2005, Cilt: 11, Sayı: 3
İçindekiler
 
MENDEŞ, M. Dengesiz Verilerle Çalışılması Durumunda Gruplardaki Gözlem Sayıları Kaç Olmalıdır ?Özet Tam Metin(PDF)
AKTÜRK, D., F. SAVRAN, H. HAKYEMEZ, G. DAŞ ve T. SAVAŞ. Gökçeada'da Ekstansif Koşullarda Hayvancılık Yapan İşletmelerin Sosyo-Ekonomik Açıdan İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ELİBÜYÜK, İ. Ö. Ankara'da Şeftali Ağaçlarında Görülen Sharka Hastalığı Üzerinde AraştırmalarÖzet Tam Metin(PDF)
BALIÇ, N. Orta Anadolu Bölgesinde Bağ Küllemesi (Uncinula necator "Schwein" Burr.) Hastalığının Mücadelesinde Tahmin-Uyarı Modellerinden Yararlanma Olanakları Özet Tam Metin(PDF)
YURTLU, Y. B. ve D. ERDOĞAN. Depolama Süresinin Bazı Hıyar Çeşitlerinde Mekanik Özelliklere Olan Etkisinin BelirlenmesiÖzet Tam Metin(PDF)
AYDIN, N., H. O. BAYRAMOĞLU Z. MUT ve H. ÖZCAN. Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Çeşit ve Hatlarının Karadeniz Koşullarında Verim ve Kalite Özelliklerinin BelirlenmesiÖzet Tam Metin(PDF)
ALBAYRAK, S. ve C. S. SEVİMAY. Ankara ve Samsun Koşullarında Bakteri Aşılamasının Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinin Kuru Ot ve Tohum Verimleri Üzerine Etkileri ve Stabilite AnaliziÖzet Tam Metin(PDF)
EROĞLU, E., G. AKINCI KESİM ve H. MÜDERRİSOĞLU. Düzce Kenti Açık ve Yeşil Alanlarındaki Bitkilerin Tespiti ve Bazı Bitkisel Tasarım İlkeleri Yönünden DeğerlendirilmesiÖzet Tam Metin(PDF)
MÜJDECİ, M., A. SARIYEV ve V. POLAT Buğdayın (Triticum aestivum L.) Gelişme Dönemleri ve Yaprak Alan İndeksinin Matematiksel ModellenmesiÖzet Tam Metin(PDF)
AYGÜN, A. ve B. ŞAN. Bazı Elma Çeşitlerinin Çiçek Tomurcuklarının Farklı Safhalarında İlkbahar Geç Donuna DayanıklılığıÖzet Tam Metin(PDF)
ODABAŞ, M. S. ve A. GÜLÜMSER. Farklı Işık Şiddetinin Bakla'da (Vicia faba L.) Verim ve Bazı Bitkisel Özelliklere EtkisiÖzet Tam Metin(PDF)
TÜRK, M. Farklı Ekim Sıklıklarının Korunganın (Onobrychis sativa L.) Kuru Ot ve Ham Protein Verimi Üzerine Etkisi *Özet Tam Metin(PDF)
PARLAK ÖZASLAN A. ve C. S. SEVİMAY. Yem Şalgamı (Brassica rapa L.) Çeşitlerinde Arpa ve Buğday Hasatından Sonraki Ekimlerin Verim Komponentlerine EtkisiÖzet Tam Metin(PDF)
ÜNAL, H. G. ve R. KESKİN. Sarmısak Dikim Makinası Prototipi GeliştirilmesiÖzet Tam Metin(PDF)
ERİŞEN, S. Yonca (Medicago sativa L.)'da Somatik Embriyogenesis Aracılığıyla Bitki RejenerasyonuÖzet Tam Metin(PDF)
BAYSOYU, D., O. TİRYAKİ ve N. KILINÇER. Parazitli Spodopteda littoralis Boisd. Larvalarında 14C-Aldicarbın İzlenmesiÖzet Tam Metin(PDF)
TAŞDAN, K. Teknik Dönüşüm Katsayıları ve Tarım Ürünleri Dış Ticareti Açısından Kullanımı; Mısır Örneği Özet Tam Metin(PDF)
KARADAVUT, U., A. GENÇ, A. TOZLUCA, İ. KINACI, Ş. AKSOYAK, Ç. PALTA ve A. PEKGÖR. Nohut (Cicer arietinum L.) Bitkisinde Verime Etki Eden Bazı Karakterlerin Alternatif Regresyon Yöntemleriyle KarşılaştırılmasıÖzet Tam Metin(PDF)
GERAKAKİS ÇETİNTAŞ, A. ve M. T. ÖZKAYA. Domat ve Ayvalık Zeytin (Olea europaea L.) Çeşitlerinin Gölgeli Plastik Tünel Altında Köklendirilmesine Zaman, Çelik Boyu ve Ortamın Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
ÖZER, G. ve F. ERTUNÇ. Amasya Şeker Fabrikası Şeker Pancarı Ekim Alanlarında Rhizomania Hastalığının BelirlenmesiÖzet Tam Metin(PDF)
Özetler
 

