2007, Cilt: 13, Sayı: 2
İçindekiler
 
GÖRMÜŞ ÇETİNKALE, S. ve S. AÇIKSÖZ, Kentsel Peyzajda Geleneksel Dokunun Sürdürülebilirliği: Bartın Örneği Özet Tam Metin(PDF)
ATABEYOĞLU, Ö. ve Y. BULUT, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Dış Mekan Kullanım ve Yeterliliğinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Özet Tam Metin(PDF)
BİNBOĞA MERAL, Ü. Ayçiçeği (Helianthus annuus L.)'nin Olgunlaşmamış Embriyo ve Kotiledon Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu Özet Tam Metin(PDF)
ÖZASLAN PARLAK, A. ve C. S. SEVİMAY, Arpa ve Buğday Hasadından Sonra Bazı Yem Bitkilerinin İkinci Ürün Olarak Yetiştirilme İmkanları Özet Tam Metin(PDF)
TİRYAKİ, O. ve D. BAYSOYU, Pestisit Kalıntı Analizlerinde Kalite Kontrol ve Kalite Güvencesi Prensipleri İçin Radyoizotop İzleme Tekniğinin Kullanımı Özet Tam Metin(PDF)
KAYDAN, D., M. YAĞMUR ve N. OKUT, Salisilik Asitin Tuz Stresindeki Buğdayın (Triticum aestivum L.) Büyümesi ve Bazı Fizyolojik Özellikleri Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
AYDIN, N., S. GÖKMEN ve A. YILDIRIM, Kendilenmiş Mısır Hatlarının Tane Verimi ve Diğer Bazı Özellikler Bakımından Kombinasyon Yeteneklerinin Yoklama Melezlemesi Yöntemiyle Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ERTÜRK, Y. ve M. GÜLERYÜZ, Erzincan Koşullarında Bazı Yerli ve Yabancı Kayısı Çeşitlerinin Düşük Sıcaklıklara Dayanım Derecelerinin Belirlenmesi (2003-2004 Dönemi) Özet Tam Metin(PDF)
ELİÇİN, A. K. ve D. ERDOĞAN, Fındık Yağı Metil ve Etil Esteri ile Diesel Yakıtı Karışımlarının Küçük Güçlü Bir Diesel Motorda Yakıt Olarak Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
AŞAN, M. Mikrobiyal Fitazlar, Uygulama Alanları ve Biyoteknoloji Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2007, 13 (2) 81-88
Kentsel Peyzajda Geleneksel Dokunun Sürdürülebilirliği: Bartın Örneği*
(Türkçe)

Sevgi GÖRMÜŞ ÇETİNKALE1 ve Sebahat AÇIKSÖZ1
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1 Zonguldak Karaelmas Üniv. Bartın Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü- Bartın

Kentlerin hızla büyümesi ile birlikte ortaya çıkan önemli sorunlardan biri, tarihi kimliklerini kaybetmesidir. Yeni yerleşim alanları geleneksel doku üzerinde baskı oluşturarak, bu yerleşim yerlerini düzensiz alanlara dönüştürmektedir. Bu dönüşüm Türkiye'de tarihî değerlere sahip kentlerin sorunudur. Yeni yerleşim alanlarının kent kimliğine saygılı olmadığı, her kentte aynı tip yapılaşma görüldüğü gözlenmektedir. Son yıllarda kentleşmenin hız kazandığı Bartın kenti, geleneksel dokusunu kaybetme sürecine girmiştir.Sivil mimarî örnekleri hızla azalmaya başlarken, tek tip yapılar kent dokusuna egemen olmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Bartın kentinin yeni yerleşim alanları ile geleneksel yaşam çevresi arasındaki etkileşim incelenmekte; geleneksel dokuya ilişkin sosyal, kültürel ve fiziksel tipoloji analizi yapılmaktadır. Analiz sonuçları güncel gereksinimlerle karşılaştırılarak, geleneksel dokuya uyumlu yeni yerleşim modelleri oluşturulmasında dikkate alınması gereken plân kararlarının geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kentsel kimlik, geleneksel doku, Bartın, tipolojik analiz, modern yerleşim tipleri









yukarı

2007, 13 (2) 89-94
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Dış Mekan Kullanım ve Yeterliliğinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma*
(Türkçe)

