurken, Menemen 97 çeşidi en duyarlı çeşit olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Nohut (Cicer arietinum L.), tuzluluk, tolerans.














yukarı

2008, 14 (4) 320-325

Sulama Suyu Tuzluluğunun Korunganın (Onobrychis viciifolia Scop.) Bazı Bitki Gelişim Parametreleri ve Toprak Tuzluluğuna Etkisi (İngilizce)

Altıngül ÖZASLAN PARLAK1 and Mehmet PARLAK2
1Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale
2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lapseki Meslek Yüksekokulu-Çanakkale

Bu çalışma sulama suyu tuzluluklarının korunganın verimi ve kalitesi ile toprak tuzlulaşması üzerine olan etkilerini ortaya koymak amacıyla serada, 35 cm çapında ve 65 cm yüksekliğinde PVC kolonlarda yapılmıştır. Korunga tuzluluk sorunu olan kurak ve yarı kurak bölgelerde yetiştiği ve soğuğa dayanıklı olduğu için seçilmiştir. 5 sulama suyu tuzluluğu (0.27, 3.5, 7, 10 ve 13 dS m-1) ve iki alkalilik düzeyinde (SAR= 0.35 ve 10) 3 tekrarlamalı olarak, tesadüf parsellerinde faktöriyel düzende ele alınmıştır. Kolonlardan 2 kere biçim yapılmıştır. Her iki biçimde de artan tuz miktarı ve alkalilikle bitki boyu kısalmış, kuru ot verimi ve ham protein oranı azalmıştır. Hatta en yüksek tuz konsantrasyonu ve alkalilikte ikinci biçimde canlı bitki kalmamıştır. Ayrıca sulama suyu tuzluluğunun artışına bağlı olarak toprak tuzluluğu artış göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Korunga, sulama suyu tuzluluğu, tuzluluk-verim ilişkisi.















yukarı

2008, 14 (4) 326-333

Değişik Ekim Modelleri Kullanılarak Birlikte Ekilen Pamuğun (Gossypium hirsutum L.) Verim ve Rekabet Endeksleri* (İngilizce)

Muhammad Aasim1, Ejaz Muhammad Umer2 ve Abdul Karim2
*Summarised from the MSc. (Hons) Agri. thesis
1Department of Agronomy, Faculty of Agriculture, University of Agriculture, Faisalabad, Pakistan
2Department of Agronomy, University College of Agriculture, Bahauddin Zakariya University, Multan, Pakistan

Bu çalışmada pamuğa dayalı ekim deseni sisteminde, Pakistan'da yaygın olarak yetiştirilen ve 80 cm ve 120/40 cm'lik sıra aralıklarında NIAB 78 pamuk çeşidi ile börülce ve sorgum beraber ekilerek biyoekonomik etkinliği karşılaştırılmıştır. Alan eşdeğer oranının birlikte ekimde yalın ekime göre % 32-46 oranında avantaj sağladığı görülmüştür. Area time değerlerinin pamuk+börülce ekiminde % 5-13 avantajli, pamuk+sorgum ekiminde ise % 9-23 dezavantajlı olduğu görülmüştür. Agresiviti ve Kompetetif oranı bakımından pamuk diğer bitkilere göre dominant görülmüştür. Ancak diğer bitkiler pamuğa göre asil verim kayıplarında daha dominant görülmüşlerdir. Birlikte ekimdeki AYL değerleri % 32.1 - 116.3 oranında düzelme avantajı göstermiştir. Birlikte ekim avantaj değerleri, (-3.865; -151.035) oranında negatif bulunduğundan ve fiyat değişikliklerinden dolayı amaca uygun olmadığı görülmüştür. Parasal avantaj endeks değerleri bakımından da yine kesin bir verim artışı görülmüştür. Börülce ile birlikte ekimde pamuk verimi düşmüştür ancak, pamuk ile birlikte ekimde 80 ve 120/40 cm'lik sıra aralığı sisteminde bu bitki en uygun görülmüştür. Pakistan'da makineli tarım için yalnızca pamuk ve birlikte ekimin kolay işlenmesinde kolaylık sağladığından dolayı 120/40 cm'lik sıra aralığı 80 cm'lik sıra aralığına göre tavsiye edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Rekabet indeksleri, pamuk, börülce, sorgum, birlikte ekim, ekim deseni













yukarı

2008, 14 (4) 334-340

Azotla Gübrelemenin Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin Verimi ve Kalitesine Etkileri* (Türkçe)

