yukarı
2007, Cilt: 13, Sayı: 4
İçindekiler
 
KAYGISIZ, A.Siyah Alaca İneklerde Kolostrum Kalitesi ve Kolostrum Kalitesinin Buzağı Gelişme Özelliklerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
SÖKELİ, E., R. AY ve İ. KARACA, Isparta İlindeki Elma Bahçelerinde Zararlı Olan İki Noktalı Kırmızıörümcek (Tetranychus urticae Koch) Populasyonlarının Bazı Pestisitlere Karşı Direnç Düzeylerinin İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ÇÖRDÜK, M.Kanatlı Semeninin Dölleme Yeteneği ve Yağ Asidi Kompozisyonu Üzerine Yem Yağlarının ve Antioksidanların Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
SATTARİ, M. T., A. FAKHER FARD, M. DOCHERKHESAZ ve F. ÖZTÜRK, Yapay Sinir Ağları Yöntemi ile Savalan Sulama Rezervuarının Simülasyonu Özet Tam Metin(PDF)
BAŞER, İ., O. BİLGİN, K. Z. KORKUT ve A. BALKAN, Makarnalık Buğdayda Mutasyon Islahı ile Bazı Kantitatif Karakterlerin Geliştirilmesi Özet Tam Metin(PDF)
ÇİFTÇİ AYDOĞAN, E. ve K. YAĞDI, Ekmeklik Buğdayda (Triticum aestivum L.) Diallel Melez Analizi ile Bazı Agronomik Özelliklerin İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
TUNÇTÜRK, M. Van Koşullarında Bazı Keten (Linum usitatissimum L.) Çeşitlerinin Verim ve Bazı Verim ÖGelerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
TEKEL, N., H. D. ŞİRELİ ve M. E. VURAL, Besi Süresinin İvesi Erkek Kuzuların Besi Performansı ve Karkas Özelliklerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
KESKİN, N. ve B. KUNTER, Erciş Üzüm Çeşidinin Kallus Kültürlerinde UV Işını Etkisiyle Resveratrol Üretiminin Uyarılması Özet Tam Metin(PDF)
DEMİR, N., M. U. KIRKAĞAÇ, A. TOPÇU, Ö. ZENCİR, S. PULATSÜ ve Ç. KARASU BENLİ, Sarısu-Mamuca Göleti (Eskişehir) Su Kalitesi ve Besin Düzey Özet Tam Metin(PDF)
ÖZEL, Ç. A. Onkogenik Agrobacterium tumefaciens A281 Hattı ile Çivit Otu (Isatis constricta Davis) Bitkisinde Tümör Oluşumu Özet Tam Metin(PDF)
KUŞVURAN, Ş., Ş. ELLİALTIOĞLU, K. ABAK ve F. YAŞAR, Bazı Kavun (Cucumis sp.) Genotiplerinin Tuz Stresine Tepkileri Özet Tam Metin(PDF)
TÜRKKAN, M. ve F. S. DOLAR, Nohut Yanıklık Etmeni Ascochyta rabiei (Pass) Labr.'nin Solanapyrone Üretiminin Saptanmasında Spektrofotometrik Yöntemin Kullanılması Özet Tam Metin(PDF)
ULUS, C. ve A. KARAKAYA, Bazı Türk Arpa Çeşitlerinin Arpa Çizgili Yaprak Lekesi Hastalığına Karşı Fide Dönemi Tepkilerinin Tespit Edilmesi Özet Tam Metin(PDF)
KASIM, U. ve R. KASIM, Sebze ve Meyvelerde Hasat Sonrası Kayıpların Önlenmesinde Alternatif Bir Uygulama: UV-C Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2007, 13 (4) 321-325
Siyah Alaca İneklerde Kolostrum Kalitesi ve Kolostrum Kalitesinin Buzağı Gelişme Özelliklerine Etkisi*
(Türkçe)