Ömer ATABEYOĞLU1 ve Yahya BULUT1
* Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Erzurum

Kentlerde oldukça geniş alanlar kaplayan ve sayıları da yabana atılmayacak kadar çok olan kamu kurum ve kuruluşlarının dış mekanları kent gelişimi ve imajı yönünden son derece etkilidirler. Ayrıca bu kurumların kendi imajlarını ve prestijlerini de sağlamalarına destek olacak, eksik yönlerinin belirlenip, geliştirme çalışmalarına ışık tutacak kararların ve yorumların gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Böylece kamu kurumları, kentin gelişimine ve fiziksel yapısına en etkili unsurlar haline gelirler. Kent gelişimine bu derece de etkili alanların tasarımları da bir bu kadar önem arz eder ve özen gerektirir. Bu amaçla, devlet daireleri, hastaneler, okullar, üniversite kampusları ve lojmanların dış mekanlarının kullanım ve yeterliliğinin değerlendirilmesine yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Bu anket tüm resmi kurumlar, hastaneler, okullar ve üniversitelerden bir şekilde yararlanan kişiler üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Anket, kamu kurumu, dış mekan kullanımı, dış mekan yeterliliği












yukarı

2007, 13 (2) 95-100
Ayçiçeği (Helianthus annuus L.)'nin Olgunlaşmamış Embriyo ve Kotiledon Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu*
(Türkçe)

Ülkü BİNBOĞA MERAL1
*Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1Gazi Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü-Ankara.

Ayçiçeğinin Ekiz genotipinden seçilen 10 hattın olgunlaşmamış embriyo ve kotiledon eksplanları 20 mg/l sukroz ve farklı oranlarda kinetin ve naftalen asetik asit (NAA) içeren Murashige and Skoog (MS) ortamında kültüre alınmıştır. Denemelerde 1. hafta sonunda rejenerasyonu olumsuz etkileyen kaçak kökler steril koşullarda eksplantlardan uzaklaştırılmıştır. Özellikle olgunlaşmamış embriyo eksplantında çalışılan tüm hatlarda ve ortamlarda kallus ve sürgün oluşumu görülürken olgunlaşmamış kotiledon eksplantında tüm ortamlarda iyi bir kallus oluşumu gerçekleşmiş ancak daha az sürgün elde edilmiştir. Kallus çapı ve ağırlığının sürgün gelişimine etkisi olmadığı görülmüştür. Bitki doku kültürü çalışmalarında kullanılan eksplantların sürgün gelişimi için önemli faktörlerden birisi olduğu gözlenmistir.

Anahtar Kelimeler: Helianthus annuus L., ayçiçegi, olgunlaşmamış embriyo, olgunlaşmamış kotiledon, in vitro










yukarı

2007, 13 (2) 101-107
Arpa ve Buğday Hasadından Sonra Bazı Yem Bitkilerinin İkinci Ürün Olarak Yetiştirilme İmkanları
(Türkçe)

Altıngül ÖZASLAN PARLAK1 ve Cafer Sırrı SEVİMAY2
Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 2003-2004 yıllarında yürütülmüştür. Orta Anadolu'da sulanabilen alanlarda arpa ve buğday hasadından sonra ikinci ürün olarak yetiştirilebilecek uygun yem bitkilerinin belirlenmesi amacıyla kurulmuştur. Araştırmada materyal olarak hayvan pancarı, yem şalgamı, silajlık mısır ve sorgum kullanılmıştır. Farklı yem bitkileri üzerinde ekim tarihinin önemli bir etkisi olmuş ve arpa hasadından sonraki ekimlerde daha fazla verim ve ham protein oranı belirlenmiştir. Bu yem bitkilerinin sulanan şartlarda arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak yetiştirilebileceği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: hayvan pancarı, yem şalgamı, silajlık sorgum, silajlık mısır, verim










yukarı

2007, 13 (2) 108-113
Pestisit Kalıntı Analizlerinde Kalite Kontrol ve Kalite Güvencesi Prensipleri İçin Radyoizotop İzleme Tekniğinin Kullanımı
(İngilizce)

