yukarı
2008, Cilt: 14, Sayı: 2 (Basımda)
İçindekiler
 
PARLAK, A.Ö. ve H. EKİZ Ankara Koşullarında Bazı Yemlik Pancar (Beta vulgaris L. ssp. crassa Mansf.) Çeşitlerinin Verim ve Verim Öğeleri Bakımından Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
BAL, E. ve S. ÇELİK Hasat Sonrası UV-C Uygulamalarının Giant Erik Çeşidinin Meyve Kalitesi ve Soğukta Muhafazası Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
SAYGIN, D.S ve M. YÜKSEL Ankara İmrahor Vadisi ve Yakın Çevresinin Tarımsal Kullanıma Uygunluk Sınıflarının Belirlenerek Haritalanması Özet Tam Metin(PDF)
VELİOĞLU, A.S., C. ERDOĞAN, M.O.GÜRKAN ve G.D.MOORES Pamuklarda Zarar Yapan Aphis gossypii Glover (Hemiptera: Aphididae) Populasyonlarının Biyokimyasal Yöntemlerle Direnç Mekanizmalarının Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
GÜLER, M. Ethephon'un Tritikale'de Tane Verimi, Protein Oranı ve Protein Verimine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
BULUT, Y., Ö. ATABEYOĞLU ve P. YEŞİL Erzurum Kent Merkezi Donatı Elemanlarının Ergonomik Özelliklerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma Özet Tam Metin(PDF)
POLAT, M. ve G. DELLAL Ankara Keçisi Oğlaklarında Serum Kalsiyum (Ca) ve Fosfor (P) Seviyelerinin Degişimi Özet Tam Metin(PDF)
BAŞBAĞ, S., R. EKİNCİ ve O. GENCER Pamukta Bazı Karakterlere İlişkin Heterotik Etkiler ve Korelasyon Analizleri Özet Tam Metin(PDF)
ÖZKAN, M.M., M. S. ADAK ve Z. KOCABAŞ Buğdayda (Triticum aestivum) Verim ve Vejetatif Bileşenler Arasındaki İlişkinin Araştırılması Özet Tam Metin(PDF)
ALTUNAY, S. ve H. YILDIZ YAVUZCAN Kesikköprü Baraj Gölü'nde Bir Kafes İşletmesinde Yetiştirilen Gökkuşağı Alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Ektoparazitolojik Olarak İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
BALKAN, A. ve T. GENÇTAN Trakya Bölgesi'nde Yetiştirilen Süpürge Darısı (Sorghum bicolor (L.) Moench var. technicum (Körn.)) Genotiplerinin Bazı Agronomik Özellikler Yönünden Değerlendirilmesi Özet Tam Metin(PDF)
ÇOBANOĞLU, S. ve Ş. TÜZE Ballarda Amitraz (Varroaset) Kalıntısının Yüksek Performans Likit Kromatografi Yöntemi (HPLC) ile Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KAYDAN, D. ve M. YAĞMUR Bazı Tritikale ( x Triticosecale Wittmack ) Çeşitlerinde Farklı Ekim Sıklıklarının Tane Verimi ve Verim Öğeleri Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
ERGECH, S.M. ve H. TH. TAHİR Dört Tekerleği Muharrik Traktör ile Çekilen İki Farklı Kulaklı Pulluğun Performanslarının FEM ile Karşılaştırmalı Olarak Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
DEMİR, İ., R. NALÇACIOĞLU ve Z. DEMİRBAĞ Böcek Virüslerinin Biyoteknolojik Önemi Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2008, 14 (2) 95-100
Ankara Koşullarında Bazı Yemlik Pancar (Beta vulgaris L. ssp. crassa Mansf.) Çeşitlerinin Verim ve Verim Öğeleri Bakımından Karşılaştırılması
(Türkçe)