Ali KAYGISIZ1 ve Mustafa KÖSE2
* Bu çalışma KSÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Yönetim Birimi Başkanlığı tarafından desteklenmiştir.
1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - KAHRAMANMARAŞ
2 Ulaş Tarım İşletmesi, Hayvancılık Şubesi, Ulaş-SİVAS


Bu çalışma Siyah Alaca ineklerin kolostrum kalitesini belirlemek için yapılmıştır. Kolostrum kalitesinin tespit edilmesinde kolostrometre kullanılmıştır. Kolostrometre antikor yoğunluğu ile yakından ilişkili olan kolostrum özgül ağırlığını saptamaktadır. Çalışmada toplanan 59 kolostrum örneğinden 12' si (% 20) düşük kaliteli, 32'si (% 55) orta kaliteli ve 15'i (% 25) iyi kalitede bulunmuştur.Kolostrum kalitesine buzağılama ayı ve buzağı cinsiyetinin etkisi önemsiz (P>0.05), inek yaşının ve kuruda kalma süresinin etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur.Buzağı doğum ağırlığına buzağının doğum ayı ve buzağı cinsiyetinin etkisi önemsiz, ana yaşının etkisi (P<0.01) ile kolostrum kalite sınıfının etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur. Buzağı sütten kesim ağırlığına buzağılama ayı etkisi önemli (P<0.01), buzağı cinsiyeti, ana yaşı, kolostrum kalite sınıfı ve buzağı doğum ağırlığının etkisi önemsiz bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler : Kolostrum kalitesi, Siyah Alaca İnek










yukarı

2007, 13 (4) 326-330
Isparta İlindeki Elma Bahçelerinde Zararlı Olan İki Noktalı Kırmızıörümcek (Tetranychus urticae Koch) Populasyonlarının Bazı Pestisitlere Karşı Direnç Düzeylerinin İncelenmesi
(İngilizce)

Elvan SÖKELİ1, Recep AY1 ve İsmail KARACA1
* This study is a part of the MS.c thesis of the first author.
1 Süleyman Demirel Universitesi, Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü-Isparta


Bu çalışmada elmanın yoğun olarak üretildiği Isparta ilindeki elma bahçelerinde zararlı olan iki noktalı kırmızıörümcek populasyonlarının bazı kimyasallara (propargite, chlorpyrifos ve abamectin) karşı direnç düzeyleri incelenmiştir. Bütün populasyonların bu ilaçlara karşı LC50 ve LC90 düzeyleri petri kabı - ilaçlama kulesi metodu kullanılarak belirlenmiştir. T. urticae Koch populasyonlarının propargite, chlorpyrifos ve abamectin'e karşı LC50 değerleri sırasıyla 137.69 - 295.07 ?l l-1 saf su, 70.99 - 1219.46 ?l l-1 saf su ve 6.41 - 15.13 ?l l-1 saf su olarak bulunmuştur. Elma bahçelerinden toplanan T. urticae populasyonlarının direnç oranı standart hassas populasyon GSS ile oranlanarak bulunmuştur. Populasyonların direnç oranları propargite için <1.0 - 1.1 kat, chlorpyrifos için 2.3 - 40.2 kat ve abamectin için <1.0 - 1.4 kat bulunmuştur (LC50'ye göre). Bu sonuçlara göre elma bahçelerinden toplanan T. urticae populasyonları chlorpyrifos'a karşı dirençli fakat propargite ve abamectin'e karşı duyarlı bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Abamectin, chlorpyrifos, propargite, pestisid direnci, Tetranychus urticae, Tetranychidae













yukarı

2007, 13 (4) 331-336
Kanatlı Semeninin Dölleme Yeteneği ve Yağ Asidi Kompozisyonu ÜzerineYem Yağlarının ve Antioksidanların Etkisi
(Türkçe)