2005, 11 (3) 225-228
Dengesiz Verilerle Çalışılması Durumunda Gruplardaki Gözlem Sayıları Kaç Olmalıdır
(İngilizce)

Mehmet MENDEŞ1
1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale

Deneme planlamasında en önemli aşamalardan birisi, gerekli olan örnek hacminin belirlenmesidir. Örnek hacminin gereğinden fazla olması kaynakların israfına neden olmaktadır. Gereğinden az olması durumunda ise parametre tahminlerinde oldukça büyük sapmalar meydana gelmekte ve karşılaştırılacak muamele grup ortalamaları arasında gerçekte var olan farklılıklar ortaya konulamamaktadır. Karşılaştırılacak gruplardaki gözlem sayılarının eşit olması istenen bir durumdur. Ancak, uygulamada her zaman eşit hacimli örneklerle çalışmak mümkün olamamaktadır. Bu çalışmada, dengesiz denemelerin söz konusu olması durumunda hangi örnek hacmi kombinasyonlarının % 80'lik güç değerini sağlayabildiklerinin belirlenmesi amacıyla bir simülasyon çalışması yapılmıştır. Yapılan 50,000 simülasyon denemesi sonucunda, pek çok örnek hacmi kombinasyonu ile çalışılması durumunda % 80'lik güç değerine ulaşıldığı görülmüştür. Ancak, örnek hacimlerindeki dengesizliğin artması, araştırıcıyı daha fazla gözlem ile çalışmaya zorlamaktadır. Mesela varyanslar homojen iken n=(16, 16, 16) örnek hacmi kombinasyonu (toplam 48 gözlem) ile varılan güç değerine, dengesiz denemelerin söz konusu olması durumunda ancak n=(12, 30, 30) ve n=(12, 24, 36) (toplam 72 gözlem) örnek hacmi kombinasyonu ile çalışılması durumunda ulaşılmaktadır. Varyansların heterojenlik derecesinin artmasına paralel olarak örnek hacimlerindeki dengesizliklerin testin gücüne olan etkilerinin daha da belirginleştiği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Uygun örnek hacmi, testin gücü, etki büyüklüğü, dengesiz veriler




yukarı

2005, 11 (3) 229-235
Gökçeada'da Ekstansif Koşullarda Hayvancılık Yapan İşletmelerin Sosyo-Ekonomik Açıdan İncelenmesi *
(Türkçe)

Duygu AKTÜRK1, Ferhan SAVRAN1, Hakan HAKYEMEZ2, Gürbüz DAŞ3 ve Türker SAVAŞ3
* Bu araştırma Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu tarafından desteklenmektedir.
1 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Çanakkale
2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Çanakkale
3 Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale

Bu araştırmanın amacı, Gökçeada'da serbest koşullarda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesidir. Bu kapsamda, Gökçeada'daki işletmeler arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile 49 örnek seçilmiş ve araştırma verileri işletmelerde yönetici konumunda olan çiftçilerle yüzyüze yapılan anketlerden elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre denekler arasında okuma-yazma oranı yüksek bulunmakla birlikte, üniversite mezunlarının oranı % 10'dur. Ortalama eğitimin yüksek olması ada da örgütlenmeyi arttıran faktörlerden birisidir. Ayrıca, eğitim düzeyi formal haber kaynaklarının kullanılmasını da arttıran bir faktördür. Ancak, çiftçi örgütlerinin başarılı olamadıkları da belirlenmiştir. Bu durum genellikle yönetim hatalarından kaynaklanmaktadır. Üretilen ürünlerin pazarlanmasında da sorunlar yaşandığı adanın coğrafi konumu nedeniyle ürünün pazara ulaştırılmasında güçlük çekildiği tespit edilmiştir. İşletmelerin hayvancılıktan elde edilen gayri safi üretim değerinin % 78,62'si küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinden gelmektedir. İşletmelerdeki brüt karın % 90,26'sı da küçükbaş hayvancılıktan elde edildiği diğer önemli bir bulgudur. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasının nedenleri, işletme başına düşen arazi genişliğinin az olması ve yetiştiricilik için bir çok işletmenin düşük düzeyde girdi kullanmasıdır

Anahtar Kelimeler: Hayvancılık, sosyo-ekonomik analiz






yukarı

2005, 11 (3) 236-243
Ankara'da Şeftali Ağaçlarında Görülen Sharka Hastalığı Üzerinde Araştırmalar
(Türkçe)