Altıngül ÖZASLAN PARLAK1 ve Hayrettin EKİZ2
1Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada Rota, Eckdorot, Eckdogella, Hat1 ve Hat2 yemlik pancar çeşitlerinin bitki boyu, kök-gövde boyu, kök-gövde çapı, yaş yaprak ağırlığı, yaş yaprak verimi, yaş kök-gövde ağırlığı, kök-gövde kuru madde oranı ve kök-gövde kuru madde verimi incelenerek en verimli çeşidin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 2003-2004 yıllarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Ekim ilk yıl 1nisan, ikinci yıl 5 nisan, hasat ilk yıl 2 ekim, ikinci yıl 7 ekim tarihlerinde yapılmıştır. Denemede kullanılan tüm çeşitlerin iki yılın ortalaması olarak bitki boyu 40.80 cm, kök-gövde boyu 19,94 cm, kök-gövde çapı 10.74 cm, yaş yaprak ağırlığı 0.185 kg/bitki, yaş yaprak verimi 1937.99 kg/da, yaş kök-gövde ağırlığı 1.015 kg/bitki, kök-gövde kuru madde oranı (%) 16,10 ve kök-gövde kuru madde 817.68 kg/da olarak belirlenmiş ve incelenen bu özellikler arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Yalnızca yaş kök-gövde verimi arasında fark tespit edilmiştir. En yüksek kök-gövde verimi Eckdorot çeşidinde (5886.67 kg/da) belirlenmiştir. Fakat kök-gövde kuru madde verimi arasında fark çıkmadığı için bütün çeşitler Ankara ve benzer koşullarda yetiştirilebilir.

Anahtar Kelimeler:Yemlik pancar, verim öğeleri, yumru verimi












yukarı

2008, 14 (2) 101-107
Hasat Sonrası UV-C Uygulamalarının Giant Erik Çeşidinin Meyve Kalitesi ve Soğukta Muhafazası Üzerine Etkileri
(Türkçe)

Erdinç BAL1 ve Salih ÇELİK1
1Namık Kemal Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Tekirdağ

Bu çalışmanın amacı, farklı dozdaki UV-C ışın uygulamalarının Giant Erik çeşidinin meyve kalitesi ve soğukta muhafaza süresi üzerine etkinliğinin belirlenmesidir. Meyvelere 50 ve 100 cm mesafeden 5, 10 ve 20 dakika süre ile ışın uygulaması yapıldıktan sonra 750 g'lık kaplar içerisinde polietilen torbalar ile ambalajlanmıştır. Tüm paketler 0-10C sıcaklık ve %90±5 nispi neme sahip depoda 5 hafta süre ile muhafaza edilmiştir. Soğukta muhafaza süresince haftalık olarak meyve örneklerinde ağırlık kaybı, meyve sertliği, suda çözünür kuru madde miktarı, titre edilebilir asitlik miktarı, suda çözünür kuru madde miktarı / titre edilebilir asitlik miktarı oranı, pH ve duyusal (tat ve görünüş) analiz ölçümleri yapılmıştır. Muhafaza süresince uygulamalara göre değişmekle birlikte genel olarak ağırlık kayıpları ve suda çözünür kuru madde miktarı artmış, meyve eti sertliği ve titre edilebilir asitlik miktarı ise azalmıştır. Araştırmada, 35. gün sonunda kalite kayıpları en çok 100 cm 5 dak ve 20 dak UV-C dozu ile kontrol grubunda görülmüş, en iyi sonuçlar ise 50 cm 5 dak ve 10 dak UV-C dozunda belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Erik, UV-C uygulaması, muhafaza, kalite














yukarı

2008, 14 (2) 108-115
Ankara İmrahor Vadisi ve Yakın Çevresinin Tarımsal Kullanıma Uygunluk Sınıflarının Belirlenerek Haritalanması*
(Türkçe)

Selen DEVİREN SAYGIN¹ ve Mahmut YÜKSEL¹
* Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

