yukarı
2008, Cilt: 14, Sayı: 3
İçindekiler
 
POLAT, M. ve M. ÇELİK Ankara (Ayaş) Koşullarında Organik Çilek Yetiştiriciliği Özet Tam Metin(PDF)
DARBANDİ, S., A.F. FARD, A.H. DALIR, S.A. SADRADDİNİ ve D.F. ZADEH Kamanaj Havzasında Yağışlara Bağlı Yüzey Akışı Oluşumunun Dağılma Modeli Yardımıyla Hidrolik Simülasyonu Özet Tam Metin(PDF)
EKİNCİ, R., O. GENCER ve S. BAŞBAĞ Okra ve Normal Yapraklı Pamuklarda (Gossypium hirsutum L.) Bazı Fizyo-Morfolojik Oluşumların Verim ile Olan İlişkileri Özet Tam Metin(PDF)
SEZGİ, H.B. ve S. BEKCAN Farklı Periyotlarda 17-?-Metiltestosteron ile Beslemenin Tilapya Balıklarının (Oreochromis niloticus L.) Cinsiyet Dönüşümü Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
DAY, S., M.D. KAYA ve Ö. KOLSARICI Bazı Çerezlik Ayçiçeği (Helianthus annuus L.) Genotiplerinin Çimlenmesi Üzerine NaCl Konsantrasyonlarının Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
KILIÇKAN, A., A.K. ELİÇİN ve D. ERDOĞAN Pamuk Yağı Motorin Karışımlarının ve Pamuk Yağı Esterlerinin Küçük Güçlü Bir Dizel Motorda Yakıt Olarak Kullanımı Özet Tam Metin(PDF)
ARSLAN, N., E.O. SARIHAN ve A. İPEK Farklı Soğan Kesme Yöntemlerinin Fritillaria persica L.'nın Bazı Özellikleri Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
SEÇER, S., S. BEKCAN, A. TOPÇU, L. DOĞANKAYA, Ö. ZENCİR, S. SEÇER ve M. KINDIR Ankara Üniversitesi Sakaryabaşı Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu'nda Tilapya (Oreochromis niloticus L.) Balıklarının Yetiştirme Olanaklarının İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
TUNÇTÜRK, M. Bazı Yazlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinde Fosforlu Gübrelemenin Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi) Özet Tam Metin(PDF)
ÖZÇELİK, G. ve S. USTA Farklı Sulama Yöntemlerinin Topraktaki Amonyum ve Nitrat Azotu Kapsamlarına Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
ÇORUH, İ. ve S. BULUT Farklı Zamanlarda Ekilen Buğday Çeşitlerinin Yabancı Otların Kuru Ağırlık, Yoğunluk ve Rastlama Sıklıkları Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
PARLAK, M., S. KARACA ve N. TÜRKMEN Şeker Pancarı Hasadının Neden Olduğu Toprak Kaybının Maliyeti: Türkiye İçin Bir Durum Çalışması Özet Tam Metin(PDF)
DENİZHAN, E. ve S. ÇOBANOĞLU Aculus schlechtendali (Nalepa) (Acarina: Eriophyidae)'nin Ankara'da Malus floribunda L. (Rosaceae) Üzerinde Popülasyon Değişimi ve Predatörleri Özet Tam Metin(PDF)
DEMİRBAĞ SAHİN, N., H. KENDİR ve M. ASSİM Yaygın Mürdümük (Lathyrus sativus L.)'te Adventif Sürgün Rejenerasyonu Özet Tam Metin(PDF)
YOLCU, H. ve M. TAN Ülkemiz Yem Bitkileri Tarımına Genel Bir Bakış Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2008, 14 (3) 203-209
Ankara (Ayaş) Koşullarında Organik Çilek Yetiştiriciliği*
(Türkçe)

Mehmet POLAT1 ve Menşure ÇELİK2
*Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1 Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Isparta
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Son yıllarda tüketici bilinçlenmesindeki gelişmeler ile organik tarımın önemi artmaktadır. Bu çalışmada değişik organik uygulamaların Camarosa ve Fern çilek çeşitlerinde verim ve bazı kalite kriterlerine etkileri incelenmiştir. Bu araştırma 2002-2004 yıllarında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ayaş Bahçe Bitkileri Araştırma ve Uygulama İstasyonu'nda yürütülmüştür. Camarosa ve Fern çeşitlerine ait frigo fideler temmuz ayında dikilmiştir. Farklı organik uygulamalar yapılan parsellerde yetiştirilen bitkilerin verim ve bazı kalite kriterleri belirlenmiştir. En yüksek verim değeri yeşil gübre+çiftlik gübresi+humik asit+yaprak gübresi uygulamasından elde edilmiştir (Fern: 177,07 g/bitki, Camarosa: 133,9 g/bitki). Sonuç olarak Ankara ekolojik koşullarında organik çilek yetiştiricilerine yeşil gübre+çiftlik gübresi+humik asit+yaprak gübresi uygulaması önerilebilir.