İ. Özer ELİBÜYÜK1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü - Ankara

Plum pox potyvirus'un (PPV) sebep olduğu sharka hastalığı sert çekirdekli meyvelerin en tahripkar hastalığı olarak kabul edilmektedir. Bu hastalık yurdumuzda sınırlı bir dağılışa sahip olmasına karşın Ankara'da sert çekirdeklilerin en yaygın viral hastalığıdır. Sharka hastalığı kayısı ve eriklerde görülmesine rağmen son zamanlara kadar Ankara'da şeftalilerde görülmemiştir. Enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) ve Prunus persicae GF 305 şeftali çeşidine kabuk aşılama (chip-budding) yöntemlerine dayalı olarak Ankara'da 2002-2005 yılında yapılan bu çalışma ile PPP'nin şeftalilerdeki yaygınlığı ile belirtileri, strainleri ve çiçek organlarındaki bulunma durumu değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Sharka, şeftali, Ankara, strainler, ELISA





yukarı

2005, 11 (3) 244-250
Orta Anadolu Bölgesinde Bağ Küllemesi (Uncinula necator "Schwein" Burr.) Hastalığının Mücadelesinde Tahmin-Uyarı Modellerinden Yararlanma Olanakları*
(Türkçe)

Necla BALIÇ1
* Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsünün TAGEM BS-01/06-09-151 sayılı projesidir.
1 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü

Bu çalışma Kırıkkale ve Kalecik'te bağlarda külleme hastalığına karşı mücadelede Tahmin-Uyarı modellerini yararlanma olanaklarını araştırmak amacıyla Alfonse Lavelle ve Kalecik karası üzüm çeşitlerinde 2001-2002 yılları arasında yürütülmüştür. Bağ küküllemesine karşı Tahmin-uyarı modelleri olarak Thomas-Gubler ve Kast modelleri denenmiştir. Thomas-Gubler modeline ve fenolojiye göre ilaçlamalar yapılmıştır. Orta Anadolu bölgesi için Thomas-Gubler modeli ilk ilaçlama zamanının saptanmasında etkili bulunmuştur. İlaçlama sayısında, erkenci çeşitde Thomas-Gubler modelinde 3, fenolojiye göre ise 4 ilaçlama yapılmıştır. Geççi çeşitde ise ilaçlama sayısında Thomas-Gubler modeli ile fenoloji arasında fark görülmemiştir. Yapılan çalışmada Kast Modelinin bölgemize uygun oolmadığı saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Külleme, tahmin-uyarı, üzüm, bağ, Uncinula necator





yukarı

2005, 11 (3) 251-256
Depolama Süresinin Bazı Hıyar Çeşitlerinde Mekanik Özelliklere Olan Etkisinin Belirlenmesi*
(Türkçe)

Yeşim Benal YURTLU1 ve Doğan ERDOĞAN2
* Doktora Tezinden hazırlanmıştır.
1 Tarım Alet ve Makineleri Test Merkezi Müdürlüğü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makineleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, bazı hıyar çeşitlerinde depolama süresinin ürünün mekanik özelliklerine etkisinin belirlenmesi amacıyla bir sıkıştırma test düzeneği geliştirilmiştir. Sıkıştırma testi deney ve ölçüm düzeneği; hareketli platform, tutucu, dinamometre, silindirik batıcı uç, amplifikatör, PC kart, veri toplama ve kaydetme programı ile bilgisayardan oluşmaktadır. Çalışmada deneme materyali olarak 147-F1 ve Rawa-F1 hıyar çeşitleri kullanılmıştır. Denemeye alınacak ürünlere, hasat edilen günde (0. gün) ve bu günü izleyen 3., 6., 9. ve 12. günlerde sıkıştırma testi uygulanmıştır. Ürünler % 85-90 nem oranında 10 0C depo sıcaklığında depolanarak depo sürelerinin biyolojik malzeme özelliklerine etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Denemeler sonunda biyolojik akma noktasındaki deformasyon, kuvvet, elastiklik modülü, deformasyon enerjisi, deformasyon hacmi ve deformasyon duyarlılığı değerleri belirlenmiştir. Bu özelliklere, çeşit ve depo süresi ile bunların ikili etkileşimlerinin etkisinin ortaya konulabilmesi için istatistiksel analiz yapılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Deformasyon duyarlılığı üzerinde çeşit, istatistiksel olarak etkili bulunmazken depo süresi P<0.01 önem seviyesinde etkili olmuştur. Her iki hıyar çeşidi için de depo süresindeki artışla elastiklik modülü artarken deformasyon duyarlılığı azalmıştır.