Bu çalışma ile Ankara İmrahor vadisi ve yakın çevresinde tarımsal kullanıma uygunluk sınıfları belirlenerek haritalanmıştır. Bölgede öncelikli olarak topografik harita ve uydu görüntüleri yardımıyla detaylı etüd ve haritalama çalışması gerçekleştirilerek 4 farklı toprak serisi ve bu serilere ait 14 farklı haritalama birimi tanımlanmıştır. Bahsedilen bu haritalama birimleri için bölgede hali hazırda kullanılan ve kullanılması muhtemel tarımsal ve tarım dışı olmak üzere 38 farklı arazi kullanım türü, toprak ve iklim istekleri bakımından değerlendirilerek tanımlanmış ve bölgeye olan uygunlukları hesaplanarak sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak bahsedilen bu arazi kullanım türlerinin tanımlanan alanlar için olan uygunluklarından yararlanarak tarımsal kullanıma uygunluk sınıfları belirlenerek haritalanmıştır. Program sonuçlarına göre çalışma alanındaki toprakların %2.83'ü (63.69 ha) oldukça iyi tarım arazisi, %21.72' si (490.76 ha) sorunlu tarım arazisi, %29.32' si (1042.32 ha) tarımda kullanımı sınırlı araziler ve %46.13' ü (662.38 ha) ise tarım dışı araziler olarak değerlendirilmiştir. Çalışma alanı içerisinde seçkin tarım arazisi kriterlerine uygun alan bulunmamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal kullanıma uygunluk sınıflaması, toprak etüd ve haritalama












yukarı

2008, 14 (2) 116-123
Pamuklarda Zarar Yapan Aphis gossypii Glover (Hemiptera: Aphididae) Populasyonlarının Biyokimyasal Yöntemlerle
Direnç Mekanizmalarının Belirlenmesi*
(Türkçe)

A.Sibel VELİOĞLU1 ,Cem ERDOĞAN1 ,M.Oktay GÜRKAN2 ve Graham D. MOORES3
Bu araştırma TÜBİTAK tarafından desteklenmiş olup, TOGTAG-1899 nolu projenin bir bölümüdür.
1 T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü -Ankara
3 Rothamsted Research, Harpenden / İngiltere

Bu araştırma, Akdeniz Bölgesi pamuk ekiliş alanlarından toplanan değişik Aphis gossypii populasyonlarında, insektisitlere direnç ile ilişkili olabilen mekanizmaların biyokimyasal yöntemlerle incelenmesi amacıyla 2000-2003 yılları arasında yürütülmüştür. Denemelerde, Adana'nın dört pamuk alanı ile Antalya'dan toplanan Aphis gossypii populasyonları ve yurtdışından getirtilen standart populasyonlar kullanılmıştır. Direnç ile ilişkili olabilen toplam esteraz aktivitesi kinetik mikroplate assay yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Populasyonların esteraz bant dizilişleri poliakrilamid jel elektroforez (PAGE) yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bunlara ilaveten, asetilkolinesteraz (AChE) duyarsızlaşması sonucunda ortaya çıkan insektisitlere direnç durumu mikroplate assay yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Yapılan çalışmalar, toplanan populasyonlardan dördünün yüksek düzeyde esteraz aktivitesine sahip olduğunu göstermiştir. Elektroforez ile ülkemiz populasyonlarının esteraz bant dizilişleri belirlenmiş olup, bu populasyonların dirençli 1081K populasyonu ile benzer bant dizilişinde olduğu tespit edilmiştir. Modifiye AChE çalışmasında, inhibitör olarak pirimicarb ile demeton-S-metil kullanılarak populasyonların hedef alan duyarlılıkları incelenmiştir. Populasyonların pirimicarb ve demeton-S-metil'e değişen oranlarda duyarsız asetilkolinesteraz aktivitesi sergiledikleri belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Aphis gossypii, insektisit direnci, esteraz, asetilkolinesteraz












yukarı

2008, 14 (2) 124-130
Ethephon'un Tritikale'de Tane Verimi, Protein Oranı ve Protein Verimine Etkisi
(Türkçe)