Anahtar Kelimeler: Çilek, organik tarım, Ankara













yukarı

2008, 14 (3) 210-216
Kamanaj Havzasında Yağışlara Bağlı Yüzey Akışı Oluşumunun Dağılma Modeli Yardımıyla Hidrolik Simülasyonu
Hydraulic Simulation of Rainfall-Runoff Process in Kamanaj Watershed Using Diffusive Model
(İngilizce)

Sabereh DARBANDİ1 Ahmad Fakheri FARD1 Ali Hosseinzadeh DALIR1 Seyeed Ali SADRADDİNİ1 ve Davood Farsady ZADEH1
1Water Engineering Dept., Faculty of Agri., Tabriz Univ., Iran

Bu çalışmada, İran'ın Doğu Azerbaycan Bölgesinde bulunan Ajichay nehrinin bir alt havzası olan Kamanaj havzasında, iki boyutlu SV eşitlikleri kullanılarak yağışların yüzey akışına dönüşmesi simüle edilmiştir. Zaman ve mekan analizleri için yağış-yüzey akışı infiltrasyon oranlarının dikkate alınmasıyla simüle edilmiştir. SV eşitlikleri, Kesin Fark Numerik metodu ile başlangıç ve sınır koşulları saptanarak çözülmüştür. Bu amaçla, havza alanı GIS araçları yardımı ile sayısal yükseklik haritaları elde etmek amacıyla 250x250 metrekararelere bölünmüştür. İnfiltrasyon verilerini ölçmek için, en iyi uyum gösteren model olan Kostiokov infiltrasyon sistemi seçilmiş ve SV eşitlikleri uygulanmıştır. Modeli doğrulamak amacıyla, üç hidrografik kullanılmıştır. Simüle edilen ve gözlenen hidrografikler, yağış-yüzeyakışı simülasyon modelinin etkinliğini doğrulamıştır. Sunulan bu model, anlık yağışlardan oluşan yüzey akışının belirlenmesinde, havzadaki infiltrasyonun zamansal ve mekansal değişimine dikkat edilerek kullanılabilir. Bu model aynı zamanda, havzadaki boşaltımın tepe noktasını ve boşaltımın en fazla olduğu zamanı tahmin etmede kullanılabilir.

Anahtar Kelimeler: Dağılma modeli, yağış yüzeyakışı, sv eşitlikleri















yukarı

2008, 14 (3) 217-221
Okra ve Normal Yapraklı Pamuklarda (Gossypium hirsutum L.) Bazı Fizyo-Morfolojik Oluşumların Verim ile Olan İlişkileri
(Türkçe)

Remzi EKİNCİ1 Oktay GENCER2 ve Sema BAŞBAĞ3
1Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araşt. Enst. Müd., Pk: 72, Diyarbakır.
2Çukurova Üniv. Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi, 1330-Adana
3Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, 21280-Diyarbakır.

Pamukta yaprağın şekli, büyüklülüğü, sayısı ve alanı bitkinin fotosentetik faaliyetlerini ve dolayısıyla verimliliğini etkileyen faktörlerdendir. Çalışmada, okra ve normal olmak üzere iki farklı yaprak şekline sahip dört pamuk (Gossypium hirsutum L.) çeşidinde yaprak sayısı, ortalama tek yaprak alanı, yaprak alanı indeksi, yaprak klorofil miktarı, bitki boyu ve kütlü pamuk verimi özellikleri incelenmiştir. Okra ve normal yapraklı çeşitlerde, incelenen özelliklerin kütlü pamuk verimi ile olan ilişkileri, korelasyon analizleri yapılarak belirlenmiştir. Normal yapraklı çeşitler, ortalama tek yaprak alanı, yaprak alan indeksi, bitki boyu, meyve dalı sayısı ve kütlü verimi yönünden daha iyi sonuçlar vermişlerdir. En yüksek yaprak klorofil değeri, 50.54 ile Maraş 92 çeşidinden en düşük ise 46.44 ile Dicle 2000 çeşidinden elde edilmiştir. Kütlü pamuk verimi yönünden Maraş 92 pamuk çeşidi, 509.93 kg.da-1 ile en yüksek değere, Siokra ¼ okra yapraklı pamuk çeşidi ise 365.56 kg.da-1 ile en düşük değere sahip olmuştur. İncelenen özellikler arası ilişkilerde ise, pamuk kütlü verimi ile yaprak sayısı arasında olumsuz ve önemli; yaprak alanı indeksi ile olumlu ancak önemsiz ilişkiler saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pamuk, yaprak alanı indeksi, verim, okra yaprak, normal yaprak