Anahtar Kelimeler: Biyolojik malzeme, hıyar, depolama süresi, mekanik özellikler, elastiklik modülü





yukarı

2005, 11 (3) 257-262
Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Çeşit ve Hatlarının Karadeniz Koşullarında Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Nevzat AYDIN1, H. Orhan BAYRAMOĞLU1, Zeki MUT2 ve Hasan ÖZCAN1
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Samsun
2Ondokuz Mayıs Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Samsun

Ekmeklik buğdayda verim ve kalite; genotip, çevre ve genotip x çevre interaksiyonundan etkilenmektedir. Bu çalışmada ekmeklik buğday çeşit ve hatlarının Orta Karadeniz Bölgesi koşullarında verim ve bazı kalite özellikleri saptanmaya çalışılmıştır. Denemelerde 5 adet kontrol çeşit ve 20 adet ekmeklik buğday hattı yer almıştır. Samsun ve Amasya lokasyonlarında kurulan denemeler 2003-2004 yetişme sezonunda Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada tane verimi, bitki boyu, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı ve Zeleny sedimantasyon değeri incelenmiştir. Samsun lokasyonunda ortalama tane verimi 345.0 kg/da, Amasya lokasyonunda 486.3 kg/da'dır. Bin tane ağırlığı Samsun ve Amasya lokasyonlarında sırasıyla 25.9-38.3 g ve 27.8-36.9 g, hektolitre ağırlığı ise 63.8-71.8 kg ve 73.1-80.2 kg arasında değişmiştir. Lokasyon ortalamalarına göre sedimantasyon değeri 38.3 ml, protein oranı ise % 11.2'dir.

Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday, tane verimi, protein oranı, Zeleny sedimantasyon






yukarı

2005, 11 (3) 263-269
Ankara ve Samsun Koşullarında Bakteri Aşılamasının Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinin Kuru Ot ve Tohum Verimleri Üzerine Etkileri ve Stabilite Analizi
(Türkçe)

Sebahattin ALBAYRAK1 ve Cafer Sırrı SEVİMAY2
1 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Samsun
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışma bakteri aşılamasının yaygın fiğin kuru ot ve tohum verimine etkisini belirlemek ve kuru ot ve tohum verimi bakımından en stabil çeşidi tespit etmek amacıyla 2001 ve 2003 yılları arasında Samsun ve Ankara koşullarında yürütülmüştür. Kubilay, Ürem, Kara Elçi, Uludağ, Emir, Çubuk, Nilüfer yaygın fiğ çeşitleri ve Rhizobium leguminasorum materyal olarak kullanılmıştır. Denemeler her iki lokasyonda da bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. İki yılın ortalaması olarak, her iki lokasyonda da en yüksek kuru ot verimi bakteri aşılaması yapılan Kara Elçi çeşidinden elde edilmiştir. En yüksek tohum verimi ise Ankara koşullarında bakteri aşılaması yapılan Çubuk çeşidinde, Samsun koşullarında ise bakteri aşılaması yapılan Emir çeşidinde belirlenmiştir. Stabilite analizi sonuçlarına göre kuru ot ve tohum verimi bakımından Kubilay en stabil çeşit olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Yaygın fiğ, rhizobium aşılaması, kuru ot verimi, tohum verimi, stabilite analizi






yukarı

2005, 11 (3) 270-277
Düzce Kenti Açık ve Yeşil Alanlarındaki Bitkilerin Tespiti ve Bazı Bitkisel Tasarım İlkeleri Yönünden Değerlendirilmesi*
(Türkçe)

Engin EROĞLU1, Güniz AKINCI KESİM1 ve Haldun MÜDERRİSOĞLU1
*Yüksek Lisan Tezinden hazırlanmıştır.
1 Abant İzzet Baysal Üniv. Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Düzce

Düzce kenti açık ve yeşil alanlarında yapılan bu araştırmada mevcut bitki potansiyeli belirlenmiş ve bu bitkilerin kompozisyon değerleri ortaya konulmuştur. Araştırmada yerinde incelemeler ve gözlemler yapılarak mevcut durum incelenmiştir. Ayrıca bitkilerin yıl boyu mevsimsel değişimleri değerlendirilmiştir. Hem fonksiyonel hem de estetik açıdan değerlendirilen kompozisyonların olumlu ve olumsuz yönleri ortaya konulmuş ve çözüm önerileri getirilmiştir. Buna göre refüjlerde kullanılan bazı türler estetik değerleri ortaya koymasına karşın, fonksiyonel açıdan refüj bitkilendirmesine cevap verememektedir. Bu araştırmanın amacı; 1999 yılı Düzce depremleri sonrası yeniden yapılanma içerisinde olan Düzce kentindeki bitkilendirme çalışmalarında kullanılabilecek bitkilerin tasarım özelliklerini ortaya koymaktır.