Mustafa GÜLER1
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma, tritikalede farklı yetiştirme dönemlerinde uygulanan ethephon dozlarının tane verimi, protein oranı ve protein verimine etkilerini belirlemek amacıyla, 2004-2006 yılları arasında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Deneme materyali olarak Tatlıcak 97, Melez 2001 ve Karma 2000 tritikale çeşitlerinin kullanıldığı çalışmada, bitkilere sapa kalkma, başaklanma öncesi ve çiçeklenme sonu dönemlerinde 0, 200, 400 ve 600 g/ha dozlarında ethephon uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; üç tritikale çeşidine farklı doz ve zamanda ethephon uygulanmasıyla tane verimi, protein oranı ve protein verimi yönünden önemli farklılıklar saptanmıştır. En yüksek tane verimi başaklanma öncesi 600 g/ha ethephon uygulanan çeşitlerde elde edilmiştir. Yıllara göre değişmekle birlikte, en yüksek protein oranı genellikle sapa kalkma döneminde 600 g/ha ethephon uygulamasında belirlenmiştir. Tane verimi, protein verimini doğrudan etkilemiş ve en yüksek protein verimi değerleri başaklanma öncesi 600 g/ha ethephon uygulamasında saptanmıştır. Çalışma sonucunda, ethephonun uzun bitki boyuna sahip tritikalede kullanılmasıyla hem yatmanın azaltılması sağlanabilecek hem tane verimi ve tane verimine de bağlı olarak protein veriminin artırılması mümkün olabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Tritikale, ethephon, tane verimi, protein verimi










yukarı

2008, 14 (2) 131-138
Erzurum Kent Merkezi Donatı Elemanlarının Ergonomik Özelliklerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma
(Türkçe)

Yahya BULUT1, Ömer ATABEYOĞLU1 ve Pervin YEŞİL1
1Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Erzurum

Donatı elemanları, hayatın vazgeçilmez unsurları olup, bir mekânı yaşanabilir ve anlamlı kılan, insanların işlevsel ve estetik ihtiyaçlarını karşılayan, tasarımsal ve çözümsel öğelerin başında gelir. Aydınlatma elemanlarından çöp kutularına, kapalı veya açık her türden oturma mekânlarına ve unsurlarına, bitki kasalarından döşeme ve kaplama malzemelerine, çeşme ve su unsurlarına, uyarı ve yön levhalarına ve otobüs duraklarından telefon kulübelerine kadar bir kenti şekillendirmekte ve işlevsel kılmakta kullanılan tüm detaylar donatı elemanları kapsamına girmektedir. Bu çalışmada, Erzurum kentindeki donatı elemanları ergonomileri ve insan sağlığına etkileri yönünden ele alınarak, incelenmişlerdir. Kent merkezini içeren çalışma alanındaki tüm donatı elemanları yeterlilikleri, ergonomileri, konumları, işlevsel ve estetik durumları kapsamında değerlendirilmişlerdir. Çalışmanın sonucunda ise, donatı elemanlarının bir bölümünün tamamen veya kısmen tahrip olmuş olması nedeniyle işlevselliğini yitirdiği, bir bölümünün çeşitli ergonomik nedenlerle insan sağlığına uygun olmadığı, bir bölümünün ise miktar bazında yetersiz olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ergonomi, donatı elemanları, kentsel mekân, Erzurum









yukarı

2008, 14 (2) 139-142
Ankara Keçisi Oğlaklarında Serum Kalsiyum (Ca) ve Fosfor (P) Seviyelerinin Degişimi*
(Türkçe)