Osman TiRYAKİ1 ve Dilan BAYSOYU1
Turkish Atomic Energy Authority, Sarayköy Nuclear Research and Training Center, Application Department, Agriculture Unit,
Saray, İstanbul Yolu 30.km, 06983, Ankara, Turkey

Avrupa Birliği'ne girme sürecinde olduğumuz şu günlerde tarımsal ürünlerin pestisit kalıntıları yönünden güvenilir olması çok önemlidir. Pestisit kalıntı analiz laboratuvarlarında elde edilen verilerin doğruluğunun ve analiz metodunun geçerliliğinin dokumente edilen delillerle ispatlanması gerekir. Kalite kontrol (QC) ve kalite güvencesi (QA) sistemleri analitik verilerin doğruluğunu kontrol etmede önemli bir araçtır. Bu makalenin amacı QC/QA sisteminde, pestisit etkili madde (e.m.) saflığı/saflaştırılması, örnek işlemenin homojenliği, ekstraksiyon verimi (bağlı kalıntılar), temizleme-arıtma (cleanup), geri alım (recovery) gibi analitik işlemlerde radyoizotop izleme tekniğinin (14C-pestisit) kullanılmasını göstermektir.

Anahtar Kelimeler: 14C-pestisit, radyoizotop izleme, kalite kontrol/kalite güvencesi







yukarı

2007, 13 (2) 114-119
Salisilik Asitin Tuz Stresindeki Buğdayın (Triticum aestivum L.) Büyümesi ve Bazı Fizyolojik Özellikleri Üzerine Etkileri
(İngilizce)

Diğdem KAYDAN1 , Mehmet YAĞMUR1 ve Neşe OKUT1
1University of Yüzüncü Yıl, Fac. of Agric., Dept. of Field Crops, Van-Turkey

Bu çalışma tohuma uygulanan salisilik asitin (10-2 mol/L, 10-4 mol/L, 10-6 mol/L ve kontrol) tuzlu (8 ds m-1) ve tuzsuz koşullarda buğdayın büyümesi ve bazı fizyolojik özellikleri üzerine etkilerini belirlemek için yürütülmüştür. Tuz buğday fidelerinde çıkış oranı, büyüme değerleri (toprak altı ve toprak üstü kuru ağırlıklar), K+/Na+ oranı, ozmotik potansiyel ve fotosentetik pigment (Klo a, b and karotenoidler) içeriklerini azaltmıştır. Tuzsuz şartlarda salisilik asit uygulamasının çıkış oranını değiştirmediği, aksine fidelerin toprak altı ve toprak üstü kuru ağırlıkları, K+/Na+ oranı, fotosentetik pigment içerikleri (Klo a, b and karotenoidler) ve ozmotik potansiyelini arttırmıştır. Tuz stresindeki fidelerde ise salisilik asit uygulaması ile çıkış oranı, ozmotik potansiyel, toprak altı ve toprak üstü kuru ağırlıkları, K+/Na+ oranı ve fotosentetik pigment (Klo a, b and karotenoidler) içerikleri artmıştır. Bu sonuçlar salisilik asitin tuzlu ve tuzsuz şartlarda bitki büyümesini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Fakat tuzlu şartlarda salisilik asitin çıkış oranı, K+/Na+ oranı ve ozmotik potansiyele olan etkilerinin tuzsuz şartlardaki uygulamasına nazaran daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Salisilik asit, tuzluluk, buğday









yukarı

2007, 13 (2) 120-127
Kendilenmiş Mısır Hatlarının Tane Verimi ve Diğer Bazı Özellikler Bakımından Kombinasyon Yeteneklerinin Yoklama Melezlemesi Yöntemiyle Belirlenmesi
(Türkçe)

Nevzat AYDIN1 , Sabri GÖKMEN1 ve Ahmet YILDIRIM2
Doktora tezinden hazırlanmıştır.
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Samsun
Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Tokat

