yukarı
2007, Cilt: 13, Sayı: 3
İçindekiler
 
TUĞAÇ M. G. ve H. TORUNLAR, Tarım Arazilerinin Tarımsal Kullanım Uygunluklarının Belirlenmesi Üzerine Bir Çalışma Özet Tam Metin(PDF)
BİNBOĞA MERAL, Ü. Yabani Agrobacterium tumefaciens A281 Hattıyla Ayçiçeğinde Tümör Oluşumu Özet Tam Metin(PDF)
KENANOĞLU B. B., İ. DEMİR, K. MAVİ, H. YETİŞİR ve D. KELEŞ,Lagenaria siceraria Genotiplerinin Düşük Sıcaklıkta Çimlenmesi Üzerine Ekim Öncesi Uygulamaların Etkis Özet Tam Metin(PDF)
DEMİRBAŞ, H. Y. ve İ. DURSUN, Buğday Tanelerinin Bazı Fiziksel Özelliklerinin Görüntü İşleme Tekniğiyle Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KIZILKAYA R., İ. EKBERLİ ve N. KARS, Tütün Atığı ve Buğday Samanı Uygulanmış Toprakta Üreaz Aktivitesi ve Kinetiği Özet Tam Metin(PDF)
VARTANLI S. ve H. Y.EMEKLİER, Ankara Koşullarında Hibrit Mısır Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
İNCİ, S., A. KAYGISIZ, E. EFE ve S. BAŞ, Altınova Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Esmer Sığırların Süt ve Döl Verim Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
NALBANTOĞLU G. ve B. ÇAKMAK, Akıncı Sulama Birliğinde Sulama Performansının Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi Özet Tam Metin(PDF)
KAYDAN M. B. ve N. KILINÇER, Phenacoccus aceris (Signoret) (Hemiptera: Coccoidea: Pseudococcidae)'in Farklı Konukçularda Yumurtlama Özelliklerinin Belirlenmes Özet Tam Metin(PDF)
ALPGİRAY B. ve R. GÜRHAN, Kanola Yağının Diesel Motorunun Performansına ve Emisyon Karakteristiklerine Etkilerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ERDEMLİ S., E. ÇOLAK and H. KENDİR, İran Üçgülünde (Trifolium resupinatum L.) Bazı Bitkisel ve Tarımsal Özelliklerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
COŞGE B.Ayçiçeği (Helianthus annuus L.)'nin Bazı Morfolojik Karakterleri ve Tohum Verimi Üzerine Metanolün Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
URAS, A. ve R. OKURSOY,Pulluk Uç Demirlerindeki Aşınmaların Görüntü İşleme TekniğindenYararlanılarak Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KARATAŞ, H. ve Y. S. AĞAOĞLU, Bazı Üzüm Çeşitlerinin Döl Verimleri Üzerine Tozlayıcı Kalecik Karası Çeşidinin Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
GÜÇBİLMEZ, M. ve O. ELİBOL, Broiler Damızlık Sürülerinde Kümesler Arasında Horoz Değişiminin Döllülük Oranı Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
KAYDAN, D. ve M. YAĞMUR, Van Ekolojik Koşullarında Bazı İki Sıralı Arpa Çeşitlerinin (Hordeum vulgare L. conv. distichon) Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Bir Araştırma Özet Tam Metin(PDF)
BİÇER, B. T. ve D. ŞAKAR, Dış Kaynaklı Mercimek Hatlarının Tarımsal ve Morfolojik Özellikler için Yerel Çeşitlerle Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
AHMET H. ve M. S. ADAK, Irak'ta Yetiştirilen Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinde Kallus Oluşumu ve Bitki Rejenerasyonu Özet Tam Metin(PDF)
EYDURAN S. P. veY. S. AĞAOĞLU, Ankara (Ayaş) Koşullarında Yetiştirilen Frenk Üzümü Çeşitlerinin Bazı Pomolojik ve Bitkisel Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
ŞİMŞEK, O., A.MERMER, H. YILDIZ, K.A.ÖZAYDIN ve B. ÇAKMAK, AgroMetShell Modeli Kullanılarak Türkiye'de Buğdayın Verim Tahmini Özet Tam Metin(PDF)
SÖNMEZ, N., H. H. A. ALIZADEH, R. ÖZTÜRK ve A. İ. ACAR,Gilaburu Tohumunun Bazı Fiziksel Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
TURGUTER, S. ve S. ÜLGENTÜRK, Karıncalar (Hymenoptera: Formicidae) ve Coccoidea (Hemiptera: Sternoryncha) Türlerinin İlişkileri Özet Tam Metin(PDF)
 
Özetler
 

2007, 13 (3) 157-165
Tarım Arazilerinin Tarımsal Kullanım Uygunluklarının Belirlenmesi Üzerine Bir Çalışma*
(Türkçe)

Murat Güven TUĞAÇ1 ve Harun TORUNLAR1
* Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir.
Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü, Ankara


Bu çalışmada, ekolojik kriterlere göre hücresel analiz metodu kullanılarak, Ankara ili, Haymana ilçe sınırlarında bulunan, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği ile Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü arazilerinin tarımsal arazi kullanım uygunluğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) teknikleri kullanılarak her bir arazi kriteri için oluşturulan toprak, topografya ve sulama koşulları gibi veri katmanları incelenerek alan içerisindeki ağırlıklı oranları hücre değeri olarak atanmıştır. Analiz sonucunda arazinin tarımsal uygunluk indeksi oluşturularak tarımsal uygunluk sınıfları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanının tamamı 968.3 ha dır. Toplam alanın % 7.15'ni (69.3 ha) gölet, bataklık ve kayalık alanlar oluşturmaktadır. Arazilerin tarımsal uygunluğu bakımından % 16.24'ü (157.2 ha) çok uygun (S1), % 34.30'u (332.1 ha) uygun (S2) ve % 30.27'si (293.1 ha) az uygun (S3) arazilerdir. Arazinin % 12.04'ünün (116.6 ha) ise tarımsal kullanım yönünden toprak özelliklerinin uygun olmadıkları (N) belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tarımsal uygunluk, hücresel analiz metodu, arazi değerlendirme, coğrafi bilgi sistemleri









yukarı

2007, 13 (3) 166-168
Yabani Agrobacterium tumefaciens A281 Hattıyla Ayçiçeğinde Tümör Oluşumu
(Türkçe)