Hüseyin POLAT1 ve Gürsel DELLAL2
*.Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1 Aksaray Üniv. Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü- Aksaray
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, erkek ve dişi Ankara keçisi oğlaklarında, pubertas öncesi dönemde ortalama yüksek sıcaklık gösteren aylarda kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) kan serum seviyeleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda; Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında dişi ve erkek oğlaklarda Ca ve P seviyeleri sırasıyla, 9.51 0.112, 9.99 0.116, 9.37 0.089, 9.21 0.079 mg/dl; 9.92 0.128, 10.05 0.151, 9.63 0.099, 9.64 0.086 mg/dl ve 9.54 0.129, 12.38 0.268, 8.45 0.159, 8.27 0.169 mg/dl; 9.80 0.123, 12.71 0.192, 8.37 0.142, 8.26 0.127 mg/dl olarak saptanmıştır. Ca ve P düzeyinin, yüksek çevre sıcaklığından önemli (P<0.05, P<0.01) düzeyde etkilendikleri belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ankara keçisi, oğlak, kalsiyum, fosfor














yukarı

2008, 14 (2) 143-147
Pamukta Bazı Karakterlere İlişkin Heterotik Etkiler ve Korelasyon Analizleri*
(Türkçe)

Sema BAŞBAĞ1, Remzi EKİNCİ2 ve Oktay GENCER3
*2002K1120190 No'lu DPT Projesi
1Dicle Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır.
2Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Diyarbakır.
3Çukurova Üniv. Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi-Adana

Pamukta, erkencilik ile bazı verim ve lif teknolojik özelliklerinin F1 ve F2 döl kuşaklarında heterotik etkileri incelemek amacı ile yürütülen bu araştırma, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Deneme Alanında yürütülmüştür. 2003 yılında F1, 2004 yılında F2 dölleri elde edilmiş, 2005 yılında ise F1 ve F2 dölleri anaçları ile birlikte tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak ekilmiştir. İncelenen özelliklerde heterosis, heterobeltiosis, F2 sapması ve F2 gerilemesi değerleri tespit edilmiş ve bu özelliklerin kendi aralarındaki korelasyon katsayıları ve önemlilik testleri yapılmıştır. Çalışmada, en yüksek heterosis oranlarının, odun dalı (% -58.33), ilk meyve dalı boğum sayısı (% -30.85), ilk meyve dalı uzunluğu (% -13.87), ilk çiçek açma süresi (% -13.87) özelliklerinde saptandığı; heterosis oranları yüksek olan bu özelliklerde F2 sapması ve F2 gerilemesi değerlerinin de yüksek olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Pamuk, kalıtım, verim, kalite, heterosis







.





yukarı

2008, 14 (2) 148-153
Buğdayda (Triticum aestivum) Verim ve Vejetatif Bileşenler Arasındaki İlişkinin Araştırılması
(İngilizce)

M. Muhip ÖZKAN1, M.Sait ADAK2 and Zahide KOCABAŞ1
1Ankara Üniv., Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara
2Ankara Üniv., Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışmanın amacı, ekmeklik buğday Gerek-79 cv'de ürün bileşenlerinin vejetatif bileşenler ile ne kadar ilişkili olduğunun araştırılmasıdır. Bu çalışmada biyolojik verim, dane verimi, 100 dane ağırlığı, hasat indeksi, fertile başakçık sayısı, başak sayısı, başak uzunluğu ve bitki boyu verileri kullanılmıştır. Kanonik korelasyon analizinde, hasat indeksi, fertile başakçık sayısı, başak sayısı, başak uzunluğu ve bitki boyu vejetatif bileşenler setini, biyolojik verim, dane verimi ve 100 dane ağırlığı ise ürün bileşenleri setini oluşturmuştur. Vejetaitf ve ürün bileşenleri arasındaki en yüksek kanonik korelasyon katsayısı 0.923 olarak bulunmuştur. Ürün bileşenleri için oluşturulan birinci kanonik değişkene en büyük katkının biyolojik verim tarafından yapıldığı saptanmıştır. Vejetatif bileşenler için oluşturulan birinci kanonik değişkeninin oluşturulmasında ise en büyük katkı başak uzunluğu tarafından sağlanmıştır. Hesaplanan belirtme katsayıları, vejetatif bileşenler için oluşturulan birinci kanonik değişkenin, biyolojik verim için iyi bir tahmin edici olduğunu göstermiştir (0.730). Diğer taraftan ürün bileşenleri için oluşturulan birinci kanonik değişkenin, bitki boyu için daha iyi bir tahmin edici olduğu saptanmıştır (0.784).