yukarı

2008, 14 (3) 222-229
Farklı Periyotlarda 17-?-Metiltestosteron ile Beslemenin Tilapya Balıklarının (Oreochromis niloticus L.) Cinsiyet Dönüşümü Üzerine Etkileri*
(Türkçe)

H. Betül SEZGİ1 ve Süleyman BEKCAN2
Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Çanakkale Tarım İl Md.
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, yeme katılan 17-?-metiltestosteron (MT) hormonu, tilapya yavrularına farklı zamanlarda verilerek meydana gelecek cinsiyet dönüşümünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, besin keseleri çekilmiş yavrulardan, biri kontrol olmak üzere iki tekerrürlü 5 deneme grubu oluşturulmuş ve besin kesesinin çekilmesini takiben 1., 5., 10. ve 20. günlerde 28 Cº su sıcaklığında 60 mg/kg MT ilave edilmiş yem ile 28 gün boyunca beslenmiştir. Bu dönem sonunda bütün gruplarda kontrol yemi ile beslemeye geçilmiştir. Kontrol grubunda cinsiyet oranı %55 erkek %45 dişi olarak gerçekleşmiştir. En yüksek cinsiyet dönüşüm oranı %100 ile ilk yem almaya başladığı dönemde hormonlu yem ile beslenen 2. grupta saptanmıştır. 3., 4. ve 5. gruplarda ise cinsiyetin sırasıyla %90, %95 ve %90 erkek; %10, %5 ve %10 oranında interseks olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, tilapyalarda, hormonun cinsiyet dönüşümü üzerine olan etkisinin, balık yaşında ve büyüklüğündeki artışa paralel olarak azaldığı kanaatine varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: 17-?-metiltestesteron, tilapya, Oreochromis niloticus, cinsiyet dönüşümü













yukarı

2008, 14 (3) 230-236
Bazı Çerezlik Ayçiçeği (Helianthus annuus L.) Genotiplerinin Çimlenmesi Üzerine NaCl Konsantrasyonlarının Etkileri
(Türkçe)

Sibel DAY1 M. Demir KAYA2 ve Özer KOLSARICI1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü -Ankara
2 T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Yenimahalle-Ankara

Bu çalışma 2007 yılında bazı çerezlik ayçiçeği çeşit ve genotiplerinin çimlenmesi üzerine NaCl konsantrasyonlarının etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak Opal, Beyaz, Suriye Nevadası, Elazığ, Kıbrıs, 01M007, 01M008, 01M012 ve 01M013 ayçiçeği genotipleri ve 5, 10 ve 20 dS/m NaCl konsantrasyonları ile kontrol olarak distile su (0 dS/m) kullanılmıştır. Ekimden itibaren 10. günde çimlenme yüzdesi (%), ortalama çimlenme zamanı (gün), kök uzunluğu (cm), fide uzunluğu (cm), fide yaş ağırlığı (mg) ve fide kuru ağırlığı (mg) ölçümleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, genotiplerin NaCl konsantrasyonlarına farklı tepkiler gösterdiği belirlenmiştir. Artan NaCl seviyeleri çimlenme yüzdesinin azalmasına, ortalama çimlenme zamanının uzamasına ve fide gelişiminin engellenmesine neden olmuştur. Beyaz genotipi tohumları, NaCl konsantrasyonlarından en az etkilenen genotip olmuştur. 10 dS/m NaCl çimlenme ve fide gelişimini engellemiştir. Çimlenmelerine rağmen beş genotipte fide gelişimi belirlenmediği için NaCl'nin fide gelişimini çimlenmeden daha fazla olumsuz şekilde etkilediği söylenebilir. Ayrıca tohumların kabuk oranının, tuz konsantrasyonlarına bakılmaksızın, su alımı ve çimlenmede önemli bir etken olduğu sonucuna varılmıştır. Kabuk oranıyla su alımı arasındaki olumlu ve önemli korelasyon (r=0.692**) bunun bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çerezlik ayçiçeği, NaCl, çimlenme, fide gelişimi











yukarı

2008, 14 (3) 237-245
Pamuk Yağı Motorin Karışımlarının ve Pamuk Yağı Esterlerinin Küçük Güçlü Bir Dizel Motorda Yakıt Olarak Kullanımı
(Türkçe)