Anahtar Kelimeler: Düzce, bitki kompozisyonu, bitkisel tasarım.





yukarı

2005, 11 (3) 278-282
Buğdayın (Triticum aestivum L.) Gelişme Dönemleri ve Yaprak Alan İndeksinin Matematiksel Modellenmesi*
(Türkçe)

Metin MÜJDECİ1, Alhan SARIYEV2 ve Veysel POLAT3
* Doktora Tezinden Hazırlanmıştır.
1 Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Isparta
2 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Balcalı, Adana
3 Çukurova Üniv. Adana Meslek Yüksek Okulu, Adana

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında üç yıllık (2000-2002) tarla denemeleri yürütülmüştür. Seri-82 buğday (Triticum aestivum L.) çeşidi ile yürütülen bu çalışmada, gelişme dönemleri ve yaprak alan indeksinin matematiksel modellemesi yapılmıştır. Gelişme dönemlerinin (çıkış, kardeşlenme, sapa kalkma, bayrak yaprak, başaklanma, çiçeklenme ve fizyolojik olum) simülasyon değerleri ile ölçüm değerlerinin karşılaştırılması ve uygulanan istatistiksel değerlendirmelerin göstergeleri; (korelasyon katsayıları: 0.99-1.00, determinasyon katsayıları: 0.97-0.99 ve nispi hatalar: 8-12), tahmin edilen ve gerçek değerlerin birbirleriyle uyumlu olduğunu ortaya koymuştur. Benzer şekilde yaprak alan indeksine ilişkin tahmin edilen ve gerçek değerler arasındaki karşılaştırma sonucu elde edilen korelasyon katsayıları: 0.97-0.99, determinasyon katsayıları: 0.92-0.99 ve nispi hatalar: 12-58 arasında bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Simülasyon, matematiksel modelleme, yaprak alan indeksi







yukarı

 

2005, 11 (3) 283-285
Bazı Elma Çeşitlerinin Çiçek Tomurcuklarının Farklı Safhalarında İlkbahar Geç Donuna Dayanıklılığı
(İngilizce)

Ahmet AYGÜN1 ve Bekir ŞAN2
Karadeniz Teknik Üniv., Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ordu
2 Ankara Üniv., Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, meyve bahçesinde 17 Nisan 2004 sabahı 3:00-8:00 saatleri arasında meydana gelen ve sıcaklığın -4 ile -6 oC'e düştüğü dondan sonra 7 elma (Malus x domestica Borkh.) çeşidinin açılmamış tomurcuk safhasından çiçek safhasına kadar farklı gelişme safhalarındaki çiçek tomurcuklarında dişi organların canlılık oranları belirlenmiştir. Dondan sonra dişi organlardaki canlılık oranları, açılmamış tomurcuklarda % 36.7 ve 96.5, pembe ucun göründüğü tomurcuklarda % 6.2 ve 86. 0, pembe tomurcuklarda ise % 0.2 ve 52.0 arasında değişmiştir. Açılmamış tomurcuk safhasından çiçek safhasına kadar farklı gelişme safhalarındaki çiçek tomurcuklarında 'Starkspur Golden Delicious' (% 18.0), 'Granny Smith' (% 33.0) ve 'Canada Reinette' (% 36.7) dondan sora en az zarar gören çeşitler olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Elma, Malus x domestica borkh., ilkbahar geç donları






yukarı

2005, 11 (3) 286-291
Farklı Işık Şiddetinin Bakla'da (Vicia faba L.) Verim ve Bazı Bitkisel Özelliklere Etkisi
(Türkçe)

M. Serhat ODABAŞ1 ve Ali GÜLÜMSER1
1 Ondokuz Mayıs Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Samsun

Bu çalışma, farklı ışık şiddetlerinin (337.35 µmolm-2s-1 ve 1128.39 µmolm-2s-1) baklada (Vicia faba L.) bitki boyu, gövde çapı, yaprak sayısı, ilk bakla yüksekliği, bakla boyu-eni-kalınlığı, bitkide bakla sayısı, taze bakla ve kuru tane verimi gibi öğeler üzerine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Işık şiddetinin baklada tane ve 1000-tane ağırlığı hariç, incelenen karakterlere etkili olduğu görülmüştür. Düşük ve yüksek ışık şiddetlerinde sırasıyla bitki boyu 61.2 ve 50.1 cm; gövde çapı 7.5 ve 9.9 mm; yaprak sayısı 19 ve 25 adet; ilk bakla yüksekliği 22.2 ve 18.9 cm; bakla boyu 9 ve 15 cm; bakla eni 1.2 ve 2.2 cm; bakla kalınlığı 1.4 ve 1.9 cm; bitkide bakla sayısı 3.6 ve 6.2 adet; taze bakla verimi 403 ve 679 kg/da ile kuru tane verimi 121 ve 211 kg/da olarak bulunmuştur. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, baklanın veriminin ışık şiddetine bağlı olarak arttığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bakla, verim, ışık şiddeti.