İrfan ÖZTÜRK1 ve Ahmet GÖKKUŞ2
*Yüksek Lisans Tezi'nden özetlenmiştir.
1Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Edirne
2Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale

Trakya'da ağırlıklı olarak buğday yetiştirildiği için her yıl değişik yollarla bölgeye farklı buğday çeşitleri girmektedir. Ekilen çeşit sayısının fazla olması ister istemez bazı sorunları (düşük verim ve kalite, hastalık, soğuk ve kurağa az dayanıklılık gibi) da beraberinde getirmektedir. Bu yüzden araştırmada yöreye en uygun çeşit ve azot dozunun belirlenmesi hedeflenmiştir. Deneme Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün deneme tarlasında 2003/2004 ve 2004/2005 yetiştirme yıllarında yürütülmüştür. Araştırma tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ana parsellere çeşitler (Gelibolu, Pehlivan, Turan-2000, Kate A-1 ve Golia), alt parsellere azot dozları (0, 4, 8, 12 ve 16 kg/da) yerleştirilmiştir. Azotun 1/3'ü ekim öncesi, 1/3'ü kardeşlenme ve 1/3'ü sapa kalkma döneminde verilmiştir. Denemenin ilk yılında çeşitler ve azot dozları arasında önemli fark olmamıştır. İkinci yılda Kate A-1 ve Turan-2000 daha yüksek tane verimine (539.9±35.1 ve 537.0±39.8 kg/da) sahip olmuşlardır. Bu yılda verilen azotun artışı ile tane verimi de artarak en yüksek azot uygulamasından (16 kg/da) en yüksek verim (616.1±23.4 kg/da) alınmıştır. Azotla gübreleme unun kalite özelliklerini (glüten miktarı ve sedimantasyon değerini) yükseltmiştir. Bu etki çeşitlere ve yıllara göre 8-16 kg/da azot dozuna kadar sürmüştür. Genel olarak Golia ve Gelibolu çeşitlerinden elde edilen unun ekmeklik kalitesi diğer çeşitlerden biraz daha yüksek olmuştur. Tane verimi ve un kalitesi birlikte ele alındığında, yöre için Gelibolu çeşidi tavsiye edilebilir niteliktedir.

Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday, azot, tane verimi, glüten miktarı, glüten indeksi, sedimantasyon değeri.













yukarı

2008, 14 (4) 341-349

Makarnalık Buğdayda (Triticum durum L.) Sulama ve Azotlu Gübrelemenin Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi*(Türkçe)

H. Hüseyin GEÇİT1 ve Ertuğrul ÇAKIR2
* Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara
2Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı-Ankara

Bu araştırma; Haymana koşullarında 1996-1997 ve 1997-1998 yıllarında iki yıl süre ile yürütülmüştür. Kunduru-1149 ve Berkmen-469 makarnalık buğday çeşitlerine; üç farklı sulama (bir kez, iki kez, üç kez) ve 2, 8, 16 ve 20 kg/da olmak üzere dört farklı azot dozu uygulanarak başak uzunluğu, sap uzunluğu, biyolojik verim, hasat indeksi ve birim alan tane veriminde ortaya çıkan değişimler incelenmiştir. Denemeler her iki yılda da buğday anızında yürütülmüştür. Tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülen çalışmada çeşitler ayrı ayrı ele alınmıştır. Ana parsellere sulamalar (S1, S2, S3), alt parsellere ise azot dozları (N1, N2, N3, N4) yerleştirilmiştir. En yüksek birim alan tane verimi Kunduru-1149 çeşidinde birinci yılda 429, ikinci yılda 605, Berkmen-469 çeşidinde birinci yılda 415, ikinci yılda 482 kg/da olarak elde edilmiştir. Bu değerler; ekilişte, sapa kalkma devresinde, başaklanma devresinde olmak üzere üç defa sulanan ve ekimle birlikte 2, sapa kalkma öncesinde 9, başaklanma öncesinde 9 kg/da (toplam 20 kg/da N) saf azot verilen parsellerde ortaya çıkmıştır. Kunduru-1149 çeşidinde, en yüksek başak uzunluğu birinci yılda 5.87, ikinci yılda 7.63 cm; en yüksek sap uzunluğu birinci yılda 128,33, ikinci yılda 156.67 cm; en yüksek biyolojik verim birinci yılda 1138.67, ikinci yılda 1578.33 kg; en yüksek birim alan hasat indeksi birinci yılda % 37.26, ikinci yılda % 38.32. arasında değişmiştir. Berkmen-469 çeşidinde ise aynı değerler sırası ile 5.70-6.00 cm, 91.63-150.00 cm, 1120.96-1272.00 kg/da, % 37.10-37.93 olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Makarnalık buğday, sulama, azotlu gübreleme, birim alan tane verimi, verim komponentleri.