Ahmet KILIÇKAN1 Ahmet Konuralp ELİÇİN1 ve Doğan ERDOĞAN1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

İçinde yaşadığımız dönem, konvansiyonel olarak bilinen, kullanımdaki enerji kaynaklarının tükenme olasılığı riskinin bilincine varıldığı bir sürecin başlangıcıdır. Fosil kökenli enerji kaynaklarının bir çoğunun hesaplanan sürelerin çok öncesinde tükeneceği, bunun çevremiz için büyük ve geri dönüşümü olamayan felaketlere sebep olacağı, artan ihtiyacı ve sürekli gelişen teknolojileri karşılamada yetersiz kalacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenlerle, çeşitliliğini artırma ve yayma isteklerinden dolayı, araştırmacılar yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları arayışı üzerine yoğunlaşmaktadırlar. Günümüzde yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği artmakta, bir kısmı ekonomik alternatiflik açısından değer kazanmakta, bir kısmı üzerinde ise teknik ve ekonomik açıdan araştırmalara devam edilmekte ve yeni enerji kaynakları ortaya çıkmaktadır. Bu kaynakların en önemli ortak yönü ise çevreye uzun veya kısa vadede olumsuz etkileri oluşturmamasıdır. Bio yakıtlar bu amaçla en yeniler arasında yer almaktadır. Mevcut motor teknolojilerinde çok büyük bir değişiklik yapılmaksızın kullanılabilir olması, Diesel yakıtına yakın veriminin olması, hayvansal ve bitkisel kaynaklardan elde edilebilir olması ve çevreci olması araştırmaların bu yönde ilerlemesine neden olmaktadır. Bitkisel yağların, doğrudan motorlarda kullanılmaları yüksek viskoziteleri nedeniyle mümkün değildir. Bu nedenle uygulanan yöntemler, bu problemin çözülmesine yöneliktir. Bu araştırmanın amacı, yakıt olarak kullanılan pamuk yağının küçük güçlü bir Diesel motor performansına etkilerini incelemek, emisyon kontrollerini yapmak ve uygulanabilirliğini belirlemektir. Bu amaçla, doğrudan püskürtmeli, 5,5 kW anma gücünde 4 zamanlı bir Diesel motoru kullanılmıştır. Yakıt olarak belirli oranlarda pamuk yağı / Diesel yakıtı karışımları ve transesterifikasyon yöntemi ile edilen pamuk yağı etil ve metil esterleri kullanılmıştır. Denemelerde devir sayılarına bağlı olarak, dönme momenti, yakıt tüketimleri ve emisyon değerleri ölçülmüştür. Yapılan hesaplamalarla, güç, özgül yakıt tüketimleri ve saatlik yakıt tüketimleri belirlenmiştir. Buna göre pamuk yağı alkil esterlerinin Diesel yakıtına benzer değerlere sahip olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Biyodizel, pamuk yağı, emisyon, performans










yukarı

2008, 14 (3) 246-250
Farklı Soğan Kesme Yöntemlerinin Fritillaria persica L.'nın Bazı Özellikleri Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Neşet ARSLAN1 Ercüment O. SARIHAN2 ve Arif İPEK3
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara
2 Mustafa Kemal Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Hatay
3 Ordu Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ordu

Fritillaria persica L. Türkiye'den üretimi yapılarak ihraç edilen türlerden birisi olup, vejetatif veya generatif yolla çoğaltılabilmektedir. Generatif çoğaltmada soğanların ihraç edilebilir boya gelmesi için 4-6 yıl gerekirken; vejetatif çoğaltmada ise çoğalma süresi daha kısa olmaktadır. Bu araştırma 2003-2005 yıllarında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Tarlasında yürütülmüştür. Denemede, bir bıçak yardımıyla, soğanın tamamı kesilmeksizin farklı kesme şekilleri ile hazırlanan, a) kontrol (kesilmemiş), b) alt kısmından ortasına kadar dikey olarak kesilmiş, c) üst kısmından orta kısmına kadar dikey kesilmiş, d) taban kısmı daire şeklinde derince çizilmiş ve e) alt taban kısmı oyularak çıkartılmış Fritillaria persica L. soğanları kullanılmıştır. Soğanlar 30x30 cm sıra arası ve sıra üzeri mesafe olacak şekilde 3 sıra halinde ve her sırada 7'şer soğan olacak şekilde tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak dikilmişlerdir. Denemede bitki boyu, çiçeklenme oranı, çiçek salkım uzunluğu, meyve bağlama oranı, meyve sayısı, bitki başına soğan sayısı ve soğan verimi gibi karakterler ölçülmüştür. Soğan kesme yöntemlerinin bitki başına soğan sayısına ve soğan verimine etkili olduğu bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Fritillaria persica L., vegetatif çoğaltma















yukarı

2008, 14 (3) 251-258
Ankara Üniversitesi Sakaryabaşı Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu'nda Tilapya (Oreochromis niloticus L.) Balıklarının Yetiştirme Olanaklarının İncelenmesi*
(Türkçe)

