2006, Cilt: 12, Sayı: 4
İçindekiler
 
AÇIKGÖZ, A., A. KAYGISIZ ve M. ŞAHİN. Siyah Alaca Sığırlarda Kısmi Süt Verimlerinden Yararlanılarak 305 Günlük Süt Verimini Tahmin Etme İmkanları Özet Tam Metin(PDF)
İNAN, H. ve T. YOMRALIOĞLU. Türkiye'de Tarım Reformu Uygulamalarının Konumsal Veri ve Bilgi İhtiyacı Açısından İrdelenmesi: Trabzon Örneği Özet Tam Metin(PDF)
DİLEK, E. F.Tuzluçayır-Mamak Düzensiz Depolama Alanı İçin Peyzaj Onarımının Önemi ve Gereği Özet Tam Metin(PDF)
ÖZÇELİK, A. ve O. O. ÖZER. Koyck Modeliyle Türkiye'de Buğday Üretimi ve Fiyatı İlişkisinin Analizi Özet Tam Metin(PDF)
SUSURLUK, A.Türkiye'den İzole Edilen Entomopatojen Nematodlar, Steinernema weiseri ve S. feltiae (Rhabditida: Steinernematidae)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
BOZKURT, Y., S. SEÇER ve S. BEKCAN. Salmo trutta abanticus'larda Fertilizasyon Başarısı ile Spermatozoa Motilitesi, Yumurta Büyüklüğü ve Yumurta Verimi Arasındaki İlişki Özet Tam Metin(PDF)
DENGİZ, O., M. KİBAR, M. YÜKSEL, Y. K. KADIOĞLU, S. KARACA ve A. DURAK. Farklı Yöney, Fizyografik Ünite ve Jeolojik Birimler Üzerinde Oluşmuş Toprakların OluşumlarıÖzet Tam Metin(PDF)
TÜRKKAN, M. ve G. KARACA. Amasya İli Soğan Ekiliş Alanlarında Bulunan Fungal Kök Çürüklüğü Hastalık Etmenlerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KOÇTÜRK, D. ve A. ONURBAŞ AVCIOĞLU. Traktörlerde Kumanda Organları Yerleşim Özelliklerinin TSE Standardına Uygunluğunun Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ALIÇ, D. ve S. M. YENER. Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Robotlu Sağım Sistemi Özet Tam Metin(PDF)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Özetler
 

2006, 12 (4) 307-312
Siyah Alaca Sığırlarda Kısmi Süt Verimlerinden Yararlanılarak 305 Günlük Süt Verimini Tahmin Etme İmkanları*,1
(Türkçe)

Ali AÇIKGÖZ2 , Ali KAYGISIZ2 ve Mustafa ŞAHİN2
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1Bu çalışma KSÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Yönetim Birimince desteklenmiştir.
2 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Kahramanmaraş

Bu araştırmada, Ceylanpınar Tarım İşletmesinde yetiştirilen Siyah Alaca sığırlarının kısmi laktasyon verimlerinden 305 günlük süt verimlerini tahmin edebilme ve bunlardan seleksiyonda yararlanma imkanları ile boğa değerlendirmede tüm laktasyon verim kayıtları yerine, kısmi verim kayıtlarını kullanabilme imkanları araştırılmıştır. Kısmi süt verimleriyle toplam süt verimi arasında yüksek ve önemli derecede genetik korelasyon katsayıları tespit edilmiştir (P<0.01). Kısmi verimlere ve toplam verime ait kalıtım dereceleri 0.054-0.130 arasında değişmiştir. Babaların, kızlarının kısmi laktasyon verimleri kullanılarak hesaplanan damızlık değerleri ile, 305 günlük verimleri kullanılarak hesaplanan damızlık değeri arasındaki korelasyonlar yüksek ve önemli bulunmuştur (P<0.01). Araştırma sonucunda, 152 günlük süt verimi ile 305 günlük süt verimi arasındaki genetik korelasyon katsayısının, süt verimi için yapılacak seleksiyonda kullanma açısından yeteri kadar yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kısmi laktasyon, Siyah-Alaca, kalıtım derecesi, genetik korelasyon, seleksiyon








yukarı

2006, 12 (4) 313-322
Türkiye'de Tarım Reformu Uygulamalarının Konumsal Veri ve Bilgi İhtiyacı Açısından İrdelenmesi: Trabzon Örneği *
(Türkçe)

Halilibrahim İNAN1 ve Tahsin YOMRALIOĞLU
Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
Karadeniz Teknik Üniv. Mühendislik Fak. Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü - Trabzon