yukarı

2008, 14 (4) 350-358

Van Ekolojik Koşullarında Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Çeşitlerinin Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Bir Araştırma* (Türkçe)

Diğdem KAYDAN1 ve Mehmet YAĞMUR1
*Yüzüncü Yıl Üniv. Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu tarafından desteklenmiştir.
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Van ekolojik koşullarında 2005-2006 ve 2006-2007 yetiştirme sezonunda yürütülen bu araştırmada, on altı ekmeklik buğday (Tir, Bezostaja, Gerek-79, Kutluk- 94, Kırgız- 95, Süzen -97, Aytin- 98, Harmankaya -99, Altay -2000, Dağdaş -94, Lancer, Doğu- 88, Karasu- 90, Palandöken- 97, Nenehatun ve Alparslan) çeşidinin tane verimi ve bazı verim öğeleri belirlenmiştir. Tane verimi ve verim öğeleri bakımından her iki yılda da çeşitler arasında önemli farklılıklar tespit edilmiştir. İki yıllık ortalamaya göre çeşitlerin başaklanma süresi 180.75 (Aytin-98) -190.62 (Karasu-90) gün, tane dolum süresi 33.12 (Lancer)- 39.25 (Gerek-79 ve Alparslan) gün, metrekarede fertil başak sayısı 265.25 (Tir)- 412.25 (Doğu-88) adet, başak uzunluğu 5.72 (Aytin-98)- 7.27 (Nenehatun) cm, bitki boyu 66.00 (Harmankaya)- 86.05 (Tir) cm, başakta tane sayısı 20.32 (Gerek-79)-27.47 (Harmankaya) adet, başakta tane verimi 0.65 (Alparslan)-0.93 (Harmankaya) g, bin tane ağırlığı 29.26 (Aytin-98)-37.45 (Tir) g ve tane verimi 167.07 (Tir)-238.36 (Doğu-88) kg/da arasında değişmiştir. Doğu-88, Nenehatun ve Alparslan ekmeklik buğday çeşitlerinin Van koşulları için ümitvar oldukları sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Buğday, tane verimi, verim öğeleri.










yukarı

2008, 14 (4) 359-364

Erzurum-Pasinler Ekolojik Koşullarında Yetiştirilen Bazı Yağlık Ayçiçeği (Helianthus annuus L.) Hibridlerinin Agronomik Performanslarının Belirlenmesi* (Türkçe)

Elif TOZLU1, Tülay DİZİKISA1, A. Metin KUMLAY2, Melih OKÇU1, Mücahit PEHLUVAN1 ve Canan KAYA1
*Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir.
1 Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü- Erzurum
2 Afyon Kocatepe Üniv.- Afyonkarahisar

Doğu Anadolu Bölgesinde ayçiçeği (Helianthus annuus L.) daha çok çerezlik olarak yetiştirilmesine rağmen, son yıllarda yağlık olarak da üretilmeye başlanmıştır. 2002-2003 yıllarında Erzurum-Pasinler ekolojik şartlarında yürütülen bu çalışmada, 13 yağlık ayçiçeği genotipinin verim (kg/da), bitki boyu (cm), tabla çapı (cm), sap çapı (cm), bin tane ağırlığı (g) ve yağ oranı (%) gibi değerleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma "Tesadüf Blokları Deneme" desenine göre 4 tekerrürlü olarak planlanmıştır. İki yıllık ortalamalara göre en yüksek verim TR-3080 (257.615 kg/da)'den, en yüksek yağ oranı ise % 47.385 ile Coban ve % 47.328 ile TR-4098'den elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan ayçiçeği genotiplerinden TR-3080, TR-4098, TR-6149 ve Nantio bölgemiz şartları için tavsiye edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Adaptasyon, ayçiçeği, Helianthus annuus L., çeşit denemesi, verim ve verim komponentleri.