Selçuk SEÇER1 Süleyman BEKCAN1 Akasya TOPÇU1 Levent DOĞANKAYA1 Özge ZENCİR1 Sertel SEÇER1 ve Mevlüt KINDIR2
* Bu çalışma, Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü - Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Sakaryabaşı Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu - Eskişehir


Bu araştırma Sakaryabaşı Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu'nda yürütülmüştür. Tilapya (Oreochromis niloticus L.) balıkları 210 L'lik fiberglas tanklara m3'e 5, 10, 25 kg'lık stoklama oranlarıyla stoklanarak 112 günlük deneme süresince canlı ağırlığının % 2 oranında ticari alabalık yemi ile beslenmişlerdir. Araştırma sonunda, farklı stoklama yoğunluklarına göre gruplardaki (5, 10 ve 25 kg/m3) balıkların canlı ağırlıkları sırasıyla 15,963 g, 19,142 g ve 23,305 g; kondüsyon faktörleri sırasıyla 1,67, 1,68 ve 1,81 olarak bulunmuştur. Ağırlık kazançları artış ortalamaları sırasıyla 8,2, 9,4 ve 12,8; spesifik büyüme oranı değerleri ise sırasıyla 0,615, 0,604 ve 0,712 olarak saptanmış, gruplar arasında her iki değer açısından 0,05 seviyesinde farklılık görülmemiştir. En iyi yem değerlendirme katsayısı 1,830 değeri ile III. Grupta elde edilmiştir. Birbirlerine yakın değerler arz eden yem değerlendirme oranları bakımından gruplar arasındaki farklar istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur (p>0,05). Proteinden yararlanma oranı, yem etkinlik değeri bakımından yem değerlendirme oranına benzer sonuçlar elde edilmiştir. En yüksek ölüm oranı III. Grupta % 15,112 en düşük ölüm oranı ise II. Grupta % 1,813 olarak hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sakaryabaşı Balık Üretim ve Araştırma İstasyonu, Tilapya (Oreochromis niloticus L.), stok yoğunluğu, günlük ağırlık kazancı, spesifik büyüme oranı, yem değerlendirme oranı







.





yukarı

2008, 14 (3) 259-266
Bazı Yazlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinde Fosforlu Gübrelemenin Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Murat TUNÇTÜRK1
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu araştırma, üç kolza çeşidinde (Westar, Marinca ve Liravell) farklı fosfor dozlarının (0, 30, 60 ve 90 kg /ha) verim ve verim unsurları üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2004 ve 2005 yıllarında Van ekolojik koşullarında yürütülmüştür. Denemeler Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarında tesadüf bloklarında faktöriyel deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Araştırma sonucunda bitki boyu, kapsül sayısı, tohum verimi, protein oranı, yağ oranı ve yağ verimi bakımından fosfor dozları ve kolza çeşitleri arasında istatistiki açıdan önemli farklılıklar bulunmuştur. Genel olarak, fosfor dozu uygulamaları arttırıldıkça verim ve verim öğelerine ait değerler artmıştır. Ancak yağ oranı, tohum ve yağ verimine etkisi bakımından 60 kg/ha ile 90 kg/ha fosfor uygulamaları arasında istatistiki olarak fark bulunmamıştır. İki yıllık ortalamalara göre en yüksek kapsül sayısı (81.9 adet) ve yağ oranı (%39.5) 60 kg P/ha uygulamasından elde edilirken, en yüksek tohum (1458 kg/ha) ve yağ verimi (570 kg/ha) 90 kg P/ha uygulamasından elde edilmiştir. Ayrıca araştırmada en yüksek tohum (1419 kg/ha) ve yağ verimi (548 kg/ha) Marinca kolza çeşidinden elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kolza, çeşit, fosfor, yağ oranı, verim













yukarı

2008, 14 (3) 267-275
Farklı Sulama Yöntemlerinin Topraktaki Amonyum ve Nitrat Azotu Kapsamlarına Etkisi*
(Türkçe)