Ülkü BİNBOĞA-MERAL1
Doktora tezinden hazırlanmıştır.
Gazi Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü-Ankara

Bu çalışmada ayçiçeğinin Ekiz genotipinden seçilen 9 farklı hatta ait in vitro gelişen bir haftalık bitkicikler kullanılmıştır. Her hattan yaprak, yaprak sapı ve olgunlaşmış kotiledon eksplanları bitkiciklerden izole edilerek Agrobacterium tumefaciens'in onkogenik A281 hattıyla inokule edilmişlerdir. Tümör oluşumu eksplantlar inoküle edildikten 6-7 gün sonra başlamış olup, 4 hafta sonra denen ayçiçeği hatlarına ait bütün eksplantlarda tümör oluşumu gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Helianthus annuus L., Agrobacterium tumefaciens, onkogenik, tümör oluşumu












yukarı

2007, 13 (3) 169-175
Lagenaria siceraria Genotiplerinin Düşük Sıcaklıkta Çimlenmesi Üzerine Ekim Öncesi Uygulamaların Etkisi
(İngilizce)

Burcu Begum KENANOĞLU1, Ibrahim DEMİR1, Kazım MAVİ1 ,Halit YETİŞİR2 ve Davut KELEŞ3
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara
2Mustafa Kemal Üniv Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü- Hatay
3Horticultural Research Institute Ministry of Agriculture and Rural Affairs of Turkey/ Mersin / Turkey

Bu çalışmada; Türkiye'nin batı ve güney bölgelerinden toplanan, 15 adet Lagenaria siceraria genotipine ait tohumlar KNO3 ve NaCl uygulamasına tabi tutularak çimlenme oranları araştırılmıştır. Araştırma, 2004-2005 yıllarında yürütülmüştür. Çimlendirme testleri, 15 0C ve 18 0C sıcaklılarda yapılmıştır. Sonuçlar, uygulamaların etkisinin genotipler, sıcaklıklar ve kullanılan solüsyonlar arasında fark olduğunu göstermiştir. Birçok genotipte her iki yılda da, KNO3 uygulaması NaCl uygulamasına göre daha etkili ve iyi sonuç vermiştir. Her iki sıcaklıkta, NaCl az da olsa çimlenmeyi olumlu etkilemiştir; fakat, birçok genotipte çimlenmeyi engellemiştir. Çimlenme sıcaklığı düştükçe KNO3 uygulamasının pozitif etkisi daha iyi gözlenmiştir. Sonuç olarak; uygulamalar, özellikle de KNO3 uygulaması ile 15 0C sıcaklıkta, Lagenaria siceraria tohumlarının çimlenme yüzdesi arttırılmıştır. Belirtilen uygulama, erken ilkbahar döneminde ısıtmasız sera koşullarında aşılı karpuz fidesi için anaç üretiminde etkili şekilde kullanılabilir.

Anahtar Kelimeler: Lagenaria siceraria, ekim öncesi uygulamalar, çimlenme, düşük sıcaklık










yukarı

2007, 13 (3) 176-185
Buğday Tanelerinin Bazı Fiziksel Özelliklerinin Görüntü İşleme Tekniğiyle Belirlenmesi*
(Türkçe)

Hande Yıldız DEMİRBAŞ1 ve İlknur DURSUN2
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü - Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü - Ankara

Bu araştırmada; ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen bazı buğday çeşitleri tanelerinin uzunluk, genişlik, kalınlık, izdüşüm alanı, çevre, küresellik derecesi ve farklı şekil katsayıları gibi bazı fiziksel özelliklerinin görüntü işleme tekniğinden yararlanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Ekmeklik ve makarnalık tipte 13 farklı buğday çeşidi seçilmiştir. % 10, % 12, % 14 tohum nem içeriklerindeki buğday taneleri; hilum ekseni yanda, hilum ekseni altta ve dik olmak üzere 3 farklı konumda kağıtlar üzerine yerleştirilerek örnekler hazırlanmıştır. Bunlar bir tarayıcıdan geçirilerek TIFF uzantılı dosyalar halinde bilgisayar ortamına aktarılmış ve "UTHSCSA Image Tool Version 3.0" görüntü işleme programıyla değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; elle ve görüntü işlemeyle yapılan ölçüm sonuçları arasındaki korelasyon katsayısının yüksek olması nedeniyle buğday tanelerinin bazı fiziksel özelliklerinin belirlenmesinde görüntü işleme tekniğinden başarıyla yararlanılacağı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Buğday tanesi, fiziksel özellik, görüntü işleme tekniği










yukarı

2007, 13 (3) 186-194
Tütün Atığı ve Buğday Samanı Uygulanmış Toprakta Üreaz Aktivitesi ve Kinetiği
(Türkçe)

Rıdvan KIZILKAYA1, İmanverdi EKBERLİ1ve Nalan KARS1
1Ondokuz Mayıs Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Samsun