yukarı

2008, 14 (4) 365-373

Bazı Haşhaş (Papaver somniferum L.) Melez Hatlarının Verim ve Verim Öğelerinde Heterosis Üzerine Araştırmalar* (Türkçe)

Ahmet GÜMÜŞÇÜ1 and Neşet ARSLAN2
* Doktora tezinin bir kısmından yararlanılarak hazırlanmıştır.
1 Selçuk Üniv. Çumra Meslek Yüksek Okulu Çumra- Konya
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü- Ankara

Bu çalışmanın amacı, ülkemizin haşhaş tarımı yapılan alanlarında halen ekilmekte olan mevcut çeşitlerin yanında, üreticilerin de istekleri doğrultusunda, hem kapsül ve tohum verimi yüksek olan hem de morfin oranı ülke ortalamasından daha yüksek bir düzeyde olan bazı materyaller geliştirmek ve elde etmektir. İki yıl süreyle yürütülen çalışmaların ilk yılında seçilmiş olan yedi hat resiprok olarak melezlenmiş; elde edilen melezlerle birlikte anaç hatlar ikinci yıl verim denemesine alınmıştır. Melez ve anaç hatların verim öğeleri karşılaştırılmış ve aralarındaki heterosis ile heterobeltiosis değerleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre heterosis ve heterobeltiosis değerleri bakımından önemli bazı karakterlerde elde edilen değerler şöyle bulunmuştur: Bitki başına tohum verimi bakımından heterosis % -13.42 ile % 37.14; heterobeltiosis % -22.48 ile % 36.29; dekara kapsül verimi bakımından heterosis % -33.92 ile % 45.39, heterobeltiosis % -40.83 ile % 34.67; dekara tohum verimi bakımından heterosis % -32.05 ile % 45.89, heterobeltiosis % -38.34 ile % 43.22; morfin oranı bakımından heterosis % -24.21 ile % 44.62; heterobeltiosis % -32.44 ile % 32.68; dekara morfin verimi bakımından heterosis % -37.63 ile % 100.39; heterobeltiosis % -54.68 ile % 95.21 arasında değişim göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Haşhaş, Papaver somniferum, heterosis, heterobeltiosis, verim öğeleri.







.





yukarı

2008, 14 (4) 374-380

Zea mays'dan Endofitik ve Ksilanolitik Bacillus pumilus Suşlarının İzolasyonu* (İngilizce)

Ayşegül ERSAYIN YAŞINOK1, Feride Iffet ŞAHİN1 ve Mehmet HABERAL1
1Başkent Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı-Ankara

Bu çalışmada, yüzey sterilizasyonu yapılmış Zea mays gövde ve yapraklarından, sırası ile M1 ve M2 olarak isimlendirilen iki tane endofitik ksilanolitik bakteri izole edilmiştir. Izolatlar Bacillus pumilus olarak tanımlanmıştır. Mikroorganizmalar agar üzerinde farklı morfoloji sergilemiştir. Izolatlar arasında, ksilanaz üretim seviyesi ve profilinde de farklılıklar bulunmaktadır. İçinde %3 mısır koçanını tek karbon kaynağı olarak bulunduran sıvı besi yerinde, Bacillus pumilus M1 ve Bacillus pumilus M2 sırası ile maksimum ksilanaz aktivitesi olan 188.0 ± 20.0 ve 5.6 ± 1.1 U/ml değerlerine ulaşabilmiştir. İzolatlar, kaba fermentasyon özütünde çok düşük miktarda selülaz üretmiştir. B. pumilus M1 ksilanazı kısmi karakterize edilmiştir. Enzim pH 8.0 ve 65°C'de maksimum aktivite götermiş, kağıt beyazlatma endüstrisine uygun görülmüş ve ileri derecede karakterizasyona ihtiyaç duymuştur. Sonuç olarak, bu çalışma Zea mays'ın iç kısmının, ksilanaz üreticilerinin izolasyonu için yeni ve iyi bir kaynak olduğunu göstermiştir. Detaylı tanımlama ardından bu enzimler, kağıt, tekstil, gıda ve yem endüstrisinde çeşitli uygulamalarda değerlendirilebilmesi mümkündür.