Melez mısır ıslahının en önemli safhalarından biri kendilenmiş hatların verim potansiyeli ve kombinasyon yeteneklerinin belirlenmesidir. Bu çalışma ile kendilenmiş atdişi mısır hatlarının tane verimi ve bazı agronomik özellikleri bakımından kombinasyon yetenekleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 30 adet kendilenmiş mısır hattı kullanılmıştır. Yoklama melezleri 2000 yılında kendilenmiş hatların FrMo 17 hattı ile melezlenmesiyle elde edilmiştir. Araştırma, Samsun ve Tokat lokasyonlarında 2001 yılında yürütülmüştür. Çalışmada tepe püskülü çıkış süresi, bitki boyu, koçan uzunluğu, koçanda tane sayısı, bin tane ağırlığı ve tane veriminin kombinasyon yetenekleri saptanmıştır. İncelenen bütün özellikler bakımından her iki lokasyonda da önemli kombinasyon yeteneği farklılıkları belirlenmiştir. 15, 16 ve 18 nolu hatlar her iki lokasyonda da yüksek kombinasyon yeteneği göstermiştir. Bitki boyu, koçan uzunluğu ve bin tane ağırlığı bakımından önemli seviyede kombinasyon yeteneği gösteren hatlar tane verimi bakımından da ilk sıralarda yer almıştır. Kombinasyon yeteneği çalışılan materyal için önemli bir seleksiyon kriteridir.

Anahtar Kelimeler: Mısır, yoklama melezi, kombinasyon yeteneği












yukarı

2007, 13 (2) 128-136
Erzincan Koşullarında Bazı Yerli ve Yabancı Kayısı Çeşitlerinin Düşük Sıcaklıklara Dayanım Derecelerinin Belirlenmesi
(2003-2004 Dönemi)*
(Türkçe)

Yaşar ERTÜRK1 ve Muharrem GÜLERYÜZ2
*Yaşar ERTÜRK'e ait Doktora Tezinin bir bölümüdür ve BAP 2003/57 nolu Proje ile Atatürk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Birimi Tarafından Desteklenmiştir.
1Atatürk Üniv. İspir Hamza Polat Meslek Yüksekokulu- İspir/ Erzurum
2Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Erzurum

Bu çalışma, Erzincan koşullarında bazı yerli ve yabancı kayısı çeşitlerinin dona dayanım derecelerinin belirlenmesi amacıyla; Royal, Perfection, Hungarian Best, Hasanbey, Karacabey, Rakowsky, Luizet, Silistre de Rona, Kishnewsky, Casna Drenova, Polonais, Proyma ve Paviot çeşitleri ile 2002-2004 yılları arasında yürütülmüştür. Kayısı çeşitlerinin düşük sıcaklıklara dayanıklılıklarını belirlemek amacıyla, her iki yılda da (2002-2003 ve 2003-2004) dinlenme başlangıcı (Kasım)0, dinlenme ortası (Ocak) ve dinlenme sonunda (Mart) alınan tomurcuklarda farklı sürelerde (0, 4, 8 ve 16 saat) uygulanan yapay don testlerinde (-20oC) en dayanıklı çeşitler denemenin 1. yılında I. dönemde Paviot (%7.69), II. dönemde Polonais (%22.72), III. dönemde ise Royal (%3.70) iken, 2. yılda I. ve II. dönemlerde Hungarian Best (%4.12 ve %18.51), III. dönemde ise Luizet (%2.77) olmuştur. Don testi uygulanan tomurcuklarda zararlanma oranı ile elektriksel iletkenlik (E.İ) ve iletkenlik oranları (İ.O) arasında pozitif , tomurcukların su içeriğiyle ise negatif korelasyonlar belirlenmiştir. Kayısı çeşitlerinde toplam şeker, protein ve lipit miktarları dinlenmenin başlangıcından sonuna değin artmış, nişasta ise azalmıştır. Tomurcukların canlılık oranları ile toplam şeker (r=0.264** ve r=0.416**), nişasta (r=-0.213*), protein (r=0.215* ve r=0.373**) ve yağ miktarları (r=0.344**) arasında korelasyonlar saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Prunus armeniaca L., soğuğa dayanıklılık, suni don testi, EC testi




.





yukarı

2007, 13 (2) 137-146
Fındık Yağı Metil ve Etil Esteri ile Diesel Yakıtı Karışımlarının Küçük Güçlü Bir Diesel Motorda Yakıt Olarak Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi*
(Türkçe)

A.Konuralp ELİÇİN1 ve Doğan ERDOĞAN1
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü -Ankara

