2005, Cilt: 11, Sayı: 4
İçindekiler
 
ÜNLÜ, L. ve L. EFİL. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Pamuklarda Zarar Yapan Pembekurt (Pectinophora gossypiella Saund.) (Lep.: Gelechiidae)'un Farklı Lokasyonlarda Populasyon Gelişmelerinin Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
MÜJDECİ, M., A. SARIYEV ve V. POLAT. Buğday (Triticum aestivum L.) Veriminin Metematiksel Modellenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ERİŞEN, S. Yonca (Medicago sativa L.)'da Hücre Süspansiyon Kültürüyle Somatik Embriyo Üretimi Özet Tam Metin(PDF)
MENDEŞ, M., S. SUBAŞI ve E. BAŞPINAR. Bilimsel Çalışmalarda P-Değerinin Rapor Edilmesi (P<0.01?, P<0.05?, P>0.05?) Özet Tam Metin(PDF)
AVCI, BİRSİN, M. Buğdayda Fotosentez Organlarının Uzaklaştırılmasının Bazı Verim Ögelerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
ULUKAN, H. Ekmeklik Buğdayda (Triticum aestivum L.) Verim Öğelerine Tohum Ön Uygulaması Olarak Yaprak Gübresinin Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
KOYUNCU, M., Ş. KARA UZUN ve E. TUNCEL. Güney Marmara Bölgesi Keçicilik İşletmelerinin Genel Durumu ve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi Üzerine Araştırmalar I.Keçicilik İşletmelerinin Genel Durumu Özet Tam Metin(PDF)
KOCAKAYA Z. ve İ. ERDAL. Çinko Uygulamasının Van Yöresinde Yetiştirilen Buğday Çeşit ve Hatlarının Çinko Beslenmesi ve Verim Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
TOPRAK, U., İ. A. SUSURLUK ve M. O. GÜRKAN. Türk SpliNPV-B İzolatından Elde Edilen lef-8 Geninin Diğer Bakulovirüslerle Kısmi Sekans Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
VAROL, F., K. BELLİTÜRK ve M. T. SAĞLAM. Tekirdağ İli Sulama Sularının Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
MÜDERRİSOĞLU, H., Ö. YERLİ, A. ALTANLAR TURAN ve N. DURU. ROS (Rekreasyonel Fırsat Dağılımı) Yöntemi ile Abant Tabiat Parkı'nda Kullanıcı Memnuniyetinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
HAKYEMEZ. B. H. ve C. SANCAK. Bazı İskenderiye Üçgülü (Trifolium alexandrinum L.) Çeşitlerinin Ankara Sulu Koşullarına Uyumu ve Verimin Biçim Sırasına Göre Değişimi Özet Tam Metin(PDF)
ERDAL, İ. Isparta Yöresi Elma Bahçelerinin Yaprak Besin Elementi Konsantrasyonları Özet Tam Metin(PDF)
TOĞAY, N., Y. TOĞAY, M. ERMAN, Y. DOĞAN ve F. ÇIĞ. Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Ögelerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
DEMİRCİ, F., C. ERDOĞAN ve F. F. TATLIDİL. Ankara İli Ayaş ve Nallıhan İlçelerinde Domates Üretim Alanlarında Zirai Mücadele Uygulamaları Özet Tam Metin(PDF)
TUĞRUL, K. M. ve E. İÇÖZ. Farklı Malzemeden İmal Edilmiş Hassas Ekim Makinesi Balta Ayaklarının Aşınma Karakteristiklerinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ÇALIŞIR, S., A. N. KILINÇER, M. B. KAYDAN ve S. ÜLGENTÜRK. Anagyrus pseudococci (Girault) (Hymenoptera: Encyrtidae)'nin Farklı Yaştaki Planococcus citri (Risso) (Hemiptera: Pseudococcidae) Üzerindeki Bazı Biyolojik Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
TÜRKER, U. Hassas İlaçlama için Alansal Yabancı Ot Dağılımının Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KAYA, M.D., G. KAYA ve Ö. KOLSARICI. Bazı Brassica Türlerinin Çimlenme ve Çıkışı Üzerine NaCI Konsantrasyonlarının Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
 
Özetler
 

2005, 11 (4) 345-348
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Pamuklarda Zarar Yapan Pembekurt (Pectinophora gossypiella Saund.) (Lep.: Gelechiidae)'un Farklı Lokasyonlarda Populasyon Gelişimlerinin Karşılaştırılması
(Türkçe)

Levent ÜNLÜ1 ve Levent EFİL2
Harran Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Şanlıurfa.
2 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü-Diyarbakır.

Çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde pamuk yetiştiriciliği yapılan Harran (Şanlıurfa), Kızıltepe (Mardin) ve Bismil (Diyarbakır) Ovaları'nda, Pembekurt (Pectinophora gossypiella Saund.)'un populasyon gelişimini karşılaştırmak için 2002-2003 yıllarında yürütülmüştür. Pembekurt'un popülasyon takibinde feromon tuzakları kullanılmıştır. Zararlı her üç ovada da üç tepe noktası (Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında) gerçekleştirmiştir. Pembekurt'un popülasyonu en fazla sırasıyla Harran, Bismil ve Kızıltepe Ovası'nda saptanmıştır. Yıllara göre zararlının popülasyonunda Harran Ovası'nda 2003 yılında bir önceki yıla göre azalma görülürken, Bismil ve Kızıltepe Ovaları'nda 2002 yılına oranla 2003 yılında artış görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Pembekurt, pamuk, feromon tuzakları, popülasyon gelişmesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi




yukarı

2005, 11 (4) 349-353
Buğday (Triticum aestivum L.) Veriminin Matematiksel Modellenmesi*
(Türkçe)

Metin MÜJDECİ1, Alhan SARIYEV2 ve Veysel POLAT3
* Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır.
1 Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Isparta
2 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Balcalı, Adana
3 Çukurova Üniv. Adana Meslek Yüksek Okulu, Adana

Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında üç yıl (2000-2002) boyunca Seri-82 buğday (Triticum aestivum L.) çeşidinin yetiştirildiği bir tarla denemesi üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada buğday bitkisi için her yıl; fizyolojik olum tarihi, maksimum yaprak alan indeksi, minimum yaprak alan indeksi, hasat indeksi, maksimum fotosentez hızı, solunum hızı ve yaprak alan indeksi sabitesi verileri belirlenmiştir. Günlük fotosentez hızı tahminine yönelik modelde; günlük brüt fotosentez, solunum hızı, maksimum ve günlük yaprak alan indeksi parametreleri kullanılmıştır. Verim tahminine yönelik olarak, kullanılan iki model söz konusudur. Modellerden biri sadece fotosentez hızını esas alırken, diğerinde toplam bitki su tüketimi, toprak yüzeyinden maksimum buharlaşma hızı ve çiçeklenme dönemindeki günlük kuru madde miktarındaki maksimum artış hızı parametrelerinden yararlanılmaktadır. Günlük fotosentez hızı değerleri ile gözlenen değerlerin karşılaştırılması sonucu; uyumluluğun (r=0.95, p<0.01) önemli olduğu belirlenmiştir. Verime ilişkin değerlendirmede ise kullanılan modeller için sırasıyla r=1.00, p<0.01; r=0.98, p<0.05 olarak bulunmuştur. Sonuçlar söz konusu modellerin buğday verim tahmininde kullanılabilirliliğini göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Simülasyon, matematiksel modelleme, buğday verimi, fotosentez







yukarı

2005, 11 (4) 354-358
Yonca (Medicago sativa L.)'da Hücre Süspansiyon Kültürüyle Somatik Embriyo Üretimi
(Türkçe)

Semiha ERİŞEN1
1 MEB Yenimahalle İlçe Müdürlüğü-Ankara

Hayvan beslenmesinde önemli bir yere sahip olan yonca, baklagiller içerisinde in vitro rejenerasyon kabiliyeti nedeniyle doku kültürü ve genetik çalışmalarda model bitki olarak kullanılmaktadır. Bu araştırmada yoncanın "verco" çeşidinde hücre süspansiyon kültürüyle yüksek oranda somatik embriyo elde edilmiştir. İn vitro'da yetiştirilen verco çeşidine ait steril fidelerden izole edilen yaprak, gövde ve hipokotil eksplantları iki farklı protokol uygulanarak kültüre alınmıştır. Protokollerden birinden sonuç alınamamıştır. Sonuç alınan diğer protokolde 1-2-4 mg/l 2,4-D ve 0.2 mg/l kinetin içeren (%25 prolin + %50 KCI eklenen) katı SH besin ortamında kültüre alınan eksplantlar kallus oluşturduktan sonra 1 mg/l 2,4-D içeren sıvı B5 besin ortamına aktarılarak, 1 hafta aralıklarla alt kültür yapılmıştır. Her alt kültürden sonra 1 ml sıvı süspansiyon kültürü katı Boi2y besin ortamına yayılmıştır. Bu ortamda somatik embriyo oluşumu başlamıştır. Gelişen embriyolar MSO besin ortamına aktarılmıştır. Bu denemede en fazla somatik embriyo oluşumu petri başına 150 adet ile 4 mg/l 2,4-D içeren ortamda kültüre alınan yaprak eksplantlarından elde edilmiştir. Bu embriyoların önemli bir kısmı (%70) bitkiye dönüşmüştür.