AB Ortak Tarım Politikasına (OTP) uyum sağlamak amacıyla, Türkiye genelinde Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP) sürdürülmektedir. Ancak konumsal veri altyapısı yeterli olmadığından TRUP çerçevesinde uygulanan projelerden istenen verim alınamamaktadır. Bu çalışmada Trabzon Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde incelemelerde bulunulmuştur. Yapılan inceleme ve araştırma faaliyetlerinin ışığında ve AB'de OTP uygulamaları konusunda yapılan yasal-teknik çalışmalar da dikkate alınarak temel ihtiyaçlar ortaya konmuştur. Çalışmanın uygulama aşamasında ise, belirlenen pilot bölgelerde tarımsal arazi kullanımına ilişkin kontrol altlıklarının hava fotoğrafları veya yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinden AB bünyesinde Ortak Araştırma Merkezi (JRC) tarafından belirlenen standartlara uygun olarak üretilmesi üzerinde çalışılmıştır. Uygulama ile elde edilen altlıklar kullanılarak pilot bölgelerde Çiftçi Kayıt Sisteminin (ÇKS) başarısı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda pilot bölgelerdeki tarım arazilerinin ancak %30'unun ÇKS ile kayıt altına alınabildiği tespit edilmiştir. Tarımsal reformların geleceği ve değişen tarım politikalarına ayak uydurabilmek için yalnızca mevcut politikalara bağlı kalmadan, Tapu Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) ve Ulusal Bilgi Merkezi (UBM) gibi birimlerle de işbirliği içerisinde teknik ve idari açıdan daha güçlü bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu anlaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Konumsal veri altyapısı, çiftçi kayıt sistemi, kadastro, ortofoto, arazi bilgi sistemi (ABS)











yukarı

2006, 12 (4) 323-332
Tuzluçayır-Mamak Düzensiz Depolama Alanı İçin Peyzaj Onarımının Önemi ve Gereği
(Türkçe)

E. Figen DİLEK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Ankara

Ülkemizde katı atık bertarafı, genellikle belediyeler tarafından katı atıkların toplanıp, uzaklaştırılması şeklinde uygulanmaktadır. Bu işlem İl ve ilçe belediyeleri tarafından belirlenen alanlara düzensiz depolama şeklinde yapılmaktadır. Bu alanlar, ulaşılabilirliğin ekonomisi adına kentlerin yakın çevresinde yer almaktadır. Çevreye olumsuz etkilerinin maksimum olduğu düzensiz olan açıkta depolama yönteminden en kısa zamanda vazgeçilerek, bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması için bu alanlarda peyzaj onarımı yapılmalıdır. Bu makalede sözü edilen peyzaj onarım çalışmaları hakkında stratejik bilgi ve öneriler Tuzluçayır- Mamak düzensiz depolama alanı örneğinde verilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Düzensiz depolama, peyzaj onarımı, bitkilendirme








yukarı

2006, 12 (4) 333-339
Koyck Modeliyle Türkiye'de Buğday Üretimi ve Fiyatı İlişkisinin Analizi
(Türkçe)

Ahmet ÖZÇELİK ve Osman Orkan ÖZER
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Ankara

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de buğday üretimi ile fiyat arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Üreticilerin üretim kararını, bir önceki yılın fiyatına göre vermesi, ürün miktarı ve fiyatıyla ilgili dalgalanmalara neden olmaktadır. Buğday üretimi de, piyasada oluşan ortalama fiyatın gecikmeli değerinden etkilenmektedir. Gecikmeli değerlerin hesaplanması için Koyck modelinden yararlanılmıştır. Modelde 1973-2004 yılları buğday üretimi (bağımlı) ve buğday fiyatı (bağımsız) değişkenler olarak alınmıştır. Değişkenler üzerinde kararlılık sağladığı için doğal logaritmaları alınmıştır. Modelin çözüm sonucuna göre buğday üretimi geriye doğru en fazla 3 yılın fiyatından etkilenmektedir. Ayrıca, buğday fiyatlarında meydana gelen değişimin, buğday üretiminde hissedilir ölçüde bir etkiye neden olabilmesi için geçmesi gereken zamanın 0,8325 yıl (10 ay) olduğu hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Buğday Üretimi, Buğday Fiyatı, Gecikmesi Dağıtılmış Model, Koyck Modeli








yukarı

2006, 12 (4) 340-344
Türkiye'den İzole Edilen Entomopatojen Nematodlar, Steinernema weiseri ve S. feltiae (Rhabditida: Steinernematidae)'nin Bazı Biyolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması
(İngilizce)

Alper SUSURLUK
Christian-Albrechts Üniv. Biyoteknoloji ve Biyolojik Kontrol Bölümü Bitki Hastalıkları Enstitüsü Kiel, Raisdorf 24223-Germany.