Muzaffer ÇÖRDÜK1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara


Evcil kanatlıların spermatozoasının tipik yağ asidi profili, C20-22:n-6 yağ asidinin üstünlüğü ile karakterize edilir. Balık yağı spermatozoa fosfolipitlerinin C22:6n-3 oranında önemli fakat sınırlı bir artışı teşvik ederken C20:4n-6 ve C22:4n-6 yağ asitlerinde buna paralel eşit bir azalış görülmüştür. Balık yağı bitkisel yağlara göre spermin dölleme yeteneğini önemlice artırırken, spermatozoanın yağ asidi bileşimi yem uygulamalarına önemli derecede direnç göstermiştir. Bu sonuçlara göre yemin yağ kompozisyonu semenin yağ asidi kompozisyonunu ve dölleme yeteneğini değiştirirken, antioksidanlar, reaktif oksijen türlerine karşı sperm zarlarını korur, spermin yaşam ömrünü uzatırlar.

Anahtar Kelimeler: Kanatlı, semen, döllülük, yağ, antioksidan










yukarı

2007, 13 (4) 337-345
Yapay Sinir Ağları Yöntemi ile Savalan Sulama Rezervuarının Simülasyonu
(Türkçe)

Mohammad T. SATTARİ1, A. Fakher-FARD1, Mohammad DOCHERKHESAZ2 ve Fazlı ÖZTÜRK3
1 Tabriz Üniv. Ziraat Fak. Su Mühendisliği Bölümü-İran
2 Şebister Üniv. Mühendislik Fak. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü-İran
3 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara


Su kaynaklarının kısıtlılığı, amaçlardaki çeşitlilikler ve parasal kaynakların yetersizliği, optimum işletmeyi gerektirmektedir. Yağışların zaman ve konum açısından düzgün dağılmaması, tarımsal ürünlerin stratejik önemi ve su kaynakları sistemlerinde bulunan karmaşıklıklar, matematiksel modellerin kullanımını ve gelişmesini giderek artırmaktadır. Öte yandan su depolama yapısına giren akımların rastgelelik özelliğinden dolayı gelecekteki işletme kurallarının tahmini, arazilerin sulamasında önemli rol oynamaktadır. Simülasyon yönteminin amacı rezervuar sisteminin gelecekteki işletme dönemlerinde durumunu tahmin etmektir. Karar vericiler çeşitli senaryolar kullanarak, sistemin işletmesinde iyi bir yönetim sürdürmek isterler. Savalan barajı 90 hm3 aktif kapasite ile 1200 ha tarımsal alanı sulama amacı ile İran'ın Ardabil bölgesinde inşa edilmiştir. Mansapta bulunan tarım alanlarının aylık su taleplerinin tamamen karşılanacağı varsayılmıştır. Bu çalışmada rezervuar işletmesinde depolanan, savaklanan, hazne alanı üzerine düşen yağış ve buradan buharlaşan su miktarları, akımların çok tabakalı ileri beslemeli geriye yayınım yapay sinir ağları simülasyonu yönteminden yararlanarak tahmin edilmiştir. Rezervuar için süreklilik denklemi hem ölçülmüş ve hem de simüle edilmiş akımlarla çözülerek rezervuar parametreleri araştırılmıştır. Sonuçlar, gözlenmiş değerler ve simülasyonundan elde edilen değerler arasında genellikle uyum sağlandığını göstermektedir.