yukarı

2005, 11 (3) 292-298
Farklı Ekim Sıklıklarının Korunganın (Onobrychis sativa L.) Kuru Ot ve Ham Protein Verimi Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Mevlüt TÜRK1
Süleyman Demirel Ünv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Isparta

Bu araştırma, korungaya uygulanan değişik sıra aralıkları (15, 30, 45, 60 ve 75 cm) ve tohum miktarlarının (2, 4, 6, 8 ve 10 kg/da) kuru ot ve ham protein verimine etkilerini belirlemek amacıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezinde 2000-2003 yılları arasında yürütülmüştür. Araştırma tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada bitki boyu, kuru ot verimi ve ham protein verimi tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Güney Marmara Bölgesi'nde korungada ot üretimi için 15 cm sıra aralığı ve 10 kg/da tohum miktarının kullanılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Korunga, sıra aralığı, tohum miktarı, kuru ot verimi, ham protein verimi








yukarı

2005, 11 (3) 299-302
Yem Şalgamı (Brassica rapa L.) Çeşitlerinde Arpa ve Buğday Hasatından Sonraki Ekimlerin Verim Komponentlerine Etkisi
(İngilizce)

Altıngül ÖZASLAN PARLAK1 ve Cafer S. SEVİMAY1
1Ankara Univ. Faculty of Agriculture,Department of Field Crops-Ankara

Bu araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 2003 - 2004 yıllarında yürütülmüştür. Orta Anadoluda sulanabilen alanlarda arpa ve buğday hasadından sonra 2. ürün olarak ekilebilecek yem şalgamı çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla kurulmuştur. Ekimler arpa ve buğday hasadından sonraki tarihlerde yapılmıştır. Araştırmada material olarak dört yem şalgamı çeşidi (Agressa, Volenda, Polybra and Siloganova) kullanılmıştır. Ekim tarihinin yem şalgamı çeşitleri üzerinde etkisi oldukça önemli olmuş ve arpa hasadından sonraki ekimlerden daha fazla kök ve yaprak verimi elde edilmiştir. En fazla kök ve yaprak verimi Volenda çeşidinden alınmıştır. Bu çeşidin sulanan şartlarda arpa hasadından sonra ikinci ürün olarak yem bitkisi amacıyla yetiştirilebileceği gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yem şalgamı, kök verimi, yumru verimi






yukarı

2005, 11 (3) 303-310
Sarımsak Dikim Makinası Prototipi Geliştirilmesi*
(Türkçe)

H. Güran ÜNAL1 ve Rahmi KESKİN2
* Doktora Tezinden Hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Kastamonu Meslek Yüksekokulu-Kastamonu
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, sarmısak tarımının mekanize edilebilmesi için öncelikli işlem olan sarmısağın hassas dikimi amaçlanmıştır. Bu amaçla, mevcut pnömatik hassas ekim makinaları üzerine takılabilen bir dikim ünitesi prototipi geliştirilmiştir. Altı sıralı olarak yapılan prototip, 25 cm sıra arası ve 8.8, 10, 11.6 ve 14 cm sıra üzeri mesafelerde 1.7, 2.6 ve 4.7 km/h lik makina ilerleme hızlarında tarlada denenmiştir. Dikim sonrası yapılan ölçümlerle sıra üzeri dağılım düzgünlüğü, filizlenme oranı ve dikim derinliği belirlenerek istatistiki analizler yapılmıştır. Boşluk oranlarının, kabul edilebilir sınırların biraz üzerinde bulunmasına rağmen diğer oranlar kabul edilebilir niteliktedir.

Anahtar Kelimeler: Sarmısak, pnömatik hassas ekim makinası, sıraya ekim, hassas ekim





yukarı

2005, 11 (3) 311-315
Yonca (Medicago sativa L.)'da Somatik Embriyogenesis Aracılığıyla Bitki Rejenerasyonu
(Türkçe)

Semiha ERİŞEN1
1 MEB Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü-Ankara