Anahtar Kelimeler: Gerek-79, ekmeklik buğdayı, ürün bileşenleri, vejetatif bileşenler, kanonik korelasyon, kanonik değişkenler













yukarı

 


2008, 14 (2) 154-162
Kesikköprü Baraj Gölü'nde Bir Kafes İşletmesinde Yetiştirilen Gökkuşağı Alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Ektoparazitolojik Olarak İncelenmesi*
(Türkçe)

Sermin ALTUNAY ve Hijran YAVUZCAN YILDIZ1
*Yüksek lisans tezinden alınmıştır
1Ankara Univ., Ziraat Fak. Su ürünleri Bölümü-Ankara

Kesikköprü Baraj Gölü'nde ağ kafeslerde yetiştirilen gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss) vücut yüzeyleri, solungaçları ve yüzgeçleri Aralık 2004-Haziran 2005 tarihleri arasında ektoparazitolojik yönden incelenmiştir. Çalışma süresince sadece protozoanlardan olmak üzere 6 parazit cinsi saptanmıştır. Saptanan parazitlerin genel prevalansı % 90 bulunmuştur. Belirlenen parazit cinsleri ve prevalansları sırasıyla Trichodina sp.; % 85, Epistylis sp.; % 65, Chilodonella sp.; % 25, Costia sp.; % 15, Apiosoma sp.; % 9.5 ve Tripartella sp.; % 2.8'dir. Parazitlerin ortalama yoğunlukları sırasıyla, Trichodina sp.; 174.64±0.85, Costia sp.; 41.75±0.15, Epistylis sp.; 30.81±0.65, Tripartiella sp.; 7±0.028, Chilodonella sp.; 6.18±0.25, Apiosoma sp.; 2.9±0.095' dir. Parazitlerin ortalama bollukları sırasıyla, Trichodina sp.; 149.54±0.85, Costia sp.; 63.69±0.15, Epistylis sp.; 20.24±0.65, Chilodonella sp.; 1.50±0.25, Apiosoma sp.; 0.27±0.095, Tripartiella sp.; 1.4±0.028 olarak belirlenmiştir. Çalışma göllerde ağ kafeslerde yetiştirilen alabalıkların ektoparazitlerini irdeleyen ilk çalışma niteliğindedir.

Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Oncorhynchus mykiss, ektoparazit, prevalans, ortalama yoğunluk, ortalama bolluk


 













yukarı

 


2008, 14 (2) 163-168
Trakya Bölgesi'nde Yetiştirilen Süpürge Darısı (Sorghum bicolor (L.) Moench var. technicum (Körn.)) Genotiplerinin Bazı Agronomik Özellikler Yönünden Değerlendirilmesi
(Türkçe)

Alpay BALKAN1 ve Temel GENÇTAN1
1Namık Kemal Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tekirdağ