AnahtarKelimeler: Rezervuar yönetimi, rezervuar simülasyonu, optimum işletme ve yapay sinir ağları (YSA)











yukarı

2007, 13 (4) 346-353
Makarnalık Buğdayda Mutasyon Islahı ile Bazı Kantitatif Karakterlerin Geliştirilmesi
(Türkçe)

İsmet BAŞER1, Oğuz BİLGİN1, Kayıhan Z. KORKUT1 ve Alpay BALKAN1
1 Namık Kemal Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tekirdağ


Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümünde yürütülen bu araştırmada, iki makarnalık buğday çeşidine uygulanan 6 farklı gamma ışını dozunun M1 ve M2 generasyonlarında bitki gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. M2 generasyonunda incelenen 7 karakter yönünden mutant ve kontrol genotipler karşılaştırıldığında, birçok özellik bakımından istenen mutant tipler elde edilmiştir. Özellikle 200 gray doz uygulamasından sonra seçilen mutant genotipler arasında bitki boyu yönünden önemli oranda kısalma gösteren genotipler elde edilmiştir. Bitki verimi, ana saptaki başakta tane ağırlığı, başakta tane sayısı, hasat indeksi, başak uzunluğu yönünden 300 gray doz uygulamalarında istenen özellikleri taşıyan genotipler ortaya çıkmıştır. Ayrıca, mutagen uygulamasının bitkide kardeş sayısını artırdığı belirlenmiştir. Kontrol ve seçilen mutant genotiplerde SDS-PAGE yöntemiyle elde edilen protein bandları yönünden özellikle 300-500 gray dozlarında farklılıklar gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Mutasyon, gamma ışını, mutant, makarnalık buğday, hasat indeksi, SDS-PAGE, varyabilite








yukarı

2007, 13 (4) 354-364
Ekmeklik Buğdayda (Triticum aestivum L.) Diallel Melez Analizi ile Bazı Agronomik Özelliklerin İncelenmesi
(Türkçe)

Esra AYDOĞAN ÇİFCİ1 ve Köksal YAĞDI1
1 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Bursa


Bu çalışmada, farklı orijinli altı ekmeklik buğday [Gönen(G1), Saraybosna(G2), Köksal-2000(G3), Atilla-12(G4), 15-4(G5),ve 22-1(G6)] kullanılarak, tam diallel melezlemeler gerçekleştirilmiştir. Denemede F1 bitkileri ve anaçlar üzerinde bitki boyu, başak boyu, başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve 1000 tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. İncelenen tüm özellikler için Genel Kombinasyon Kabiliyeti (GKK) ve Özel Kombinasyon Kabiliyet, (ÖKK) kareler ortalamasının istatistiksel olarak önemli olduğu, resiprokal etkiler ortalamasının ise başak boyu ve başakta tane sayısı özelliklerinde önemsiz, diğer karakterlerde ise önemli olduğu saptanmıştır. Yapılan analizler sonucunda Gönen buğdayında başak boyu özelliği dışında incelenen bütün özelliklerde GKK değerleri önemli bulunmuştur. Elde edilen melezler için ÖKK değerleri açısından incelendiğinde, G1xG3 melezinde bitki boyu hariç diğer tüm özelliklerde pozitif ve önemli ÖKK etkisi gözlenmiştir. En yüksek dar anlamda kalıtım derecesi 0.464 ile bitki boyu özelliğinde, en düşük değer ise 0.003 ile başak boyu özelliğinde bulunmuştur. Çalışmada en yüksek heterosis değeri %82.54 değeri ile başakta tane sayısı özelliğinde G6xG3 melezinde belirlenirken en düşük değer % - 28.31 değeri ile G5xG3 melezinde başakta tane ağırlığı özelliğinde belirlenmiştir. En yüksek ve en düşük heterobeltiosis değerleri ise sırasıyla %54.01 ve % - 28.63 ile başakta tane ağırlığı özelliğinde belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday, diallel analiz, GKK ve ÖKK, heterosis, heterobeltiosis









yukarı

2007, 13 (4) 365-371
Van Koşullarında Bazı Keten (Linum usitatissimum L.) Çeşitlerinin Verim ve Bazı Verim Ögelerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Murat TUNÇTÜRK1
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü- Van