Bu araştırmada, topraklara %5 düzeyinde uygulanan tütün atığı ve buğday samanının üreaz aktivitesi ve kinetiği üzerine etkisi bir inkübasyon denemesi ile saptanmıştır. Bu amaçla, killi tın bünyeli deneme toprağına organik atıklar, kuru ağırlık üzerinden %5 oranında karıştırılmış ve 30 gün süre ile 25±0.5 0C'de inkübasyona bırakılmıştır. İnkübasyon sonunda alınan örneklerin, farklı substrat konsantrasyonları (%0, %1, %2, %4, %6, %8, %10 ve %12), inkübasyon periyotları (0, 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 saat) ve sıcaklıklarındaki (0, 10, 20, 30, 40 ve 500C) üreaz aktivitesi ve kinetik parametrelerindeki değişimler araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, topraklara tütün atığı ve buğday samanı uygulamasının üreaz aktivitesini artırdığı belirlenmiştir. Ayrıca, reaksiyon hızının kontrolde %8'lik substrat düzeyine, tütün atığı ve buğday samanı uygulamasında ise %10'luk düzeyine kadar artış gösterdiği ve bu düzeylerden sonra değişmediği belirlenmiştir. Hem kontrol hem de organik atık uygulanmış topraklarda tüm substrat konsantrasyonlarındaki en yüksek reaksiyon hızları 500C'lik inkübasyon sıcaklığında saptanmıştır. Tüm uygulamalarda en yüksek Vmax ve Km değerleri 40 ve 500C'de, en yüksek Vmax/Km oranları kontrol uygulamasında 50 0C'de, tütün atığı ve buğday samanı uygulamasında ise 400C'de belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Toprak, enzim, üreaz, kinetik parametreler, buğday samanı, tütün atığı








yukarı

2007, 13 (3) 195-202
Ankara Koşullarında Hibrit Mısır Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi*
(Türkçe)

Sefa VARTANLI 1 ve H. Yavuz EMEKLİER 1
*Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü, 06110-Ankara

Araştırma 2005 yılında, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin Ayaş Bahçe Bitkileri Araştırma ve Uygulama İstasyonu deneme tarlalarında, tesadüf blokları deneme deseninde dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada, erkenci ve orta erkenci (FAO 500-600 olum grubunda) 12 hibrit mısır çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; hibrit mısır çeşitlerinde, ele alınan özellikler bakımından önemli farklılıklar bulunmuş, bitki boyu 288.5 - 320.0 cm; fizyolojik olumda tane nemi, % 29.48 (BC 566) - % 41.65 (ISIDORO); hasatta tane nemi, % 21.15 (BC 566) - % 28.60 (ISIDORO); birim alan tane verimi, 1577 kg/da (BC 566) - 1903 kg/da (OSSK 602); ham yağ oranı, % 2.04 - 6.90; ham protein oranı, % 6.21 - 8.65 ve hektolitre ağırlığı, 65.43 - 73.53 kg değerleri arasında belirlenmiştir. Orta Anadolu koşullarında mısır tarımının en önemli problemi olan tanedeki nem oranı bakımından "BC 566" ve "BORA" çeşitleri en düşük hasat nemine sahip olmuş, bu bakımdan diğer çeşitlere göre daha avantajlı ve erkenciliğin daha belirgin olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Mısır, Zea mays, fizyolojik olgunluk, verim, verim öğeleri, kalite değerleri










yukarı

2007, 13 (3) 203-212
Altınova Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Esmer Sığırların Süt ve Döl Verim Özellikleri*
(Türkçe)

Sultan İNCİ1, Ali KAYGISIZ1, Ercan EFE1 ve Sinan BAŞ1
*Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır.
1Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Kahramanmaraş

Bu araştırma, Altınova Tarım İşletmesinde yetiştirilen Esmer sığırların süt ve döl verim özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın materyalini, 1984-1997 yıllarını kapsayan süt ve döl verim kayıtları oluşturmuştur. İncelenen zaman peryodu içerisinde 324 ineğe ait 1058 laktasyon kaydı değerlendirilmiştir. Süt verim özelliklerine ait en küçük kareler ortalamaları, 305 günlük süt verimi için 5340 ± 91 kg, laktasyon süresi için 302.2±4.1 gün ve kuruda kalma süresi için 82.1±3.2 gün olarak tesbit edilmiştir. Araştırmada etkileri hesaplanan çevre faktörlerinden verim yılının etkisi 305 günlük süt verimi için çok önemli (P<0.01), laktasyon süresi için önemli (P<0.05) bulunmuştur. Laktasyon sırasının etkisi 305 günlük süt verimi ve laktasyon süresi için çok önemli (P<0.01), kuruda kalma süresi için önemsiz bulunmuştur. Döl verim özelliklerine ait en küçük kareler ortalamaları ilkine damızlıkta kullanma yaşı, ilkine buzağılama yaşı, buzağılama aralığı ve servis periyodu için sırasıyla 614.9±8.8 gün, 904.8±39,4 gün, 383.1±4.7 gün ve 99.5±5.0 gün olarak hesaplanmıştır. Buzağılama yıl etkisi sadece ilkine damızlıkta kullanma yaşı için çok önemli (P<0.01) bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : Esmer sığır, süt verimi, döl verimi













yukarı

2007, 13 (3) 213-223
Akıncı Sulama Birliğinde Sulama Performansının Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi*
(Türkçe)

Gülper NALBANTOĞLU1 ve Belgin ÇAKMAK1
* Yüksek Lisans tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara

Bu çalışmada Devlet Su İşleri tarafından 1973 yılında işletmeye açılan ve 1998 yılında sulama birliğine devredilen Akıncı Sulaması'nda sulama sistem performansının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma alanında yıllık su temini oranı 1.55-1.98, yatırımın geri dönüşüm oranı %56-172, bakım masrafının gelire oranı %2.51-10.82, birim alana düşen toplam işletme, bakım, yönetim masrafı 22.53-108.61 $/ha, su dağıtımında istihdam edilen her bir kişiye düşen toplam masraf 1091.09-8658.84 $, su ücreti toplama performansı %70-93, birim alana düşen çalıştırılan personel sayısı 0.007-0.012 kişi/ha, birim sulama alanına karşılık elde edilen gelir 364.81- 557.81 $/ha, sulanan birim alana karşılık elde edilen gelir 1454.29-2970.46 $/ha, şebekeye alınan birim sulama suyuna karşılık elde edilen gelir 0.106-0.196 $/ m3, tüketilen birim sulama suyuna karşılık elde edilen gelir 1.348-2.887 $/ m3 olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sulama performansı, karşılaştırmalı değerlendirme, performans göstergesi, sulama birliği.