İçinde yaşadığımız dönem, konvansiyonel olarak bilinen, kullanımdaki enerji kaynaklarının tükenme olasılığı riskinin bilincine varıldığı bir sürecin başlangıcıdır. Fosil kökenli enerji kaynaklarının bir çoğunun hesaplanan sürelerin çok öncesinde tükeneceği, bunun çevremiz için büyük ve geri dönüşümü olamayan felaketlere sebep olacağı, artan ihtiyacı ve sürekli gelişen teknolojileri karşılamada yetersiz kalacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenlerle, çeşitliliğini artırma ve yayma isteklerinden dolayı, araştırmacılar yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları arayışı üzerine yoğunlaşmaktadırlar. Günümüzde yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği artmakta, bir kısmı ekonomik alternatiflik açısından değer kazanmakta, bir kısmı üzerinde ise teknik ve ekonomik açıdan araştırmalara devam edilmekte ve yeni enerji kaynakları ortaya çıkmaktadır. Bu kaynakların en önemli ortak yönü ise çevreye uzun veya kısa vadede olumsuz etkileri oluşturmamasıdır. Bio yakıtlar bu amaçla en yeniler arasında yer almaktadır. Mevcur motor teknolojilerinde çok büyük bir değişiklik yapılmaksızın kullanılabilir olması, Diesel yakıtına yakın veriminin olması, hayvansal ve bitkisel kaynaklardan elde edilebilir olması ve çevreci olması araştırmaların bu yönde ilerlemesine neden olmaktadır. Bitkisel yağların, doğrudan motorlarda kullanılmaları yüksek viskoziteleri nedeniyle mümkün değildir. Bu nedenle uygulanan yöntemler, bu problemin çözülmesine yöneliktir. Bu araştırmanın amacı, yakıt olarak kullanılan fındık yağının küçük güçlü bir Diesel motor performansına etkilerini incelemek, emisyon kontrollerini yapmak ve uygulanabilirliğini belirlemektir. Bu amaçla, doğrudan püskürtmeli, 5,5 kW anma gücünde 4 zamanlı bir Diesel motoru kullanılmıştır. Yakıt olarak belirli oranlarda fındık yağı / Diesel yakıtı karışımları ve transesterifikasyon yöntemi ile edilen fındık yağı etil ve metil esterleri kullanılmıştır. Denemelerde devir sayılarına bağlı olarak, dönme momenti, yakıt tüketimleri ve emisyon değerleri ölçülmüştür. Yapılan hesaplamalarla, güç, özgül yakıt tüketimleri ve saatlik yakıt tüketimleri belirlenmiştir. Buna göre fındık yağı alkil esterlerinin Diesel yakıtına benzer değerlere sahip olduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Biyodizel, Fındık yağı, Emisyon, Performans












yukarı

2007, 13 (2) 147-155
Mikrobiyal Fitazlar, Uygulama Alanları ve Biyoteknoloji
(Türkçe)

Meltem AŞAN1
1 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Adana

Fitazlar, (myo-inositol hexakisphosphate phosphohydrolase, EC 3.1.3.8) fitatdan fosfatların serbest kalmasını katalizlerler. Birçok tahıl tanesi, baklagiller ve yağlı tohumlar fosforu fitat olarak depolarlar. Fitazlar; bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar tarafından üretilebilmektedir. Ancak mikrobiyal kaynaklı olanlar ticari kullanımlar ve biyoteknolojik uygulamalar için en ümit verici olanıdır. Bu enzim, fosfor beslenmesini artırmak ve hayvansal atıkların oluşturduğu fosfor kirliliğini azaltmak amaçları ile hayvan beslemede yaygın olarak kullanılmaktadır. Fitazlar aynı zamanda gıda sanayinde, myo-inositol fosfatların hazırlanmasında, kağıt endüstrisinde ve toprak iyileştirmede de kullanılmaktadır. Biyoteknoloji, iyileştirilmiş özelikleriyle yeni fitazların geliştirilmesinde kullanılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Mikrobiyal fitaz, fitat, yem ve gıda katkısı, biyoteknoloji












yukarı







yukarı











yukarı







yukarı








yukarı









yukarı








yukarı








yukarı








yukarı

 






yukarı

 




yukarı