Bu çalışma, Van ekolojik koşullarında uygun keten çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2002 ve 2003 yıllarında tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada 11 farklı keten çeşidi (Antares, Sarı-85, Linda, Flanders, Atalanta, Norman, McGregor, Dakota, Raulin, Mikael ve Royal) verim ve verim unsurları yönünden değerlendirilmiştir. Araştırmada incelenen çeşitlerin bitki boyu, ana saptaki dal sayısı, bitkide kapsül sayısı, kapsülde tane sayısı, ilk dal yüksekliği, 1000 tane ağırlığı, tohum verimi, protein oranı, yağ oranı ve yağ verimi özelikleri incelenmiştir.Araştırma sonucunda; Her iki deneme yılında da incelenen özellikler bakımından keten çeşitleri arasında istatistikî anlamda önemli farklılığın bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmada deneme yıllarına göre en yüksek tohum (141.7-149.0 kg/da) ve yağ (49.8-50.8 kg/da) verimi değerleri Linda keten çeşidinden alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Keten, çeşit, adaptasyon, verim unsurları













yukarı

2007, 13 (4) 372-378
Besi Süresinin İvesi Erkek Kuzuların Besi Performansı ve Karkas Özelliklerine Etkisi
(Türkçe)

Nihat TEKEL1, H. Deniz ŞİRELİ1 ve M. Emin VURAL2
1 Dicle Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - Diyarbakır
2 Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Diyarbakır


Bu çalışma Diyarbakır'da bulunan Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü koyunculuk işletmesinde 2005 yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 2005 yılında doğan ve farklı sürelerde besiye tabi tutulan İvesi erkek kuzuların besi performansı ile kesim ve karkas özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deneme kuzularına sütten kesime kadar analarından ayrılmadan yem verilmiş ve 2 aylık yaşta sütten kesilmişlerdir. Her birinde 15, 16 ve 14 baş erkek kuzu bulunan gruplara sırasıyla 60 (BS60), 75 (BS75) ve 91(BS91) günlük entansif besi uygulanmıştır. Besi gruplarının besi sonu canlı ağırlık ortalamaları sırasıyla; 36.07 1.64, 39.07 1.13 ve 42.11 1.50 kg olarak tespit edilmiş ve BS60 grubu ile BS91 grubunun besi sonu canlı ağırlık ortalamaları arasındaki fark önemli (P < 0.05) bulunmuştur. Gruplarda karkas randımanı yukarıdaki sırayla; % 47.41 0.677, 51.63 0.869 ve 50.13 0.294 olarak tespit edilmiştir. Grupların günlük ortalama canlı ağırlık artışı sırasıyla; 0.26 0.018 0.24 0.007 ve 0.22 0.016 kg ve 1 kg canlı ağırlık artışı için tüketilen konsantre yem miktarı (yem değerlendirme sayısı) ise 5.410, 5.635 ve 6.160 kg olmuştur.

Anahtar Kelimeler: İvesi, besi, besi süresi, karkas





.





yukarı

2007, 13 (4) 379-384
Erciş Üzüm Çeşidinin Kallus Kültürlerinde UV Işını Etkisiyle Resveratrol Üretiminin Uyarılması*
(Türkçe)

Nurhan KESKİN2 ve Birhan KUNTER3
Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1Bu çalışma YYÜ Rektörlüğü Bilimsel Araştırma Projeleri Başkanlığı ve Ankara Üniversitesi
Bilimsel Araştırma Projeleri Müdürlüğü (Bilim İnsanı Yetiştirme Projesi ) tarafından desteklenmiştir.
2Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Van
3 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara


Bu çalışmada; Erciş üzüm çeşidine ait kallus kültürlerinde, ultraviyole (UV) ışını ile uyarılmış kallus dokularında, bir stilben bileşiği olan resveratrol üretiminin uyarılması üzerine, UV ışını uygulama süresi, inkübasyon süresi ve kallus yaşının etkisi incelenmiştir. Kallus dokuları, serada yetiştirilen çeliklerin yapraklarından elde edilmiştir. Ortam olarak; %2 sakkaroz, % 0.8 agar, 1.0 µM BAP (6-benzilaminopürin) ve 0.1 µM 2, 4-D (2, 4- diklorofenosi-asetik asit) eklenmiş Gamborg B-5 ortamı kullanılmıştır. Kalluslar, 21 gün ara ile iki defa alt kültüre alınmıştır. İkinci alt kültürden sonra, 12 ve 15 gün yaşlı kalluslara, steril kabin içerisinde petri kutularının kapakları açılarak, 10 cm uzaklıktan 10 ve 15 dakika süreyle 254 nm dalga boyuna sahip UV ışını uygulanmıştır. Uygulamanın ardından kalluslar 25 C'de ve karanlık koşullarda inkübe edilmiştir. Resveratrol üretiminin belirlenmesi amacıyla, Yüksek Basınçlı Sıvı Kromotografisi (HPLC) yönteminden yararlanılmış, ölçümler 0., 24., 48. ve 72. saatlerde yapılmıştır. En yüksek resveratrol derişimi; 10 dakika UV ışını uygulanmış, 12 gün yaşlı kallus kültürlerinin 48. saatinde ölçülmüştür (66.39 g/g YA). Genel olarak, 12 gün yaşlı kallus kültürlerinde elde edilen resveratrol birikiminin 15 gün yaşlı kültürlerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca, UV ışınının, her iki uygulama zamanında da resveratrol üretimini uyarmak için etkili olduğu ve böylece kallus kültürlerinde resveratrolün üretilebileceği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Erciş üzüm çeşidi (Vitis vinifera L.), stilben, resveratrol, kallus kültürü, UV ışını













yukarı

 


2007, 13 (4) 385-390
Sarısu-Mamuca Göleti (Eskişehir) Su Kalitesi ve Besin Düzeyi*
(Türkçe)

Nilsun DEMİR1, Mine U. KIRKAĞAÇ1, Akasya TOPÇU1, Özge ZENCİR1, Serap PULATSÜ1 ve Çağlan KARASU BENLİ2
*Bu çalışma Ankara Üniv. Ziraat Fak. Dekanlığı, ASAUM ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından desteklenmiştir.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak., Su Ürünleri Bölümü-Ankara
2Tarım ve Köyişleri Bakanlığı-Ankara


Bu çalışmada rekreaktif amaçlı kullanılan Sarısu Göleti'nin mevcut besin düzeyinin belirlenmesi amacı ile bazı su kalite parametreleri, klorofil a, fitoplankton kompozisyonu ve sayısı ile zooplankton bolluğu altı ay boyunca incelenmiştir. Su kalite parametrelerine göre gölün besin düzeyi mezoötrofik-ötrofik olarak belirlenmiştir. Söz konusu parametreler Türk Çevre Mevzuatı'na göre tartışılmıştır. Araştırma süresince Bacillariophyceae, Chlorophyceae, Chrysophyceae, Cryptophyceae, Cyanophyceae ve Dinophyceae sınıflarından toplam 31 fitoplankton türü teşhis edilmiştir. Fitoplankton sayısı 495000 hücre/l ile 12808000 hücre/l, klorofil a derişimi ise 1,12 ile 13,2 mg/m3 arasında değişmiştir. Gölette zooplankton kompozisyonu içinde Rotifera baskın olmuştur. Sonuçlar, gölette hızlı bir ötrofikasyonu işaret etmiştir ve bu nedenle besin maddesi artışı kontrol edilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Su Kalitesi, besin düzeyi, fitoplankton, klorofil, zooplankton

 













yukarı

 


2007, 13 (4) 391-394
Onkogenik Agrobacterium tumefaciens A281 Hattı ile Çivit Otu (Isatis constricta Davis) Bitkisinde Tümör Oluşumu
(Türkçe)