Gürkan ÖZÇELİK1 ve Sadık USTA1
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

Bu çalışmayla, farklı sulama yöntemlerinin (damla, karık ve yağmurlama), topraktaki amonyum ve nitrat azotunun mısır bitkisi etkili kök bölgesindeki (0-80 cm) yıkanmasına olan etkileri araştırılmıştır. Deneme tesadüf parselleri tarla denemesi şeklinde kurulmuş olup, mısır bitkisinin ekimiyle birlikte amonyum nitrat gübresi tek seferde uygulanmıştır. Bitki gelişim periyodu sürecinde etkili kök bölgesi derinliklerinden (20cm lik aralıklarda) farklı zamanlarda alınan örneklerde amonyum ve nitrat azotları belirlenerek taşınma, nitrifikasyon ve kayıplar araştırılmıştır. Deneme sonunda damla, karık ve yağmurlama sulama yöntemlerinin kök bölgesindeki amonyum ve nitrat hareketlerinde farklı bir etkiye sahip olmadıkları belirlenmiştir. Bu durumun ortaya çıkması, her üç yöntemde de verilen su miktarlarının birbirine yakın değerlerde uygulanmış olması ile açıklanmıştır. Denemede, ilk sulamalarla her üç yöntemde de azot kaybının fazla miktarda gerçekleştiği görülmüştür. Kaybın önlenmesi amacıyla azotlu gübrelemenin mümkün olduğunca parçalara ayrılarak ve bitki azot alımının en fazla olduğu dönemlerde yapılması önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yağmurlama sulama, damla sulama, karık sulama, amonyum, nitrat, yıkanma


 













yukarı

 

2008, 14 (3) 276-283
Farklı Zamanlarda Ekilen Buğday Çeşitlerinin Yabancı Otların Kuru Ağırlık, Yoğunluk ve Rastlama Sıklıkları Üzerine Etkileri
(Türkçe)

İrfan ÇORUH1 ve Sancar BULUT2
1Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü - Erzurum
2Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Erzurum

Amaç, kışlık, dondurma ve yazlık ekimi yapılan farklı buğday çeşitleri içerisinde bulunan yabancı otların kuru ağırlıkları, yoğunlukları, rastlama sıklıkları ve benzerlik oranlarını tespit etmektir. Bu araştırma, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Araştırma ve Yayım Merkezi Müdürlüğü'nün deneme alanında, susuz şartlarda 2005-06 ve 2006-2007 ürün yıllarında yürütülmüştür. Bitki materyali olarak, alternatif karakterli 11 ekmeklik buğday çeşidinin kışlık, dondurma ve yazlık olarak ekimi yapılan parsellerindeki yabancı otlar kullanılmıştır. Araştırma, Şans Bloklarında Bölünmüş Parseller Düzenlemesine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, üç ekim zamanı (kışlık, dondurma ve yazlık) ve 11 ekmeklik buğday çeşidi kullanılmış, ekim zamanları ana parsellere, çeşitler ise alt parsellere şansa bağlı olarak dağıtılmiştır. Her blok 20 cm genişliğinde 6 sıradan oluşan (1.2 m) ve uzunluğu 6 m olan 33 parselden oluşmuştur. Deneme alanında 19 familyaya 43 cinse ait 48 farklı yabancı ot türü saptanmıştır. Bu yabancı otların m2'deki yoğunluklarının 1 ile 181 arasında değiştiği ve ortalama yoğunluğun 14.27 olduğu belirlenmiştir. Yabancı ot kuru ağırlığı yönünden buğday çeşitleri arasındaki farklar istatistiki olarak önemli bulunmuştur (P<0.001). Kışlık buğday uygulama alanında yoğunluk en fazla sırasıyla Cirsium arvense (L.) Scop. (köygöçüren) (2.64 adet/m2), Convolvulus arvensis L. (tarla sarmaşığı) (1.79 adet/m2) ve Geranium tuberosum L. (çakmuz) (0.58 adet/m2); dondurmada C. arvensis (2.36 adet/m2), Lactuca serriola L. (acı marul) (1.76 adet/m2) ve C. arvense (1.36 adet/m2); yazlık da Amaranthus retroflexus L. (horoz ibiği) (5.48 adet/m2), Sideritis montana L. (ballıot) (2.12 adet/m2) ve C. arvense (2.06 adet/m2) tespit edilmiştir. Rastlama sıklığında kışlık buğday en fazla sırasıyla C. arvense (%78.79), Adonis aestivalis L. (kuş lalesi) (%63.64) ve C. arvensis (%39.39); dondurmada L. serriola (%66.67), C. arvensis (%60.61) ve C. arvense (%45.45); yazlık da L. serriola (%63.64), C. arvensis (%57.58) ve S. montana (%51.52) olmuştur. Benzerlik oranlarında da farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kışlık ve dondurma ekimde Aksel-2000, yazlık ekimde ise 4 çeşit arasından Uzunyayla çeşidi yabancı ot rekabetine karşı daha fazla dayanıklı oldukları bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kışlık, dondurma ve yazlık buğday, yabancı ot yoğunluğu, rastlama sıklığı