Dünya'da en çok yetiştirilen yem bitkisi olan yonca, geniş adaptasyon yeteneğine sahip, çiftlik hayvanları için lezzetli, beslenme ve sindirme değeri yüksek ot üreten önemli bir bitkidir. Bu araştırmada yoncanın yüksek rejenerasyon yeteneğine sahip "verco" çeşidinde eksplantların ve uygulanan farklı protokollerin somatik embriyogenesise etkisi araştırılmıştır. Beş farklı eksplant (hipokotil, kotileden, gövde, yaprak ve yaprak sapı) iki farklı protokol uygulanarak kültüre alınmıştır. Eksplant kaynağı ile uygulanan protokoller arasında anlamlı farklılığın bulunduğu tespit edilmiştir. I. protokolde eksplantlar ilk olarak 1 mg/l adenin, 1 mg/l 2,4-D, 0.2 mg/l kinetin içeren B5h besin ortamında kültüre alınmıştır. Bu ortamda gelişen kalluslar 21 gün sonra önce 11 mg/l 2,4-D ve 2 mg/l kinetin içeren SH besin ortamına, daha sonra da Boi2y besin ortamına alınmıştır. Gelişen embriyo toplulukları MSO besin ortamında alt kültüre alınarak bitkicik gelişimi gözlenmiştir. Bu denemede en fazla eksplant başına somatik embriyo 78 adet ile hipokotil eksplantından elde edilmiştir. II. protokolde ise, ilk olarak 4 mg/l 2,4-D içeren B5h besin ortamında kültüre alınan eksplantlar 8 hafta sonra hormonsuz B5h besin ortamına aktarılmıştır. MSO besin ortamında alt kültüre alınan ambriyolar bitkiye dönüşmüştür. Bu denemede ise en fazla eksplant başına somatik embriyo yaprak eksplantından (94 adet) elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Medicago sativa, somatik embriyogenesis, bitki rejenerasyonu







yukarı

2005, 11 (3) 316-320
Parazitli Spodopteda littoralis Boisd. Larvalarında 14C-Aldicarbın İzlenmesi*
(İngilizce)

Dilan BAYSOYU1, Osman TİRYAKİ1 ve Neşet KILINÇER2
Baysoyu
1Turkish Atomic Energy Authority, Sarayköy Nuclear Research and Training Center, Saray, İstanbul Road, Ankara-Turkey.
2Ankara Univ., Agriculture Fac. Plant Protection Department, Ankara

Bu çalışmada 14C-aldicarb uygulanmış marul yaprakları ile beslenen parazitli Spodoptera littoralis Boisd (Lep.: Noctuidae) larvalarında aldicarbın izlenmesi amaçlanmıştır. Başlangıçta uygulanan 14C-aldicarb'ın % 75.49'u Spodoptera littoralis' in dışkılarında, % 1.26' sı kadavrasında ve % 3.02' si parazitoidde (Chelonus oculator Panzer Hym.:Braconidae) bulunmuştur. Bu sonuçlar, parazitoidin konukçu organlarına saldırısından önce, 48 saat içinde aldicarb'ın hızla metabolize olduğu, dışkı ile vücuttan atıldığını göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Spodoptera littoralis, Chelonus oculator, 14C-aldicarb. kalıntı toksisitesi







yukarı

2005, 11 (3) 321-327
Teknik Dönüşüm Katsayıları ve Tarım Ürünleri Dış Ticareti Açısından Kullanımı; Mısır Örneği
(Türkçe)

Kemalettin TAŞDAN1
1 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Adana.

Bu çalışmanın ana amacı, teknik dönüşüm katsayıları hakkında tanımlayıcı bilgilerin verilmesi ve tarım ürünleri dış ticareti açısından kullanımlarına ilişkin örnek bir uygulama yapılmasıdır. Bu amaçla çalışmada, Türkiye'nin 2004 yılı mısır ve mısırdan elde edilen ürünler ithalat ve ihracat miktarları, teknik dönüşüm katsayıları ile mısır eşdeğerine dönüştürülerek incelenmiştir. Ayrıca mısır eşdeğeri ürünlerin, ithalat ve ihracatındaki yoğunlaşma da incelenmiştir. Çalışmada kullanılan veriler, İstanbul Ticaret Odası'nın dış ticaret istatistikleri veri tabanından elde edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'nin 2004 yılı mısır eşdeğeri ithalat miktarının 1.2 milyon ton, ihracat miktarının ise 32 bin ton olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Teknik dönüşüm katsayısı, Tarım Ürünleri Dış Ticareti, Mısır Dış Ticareti






yukarı

2005, 11 (3) 328-333
Nohut (Cicer arietinum L.) Bitkisinde Verime Etki Eden Bazı Karakterlerin Alternatif Regresyon Yöntemleriyle Karşılaştırılması
(Türkçe)

Ufuk KARADAVUT1, Aşır GENÇ2, Abdurrahman TOZLUCA3, İsmail KINACI2, Şeref AKSOYAK1, Çetin PALTA1 ve Ahmet PEKGÖR2
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Karatay-Konya
2Selçuk Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü, Kampüs-Konya
3 Selçuk Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü, Kampüs-Konya