Çiğdem Alev ÖZEL1
1Gazi Üniv. Gazi Eğitim Fak. Biyoloji Eğitimi ABD- Ankara


Bu çalışmada, Isatis constricta (çivit otu) bitkisinden çimlendirme sonucu elde edilen in vitro gelişen yaprak ve yaprak sapı eksplantları Agrobacterium tumefaciens'in onkogenik A281 hattıyla inokule edilmiştir. Tümör oluşumu, eksplantlar inoküle edildikten 15 gün sonra başlamış olup, 4 hafta sonra GUS analizi yapılmıştır. En fazla tümöt oluşumu yaprak sapı eksplantında 50 mg/l kanamisin içeren aydınlık (16 saat ışık fotoperiyodunda) denemesinden elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Isatis constricta (çivit otu), Agrobacterium tumefaciens, GUS analizi, tümör oluşumu.







yukarı



2007, 13 (4) 395-404
Bazı Kavun (Cucumis sp.) Genotiplerinin Tuz Stresine Tepkileri*
(Türkçe)

Şebnem KUŞVURAN1, Şebnem ELLİALTIOĞLU2, Kazım ABAK1 ve Fikret YAŞAR3
*Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü 2002-58 no'lu projesinin bir bölümünden hazırlanmıştır.
1 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü - Adana
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü - Ankara
3 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü - Van


Araştırmada, kavunda tuza tolerans bakımından genotipler düzeyinde farklılığın bulunup bulunmadığını ortaya koymak; tuza toleransın belirlenmesinde bitki biyomas değerlerinin ve yapraklarda iyon biriktirme derecesinin kullanılma olanağını iincelemek amaçlanmıştır. Ayrıca tuz stresinde yapraklarda MDA miktarındaki artış incelenmiştir. 36 adet farklı genotip, tuza tolerans ve duyarlılık özelliği bakımından farklı parametrelere göre sıralanmış, özellikler arasındaki korelasyon katsayıları belirlenmiştir. Kavunda tuz zararının Na+ ve Cl- iyonlarının toksik etkisinden kaynaklandığı, bu iyonları bünyede az bulunduran genotiplerde tuza toleransın daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Denemede kullanılan genotipler arasında Midyat, Besni ve Şemame kavun genotipleri tuza tolerant olarak belirlenirken; Ananas ve Yuva çeşitlerinin tuza en duyarlı kavun çeşitleri olduğu ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kavun, tuzluluk, tolerans, iyon, lipid peroksidasyon


 









yukarı



2007, 13 (4) 405-408
Nohut Yanıklık Etmeni Ascochyta rabiei (Pass) Labr.'nin Solanapyrone Üretiminin Saptanmasında Spektrofotometrik Yöntemin Kullanılması
(Türkçe)

Muharrem TÜRKKAN1 ve F. Sara DOLAR1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak.Bitki Koruma Bölümü - Ankara


Bu çalışmada Ascochyta rabiei'nin solanapyrone toxin üretiminin spektrofotometrik yöntemle tespiti ve toksin üretiminde en uygun günün belirlenmesini amaçlanmıştır. A. rabiei'nin üç izolatı (Abk 3, Auk 7 ve Haypa 3) Czapek Dox sıvı besin ortamında 7, 14 ve 21 gün süreyle geliştirilmiş ve toxin C18 katı faz ekstraksiyon kartijleriyle ekstrakte edilerek acetonitril ile elute edilmiştir. Solanapyrone toksinlerinin kantitatif miktarlarının belirlenmesinde Agilent Specord 200 spektrofotometre kullanılmıştır. A. rabiei izolatlarının 7, 14 ve 21. günlerdeki solanapyrone A, B ve C üretim durumlarının birbirinden farklı olduğu görülmüştür. Üç izolatın da 7. gün ekstraksiyonlarında solanapyrone B ürettiği belirlenmiştir. Solanapyrone A'yı izolatlardan ikisinin düşük miktarda da olsa ürettiği ancak Auk 7 izolatının üretmediği tespit edilmiştir. 14. gündeki solanapyrone A miktarları 7. gündeki miktarlardan oldukça yüksektir. Bu da misel kitlesindeki artışı ile solanapyrone A miktarı arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Ekstraksiyon yapılan günlerde her 3 izolatın da en çok solanapyrone C ürettiği belirlenmiştir. İstatiksel olarak bir kıyaslama yapıldığında üç izolatın solanapyrone A, B ve C üretimlerinin 14. ve 21. günler arasında bir fark olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak A. rabiei'nin toksin ektraksiyonu için en uygun günün 14. gün olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: A. rabiei, Solanapyrone A, B ve C, Ekstraksiyon ve Spektrofotometre