Anahtar Kelimeler: Bacillus pumilus, endofit, bitki, ksilan, ksilanaz üreticileri.













yukarı

2008, 14 (4) 381-385

Bazı Buğday ve Arpa Çeşit ve Hatlarının Önemli Bazı Fungal Patojenlere Karşı Reaksiyonları (Türkçe)

Hüseyin AKTAŞ1 ve Y. Zekai KATIRCIOĞLU2
1Karatekin Üniv. Çankırı Orman Fakültesi - Çankırı
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü -Ankara

Bu çalışmada, 38 buğday çeşit ve hattının Drechslera sorokiniana, Tilletia foetida, T. caries ve Ustilago nuda tritici'ye, 22 arpa çeşit ve hattının ise D. sorokiniana, D. teres, Ustilago hordei, ve U. nigra' ya karşı reaksiyonlarına bakılmıştır. Çalışmada D. sorokiniana'nın S-96 ve D. teres'in T-4 ırkları, diğer patojenlerin ise popülasyonları kullanılmıştır. Sürme ve rastık çalışmaları tarlada diğer çalışmalar serada yürütülmüştür. Çalışmada Porsuk 2800 ve Kunduru 149 buğday çeşitleri gerek sürme ve gerekse buğday açık rastığına dayanıklı bulunurken, D. sorokiniana'ya karşı dayanıklı buğday çeşit veya hattı bulunamamıştır. Arpa bitkilerinden sadece YEA 674-6 arpa hattı D. sorokiniana 'ya dayanıklılık gösterdiği halde D. teres'e karşı ise hiçbir dayanıklı arpa çeşit ve hattına rastlanmamıştır. Arpa yarı açık ve kapalı rastığının her ikisine karşı 4 arpa çeşidinin ( Zafer 160, Yeşilköy 387, Yerçil 147, Gem ) dayanıklı olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Fungal patogen, ıslah, hastalık reaksiyonu, buğday, arpa.


 













yukarı

 

2008, 14 (4) 386-393

Ankara'da Karaağaç (Ulmus glabra Mill.)'da Gal Yapan Yaprakbitlerinde Avcı Coccinellidae (Coleoptera), Chrysopidae ve Hemerobiidae (Neuroptera) Familyasına Bağlı Türler (Türkçe)

Şerife BAYRAM1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Ankara'da 2001 yılında yürütülen bu çalışmada Karaağaç (Ulmus glabra Mill)'ta gal yapan yaprakbitleri ile beslenen Coccinellidae (Coleoptera), Chrysopidae ve Hemerobiidae (Neuroptera) familyasına bağlı türler belirlenmiştir. Ankara'da karaağaçta gal yapan 3 önemli yaprakbiti bulunmaktadır. Bunlar; Eriosoma lanuginosum (Hartig), E. ulmi (L.) ve Tetraneura ulmi (L.)'dir. Yapılan örneklemeler sonucu Ankara'da Karaağaç'ta gal yapan yaprakbitleri ile beslenen Coccinellidae familyasından 4 tür ve 1 alttür, Chrysopidae familyasindan 1 tür ve Hemerobiidae familyasından da 2 tür tespit edilmiştir. Bunlar; Adalia bipunctata (L.), A. fasciatopunctata revelierei (Muls.), Exochomus quadripustulatus (L.), Scymnus apetzi (Mulsant), S. rubromaculatus (Goeze) (Coccinellidae), Cunctochrysa albolineata Killington (Chrysopidae), Sympherobius pygmaeus (Rambur) ve Wesmaelius subnebulosus (Stephens) (Hemerobiidae)'dur. Karaağaç'ta gal yapan yaprakbitlerinde avcı olarak coccinellidlerin neuropterlerden daha fazla bulunduğu tesbit edilmiştir. Avcı coccinellidlerden E. quadripustulatus'un en fazla bulunan tür olduğu, bu türü A. bipunctata'nın izlediği S. rubromaculatus'un ise en az bulunan tür olduğu saptanmıştır. Neuropterlerden C. albolineata en fazla bulunan tür olmuştur. Coccinellidlerin yaprakbitlerinden en fazla E. lanuginosum'un oluşturduğu galli yapraklarda bulundukları tesbit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Gal yapan yaprakbitleri, Coccinellidae, Chrysopidae, Hemerobiidae, Türkiye.









yukarı



2008, 14 (4) 394-400

Eceabat İlçesi (Çanakkale) Tarım Topraklarının Verimlilik Durumlarının Belirlenmesi (Türkçe)