Bu araştırma, 2005 ve 2006 yetiştirme dönemlerinde, Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Uygulama ve Deneme Alanı'nda, tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, Trakya Bölgesi'nde yetiştirilen 10 yerel süpürge darısı genotipinin bazı agronomik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İncelenen materyalde; en uzun bitki boyu 158.67 cm ve 156.12 cm ile Maksutlu-2 ve Harmanlı genotiplerinden elde edilmiştir. En uzun panikula 92.53 cm ve 91.42 cm ile Uzunköprü ve Maksutlu-2 genotiplerinde bulunmuştur. Bitkide yaprak sayısı en fazla 6.9 adet ve 6.6 adet ile Harmanlı ve Uzunköprü genotiplerinde sayılmıştır. En yüksek panikula ağırlığı ve panikulada tane ağırlığı Maksutlu-2 genotipinden elde edilmiştir. En yüksek bin tane ağılığı 19.13 g ve 19.02 g ile Elçili-2 ve Uzunköprü genotiplerinde saptanmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen özellikler yönünden Uzunköprü ve Maksutlu-2 genotiplerinin Trakya Bölgesi koşulları için daha uygun olduğu söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Süpürge darısı, bitki boyu, panikula uzunluğu, bitkide yaprak sayısı, panikula ağırlığı, panikulada tane ağırlığı, bin tane ağılığı








yukarı



2008, 14 (2) 169-174
Ballarda Amitraz (Varroaset) Kalıntısının Yüksek Performans Likit Kromatografi Yöntemi (HPLC) ile Belirlenmesi
(İngilizce)

Sultan ÇOBANOĞLU1 ve Şebnem TÜZE1
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Amitraz (Varroaset) bal arılarında (Apis mellifera L.) (Hymenoptera: Apidae) sorun olan Varroa destructor Anderson & Trueman (Acarina: Varroidae) 'e karşı kullanılan bir akarisittir. Ballardaki amitraz kalıntısı HPLC ile tespit edilmiştir. Bal örnekleri arı yetiştiricilerinden Ankara'nın ilçeleri olan Ayaş, Kızılcahamam ve Polatlı'dan hasat dönemi boyunca toplanmıştır. Toplanan 32 örnekten 6 ( %15 ) adedinde amitraz kalıntısına rastlanılmıştır. Örneklerde tespit edilen kalıntı miktarları sırasıyla 5.35, 0.34, 0.23, 1.27, 0.92 ve 0.40 ppm. dir.Tespit edilen kalıntı limiti 0.0643 ppm ve elde edilme oranı %56,71 dir. Bu sonuç doğrultusunda Dünya Sağlık Örgütü (WHO)' nün izin vermiş olduğu limit 1 mg/kg iken bazı bal örneklerinde daha yüksek düzeyde amitraz kalıntısı olduğu görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Amitraz, kalıntı, HPLC, bal, Varroa destructor, Apis mellifera




 









yukarı



2008, 14 (2) 175-182
Bazı Tritikale (x Triticosecale Wittmack) Çeşitlerinde Farklı Ekim Sıklıklarının Tane Verimi ve Verim Öğeleri Üzerine Etkileri
(Türkçe)

Diğdem KAYDAN1 ve Mehmet YAĞMUR1
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu araştırma Van ilinde 2004-2005 ve 2005-2006 kışlık yetiştirme sezonunda tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Dört tritikale çeşidi (Karma-2000, Presto, Tatlıcak-97, Mikham-2002) altı farklı ekim sıklığında (250, 350 450, 550, 650, 750 tohum/m2 ) yetiştirilerek tane verimi ve verim öğelerindeki değişim incelenmiştir. Uygulanan ekim sıklıkları her iki yılda da tüm çeşitlerin incelenen özelliklerini önemli derede etkilemiştir. En yüksek tane verimi 2004-2005 yılında 328.3 kg/da ile Mikham-2002 çeşidinde 550 tohum/m2 ekim sıklığında, 2005-2006 yılında, ise 303.0 kg/ da ile Presto çeşidinde 650 tohum/m2 ekim sıklığında elde edilmiştir. Sonuç olarak, ekim sıklığına bağlı olarak tüm çeşitlerde tane verimi, bitki boyu bir dereceye kadar artmış daha sonraki ekim sıklıklarında ise azalmıştır. Ayrıca metrekarede fertil başak sayısı ekim sıklığı ile birlikte artmış, buna karşılık başakta tane sayısı, başakta tane verimi ve bin tane ağırlığı azalmıştır.