.





yukarı

2007, 13 (3) 224-230
Phenacoccus aceris (Signoret) (Hemiptera: Coccoidea: Pseudococcidae)'in Farklı Konukçularda Yumurtlama Özelliklerinin Belirlenmesi*
(Türkçe)

M. Bora KAYDAN1 ve Neşet KILINÇER2
* Yüzüncü Yıl Üniv. Bilimsel Araştırma Projeleri Başkanlığı tarafından (Proje No: 2002-ZF-041) desteklenmiştir.
Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü Kampus- Van
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü Dışkapı- Ankara

Phenacoccus aceris'in yumurta verimi ve yumurta açılma süreleri, üç farklı konukçuda (Fraxinus excelsior L., Acer negundo L. ve A. pseudoplatanus L.) 2002 ve 2003 yıllarında incelmiştir. F. excelsior üzerinde beslenen P. aceris bireylerinin diğer konukçulara nazaran daha fazla sayıda yumurtladıkları (2002 yılında F. excelsior üzerinde ortalama 766.45, A. negundo üzerinde 484.06 ve A. pseudoplatanus üzerinde 638.82, 2003 yılında sırasıyla 870.73, 663.54, 552.73 yumurta), tüm konukçularda yumurtalamanın büyük çoğunluğunun oviposizyon süresinin ilk haftasında, tamamına yakınının ise ilk 15 günde tamamlandığı tespit edilmiştir. Yumurtaların açılma sürelerinin 21 ile 24 gün arasında değiştiği ve konukçuya bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Phenacoccus aceris, akçaağaç unlubiti, yumurta verimi












yukarı

2007, 13 (3) 231-239
Kanola Yağının Diesel Motorunun Performansına ve Emisyon Karakteristiklerine Etkilerinin Belirlenmesi*
(Türkçe)

Bahar ALPGİRAY1 ve Recai GÜRHAN2
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 New Holland Trakmak Traktör ve Zir.Mak.Tic.A.Ş.-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak.Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu araştırmanın amacı, yakıt olarak kullanılan kanola yağının tek silindirli bir dizel motorunun performansına ve emisyon karakteristiklerine etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, direkt püskürtmeli, 5,5 kW anma gücünde 4 zamanlı bir dizel motor kullanılmıştır. Araştırmada çalışmalar iki ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kanola yağı dizel yakıtına hacimsel olarak % 20, 40, 60, 80 oranlarında karıştırılarak seyreltilmiş, daha sonra emisyon ve motor denemeleri yapılmıştır. İkinci bölümde ise, transesterifikasyon ile kanola yağı metil esteri elde edilmiş, emisyon ve motor denemeleri gerçekleştirilmiştir. Denemelerde devir sayılarına bağlı olarak, dönme momenti, emisyon değerleri ve yakıt tüketim değerleri ölçülmüştür. Kanola yağı kullanımı ile motor momenti ve gücünde dizel yakıtına kıyasla az da olsa düşüşlerin meydana geldiği, yağ asidi metil esteri kullanımı ile moment ve gücün ham kanola yağlarına oranla daha yüksek olduğu ve dizel yakıtına daha yakın olduğu belirlenmiştir. Transesterifikasyon yönteminin kanola yağına uygulanması sonucu bitkisel yağların viskozitelerinin ve özgül ağırlıklarının azaldığı belirlenmiştir. Bu özellikleri ile kanola yağı metil esteri dizel yakıtına daha yakın özellikler göstermiştir. Kanola yağı ile yapılan testlerde duman koyuluğunun dizel yakıtına oranla daha yüksek olduğu, fakat yağ asidi metil esterinin kullanımı ile duman yoğunluğunun seyreltme yöntemi ile elde edilen yakıtlara oranla daha düşük olduğu belirlenmiştir. Karışımlı ve metil ester yakıtların CO2 , CO ve O2 değerleri de belirlenmiştir. Sonuç olarak kanola yağı metil esterinin dizel yakıtına daha yakın değerlere sahip olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Biyodizel, kanola yağı, motor performansı, seyreltme, yeniden esterleme, emisyon













yukarı



2007, 13 (3) 240-245
İran Üçgülünde (Trifolium resupinatum L.) Bazı Bitkisel ve Tarımsal Özelliklerinin Belirlenmesi
(İngilizce)

Semra ERDEMLİ1 ,Ergül ÇOLAK2 ve Hayrettin KENDİR1
* Prepared from M.Sc. Thesis
1 Ankara Univ. Faculty of Agriculture, Department of Field Crops Ankara-Turkey
2 Agricultural Directorate, Farmer Education and Extension Division, Bilecik-Turkey