Mehmet PARLAK1 , Abidin FİDAN2, İlker KIZILCIK2 ve Hakan KOPARAN2
1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Lapseki Meslek Yüksekokulu-Çanakkale
2 Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü-Çanakkale

Bu araştırma Çanakkale'ye bağlı Eceabat ilçesi tarım topraklarının verimlilik durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla araştırma alanını temsil edebilecek şekilde 116 toprak örneği alınmış ve bu örneklerin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre topraklar değişik miktarlarda kireç içermekte olup, hafif alkalin, tuzsuz, düşük organik madde ve yüksek potasyum içermektedirler. Toprakların fosfor (toprakların % 50.86' sı), çinko (toprakların % 83.62' si) ve mangan (toprakların % 58.62' si) miktarları yetersiz, fakat kalsiyum (toprakların % 90.52' si), magnezyum (toprakların tamamı), bakır (toprakların % 99.14' ü) ve demir (toprakların tamamı) miktarları ise yeterlidir.

Anahtar Kelimeler: Toprak verimliliği, toprak analizi, Çanakkale, Eceabat.





 









yukarı



2008, 14 (4) 401-408

Pasif Süspansiyonlu Traktör Sürücü Koltuklarının Benzeştirilmiş Deney Ortamındaki Performansları* (Türkçe)

Recai GÜRHAN1 ve Cengiz İsmail ÇAY2
*Doktora tezinden özetlenmiştir.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makineleri Bölümü-Ankara
2Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Tarım Alet ve Makineleri Test Merkezi Müdürlüğü-Ankara

Bu çalışmada, pasif titreşim yalıtım sistemine sahip traktör sürücü koltuklarının, benzeştirilmiş giriş titreşim deneylerindeki performansları incelenmiştir. Bu amaçla 78/764/AT Tip Onayı Yönetmeliği ve ISO 2631-1 numaralı standarttan yararlanılmıştır. Öncelikle araştırma materyalini oluşturan 18 adet sürücü koltuğu, yalıtım sistemi tiplerine göre sınıflandırılmıştır. Buna göre mekanik ve pnömatik olmak üzere iki ana tip grubu oluşturulmuştur. Mekanik süspansiyon grubu içinde L tipi, düşey tip ve yatay tip olmak üzere üç alt grup; pnömatik süspansiyon grubu altında da sürücü kütlesi otomatik ayarlı tip ve sürücü kütlesi elle ayarlanan tip olmak üzere iki alt grup belirlenmiştir. Bu şekilde belirlenen koltuklar 78/764/AT Tip Onayı Yönetmeliği'nde belirtilen her üç traktör titreşim sınıfı için deneye tabi tutulmuştur. Deney sonuçları ISO 2631-1'e göre frekans ağırlıklı KOK ivme değerleri olarak alınmıştır. Yapılan deneylerin sonucunda 18 koltuğun tamamı 1. ve 2. sınıf titreşim testlerinden başarı ile çıkmış, sadece L tipi mekanik süspansiyonlu iki koltuk 3. titreşim sınıfı deneylerinde, ağır sürücü kademesinde başarısız olarak değerlendirilmiştir. Deneylerden elde edilen sonuçların Duncan analizinde ise, 1. ve 2. sınıf titreşim testlerinde en iyi koltuk grubu, sürücü kütlesi otomatik olarak ayarlanabilen tip pnömatik koltuk grubu olmuştur. 3. sınıf testlerinde ise, istatistiksel açıdan önemli kabul edilebilecek herhangi bir farklılık belirlenmemiştir.

Anahtar Kelimeler: Tarım traktörü, sürücü koltuğu, pasif süspansiyon, titreşim yalıtımı.






yukarı



2008, 14 (4) 409-413

Tatlı Suda Beton Havuzlarda ve Denizde Ağ Kafeslerde Yetiştirilen Gökkuşağı Alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) Et Verimi, Vücut Kompozisyonu ve Enerji Kapsamı (Türkçe)

Ahmet Şeref KORKMAZ1 ve Mine KIRKAĞAÇ1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü- Ankara