Anahtar Kelimeler: Ekim sıklığı, tritikale, tane verimi, verim öğeleri





yukarı



2008, 14 (2) 183-192
Dört Tekerleği Muharrik Traktör ile Çekilen İki Farklı Kulaklı Pulluğun Performanslarının FEM ile Karşılaştırmalı Olarak Belirlenmesi
(İngilizce)

Saad AL-deen M. Amen ERGECH1 ve Hussein Th. TAHİR2
1 Col. of Agric. / Kirkuk University
2Col. of Agric. / Kirkuk University

Silindirik formda bir kulaklı pulluk model ve tasarımı için teorik bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada dizayn edilen pulluk ile tip 113 pulluğunun performansları iki farklı toprak derinliğinde (15-20 ve 20-25 cm) ve üç farklı hız kademesinde (4.4, 6,9 km/h) karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Çalışmada ele alınan dizayn parametreleri; çeki kuvveti, von misses stresi, eğilme momenti sonlu elemanlar yöntemi (FEM) ile analiz edilmiştir. Ele alınan bazı toprak göstergeleri; pulluk izi, eğim derecesi, pulluk yüzey ve açısıdır. Tesadüfi deneme blokları kullanılarak elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Dizayn edilen kulaklı pulluğun tüm dizayn göstergelerinde çeki kuvveti, von misses stresi ve eğilme momenti bakımından, 113 tip pulluktan daha az olmak suretiyle daha iyi performans gösterdiği bulunmuştur. Sonuçlar, ilerleme hızı arttıkça çeki kuvveti, von misses stresi ve eğilme momentinin arttığını göstermiştir. Aynı şekilde artan toprak işleme derinliklerinde çeki kuvveti, von misses stresi ve eğilme momentinin de arttığı görülmüştür. En iyi performans ise 15-20 cm toprak derinliğinde 9 km/h ilerleme hızında elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kulaklı pulluk dizaynı, çeki kuvveti, sonlu elemanlar yöntemi (FEM), eğilme momenti



 






yukarı


2008, 14 (2) 193-201
DERLEME
Böcek Virüslerinin Biyoteknolojik Önemi
(Türkçe)

İsmail DEMİR1 Remziye NALÇACIOĞLU1 ve Zihni DEMİRBAĞ1
1 Karadeniz Teknik Üniv., Fen-Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü-Trabzon

Böcek virüsleri, böcekleri enfekte ederek, onların hastalanmaları veya ölmelerine neden olan biyolojik etmenlerdir. Son yıllarda, bu virüsler modern biyoteknoloji uygulamalarında önemli ölçüde ilgi uyandırmaktadır. Yüksek konukçu seçiciliklerine sahip böcek virüsleri, çeşitli tarım ve orman zararlılarına karşı kimyasal pestisitlerin alternatifi olarak kullanılmaktadır. Bu virüslerle yapılan çalışmalar yüksek organizasyonlu canlılar için model olarak kullanılmaktadır. Endüstriyel, zirai, tıbbı ve ekonomik öneme sahip ilgi duyulan birçok gen, bu virüslerden geliştirilmiş ekspresyon vektörlerinde bol miktarda üretilmektedir. Ayrıca, son yıllarda bu virüsler gen terapi vektörü olarak da kullanılmaktadır. Bu derleme makalede, başta genel böcek virüsleri olmak üzere bakülovirüslerin çeşitli biyoteknolojik çalışmalarda kullanılma potansiyelleri üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler: Böcek virüsleri, biyoteknoloji, bakülovirüsler











yukarı


 






yukarı


 






yukarı







yukarı

 







yukarı





yukarı

 






yukarı


 





yukarı