Baklagil yem bitkileri yüzyıllardan beri çayır ve meralarda, tarla topraklarında kuru ot ve silaj amaçlı yetiştirilmektedir. Üçgüller, tür sayısının fazlalığı, değişik iklim ve toprak koşullarına uyumu ve kendi kendilerini tohumlama özelliklerinden dolayı hayvan besleme açısından en önemeli iki cinsten biridir. Üçgül cinsinin en önemli türlerinden biri olan İran üçgülü (Trifolium resupinatum L.) Orta Anadolu Bölgesi'nde yetişme potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, İran üçgülü hatlarının, değişik bitkisel ve tarımsal özelliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu değerli yem bitkisi türünün değişik hatları Ankara iklim koşullarında yem üretimi potansiyelinin belirlenmesi amacıyla denenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre, bitkisel ve tarımsal özellikleri incelendiğinde en uzun doğal bitki boyu 5475 numaralı hatta (51,267 cm), en uzun bitki boyu 5475 numaralı hatta (58,987 cm), en yüksek yaprak sayısı 5453 numaralı hatta (9.6 adet), en geniş yaprakçık eni 5475 numaralı hatta (22,3 mm), en uzun yaprakçık boyu 5475 numaralı hatta (33,5 mm), en geniş sap çapı 5475 numaralı hatta (5.5 mm), en yüksek yeşil ot verimi 5475 numaralı hatta (1962 kg/da), en yüksek kuru ot verimi 5475 numaralı hatta (331,37 kg/da), en yüksek kuru ot oranı 5461 numaralı hatta (%19,1) elde edilmiştir. Araştırma sonucuna göre İran üçgülü yüksek yeşil ve kuru ot veriminden dolayı Ankara koşullarında yem bitkisi olarak kullanılabilir. Bunun yanında 5475 numaralı hat Ankara koşullarıda yeşil ve kuru ot üretimi için uygun bir genotip olarak kullanılabilir.

Anahtar Kelimeler: İran üçgülü, bitkisel özellikler, bitki boyu, yem verimi





yukarı



2007, 13 (3) 246-252
Ayçiçeği (Helianthus annuus L.)'nin Bazı Morfolojik Karakterleri ve Tohum Verimi Üzerine Metanolün Etkisi
(Türkçe)

Belgin COŞGE
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, ayçiçeğine (Helianthus annuus L.) yapraktan uygulanan metanolun bitkinin bazı morfolojik karakterleri ile tohum verimi üzerine etkisi saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma, 2004 yılında tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuş ve materyal olarak C 207, Coban (yağlık, hibrit) ve KG-R-123 (çerezlik, sentetik) çeşitleri kullanılmıştır. Çeşitler ana parsellere kontrol, yalnız su, % 30 ve % 40 metanol uygulamaları ise alt parsellere (15 m2) yerleştirilmiştir. Uygulanan metanol dozlarının incelenen özellikler üzerine etkileri çeşitlere göre değişmiştir. Hasatta ölçülen bitki boyu ile çiçeklenme başlangıcı döneminde kaydedilen yaprak sayısı ve uzunluğu üzerine sadece çeşitlerin etkisi olmuştur. Bu üç özellik haricinde, diğer tüm özellikler bakımından Coban çeşidinde % 30 metanol uygulaması en düşük değerleri vermiştir. C 207 çeşidinin tabla çapı, çiçeklenme başlangıcındaki bitki boyu, bin tohum ağırlığı ve tohum veriminde ise en düşük değerler % 40 metanol uygulamasından alınmış, sadece tohum uzunluğunda uygulamalar arası fark olmamıştır. KG-R-123 çeşidinde metanol uygulamaları yalnızca tabla çapı ve bin tohum ağırlığını olumlu yönde etkilemiş ancak incelenen özellikler bakımından su, % 30 ve % 40 metanol uygulamaları istatistiksel olarak aynı grupta yer almıştır. Tohum verimi ve tohum verimi ile doğrudan ilgili karakterler ( bin tohum ağırlığı, tohum uzunluğu vb) ile incelenen morfolojik karakterler dikkate alındığında; uygulanan metanol dozlarının istatistiksel açıdan çok önemli olumlu bir etkisi gözlenmemiştir.

Anahtar Kelimeler: Ayçiçeği, Helianthus annuus L., metanol, tohum verimi, bitki boyu, yaprak uzunluğu

 









yukarı



2007, 13 (3) 253-260
Pulluk Uç Demirlerindeki Aşınmaların Görüntü İşleme Tekniğinden Yararlanılarak Belirlenmesi*
(Türkçe)

Ahu URAS1 ve Rasim OKURSOY1
* Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır.
1Uludağ Üniv., Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Bursa

Toprak işleme alet ve makinalarının işlevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmesi, toprak işleme kalitesi ile çalışma verimini artıran önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, makine parçalarındaki aşınma ise kalite ve verimi olumsuz yönde etkileyen bir faktördür. Pulluk uç demirlerinde aşınmaya maruz kalan işleyici organlar toprağı kesmeyip onu ötelediğinden, çeki kuvvetini artırarak, enerjinin ve maliyetin artmasına yol açmaktadır. Bu çalışmada; 2 gövdeli ve trapez uç demirli asma tip bir traktör pulluğu ile toplam 60 da olmak üzere 2 farklı tarlada çalışılmıştır. Pulluk uç demirlerinde meydana gelen ve çeşitli olumsuzluklara sebep olan aşınma faktörünün belirlenebilmesi amacıyla başta hassas tartı ve planimetre ölçüm yöntemlerinin olmak üzere, bilgisayarlı görüntü işleme tekniğinden yararlanılmıştır. Pulluk uç demirlerindeki aşınmaların, diğer yöntemler yanında görüntü işleme tekniği kullanılarak da belirlenebileceğini ortaya koyabilmek amacıyla Global Lab Image 2 Streamline yazılımının deneme sürümü kullanılmıştır. Hassas tartı ölçümleri sonucunda ortalama aşınma miktarı 33.6 g/da olarak belirlenmiştir. Görüntü işleme tekniğiyle belirlenen ortalama aşınma miktarı ile planimetre ölçümleri sonucunda belirlenen aşınma miktarı, iz düşüm alanı olarak sırasıyla 61.6 cm2 ve 61,8 cm2 bulunmuştur. Toprak sıkışıklığının fazla olduğu parsellerde çalışan uç demirlerindeki aşınmanın daha fazla olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan, pulluk uç demirlerinde görülen aşınmanın ön gövdeden arka gövdeye doğru gidildikçe azaldığı yönünde bulgulara rastlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pulluk uç demiri, aşınma, görüntü işleme, toprak sıkışıklığı