yukarı



2008, 14 (3) 284-287
Şeker Pancarı Hasadının Neden Olduğu Toprak Kaybının Maliyeti: Türkiye İçin Bir Durum Çalışması
(İngilizce)


Mehmet PARLAK1 Siyami KARACA2 ve Nilüfer TÜRKMEN2
1Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Lapseki Meslek Yüksekokulu-Çanakkale
2Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü-Ankara

Bitki hasadı nedeniyle toprak kaybına ilişkin çalışmalar son dönemde toprak erozyonu araştırmalarına dahil edilmiştir. Şeker pancarı gibi yumrulu bitkiler hasat edildiğinde önemli toprak kayıplarına yol açmaktadır. Bu araştırma 2005 yılında şeker pancarı hasadıyla kaybolan toprak kayıplarını ve bitki besin maddesi maliyetlerini tahmin etmek için yapılmıştır. Toprak kayıpları Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü' nün raporlarından sağlanmıştır. Bu raporlara göre Ankara' da şeker pancarı tarlalarından yılda 47 866 t toprak taşınmıştır. Bu toprakla taşınan bitki besin maddelerinin ekonomik değerinin 204 158 dolar olduğu tahmin edilmiştir. Türkiye' de toprak kaybının yaklaşık 951 000 t ve N,P, K kaybı ekonomik değerinin ise 4 056 203 dolar olduğu tahmin edilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Toprak kaybı, toprak erozyonu, şeker pancarı, toprak firesi, Türkiye




 









yukarı



2008, 14 (3) 288-296
Aculus schlechtendali (Nalepa) (Acarina: Eriophyidae)'nin Ankara'da Malus floribunda L. (Rosaceae) Üzerinde Popülasyon Değişimi ve Predatörleri?*
(Türkçe)

Evsel DENİZHAN1 ve Sultan ÇOBANOĞLU2
*"Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü- Van
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü- Ankara

Malus floribunda L. (Rosaceae) üzerinde zararlı olan Aculus schlechtendali (Nalepa) (Acarina: Eriophyidae)'nin popülasyon gelişimi Ankara'da üç ayrı alanda (Keçiören, Kalaba ve Beşevler) 2004-2006 yılları arasında incelenmiştir. Her iki yıla ait gözlemlerden A. schlechtendali bireylerinin deutogyne döneminde ağaçların çatlak ve yarıkları arasında kışladıkları ve mayıs ayı başında kışladıkları yerlerden çıkarak açılmakta olan bitki gözlerine geçiş yaptıkları saptanmıştır. Deutogyne 'ler yumurtalarını genç bireylerin besin bulabilecekleri yerlere bırakmışlardır. Yumurtalardan, protogyne olarak bilinen yazlık bireyler çıkmaktadır. Her iki yılda da mayıs ayının sonlarında deutogyne popülasyon yoğunluğu düşmekte ve bu dönemden sonra yaz formu olan protogyne popülasyonu artmaktadır. Protogyne popülasyonunun haziran ayı ortalarında en yüksek düzeye ulaştığı belirlenmiştir. Her üç bölgede de protogyne popülasyon yoğunluğunun mayıs ve haziran aylarında yüksek olduğu tespit edilmiştir. A. schlechtendali''nin deutogyne bireylerinin popülasyonunu yaz dönemi süresince düşük oranda da olsa sürdürmektedir. A. schlechtendali'nin doğal düşmanları olarak bölgede avcı akarlardan Phytoseiidae familyasına ait 2, Stigmaeidae familyasından 1, Tydeidae familyasına ait ise 1 tür olmak üzere 4 avcı akar türü saptanırken, Coccinellidae (Coleoptera) familyasına ait 14 avcı tür belirlenmiştir. Ayrıca söz konusu akar türünün taksonomik özellikleri ve dağılımı ile ilgili bilgilere de yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Aculus schlechtendali, Malus floribunda, popülasyon değişimi, doğal düşmanlar, Ankara






yukarı



2008, 14 (3) 297-302
Yaygın Mürdümük (Lathyrus sativus L.)'te Adventif Sürgün Rejenerasyonu
(Türkçe)