Bu çalışmada, tatlı suda beton havuzlarda ve denizde ağ kafeslerde yetiştirilen gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) et verimi, vücut kompozisyonu ve enerji kapsamı incelenmiştir. Tatlı suda beton havuzlarda ve denizde yetiştirilen alabalıkların net et verimi, sırasıyla % 64, 92 2,75 ve % 66,53 2,30, derili et verimi ise % 71,74 0,47 ve % 73,24 0,44 olarak saptanmıştır. Tatlı suda ve denizde yetiştirilen alabalıklarda ham protein sırasıyla % 20,33 0,30 ve % 19,59 0,30, ham yağ sırasıyla % 4,1 0,09 ve % 4,0 0,10, ham kül sırasıyla % 1,22 0,08 ve % 1,17 0,12, su % 74,18 0,06 ve % 75,24 0,65 ve toplam enerji kapsamı 6,51 0,04 ve 6,26 0,03 kj.g-1 olarak saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda, denizde ağ kafeslerde ve tatlı suda beton havuzlarda yetiştirilen alabalıklar arasında et verimi, vücut kompozisyonu ve enerji kapsamı açısından farklılık olmadığı saptanmıştır (P>0,05).

Anahtar Kelimeler: Oncorhynchus mykiss, gökkuşağı alabalığı, vücut kompozisyonu, et verimi, toplam enerji.




 






yukarı


2008, 14 (4) 414-419

Van İlinde Yem Bitkileri Tarımı, Mera Kullanımı ve Sosyo Ekonomik Yapı Üzerine Bir Araştırma (Türkçe)

Kasım ŞAHİN1 ve İ.Hakkı YILMAZ2
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Van
2 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu araştırma Van ilinde yem bitkileri tarımı ve mera kullanımının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Van ilinde yem bitkisi üretiminin yoğun olarak yapıldığı Van merkez ve seçilen üç ilçesinden tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak 122 yem bitkisi üreticisiyle görüşme yapılmıştır. 2007 üretim dönemine ait veriler, köylerdeki görüşülen kişilerden anket yoluyla toplanmıştır. İşletmelerde ortalama nüfus işletme başına 10.02'dir. Görüşülen çiftçilerin yaş ortalaması 40.48 yıl, aldıkları eğitim süresi ortalama 8.16 yıl ve işletmelerdeki ortalama tarımsal üretim tecrübeleri 22.86 yıldır. İşletmelerde yem bitkileri ekim alanı ortalama 29.38 dekar olup, bunun 20.67 dekarı yonca ve 8.71 dekarı ise korungadır. İşletmelerdeki ortalama büyükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan birimi cinsinden (BBHB) 4.61 olarak belirlenmiştir. Küçükbaş hayvan sayısı ise 36.08 baştır. Üretilen yem bitkilerinin tamamı işletmedeki hayvanların beslenmesinde kullanılmaktadır. Çok az da olsa bazı dönemlerde dışardan kaba yem teminine de gidilmektedir. Kesif yemler ilçe veya il merkezinden temin edilmektedir. İşletmelerde kullanılan kaba yemler arasında ilk sırayı saman alırken, bunu yonca, korunga ve çayır otu takip etmektedir. Görüşülen işletmelerin % 76.22'si hayvanlarını meralarda otlattıklarını belirtmişlerdir. Hayvanların meralara çıktığı ay (% 78.49) Nisan ayı iken, otlatılmaya son verilen ay (65.59) ile Aralık ayı olarak belirtilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yem bitkileri üretimi, mera kullanımı, sosyo ekonomik yapı.













yukarı

2008, 14 (4) 420-427

Kahramanmaraş İlinde Süt Üretimine Yönelik Keçi Yetiştiriciliğine Yer Veren Tarım İşletmelerinin Ekonomik Analizi* (Türkçe)

Mücahit PAKSOY1 ve Ahmet ÖZÇELİK2
*Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Kahramanmaraş
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü Dışkapı-Ankara