 





yukarı



2007, 13 (3) 261-264
Bazı Üzüm Çeşitlerinin Döl Verimleri Üzerine Tozlayıcı Kalecik Karası Çeşidinin Etkileri
(Türkçe)

Hüseyin KARATAŞ1 ve Y. Sabit AĞAOĞLU2
Dicle Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırmada Italia, Ata sarısı, Hamburg Misketi, Papaz karası, Narince, Riesling üzüm çeşitlerine ait kastre edilmiş salkımların Kalecik karası üzüm çeşidi polenleri ile tozlanması sonucu elde edilen kombinasyonlarda tane tutumu ve elde edilen F1 çekirdeklerinin çimlenme oranları incelenmiştir. Kalecik karası ile tozlanan ana çeşitlerde meyve tutum oranları en yüksek (% 38.0) Hamburg Misketi'nde elde edilirken, en düşük oran (%18.0) Riesling çeşidinde tespit edilmiştir. Tohumların çimlenme oranlarında ise en yüksek değer Italia (% 43.3) çeşidinde saptanırken, en düşük çimlenme oranı Papaz karası (%17.0) çeşidinde bulunmuştur. Yapılan melezlemeler sonucu tüm ana çeşitlerden elde edilen Fı bitkilerde, en yüksek tutma oranı Riesling (%85) çeşidinde gözlenmiş, en düşük tutma oranı ise % 50.1 ile Ata sarısı'nda bulunmuştur. Tüm kombinasyonlardan toplam 232 F1 bitkisi elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: V. vinifera cvs., melezleme, tozlanma, tohum çimlendirmesi

 






yukarı


2007, 13 (3) 265-268
Broiler Damızlık Sürülerinde Kümesler Arasında Horoz Değişiminin Döllülük Oranı Üzerine Etkisi*
(Türkçe)

Mete GÜÇBİLMEZ1 ve Okan ELİBOL1
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü- Ankara

Bu çalışma, broiler damızlık sürülerinde aynı işletmede ve yaşta olan ancak farklı kümes/bölmelerde bulunan horozların bir bölümünün karşılıklı yer değiştirilmesinin döllülük oranı üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma aynı işletmede bulunan birbirinden bağımsız ikişer bölmesi olan iki kümeste gerçekleşmiştir. Her kümeste bir bölme kontrol grubu olurken diğer bölmelerden birinde bölmedeki horozların rasgele seçilen % 50'si ile diğer bölmedeki horozların % 45'i yer değiştirilmiştir. Bölmeler arası horoz değişimi sürü yaşı 54 hafta olduğunda yapılmış ve çalışma 59. hafta sonunda sona ermiştir. Çalışma süresince (54-59 haftalar arası) horoz değişimi yapılan grupta döllülük oranı ve kuluçka randımanı, kontrol grubuna göre sırasıyla ortalama % 3.66 ve % 4.23 daha yüksek bulunmuştur (P<0.05). Bununla birlikte kontrol grubunda horoz ölüm oranının ise daha düşük olduğu saptanmıştır( P<0.05).

Anahtar Kelimeler: Broiler, damızlık, döllülük oranı, kümesler arası horoz değişimi








yukarı


2007, 13 (3) 269-278
Van Ekolojik Koşullarında Bazı İki Sıralı Arpa Çeşitlerinin (Hordeum vulgare L. conv. distichon) Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Bir Araştırma
(Türkçe)

Diğdem KAYDAN1 ve Mehmet YAĞMUR1
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu araştırma Van ilinde 2004-2005 ve 2005-2006 yetiştirme sezonunda tek lokasyonda yürütülmüştür. Şansa bağlı tam bloklar deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülen bu araştırmada, on üç arpa (Tokak 157/37, Tarm-92, Orza-96, Bülbül-89, Yesevi-93, Aydanhanım, Kalaycı-97, Karatay-94, Efes-3, Efes 98, Anadolu 98, Çıldır-02 ve Zeynelağa) çeşidi kullanılmıştır. Denemeye alınan arpa çeşitleri arasında özellikler bakımından önemli derecede farklılıkların olduğu belirlenmiştir. İki yıllık ortalama sonuçlara göre arpa çeşitlerinin başaklanma süresi 179.3 (Tarm-92) -189.7 (Bülbül-89) gün, metrekarede fertil başak sayısı 249.3 (Aydanhanım)- 560.7 (Tarm-92) adet, sap uzunluğu 51.2 (Çıldır-02)- 64.9 (Karatay-94) cm, başak uzunluğu 5.83 (Kalaycı-97)- 7.26 (Aydanhanım) cm, başakta tane sayısı 16.32 (Tarm-92)-20.24 (Efes-98) adet, başakta tane verimi 0.73 (Tarm-92)-0.99 (Aydanhanım) g, bin tane ağırlığı 41.70 (Tarm-92)-46.32 (Aydanhanım) g, tane verimi 197.30 (Zeynelağa)-319.70 (Tarm-92) kg/da ve hasat indeksi % 23.11 (Yesevi-93)- 36.43 (Kalaycı-97) arasında değişmiştir. Tarm-92, Orza-96, Tokak 157/37 ve Bülbül-89 çeşitlerinin, diğer çeşitlere göre Van koşullarında daha verimli olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Arpa, tane verimi, verim öğeleri







yukarı


2007, 13 (3) 279-284
Dış Kaynaklı Mercimek Hatlarının Tarımsal ve Morfolojik Özellikler için Yerel Çeşitlerle Karşılaştırılması
(Türkçe)