Nurdan SAHİN DEMİRBAĞ1 Hayrettin KENDİR1 ve Muhammed ASSİM1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü, Dışkapı - Ankara

Yaygın mürdümük, yem verimi ve kalitesi açısından hayvancılığın ihtiyacı olan kaba ve kesif yem açığının kapatılmasında önemli yere sahip bir baklagil bitkisidir. Bu çalışmada, mürdümük ıslah çalışmalarının değişik aşamalarında bitki çoğantımında kullanılabilecek hızlı ve etkili bir sürgün rejenerasyon sistemi geliştirmek amaçlanmıştır. Baklagil yem bitkileri içerisinde önemli bir tarımsal potansiyele sahip yaygın mürdümük bitkisine ait kotiledon boğum eksplantları farklı oranlarda TDZ içeren Murashige ve Skoog (MS) besin ortamlarında kültüre alınmıştır. Purin olmayan sitokinin terkibi (bileşimi) olan TDZ, bitki türlerinin büyük bir çoğunluğunda diğer kullanılan geleneksel sitokininlerden daha güçlü bir etki göstermektedir. Bu çalışmada, en fazla sürgün, % 100 ile 0.2 mg/L TDZ içeren besin ortamında; en yüksek eksplant başına sürgün sayısı ise 11,83 adet ile 0,2 mg/L TDZ ve 300 mg/L Casein hdyrolsate ve 10,56 adet ile 0,2 mg/L TDZ içeren besin ortamlarından elde edilmiştir. başarılı adventif sürgün gelişimi oluşturduğu ve sürgün uzunluğu üzerine farklı TDZ dozları arasındaki farklılığın istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir. Köklenme oranı bakımından IBA'da 5 ve 7.30 dk'da bekletme sürelerinde arasında istatistiksel olarak önemli bir farklılık oluşmazken, her iki bekletme süresinde de % 60'ın üzerinde köklenme oranına ulaşılmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada yaygın mürdümük bitkisinin kotiledon boğumlarından kısa sürede ve yüksek frekansta bir adventif sürgün rejenerasyon sistemi geliştirilmiştir

Anahtar Kelimeler: Yaygın mürdümük, adventif sürgün rejenerasyonu, hızlı çoğaltım, doku kültürü, thidiazuron (TDZ)



 






yukarı


2008, 14 (3) 303-312
DERLEME
Ülkemiz Yem Bitkileri Tarımına Genel Bir Bakış
(Türkçe)

Halil YOLCU1 ve Mustafa TAN2
1Erzincan Üniv., Kelkit Aydın Doğan Meslek Yüksekokulu Kelkit-Gümüşhane
2Atatürk Üniv., Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Erzurum

Yem bitkileri yetiştiriciliği hayvan varlığımızın kaba yem ihtiyacını karşılamada, önemli bir role sahiptir. Çayır ve meralarımız, aşırı ve erken otlatma, geç otlatma ve bakım işlerinin yapılamaması nedeni ile önemli ölçüde tahrip olmuştur. Bununla birlikte son zamanlarda entansif ve yarı entansif tarıma daha fazla uyum gösteren melez ve kültür hayvanlarımızın sayısında da yerli ırklara kıyasla önemli artışlar meydana gelmiştir. Dolayısı ile gittikçe entansif tarıma daha yatkın hale gelen mevcut hayvan varlığımızın kaba yem ihtiyacını karşılamak için yem bitkileri ekim alanlarının ve verimlerinin arttırılması zorunluluk haline gelmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2000/467 sayılı bakanlar kurulu kararı ile yem bitkileri tarımının desteklenmesi sonucu, yem bitkileri üretim alanlarımızda önemli artışlar meydana gelmiştir. Fakat bu artışlar, mevcut hayvan varlığımızın kaba yem ihtiyacını karşılamak için yeterli değildir. Sonuç olarak yem bitkileri üretim alanlarımızın ve verimliliklerinin artırılması için yapılan desteklemeler, arttırılarak ve çeşitlendirilerek devam etmelidir. Yem bitkilerinde tohumluk sorunu mutlaka çözülmelidir. Ayrıca çiftçilerimiz hayvan beslemede yem bitkilerinin önemi ve yem bitkileri yetiştiriciliği, hakkında bilgilendirilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Yem bitkileri, yonca, üçgül, korunga, fiğ, burçak, silajlık mısır












yukarı


 






yukarı


 






yukarı







yukarı

 







yukarı





yukarı

 






yukarı


 





yukarı