yukarı



2007, 13 (4) 409-412
Bazı Türk Arpa Çeşitlerinin Arpa Çizgili Yaprak Lekesi Hastalığına Karşı Fide Dönemi Tepkilerinin Tespit Edilmesi
(İngilizce)

Canan ULUS1 ve Aziz KARAKAYA1
*Prepared from M. Sc. Thesis
1Ankara Universitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü -Ankara


Türkiye'de yetiştirilen 15 arpa çeşidinin arpa çizgili yaprak lekesi hastalığı etmeni olan Drechslera graminea 'nın 5 izolatına karşı fide dönemi tepkileri sera şartlarında tespit edilmiştir. İzolatlar Ankara ilinin değişik bölgelerinden toplanmıştır. Çeşitlerin fungus izolatlarına karşı gösterdiği tepkilerde farklılıklar görülmüştür. İzolatlar arasında da patojenisite açısından farklılıklar görülmüştür. Çumra 2001 ve Yerçil 147 çeşitleri 5 izolatın hepsine dayanıklı olarak görülmüştür. Sladoran çeşidi 4 izolata karşı dayanıklı olarak görülmüştür. Erginel 90, Orza 96, Çetin 2000 ve Aydanhanım çeşitleri fungusun 3 izolatına karşı hassas olarak bulunmuştur. Diğer çeşitlerin tepkileri, izolatlara bağlı olarak, dayanıklı ile hassas arasında değişmiştir. Dg3 izolatı en virulent izolat olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Drechslera graminea, Pyrenophora graminea, arpa çizgili yaprak lekesi hastalığı, arpa,Türkiye

 






yukarı


2007, 13 (4) 413-419
DERLEME
Sebze ve Meyvelerde Hasat Sonrası Kayıpların Önlenmesinde Alternatif Bir Uygulama: UV-C
(Türkçe)

M.Ufuk KASIM1 ve Rezzan KASIM1
1 Kocaeli Üniv. Arslanbey Meslek Yüksekokulu - Kocaeli


Meyve ve sebzelerde, gelişmiş ülkelerde %25 ve gelişmekte olan ülkelerde %50 oranında olan hasat sonrası kayıpların önlenmesinde yoğun olarak fungusitler kullanılmaktadır. Ancak fungusit kalıntılarının insan sağlığı ve özellikle de çocuklar üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla araştırıcılar, hasat sonrası hastalıkların konrol edilmesinde kimyasal pestisitlere alternatif yöntemler üzerinde çalışmaktadır. Bu yöntemlerden ultraviyole-C ışınlaması (UV-C, 200-280 nm dalgaboyu) hasat sonrası çürümelerin kontrolünde olumlu sonuçlar vermektedir. Özellikle 254 nm dalgaboyundaki ultraviyole uygulamaları hafif stres tepkisi oluşturarak ürünün hasat sonrası dayanımını arttırmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Ultraviyole-C ışınlaması, meyve, sebze, hasat sonrası, çürüme










yukarı


 






yukarı


 






yukarı







yukarı

 







yukarı





yukarı

 






yukarı


 





yukarı