B. Tuba BİÇER1 ve Doğan ŞAKAR1
1Dicle Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır

Bu araştırma, 2004/2005 ve 2005/2006 yetiştirme sezonlarında iki yıl süreyle Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında yürütülmüştür. Denemede, 2003/2004 yetiştirme sezonunda ICARDA'dan temin edilen 63 adet Kışlık Kırmızı 51 mercimek hattından bitki görünüşüne göre değerlendirilerek 22 adet mercimek hattı seçilmiştir. Seçilen hatlar standart çeşit olan Kışlık Kırmızı 51 ve Yerli Kırmızı çeşitleri ile iki yıl süreyle değerlendirilmiştir. Deneme tesadüf blokları deseninde 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, çiçeklenme ve olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, 1000 tane ağırlığı, bitki tane verimi ve birim alan tane verimi bakımından çeşit ve hatlar arasında farklılıkların istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiş ve ileri verim denemelerinde değerlendirmek için seçilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Mercimek, Lens culinaris Medik., Diyarbakır, verim, verim öğeleri







yukarı


2007, 13 (3) 285-292
Irak'ta Yetiştirilen Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinde Kallus Oluşumu ve Bitki Rejenerasyonu*
(Türkçe)

Hüseyin AHMET1 ve M. Sait ADAK1
* Yüksek Lisans Tezinden Hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, Irak florasında genetik materyal olarak ve yetiştiricilik açısından önem taşıyan ekmeklik buğday çeşitleri Temmuz 2, Irak, Eliz 66, İba 99 Musaddak, İba 99 Müseccel materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada, kullanılan çeşitlerde kallus ve rejenere bitkicik potansiyelinin in vitro koşullarında belirlenmesine çalışılmıştır. Kallus oluşumu için 8 ml/L 2,4-D içeren katı MS ortamı oranı ve bitki rejenerasyonu için 20 g/l sucroz ve 7 g/l agar içeren katı MS ortamı kullanılmıştır. Çalışmada, kallus oluşumu, kallus ağırlığı, rejenerasyon kapasitesi, kültür etkisi ve rejeneratif bitki sayısı parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; kallus oluşumu % 88.75 (Eliz 66) - % 98.75 (İba 99 Musaddak), kallus ağırlığı 0.7025 g (Temmuz 2) - 7.2179 g (Eliz 66), rejenerasyon kapasitesi % 86.75 (Eliz 66) - % 98.75 (İba 99 Musaddak), kültür etkisi % 77.50 (Eliz 66) - % 97.50 (İba 99 Musaddak) bitki sayısı ise de 3.500 (İba 99 Musaddak) - 16.26 (Temmuz 2) arasında belirlenmiştir. Ayrıca, karakterler arasındaki ilişkiler incelendiğinde; kallus ağırlığının yüksek olması bitki sayısını arttırmıştır (r = 0.674**). Artan kallus ağırlığı, rejenerasyon yeteneğinin yüksek olmasını (r = 0.900**) sağlamıştır. Irak'ta geliştirilip tescil edilen ve yaygın olarak yetiştirilen (kuraklık, tuzluluk gibi bazı abiyotik stres faktörlerine dayanıklı / toleranslı) bazı ekmeklik buğday çeşitlerinde kallus oluşumu ve rejenerasyon yetenekleri; bir başka deyişle bu çalışmada adı geçen buğday çeşitlerinin doğrudan gen aktarma yöntemlerinde kullanılabilme potansiyelleri belirlenmiş, bunlardan Irak çeşidinin bu tip çalışmalarda en uygun çeşit olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Buğday, doku kültürü, Irak, kallus oluşumu, bitki rejenerasyonu

 







yukarı

 

2007, 13 (3) 293-298
Ankara (Ayaş) Koşullarında Yetiştirilen Frenk Üzümü Çeşitlerinin Bazı Pomolojik ve Bitkisel Özellikleri
(Türkçe)

S. Peral EYDURAN1 ve Y. Sabit AĞAOĞLU2
1 Ankara Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı 06110 Dışkapı-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü Dalı 06110 Dışkapı-Ankara
Ankara (Ayaş) koşullarında yetiştirilen dört frenk üzümü çeşidinin (Red Lake, Rovada, Tokat 2, Tokat 4) 2005-2006 yıllarında pomolojik ve bitkisel özellikleri incelenmiş ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Çalışmamızın amacı Ankara (Ayaş) koşulları için en uygun Frenk üzümü çeşidini belirlemektir. Bu amaçla; pomolojik özelliklerden meyve ağırlığı, suda çözünebilen kuru madde miktarı ve toplam asitlik gibi parametreler ile bitkisel özelliklerden; sürgün sayısı, sürgün boyu, sürgün çapı ve sürgün verimliliği özellikleri incelenmiştir. Sonuç olarak Ankara (Ayaş) koşulları için, iki yıllık deneme sonuçlarına göre en uygun çeşidin Red Lake çeşidi olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Frenk üzümü, pomoloji, bitkisel özellik, meyve, sürgün






yukarı

2007, 13 (3) 299-307
AgroMetShell Modeli Kullanılarak Türkiye'de Buğdayın Verim Tahmini*
(Türkçe)

Osman ŞİMŞEK¹ , Ali MERMER², Hakan YILDIZ², K.Aytaç ÖZAYDIN² ve Belgin ÇAKMAK3
* FAO Teknik İşbirliği Projesi
¹ Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü-Ankara
² TKİB, TAGEM, Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgiler Bölümü-Ankara
3 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara

Tarımsal politikalar bir ülkenin tabii kaynaklarının etkin bir şekilde kullanımında önemli rol oynar. Çeşitli ürünlere ait ekim alanlarının, üretim miktarı ve verimlerinin zamanında belirlenip tahmin edilmesi tarımsal planlama için önemlidir. Aksi durumda tarımsal politikaların ülke gerçekleri ve kalkınma hedefleri ile uyumlu olarak geliştirilmesi güçleşecektir. Anadolu platosunda tahıl üretiminin çoğu kuru tarım şartlarında yürütülmektedir. Bu nedenle yıllar arasındaki yağış değişiminden çok etkilenmekte, bu da gıda güvenliği açısından önem taşımaktadır. FAO ile yürütülen Teknik İşbirliği Projesi kapsamında AgroMetShell modeli kullanılarak verim tahminleri yapılmıştır. AgroMetShell modelinin çalıştırılabilmesi için gerekli olan meteorolojik veriler, bitki katsayıları, fenolojik gözlemler, toprak özellikleri ve NDVI görüntüleri hazırlanmıştır. Sulama yapılmadığı kabul edilerek, 265 istasyon için model çalıştırılmıştır. İstasyon bazında Su Gereksinim İndeksi (Water Satisfaction Index-WSI) grafiği ve değerleri elde edilmiştir . NDVI görüntüleri yardımıyla WSI değerleri araziye yayılmış ve il bazında ortalama değerler elde edilmiştir. Bulunan indeks değerleri ile TÜİK'e ait, illerin ortalama verim değerleri arasında istatistiksel analizler yapılmıştır. Sonuçta 2005 ve 2006 yılları için il bazında verim tahminleri elde edilmiştir. TÜİK'ten alınan istatistik verim değerleri ve modelin 2005, 2006 verim tahmini değerleri kullanılarak haritalar oluşturulmuştur. Tahmin edilen verim değerleri ile geçekleşen değerler arasında r ² = 0.9067 düzeyinde bir ilişki tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Verim tahmini, AgroMetShell modeli, buğday, meteorolojik veri





yukarı

 

2007, 13 (3) 308-311
Gilaburu Tohumunun Bazı Fiziksel Özellikleri
(İngilizce)

Nihat SÖNMEZ1, Hossein H. A. ALIZADEH2, Ramazan ÖZTÜRK1 ve Ali İhsan ACAR1
1Ankara University, Faculty of Agriculture, Department of Agricultural Machinery- Ankara/Turkey
2Bu-Ali Sina University, Faculty of Agriculture, Department of Farm Machinery-Hamadan/Iran

Bu çalışmada gilaburu (Viburnum opulus L.) tohumunun fiziksel özellikleri araştırılmıştır. % 54 nem içeriğindeki gilaburu tohumunun, uzunluk, genişlik, kalınlık ve geometrik ortalama çap değerlerinin sırasıyla 6.56 ile 8.44 mm, 6.24 ile 8.57 mm, 1.62 ile 2.52 mm ve 4.19 ile 5.31 mm arasında olduğu tespit edilmiştir. Küresellik, yüzey alanı, 1000 tane ağırlığı ve kritik hız değerlerinin sırasıyla, 0.59' dan 0.68' e kadar 55.22 mm2' den 88.65 mm2'ye, 75.00 kg'dan 78.30 kg 'a kadar ve 4.52 m/s 'den 5.15 m/s 'ye kadar değiştiği, hacim ağırlığı, kütlesel yoğunluk, porozite ve doğal yığılma açısı değerlerinin sırasıyla, 524.82 kg/m3' den 546.81 kg/m3' e, 981.45 kg/m3 'den 1046.15 kg/m3 'e, % 45.46 'dan % 50.14 'e ve 22.60o 'den 26.78o 'ye değiştiği belirlenmiştir. Gilaburu tahumunun fiziksel özellikleri gilaburu tohumunun ekim, hasat, ayırma, taşıma, depolama ve diğer işlemler için gerekli olan ekipmanların dizayn edilmesine yardımcı olmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Gilaburu tohumu (Viburnum opulus L.), fiziksel özellikler.






yukarı


2007, 13 (3) 312-320
Karıncalar (Hymenoptera: Formicidae) ve Coccoidea (Hemiptera: Sternoryncha) Türlerinin İlişkileri
(Türkçe)
DERLEME

Sema TURGUTER1 ve Selma ÜLGENTÜRK1
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Coccoidea (kabuklubitler, koşniller) türleri ile karıncaların oldukça ilginç ve çok yönlü ilişkileri vardır. Karıncalar, ballı madde salgılayan coccoidlerden, karbonhidrat, protein ve lipid kaynağı olarak faydalanırken, coccoidler bu ilişkiden, yeni bitkilere taşınarak, iklim koşulları ve doğal düşmanlarından korunarak çıkar sağlarlar. Bitkiler üzerinde karıncanın bulunması, coccoidlerin populasyonunu arttırırken, karıncaların diğer zararlı böcekleri avlamaları, bitkinin genel sağlığını olumlu etkilemektedir. Coccoidlerle savaşımda karıncaların öldürülmesi veya göz ardı edilmesi diğer bitki zararlılarının populasyonunu arttırır. Floroastik, ve yapı bakımından çok kompleks ekosistemler, ballı maddeye bağımlı, yararlı karıncaları teşvik edebilir. Zararlıların yönetiminde polikültür alanlardaki karınca koşnil ilişkileri monokültür alanlardaki karınca koşnil ilişkilerine göre daha fazla göz önünde bulundurulmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Karıncalar, Coccoidea, Hemiptera, doğal düşmanlar, ballı madde

 





yukarı