Türkiye'de ilk kez entomopatojen nematod Steinernema weiseri Ankara, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsünden ve S. feltiae (Rhabditida: Steinernematidae) Ankara Üniversitesi kampüsünden izole edilmiştir. Bu çalışmada her iki entomopatojen nematodun değişik koşullarda etkinlik ve üreme kapasiteleri karşılaştırılmıştır. Üreme kapasiteleri Balmumu Güvesi, Galleria mellonella L. (Lep: Pyralidae) 'nın son dönem larvaları üzerine 10, 15 ve 20 ºC sıcaklıklarda 10, 50 ve 100 adet infektif larva nematodun uygulanması ile belirlenmiştir. Konukçu larva içerisinde üreyerek kadavradan dışarı çıkan her iki nematoda ait yeni generasyon jüvenilleri sayılmıştır. Tüm deneme koşullarında S. weiserii'nin S. feltiae'ye göre daha fazla üreme kapasitesine sahip olduğu belirlenmiştir. G. mellonella'nın son dönem larvaları üzerinde her iki nematodun etkinliği penetrasyondan 48 saat sonra LD50 olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre S. weiseri'nin, S. feltiae'ye göre daha etkili olduğu ve biyolojik mücadelede kullanımının daha yararlı olabileceği bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Etkinlik, üreme kapasitesi, entomopatojen nematodlar, Steinernema weiseri, S. feltiae, Türkiye







yukarı

2006, 12 (4) 345-348
Salmo trutta abanticus'larda Fertilizasyon Başarısı ile Spermatozoa Motilitesi, Yumurta Büyüklüğü ve Yumurta Verimi Arasındaki İlişki
(İngilizce)

Yusuf BOZKURT1 , Selçuk SEÇER2 ve Süleyman BEKCAN2
1Mustafa Kemal Üniv. Su Ürünleri Fak.-Hatay
2Ankara Univ. Fac. of Agriculture Department of Fisheries and Aquaculture-Ankara


Abant alabalıklarından (Salmo trutta abanticus) sperma ve yumurta abdominal masaj yoluyla alınmıştır. Fertilizasyon oranları ile spermatozoa motilitesi, yumurta büyüklüğü ve yumurta verimi arasındaki ilişki araştırıldı. Fertilizasyon oranı ile spermatozoa motilitesi (r=0.111, p>0.01) ve fertilizasyon oranı ile yumurta büyüklüğü (r=0.459, p>0.01) arasında pozitif yönde korelasyon belirlenirken fertilizasyon oranı ile yumurta verimi (r=-0.535, p>0.01) arasında ise negatif yönde bir korelasyon belirlenmiştir. Sonuç olarak, spermatozoa motilitesi ve yumurta büyüklüğündeki artışların Abant alabalık (Salmo trutta abanticus)'larında fertilizasyon başarısını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Salmo trutta abanticus, fertilizasyon, motilite, yumurta büyüklüğü, yumurta verim









yukarı

2006, 12 (4) 349-356
Farklı Yöney, Fizyografik Ünite ve Jeolojik Birimler Üzerinde Oluşmuş Toprakların Oluşumları
(Türkçe)

Orhan DENGİZ1, Mümtaz KİBAR2 , Mahmut YÜKSEL2 , Yusuf Kaan KADIOĞLU3 , Siyami KARACA2 ve Alper DURAK4
Ondokuz Mayıs Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Samsun
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara
3 Ankara Üniv. Fen Fak. Jeoloji Bölümü-Ankara
4 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Tokat


Bu çalışmada Ankara ilinin yaklaşık 25 km güneyinde Gölbaşı ilçesi ve yakın çevresinde bulunan farklı fizyografik üniteler olan alçak ve yüksek seki, DII, DIII ve DIV plato düzlükleri üzerinde yer alan, Emir, Gölbaşı, Virancık gölselleri ve Laleli formasyonlarından etkilenmiş toprakların fiziksel kimyasal ve minerolojik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla farklı her jeolojik ve jeomorfolojik ünite üzerinde 5 adet profil çukurları açılmış ve alınan örneklerde fiziksel, kimyasal ve minerolojik bileşimleri içinde XRD analizleri yapılmıştır. Yapılan analizlere göre, profiller arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. DII plato düzlüğü ile alçak seki üzerinde açılan profiller (PI ve PIII) Entisol olup her ikisinde de baskın kil minerali az miktarda illit ve ayrıca kuvars, kalsit, klorit mineralleri yaygındır. DIII ve DIV plato düzlükleri üzerinde bulunan PII ve PV profilleri Inceptisol ordosunda sınıflandırılmalarına karşılık toprak oluşum olayları bakımından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Yüksek seki üzerinde açılan PIV profili ise Mollisol olup, diğer profillerden daha ileri bir toprak oluşum sürecine sahip ve kil mineralleri olarak illit, smektit, palygorskit ve kalsit, kuvars, klorit, feldspat minerallerde bulunmaktadır. Ayrıca güney kesimde bulunan topraklar kuzey kesimine göre profil gelişimi bakımından daha ileri seviyede bulunmakta ve bu profillerde toprak oluş olaylarından özellikle rubefaksiyon ve kalsifikasyon olayları belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ana materyal, fizyografya, toprak oluşumu, kil minerolojisi, rubefaksiyon










yukarı

2006, 12 (4) 357-363
Amasya İli Soğan Ekiliş Alanlarında Bulunan Fungal Kök Çürüklüğü Hastalık Etmenlerinin Belirlenmesi*
(Türkçe)