Anahtar Kelimeler: Medicago sativa, somatik embriyogenesis, süspansiyon






yukarı

2005, 11 (4) 359-363
Bilimsel Çalışmalarda P-Değerinin Rapor Edilmesi (P<0.01?, P<0.05?, P>0.05?)
(Türkçe)

Mehmet MENDEŞ1, Serkan SUBAŞI2 ve Ensar BAŞPINAR3
1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak.-Çanakkale
2 Gazi Üniv. Teknik Eğitim Fak. Yapı Eğitimi Bölümü-Ankara
3 Van Yüzüncü Yıl Üniv. Tıp Fak. Bioistatistik ABD-Van

Bilindiği üzere bilimsel çalışmaların sonuçları genellikle P-değerinden yararlanılarak rapor edilmektedir. Ancak, çalışmaların istatistik analizleri sonucunda bulunan P-değerlerinin, P<0.01, P<0.05 ya da P>0.05 gibi gelenekselleşmiş bir şekilde rapor edilmesi, okuyucuların bazı yanılgılara düşmesine neden olabilmektedir. Çünkü, aynı amaçla yapılmış çalışmalara ilişkin P-değerlerinin 0.05'ten büyük olması halinde, her ne kadar verilen kararlar aynı ise de, bu çalışmalardan elde edilen sonuçların güvenilirlikleri aynı düzeyde olmamaktadır. Bu çalışmada, 15x100x200 cm boyutlarında hazırlanan beton bloğun 3 farklı bölgesinden alınan yüzey sertliği değerleri arasında istatistik olarak önemli bir farkın olup olmadığına ilişkin hipotez kontrolleri üzerinde durulmuştur. Çalışmada, aynı amaçla yapılan denemelerde kullanılan tekerrür sayılarının farklı olması durumunda P-değeri ve dolayısıyla da Ho hipotezine ilişkin varılacak karar ve söz konusu kararın doğruluk derecelerindeki değişime dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak; istatistik analizler sonucunda bulunan P-değerlerinin, kesin olasılık değerleri olarak (P=x.xxx gibi) rapor edilmesi, çalışmadan yararlanacak üçüncü şahıslara sağlayabileceği yararlar göz önüne alınırsa daha doğru ve yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: P-değeri, 1.tip hata, önemlilik seviyesi, hipotez kontrolleri, istatistik






yukarı

2005, 11 (4) 364-367

Buğdayda Fotosentez Organlarının Uzaklaştırılmasının Bazı Verim Ögelerine Etkisi (İngilizce)

Melahat AVCI BİRSİN1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Ankara

Anakara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlalarında 1999-2001 yıllarında yapılan çalışmada; iki ekmeklik buğday ( Gerek-79 ve Gün-91) çeşidinde başaklanma döneminde, kılçık, bayrak yaprak ve bayrak yaprak altındaki yaprağın uzaklaştırılmasının bazı verim öğelerine etkisi araştırılmıştır. Deneme tesadüf blokları bölünmüş parseller desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; kontrole karşılaştırıldığında bayrak yaprağı uzaklaştırılan bitkilerde; başakta dane sayısı, başakta dane ağılığ ve bin dane ağırlığında her iki yılda da yaklaşık olarak sırasıyla % 13, % 34 ve % 24 oranında azalma ve protein içeriğinde % 2.8 artış ortaya çıkmıştır. Bu öğelerdeki azalma ve protein oranındaki artış kılçığı ve bayrak yaprak altındaki yaprağı alınan bitkilerde de önemli bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Buğday, bayrak yaprak, kılçık, fotosentez






yukarı

2005, 11 (4) 368-372
Ekmeklik Buğdayda (Triticum aestivum L.) Verim Ögelerine Tohum Ön Uygulaması Olarak Yaprak Gübresinin Etkisi
(İngilizce)

Hakan ULUKAN1
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

1998-99 ve 1999-2000 yıllarında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Haymana Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nde bölünen bölünmüş parseller deneme deseninde, İkizce 96 ekmeklik buğday çeşidinde ve 4 tekrarlamalı olarak düzenlenen bu araştırmanın amacı, değişik konsantrasyon ve zamanlarda tohuma ön uygulama olarak yapılan yaprak gübresinin verim ögelerine etkisini değerlendirmektir. Sonuçlara göre, bitki boyu, başak boyu, başak sayısı, başakçık sayısı, tane sayısı ve 1000 tane ağırlığı özellikleri pozitif ve istatistiksel önem düzeyinde kontrole göre pozitif yönde ve istatistiksel olarak önemli artış göstermiştir. Çalışmadaki ön uygulamalar buğday tohumunun çimlenmesini artırmış ve gelişmenin başlangıcında besin maddesi dengesinin sağlanmasına yardım etmiştir. Özelliklerdeki değişimler ön uygulama zamanlarının etkisi ile açıklanabilir. Genel olarak, %1 konsantrasyondaki (C1), 10 dakikalık (S1) ön uygulama birinci yılda verimi artırıcı optimum etkiyi göstermiş, ancak parametrelerin hiç biri ertesi yıl etkili olmamıştır. Tohuma ön uygulama olarak yaprak gübresi yöntemi, Orta Anadolu' daki ekmeklik buğday tarımında sağlıklı bir ilk gelişme için yardımc, hızlı, pratik ve uygulanabilir bir potansiyele sahiptir.

Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.), verim ögeleri, tohum ön uygulaması, yaprak gübresi







yukarı

2005, 11 (4) 373-378
Güney Marmara Bölgesi Keçicilik İşletmelerinin Genel Durumu ve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi Üzerine Araştırmalar* I.Keçicilik İşletmelerinin Genel Durumu
(Türkçe)

Mehmet KOYUNCU1, Şebnem KARA UZUN1 ve Erdoğan TUNCEL1
*Uludağ Üniv. Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu tarafından desteklenmiştir.
1 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa

Bu araştırmada Bursa, Balıkesir, Bilecik ve Çanakkale illerinde keçi yetiştiriciliğinin genel durumu ve üretim potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ele alınan bu iller içinde en az dört yıldan beri keçi yetiştiriciliği yapan toplam 92 adet işletmeye gidilmiştir. Gidilen işletmelerdeki ortalama hane halkı sayısı, işletme genişliği ve keçi varlığı Bursa, Balıkesir, Bilecik ve Çanakkale illerinde sırasıyla; 5.4±0.45, 3.3±0.36, 6.0±0.45 ve 6.3±0.63 kişi; 30.0±3.44, 41.5±11.91, 50.5±11.50 ve 60.0±35.16 dekar; 145.6±29.6, 115.8±27.7, 219.9±14.8 ve 184.0±24.3 baş bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Güney Marmara Bölgesi, keçi yetiştiriciliği, üretim potansiyeli, verim özellikleri







yukarı

2005, 11 (4) 379-383
Çinko Uygulamasının Van Yöresinde Yetiştirilen Buğday Çeşit ve Hatlarının Çinko Beslenmesi ve Verim Üzerine Etkisi*
(Türkçe)

Zuhal KOCAKAYA1 ve İbrahim ERDAL2
1Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Van
2Süleyman Demirel Dniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Isparta
*Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.

Bu çalışmada Van yöresinde yetiştirilen 6 farklı buğday çeşidi (Kırgız 95, Karacabey 97, Palandöken 97, Doğukent 1, Kutluk 94, Çukurova 86) ile 4 farklı buğday hattının (Tir 2, Tir 6, Tir 7, Tir 9) Zn uygulamasına (2 kg Zn/da) göstermiş olduğu tepki belirlenmek istemiştir. Çinkonun etkisini değerlendirmek için, bitkinin yeşil aksam ve tane Zn içeriği ile verim sonuçları incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Zn uygulamasına bağlı olarak bütün çeşit ve hatların yeşil aksam ve tane Zn içerikleri ile verim miktarları artmış fakat elde edilen artışlar çeşit ve hatlara göre farklılık göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: itki gelişimi, buğday, Zn gübrelemesi

.





yukarı

2005, 11 (4) 384-390

Türk SpliNPV-B İzolatından elde edilen lef-8 Geninin diğer Bakulovirüslerle Kısmi Sekans Karşılaştırması (İngilizce)

Umut TOPRAK1, Alper SUSURLUK2 ve M. Oktay GÜRKAN1
1 Bu araştırma Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü tarafından desteklenmiştir. (proje no: 25).
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü- Ankara- Turkey.
2 Fitopatoloji Enstitüsü Biyoteknoloji ve Biyoloji Kontrol Bölümü, Christian-Albrechts-Uni. Kiel, Klausdorfer St. 28-36,
24223 Raisdorf- Germany.

Spodoptera littoralis Boisd. (Lepidoptera:Noctuidae) nukleopolihedrovirus (SpliNPV) Baculoviridae'nin bir üyesi olup grup II NPV'leri arasında yer almaktadır. Lef-8 iyi korunmuş bir gen olup pek çok lepidopter NPV'sinde tanımlanmıştır. Kodlanan proteinlerin nükleotid ve aminoasit dizinleri ve gen içerikleri filogenetik olarak aydınlatıcı olabilmektedir. Bu çalışmada, Türk SpliNPV-B (SpliNPV-TR1) genomundaki lef-8 geni PCR'la kısmi olarak çoğaltılmış ve aminoasit dizinlerine göre bazı bakulovirüslerle analiz edilmiştir. SpliNPV-TR1 kısmi lef-8 geninin aminoasit dizinleri SpltNPV ile % 84 benzelik gösterirken AgipNPV, McNPV, RoNPV, HaNPV-G4, AcNPV, HzNPV ve BufuNPV ile sırasıyla sadece % 57, % 55 , % 51, % 50, % 50, % 50 ve % 49 aminoasit benzerliği göstermiştir. SpliNPV-TR1 ve granulovirüsler arasındaki sekanslar da düşük dizin benzerlikleri üretmiştir (en fazla % 46). Grup II NPV'leri esas olarak noctuid konukçulardan izole edilse de, bu noctuid NPV'leri arasında saptanan düşük dereceli benzerlikler (SpliNPV-TR1 ve SpltNPV arasındaki yüksek benzerlik oranı hariç), bu izolatların monofiletik bir orijine sahip olamayacağını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Bakulovirüs, Spodoptera littoralis, Noctuidae, SpliNPV-TR1, lef-8, sekans, karşılaştırma








yukarı

 