Bu çalışmanın amacı, Kahramanmaraş ilinde süt üretimine yönelik keçi yetiştiriciliğine yer veren tarım işletmelerinin ekonomik analizini yaparak bu işletmelerin; ekonomik yapılarını, yıllık faaliyet sonuçlarını belirlemektir. Bu bakımdan çalışmanın materyalini yörede keçi yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı köylerden tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 76 adet işletmeden anket yoluyla toplanan veriler oluşturmuştur. Araştırmada keçi yetiştiriciliğine en az 10 baş hayvanla yer veren işletmeler seçilmiştir. Söz konusu işletmeler; 10-80 ile 81 ve daha fazla sayıda keçi yetiştiren olmak üzere iki büyüklük grubuna ayrılmıştır. Araştırma verileri 2000-2001 üretim dönemine ait bulunmaktadır. Araştırma bulgularına göre işletmeler ortalamasında aktif sermaye içinde çiftlik sermayesinin oranı %48.99, işletme sermayesinin oranı %51,01'dir. Hayvansal üretim değerinin %83,53'ü keçi yetiştiriciliğinden, keçi yetiştiriciliğinde de üretim değerinin %44,86'sı süt üretim değerinden elde edilmektedir. Gayrisafi üretim değerinin %14,71'ini bitkisel üretim değeri, %85,29'unu hayvansal üretim değeri oluşturmaktadır. Gayrisafi üretim değeri içinde en büyük payı keçi yetiştiriciliği (%71,24) almaktadır. İşletmelerde elde edilen toplam aile gelirinin %92,0'si tarımsal gelir, %8,0'i tarım dışı gelirdir. Ekonomik analiz sonucunda büyük işletmelerin küçük işletmelere oranla daha başarılı olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Keçi, ekonomik analiz, Kahramanmaraş


 






yukarı

2008, 14 (4) 428-435

Türkiye'de Tarımsal İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Maliyeti Üzerine Bir Araştırma (Türkçe)

H. Güran ÜNAL1, Kemal YAMAN2 ve Arif GÖK2
1 Kastamonu Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü-Kastamonu
2 Kastamonu Üniv. Meslek Yüksekokulu-Kastamonu

İnsan hayatı her şeyden daha önemli ve değerlidir. Bir insanın işgücüne katılması için gereken süre ile eğitimi ve yetişmesi için harcanan para hesaplanamaz boyutlardadır. Bir iş kazasının veya meslek hastalığının yol açtığı ekonomik kayıp, bu kazayı önlemek için yapılan harcamalarla kıyaslanmayacak ölçüde yüksek olmaktadır. Bu çalışma ile özellikle tarım sektörü ve diğer sektörlerdeki iş kazası ve meslek hastalıklarının ekonomide yol açtığı kayıplar ortaya konularak, bu konuda önlem almanın gereği ve önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Tarım sektöründe ortalama kaza maliyeti 7.250$, diğer sektörlerde 3.996$, sektörler ortalamasında 4.011$ bulunmuştur. Buna göre, bir tarımsal kazanın maliyetin diğer sektörlerdeki kaza maliyetinden %81 daha fazla olduğu ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal iş kazaları, meslek hastalığı, iş kazası maliyeti.


 






yukarı

2008, 14 (4) 436-443

Miniaturk Parkı Kullanıcılarının Estetik ve İşlevsel Açıdan Karşılaştıkları Sorunların Saptanması* (Türkçe)

Elif Lütfiye KUTAY1 ve Güniz AKINCI KESİM2
Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır.
1Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniv. Mimarlık Fak. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü-İstanbul
2 Düzce Üniv. Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Düzce

Küçük ölçeklerdeki minyatür yapıların ya da yerleşim alanlarının sergilendiği minyatür parklar, eğitici, öğretici ve rekreasyona olanak sağlayan fonksiyonuyla birden fazla işlevi bir arada barındıran kamusal açık alanlardır. Ülkemizde de 2003 yılında Haliç'in Sütlüce semtinde dolgu bir kıyı üzerinde kullanıma açılan bir minyatür park olan Miniaturk, küçük ölçülerdeki minyatür yapıları içermektedir. Bu çalışmada Miniaturk'ün estetik açıdan sorunlarını belirlemek ve analizlerini yapmak üzere alanda gözlemler yapılmış, ayrıca alana gelen rasgele seçilmiş 300 kişiye farklı dönemlerde yarı standart anket formları da uygulanmıştır. Anket verileriyle, alana gelen kullanıcı profili yüzde değerleriyle ortaya çıkarılmış ve kullanıcı profili ile alanda karşılaşılan sorunlar arasında korelasyon analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler, bulgular bölümünde çizelgelerle belirtilmiştir. Sonuç olarak hem plancı ve hem de kullanıcı bakış açısıyla alanda karşılaşılan sorunlar tartışılmış ve alternatif çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Bu önerilerden bazıları, Miniaturk'ün çevresinin bitkilendirilmesi ve iyileştirilmesi, iç sirkülasyonunun yeniden ele alınması ve düzenli bakım yapılması olarak sıralanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Miniaturk, alan kullanımı, Haliç, açık ve yeşil alan







yukarı

 







yukarı





yukarı

 






yukarı


 





yukarı