Muharrem TÜRKKAN1 ve Gürsel KARACA2
*Yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü- Ankara
2 Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Isparta


Bu çalışmada, Amasya ili yemeklik soğan (Allium cepae L.) ekiliş alanlarında görülen fungal kök çürüklüğü hastalık etmenleri, yayılışları ve yoğunlukları belirlenmiştir. Bu amaçla, 2000 ve 2001 yıllarında toplam 110 yemeklik soğan tarlasında inceleme yapılmıştır. Çalışma sonucunda, inceleme yapılan yemeklik soğan alanlarında kök çürüklüğü hastalığının yoğun bir şekilde bulunduğu belirlenmiştir. Çalışmanın ilk yılında Amasya ili yemeklik soğan ekiliş alanlarının %95,7'sinin, 2001 yılında ise %100'ünün kök çürüklüğü hastalık etmenleriyle bulaşık olduğu ve hastalığın bitkilerde 2000 yılında %49,1, 2001 yılında ise %70,7 oranında yaygın olduğu saptanmıştır. Hastalık şiddetinin ise 2000 yılında %34,3 ve 2001 yılında da %42,4 olduğu tespit edilmiştir. Kök çürüklüğü hastalığına yakalanmış bitkilerden yapılan izolasyonlardan, %91,6 oranında Fusarium spp., %4,2 oranında Rhizoctonia spp., %1,9 oranında Sclerotium cepivorum, %1,5 oranında Pythium oligandrum ve % 0,8 oranında Trichoderma harzianum elde edilmiştir. Patojenisite denemeleri sonucunda F. oxysporum ve R. solani AG-4'ün virülenslerinin yüksek, P. oligandrum'un virülensinin ise çok düşük olduğu belirlenmiştir. S. cepivorum orta derecede virülent bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Yemeklik soğan, solgunluk, kök çürüklüğü


.





yukarı

2006, 12 (4) 364-368
Traktörlerde Kumanda Organları Yerleşim Özelliklerinin TSE Standardına Uygunluğunun Belirlenmesi
(Türkçe)

Derya KOÇTÜRK ve Ayten ONURBAŞ AVCIOĞLU
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makineleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada tarımsal üretimde en önemli mekanizasyon araçlarından olan traktörlerin kumanda organları yerleşim ölçüleri TSE standardıyla karşılaştırılmıştır. Materyal olarak Türkiye tarımında kullanılan başlıca traktör modelleri seçilmiştir. Kırsal kesiminde çokça kullanılan 10 ayrı traktörün oturak ve kumanda organlarına ait TSE 3478'de verilen değerler ölçülerek belirlenmiştir. Bu traktörler TSE standardı ile karşılaştırılıp hangi boyutların standartlara uyduğu açıklanmış ve karşılaştırma sonuçları her traktör için uygun boyut yüzdesi olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda; materyal olarak seçilen traktörlerin % 70'nin, kumanda alanı ölçüleri açısından % 60-80 arasında TSE standardına uyduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Traktör, traktör sürücü oturağı, kumanda organı yerleşim ölçüleri











yukarı

2006, 12 (4) 369-380
Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Robotlu Sağım Sistemi
(Türkçe)

DERLEME

Deniz ALIÇ ve S.Metin YENER
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, geleneksel sağım sistemleri ile başta Avrupa olmak üzere birçok ülkenin süt sığırcılığı işletmelerinde yaygın olarak kullanılan robotlu sağım sistemi hakkında bilgi verilmiştir. Otomatik sağımın ilk kullanımından başlayarak süt sığırcılığı işletmelerinde geçiş sürecine değinilmiştir. Bunun yanında robotlu sağım sisteminin ekipmanları, çalışma prensipleri ile robotlu sağımın ekonomi ve işgücü kullanımı, süt üretimi, süt kalitesi ve hayvan sağlığı bakımından önemi üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Robotlu sağım sistemi, süt üretimi, süt kalitesi, robotlu sağım sisteminin ekipmanları.










yukarı






yukarı











yukarı







yukarı








yukarı









yukarı








yukarı








yukarı








yukarı

 






yukarı

 




yukarı