2005, 11 (4) 391-396
Tekirdağ İli Sulama Sularının Özellikleri
(Türkçe)

Fatma VAROL1, Korkmaz BELLİTÜRK1 ve M. Turgut SAĞLAM1
1Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak., Toprak Bölümü-Tekirdağ

Tekirdağ toprak, su ve iklim özellikleri açısından yüksek bir tarım potansiyeline sahiptir. Su, tarımsal üretimi etkileyen önemli bir faktördür. Bu nedenle su kaynakları tarımsal üretimin arttırılmasında büyük bir önem taşır. Bu araştırma, 2005 yılı Mart ve Nisan aylarında Tekirdağ'ın değişik yerlerinden toplanan 9 adet sulama suyu örneği üzerinde yürütülmüştür. Örneklerin pH, EC, Ca++, Mg++, Na+, K+, NH -N, CO , HCO , Cl- ve NO -N analizleri yapılmış ve bu sonuçlardan yararlanılarak çökelme indeksi (Çİ), bakiye sodyum karbonat (BSK), sodyum adsorpsiyon oranı (SAO) ve kalite sınıfları belirlenmiştir. Tüm sulama suları sertlik, Cl-, pH, SAO yönünden sulamada uygundurlar. Sulama sularını sınıflandırdığımızda, 3 numaralı örneğin C3S1 ve diğer 8 adet su örneğinin de C2S1 sınıfında olduğu bulunmuştur. Analiz sonuçlarına göre, su örneklerinde bazı ortalama değerler; pH 7.33, elektriksel iletkenlik 603 µS/cm, toplam sertlik 23.69 mg CaCO3/l, klorür 2.31 me/l, BSK 0.08 me/l ve Çİ ise 0.14 olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Tekirdağ, su kaynakları, sulama suyu







yukarı

2005, 11 (4) 397-405
ROS (Rekreasyonel Fırsat Dağılımı) Yöntemi ile Abant Tabiat Parkı'nda Kullanıcı Memnuniyetinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Haldun MÜDERRİSOĞLU1, Özgür YERLİ1, Aslı ALTANLAR TURAN1 ve Nurgül DURU1
1 Abant İzzet Baysal Üniv. Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü Konuralp Yerleşkesi - Düzce

Bu çalışmanın amacı Abant Tabiat Parkı'ndaki rekreasyonel kullanımlara katılımları ve ROS (Rekreasyonel Fırsat Dağılımı) sınıflarındaki kriterlere göre saptanan alanları kullanan ziyaretçilerin memnuniyetlerindeki farklılıkları belirlemektir. Bunun yanında bu çalışma ile ROS sisteminin Abant Tabiat Parkı üzerinde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla 359 kişiye anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin yorumlanmasında korelasyon ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak Türkiye standartlarına göre ROS sistemi sınıflarının tekrar belirlenmesi, daha net standartlara oturtulması, ROS dilinin açıklanması ve kolay anlaşılırlığının sağlanmasının gerektiği belirlenmiş, Abant Tabiat Parkı'nda genel memnuniyeti en çok etkileyen faktörlerin mevsim, grup büyüklüğü, kullanıcıların cinsiyeti, yaşı, gelir düzeyi ve alana geldikleri yer olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: ROS (Rekreasyonel Fırsat Dağılımı), rekreasyon, kullanıcı memnuniyeti





yukarı

2005, 11 (4) 406-410
Bazı İskenderiye Üçgülü (Trifolium alexandrinum L.) Çeşitlerinin Ankara Sulu Koşullarına Uyumu ve Verimin Biçim Sırasına Göre Değişimi
(Türkçe)

B. Hakan HAKYEMEZ1 ve Cengiz SANCAK2
1Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'nde ve 2 yıl süre ile yürütülmüştür. Çalışmada Ankara sulu koşullarında denemeye alınan en uygun İskenderiye üçgülü çeşidinin ve çeşitlerde biçim sıralarına göre verim değişikliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölünmüş parseller deneme desenine göre planlanan çalışmada ana parsellerde çeşitler, alt parsellerde ise biçim sıraları yer almıştır. Araştırmada kullanılan çeşitlerden her iki yılda da üçer biçim elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre en yüksek verimler Lito çeşidinde saptanmıştır. Her iki yılda da biçim sıraları arasındaki farklılığın önemli olduğu ve ilerleyen biçimlerde verimin önemli bir şekilde azaldığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: İskenderiye üçgülü, kuru ot verimi, ham protein oranı, biçim sırası









yukarı

2005, 11 (4) 411-416
Isparta Yöresi Elma Bahçelerinin Yaprak Besin Elementi Konsantrasyonları *
(İngilizce)

Ibrahim ERDAL1
* TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.
1 Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Isparta

Bu çalışma, Isparta yöresinde bulunan elma bahçelerinin verimlilik durumlarının yaprak analizleriyle belirlenmesi için yürütülmüştür. Bu nedenle yedi ilçe belirlenmiş ve her ilçeden on bahçe seçilerek iki yıl süreyle aynı ağaçlardan olmak üzere yaprak örnekleri alınmıştır. Yaprak analiz sonuçlarına göre Mg eksikliği görülmemiştir. Benzer şekilde ağaçların büyük oranda (%97) N bakımından da yeterli düzeyde beslendiği belirlenmiştir. Ağaçlarda en fazla Zn eksikliği belirlenmiş olup, bu oran % 80 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca bahçelerin P, Ca, K ve Mn açısından da sırasıyla % 69, 64, 24 ve 11 oranlarında yetersiz olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, toprakların N ile yeterince gübrelendiği fakat Zn, P ve Ca gibi diğer besin elementleri açısından sorunların olduğu görülmektedir. Bu nedenle özellikle Zn, P ve Ca gübrelemesine özel önem verilmelidir.

Anahtar Kelimeler: Bitki besin elementleri, besin elementi içerikleri, yaprak analizleri







yukarı

2005, 11 (4) 417-421
Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri
(Türkçe)

Necat TOĞAY1, Yeşim TOĞAY1, Murat ERMAN1, Yusuf DOĞAN1 ve Fatih ÇIĞ1
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Van

Van ekolojik koşullarında 2003-2004 yıllarında Er-99 ve Aziziye-94 nohut çeşitlerinin kullanıldığı çalışmada, sulama (çiçeklenme ve bakla dolumu) ve dört farklı bitki sıklığı (30, 45, 60 ve 75 tohum/m2) uygulanmıştır. Denemeler Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarında bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada: bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, ana dal sayısı, bitkide bakla sayısı ve tane sayısı, baklada tane sayısı, bin tane ağırlığı, birim alan tane verimi ve hasat indeksi gibi özellikler incelenmiştir. İki yıllık sonuçlara göre; baklada tane sayısı dışında çeşitlerin, sulamanın ve bitki sıklığının nohutta verim ve verim öğelerine etkisi önemli bulunmuştur. En yüksek birim alan tane verimi 2003 ve 2004 yıllarında sırasıyla 95.4 kg/da ve 92.5 kg/da ile sulama yapılan parsellerden alınırken, en düşük birim alan tane verimi 58.7 kg/da ve 52.6 kg/da ile sulama yapılmayan parsellerden alınmıştır. Van koşullarında en uygun bitki sıklığının Aziziye-94 çeşidinde m2' ye 60 tohum olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Nohut, çeşit, sulama, bitki sıklığı, verim






yukarı

2005, 11 (4) 422-427
Ankara İli Ayaş ve Nallıhan İlçelerinde Domates Üretim Alanlarında Zirai Mücadele Uygulamaları*
(Türkçe)

Fikret DEMİRCİ1, Cem ERDOĞAN2 ve F. Füsun TATLIDİL3
Bu çalışma TÜBİTAK' ın desteklemiş olduğu TARP-2387 no.' lu proje kapsamında yürütülmüştür.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara
2T.C. Tarım Bakanlığı Ankara Merkez Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü-Ankara
3Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü -Ankara

Bu çalışma, Ankara ili Ayaş ve Nallıhan ilçeleri domates ekiliş alanlarında üreticilerin yürütmekte olduğu zirai mücadele çalışmalarının yerinde izlenmesi, uygulama hatalarının belirlenmesi amacı ile 2000 ve 2001 yıllarında yürütülmüştür. Gerek yapılan gözlemler, gerekse yapılan anket çalışmaları ile çiftçilerin domates fideliklerinde ve tarla koşullarında karşılaştıkları problemler belirlenmiştir. Yapılan zirai mücadele uygulamalarına rağmen, Ayaş ilçesinde toplam %25.92, Nallıhan ilçesinde ise toplam %27.51 oranında ürün kaybı olduğu, ve bu kayıpların büyük bir çoğunluğunun fide döneminde meydana geldiği belirlenmiştir. Çiftçilerin hatalı zirai mücadele uygulamaları üzerinde durulmuş olup, bunlara ait çözüm önerilerine yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Domates, ürün kaybı, hastalık ve zararlıla







yukarı

2005, 11 (4) 428-433
Farklı Malzemeden İmal Edilmiş Hassas Ekim Makinesi Balta Ayaklarının Aşınma Karakteristiklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Koç Mehmet TUĞRUL1 ve Erhan İÇÖZ2
1 Sugar Institute Agricultural Mechanization Department, 06930 - Ankara, Turkey,
2 Turkish Sugar Factories Corporation, 06100 - Yenişehir, Ankara, Turkey,

Balta ayak bıçak malzemesi olarak kullanılabilecek uzun ömürlü ve ekonomik bıçak malzemesi belirlenmesi amacıyla; 27 Krom döküm malzeme, farklı zamanlarda imalatı yaptırılmış iki farklı Ni-Hard 4 döküm malzeme, C 1050 dövme malzeme, Aşınmış C 1050 malzemelerin Oerlikon Citadur 600 B sert dolgu elektrodu ile doldurulması ve normal ölçülerde taşlanması ile oluşturulan dolgu malzemeden oluşan beş farklı malzemeden imal edilmiş balta ayak bıçakları denemeye alınmıştır. Denemeler beş sıralı mekanik hassas ekim makinası ile yapılmıştır. Denemeler için hazırlanan 8 takım balta ayak, tanınması için özel olarak işaretlenerek ilk ağırlıkları alınmış ve Afyon ve Bor Şeker Fabrikaları ekim sahalarında en fazla ekim yapan makinalara tesadüfi olarak monte edilmiştir. Ekim sonrasında balta ayaklar temizlendikten sonra ikinci ağırlıkları alınmış ve aradaki farktan birim alan ve mesafe başına aşınma miktarları hesaplanarak karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda; 27 Krom malzemeden imal edilmiş balta ayak bıçaklarının, Ni-Hard 4 (1) malzemeden imal edilmiş bıçaklara göre % 44, Ni-Hard 4 (2)' e göre % 61, Citadur 600 B ile doldurulmuş bıçaklara göre % 90 ve C 1050 malzemeden dövme olarak imal edilmiş malzemeye göre % 306 oranında daha az aşındığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Şeker pancarı, balta ayak, aşınma miktarı, hassas ekim makinası, döküm malzeme, dövme malzeme, dolgu malzeme








yukarı

2005, 11 (4) 434-441
Anagyrus pseudococci (Girault) (Hymenoptera: Encyrtidae)'nin Farklı Yaştaki Planococcus citri (Risso) (Hemiptera: Pseudococcidae) Üzerindeki Bazı Biyolojik Özellikleri*
(Türkçe)

Sevilay ÇALIŞIR1, A. Neşet KILINÇER1, M. Bora KAYDAN2 ve Selma ÜLGENTÜRK1

* Bu araştırma TUBİTAK-TOGTAG 3261 no'lu projenin bir bölümünü oluşturan Yüksek Lisans çalışmasıdır.
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara
2Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Van

Anagyrus pseudococci'nin bazı biyolojik özelliklerine konukçusu Planococus citri'nin yaşının etkileri 12 ve 18 gün yaşlı nimfleri üzerinde, 28±1°C sıcaklık, % 60-65 orantılı nem, 16:8 (aydınlık:karanlık) ışıklanma rejiminin sağlandığı iklim odası koşullarında incelenmiştir. Parazitoitin gelişme süresi, ergin ömrü, cinsiyet oranı, bir dişi başına meydana gelen erkek, dişi ve toplam birey sayısı ve kapsüllenme reaksiyonu, ayrıca unlubitin mumyalaşma süresi araştırılmış, bu verilerden faydalanılarak parazitoitin iki farklı yaştaki unlubitler üzerindeki yaşam çizelgesi oluşturulmuştur. A. pseudococci' nin gelişme süresi ve ömür uzunluğu üzerinde konukçu yaşının önemli bir etkisi olmadığı, dişi bireylerinin gelişme süresinin 12 gün yaşlı turunçgil unlubiti nimflerinde ortalama 13,20 0,092 gün, erkeklerde 12,45 0,11 gün olduğu, 18 gün yaşlı unlubitlerde, dişilerin 13,15 0,18 gün, erkeklerin 12,35 0,15 günde geliştiği tespit edilmiştir. Dişi parazitoitin ömür süresinin erkeklerden daha uzun olduğu ve 12 gün yaşlı unlubitlerde 14,35 0,68 gün, 18 gün yaşlılarda 14,60 0,62 gün sürdüğü belirlenmiştir. Parazitoitin ovipozisyonu 12 gün yaşlı unlubitlerde 11.50 0.44 gün, 18 gün yaşlı unlubitlerde 13.35 0.70 gün sürmüştür. Bir dişi parazitoit başına meydana gelen dişi birey sayısı, 12 gün yaşlı unlubitlerde 13,05 0,55 adet, 18 gün yaşlı unlubitlerde 21,65 1,1 adet, erkek sayısı ise sırasıyla 17,40 0,59 ve 24,40 1,1 adet bulunmuştur. A. pseudococci'nin cinsiyet oranı 12 gün yaşlı unlubitlerde yetiştirilen populasyonda 0,75:1, 18 gün yaşlı unlubitlerde 1:0,88 (?:?) olarak belirlenmiştir. A. pseudococci'nin 12 gün yaşlı turunçgil unlubitine bıraktığı yumurtalarının toplam ve etkili kapsüllenme oranı %31.80 ve % 28.30, 18 gün yaşlı unlubitlerde ise % 70.46 ve % 59.11 olduğu saptanmıştır. 12 gün yaşlı turunçgil unlubiti populasyonunda A. pseudococci'nin döl süresi (To)= 18.71 gün, net üreme gücü (Ro) = 13.05 dişi/dişi/döl, doğal artış kapasitesi (rm) 0.137 0.000 dişi/ dişi/ gün iken, 18 gün yaşlı turunçgil unlubiti populasyonunda bu değerler sırasıyla (T0)= 13.15 gün, (R0)= 21.56 dişi/dişi/döl, (rm) 0.157 0.000 dişi/ dişi/ gün olarak hesaplanmış ve aralarındaki fark istatistiki olarak önemli bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Planococcus citri, Turunçgil unlubiti, Anagyrus pseodococci biyolojik ilişki, konukçu yaşı







yukarı

2005, 11 (4) 442-447
Hassas İlaçlama için Alansal Yabancı Ot Dağılımının Belirlenmesi
(İngilizce)

Ufuk TÜRKER1
1Ankara Univ. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Yabancı otlar, hayatta kalmaları ve yeniden üremeleri ve tekrar arazi üzerindeki dağılımları değişken olduğu için arazi üzerinde tekrar tekrar kümeler halinde ortaya çıkabilmektedirler. Bu dağınık yabancı ot kümelerinin yabancı ot yoğunluğu değişse bile kümeleştiği yerler yıldan yıla aynı kalabilmektedir. Yabancı otları kontrol etmek üzere kullanılan metodların gerek ekonomik ve gerekse çevresel olumsuz etkileri olabilmektedir. Hassas tarım ile yetiştiriciler pahalı girdilerden olan ilacın yabancı otların kümeleştiği yerleri hedef alarak ihtiyaç duyulan yerleri ilaçlamak ve yabancı otun olmadığı yere atılmaması ile çevreye olan etkileri en aza indirgenebilir. Coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ile küresel konulmalama sistemleri (KKS), yabancı otların arazi üzerindeki dağılımlarını ve bu dağılımların haritalanmasını sağlamaktadırlar. Bu yolla hazırlanan dağılım haritalarından, alana özgü ilaç uygulama haritalarının geliştirmesi mümkün olmaktadır. Bu çalışmada, 6.4 ha (AOÇ) ve 6.7 ha'lık (Sarayköy araştırma istasyonu) iki kışlık buğday ekili arazide yabancı ot örneklemesi yapılmıştır. Örneklemede en sık görülen yabancı otlar dikkate alınmıştır. Arazi uzerinde yabancı otların bulunduğu yerler 5 metre'lik alan içersine alınarak gözlem yapılmış ve bu alanlarda 1m2'lik örneklemeler yapılmıştır. 1m2'lik örneklemenin yeterli olmadığı yerlerde ilave örneklemeler yapılmıştır. Yabancı ot dağılım yoğunluğu ve bu dağılıma yönelik yabancı ot ilaçlama haritaları Arcgis 3.2a CBS yazılımı kullanılarak hazırlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, hassas ilaçlama için yabancı otların haritalanması ile teorik olarak uygulanacak ilaç miktarını azaltılmaktadır. Geleneksel tek düze uygulamalar ile kıyaslandığında ilaç miktarının çalışılan arazilerde Sarayköy için % 25, AOÇ için ise %55 azaltılabileceği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Yabancı ot, yabancı ot değişkenliği, yabancı ot haritalaması, değişken oranlı yabancı ot ilaçlaması







yukarı

2005, 11 (4) 448-452
Bazı Brassica Türlerinin Çimlenme ve Çıkışı Üzerine NaCl Konsantrasyonlarının Etkileri
(Türkçe)

M. Demir KAYA1, Gamze KAYA2 ve Özer KOLSARICI1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara
Ankara Univ. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü- Ankara

Bu araştırma, kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.), yağ şalgamı (Brassica campestris L.) ve lahana (Brassica oleracea L.)' nın çimlenme ve çıkışı üzerine NaCl konsantrasyonlarının etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak Capitol, Bristol ve Orkan kolza çeşitleri, Agat, Mammut ve Harmoni yağşalgamı, Mohrenkopf, Bayraklı ve Yalova-1 lahana çeşitleri ile farklı tuz konsantrasyonları (0, 5, 10 ve 20 dS/m) elde etmek için NaCl tuzu kullanılmıştır. Ekimden itibaren 8. günde çimlenme yüzdesi (%), ortalama çimlenme zamanı (gün), kök uzunluğu (cm), fide uzunluğu (cm), fide yaş ağırlığı (mg/bitki), kuru madde oranı (%) ile 10. günde çıkış yüzdesine (%)ilişkin ölçümler yapılmıştır. Araştırma sonucunda, tür ve çeşitlerin NaCl konsantrasyonlarına farklı tepkiler gösterdiği belirlenmiştir. Türler içerisinde yağşalgamı NaCl konsantrasyonlarından en az etkilenen tür olmuştur. 10 dS/m seviyesine kadar hem çimlenmede hem de fide gelişiminde önemli azalmalar olmadığı saptanmıştır. Ayrıca, NaCl seviyeleri çimlenmeden çok fide gelişimini olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kolza, lahana, yağşalgamı, çimlenme, çıkış, NaCl, fide gelişimi






yukarı

 




yukarı