Regresyon, bağımlı değişkenler ile bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesidir. Bağımlı değişkenler, bağımsız değişkenlere regresyon fonksiyonu denilen bir fonksiyonla bağlantı içindedirler. Basit regresyon olarak tanımlanan regresyonda biri bağımlı diğeri ise bağımsız olmak üzere iki değişken arasındaki ilişkiler incelenmektedir.Çalışmamızda tane ağırlığına etki eden değişkenler ile tane ağırlığı arasındaki doğrusal ilişkiler incelenmiştir. Denemeler, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanlarında Damla nohut çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Nohut bitkisinde tane ağırlığına etki eden bitki boyu, dal sayısı, ilk bakla yüksekliği, bakla sayısı, tane sayısı, hasat indeksi ve biyolojik verim gibi karakterler ölçülmüştür. Bu ölçümler şeklinde bir çoklu lineer regresyon modeli olarak ele alınmıştır. Bu modelin parametrelerinin tahmin değerleri En Küçük Kareler Yöntemi'nin yanı sıra bu yönteme alternatif olarak Ridge Regresyon ve M-Regresyon yöntemleri ile hesaplanmış ve sonuçlar karşılaştırılarak en uygun model önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Basit regresyon, nohut, alternatif yöntemler






yukarı

2005, 11 (3) 334-338
Domat ve Ayvalık Zeytin (Olea europaea L.) Çeşitlerinin Gölgeli Plastik Tünel Altında Köklendirilmesine Zaman, Çelik Boyu ve Ortamın Etkisi
(İngilizce)

Arzu ÇETİNTAŞ GERAKAKİS1 ve Mücahit Taha ÖZKAYA2
1 Department of Food Science and Technology, Agricultural Univ. of Athens, Athens-Greece.
2 Ankara Üniv., Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü, Ankara-Turkey.

Domat (zor köklenen) ve Ayvalık (kolay köklenen) zeytin çeşitleri Türkiye için sırasıyla yeşil sofralık ve yağlık olarak önemlidir. Bu çalışmanın amacı Domat ve Ayvalık çeşitlerinin satışa hazır fidan elde etmektir. Bu, farklı boyutlarda ve farklı zamanlarda alınan çeliklerin, farklı ortamlarda ve Gölgeli Plastik Tünel (GPT) altında köklendirilmesi ile elde edilmiştir. Çelikler 1, 2 ve 3 boğumlu olarak 3 boyutta hazırlanmıştır. Köklendirme ortamları: I. Kontrol (kum), II. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:1:1:1), III. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:2:1:2), IV. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:1:2:2), V. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (0:0:1:1), VI. (Perlit: Turba: Kum: Mil) (1:0:1:1). Çelikler SPT ortamında 60 gün köklendirme amacıyla ve takibinde 30 gün süreyle gölgede tutulmuştur. Çeliklerde canlılık oranı, kallus oranı ve köklenme oranı ile vegetative gelişme belirlenmiştir. Ayvalık çeliklerinde hem kallus hem de kök oluşurken, Domat çeliklerinde sadece kallus oluşumu gözlenmiştir. En yüksek kallus (%70) oluşumu 1 boğumlu Ayvalık Mayıs çeliklerinde ve 1:0:1:1 ortamında elde edilirken en yüksek köklenme (%40) oranı aynı ortam ve tarihte fakat 3 boğumlu çeliklerde elde edilmiştir. Domat çeşidinde ise en yüksek kallus oluşumu yine Mayıs fakat 3 boğumlu çeliklerinde ve 1:2:1:2 oratmında gözlenmiştir. Köklenme oranı hem Domat hem de Ayvalık çeliklerinde çok düşük olmuştur. Bu da belki köklendirme ortamı olarak seçilen ortamların adventif kök oluşumu için uygun olmamasından kaynaklanabilir. Oysa anaç materyalin daha ekonomik olarak değerlendirilmesi için her üç boydaki iki yapraklı çeliklerin kullanılmasının uygun olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zeytin, Olea europaea L., domat, Ayvalık, GPT (gölgeli plastik tünell), çelik boyu, köklenme ortamı





yukarı

2005, 11 (3) 339-343
Amasya Şeker Fabrikası Şeker Pancarı Ekim Alanlarında Rhizomania Hastalığının Belirlenmesi*
(Türkçe)

Göksel ÖZER1 ve Filiz ERTUNÇ2
*Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Tarım İl Müdürlüğü, Yenimahalle-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü Dışkapı-Ankara

Bu çalışmada, Pancar Nekrotik Sarı Damar Virüsü (Beet necrotic yellow vein benyvirus-BNYVV) 'unun neden olduğu ve şeker pancarının en önemli viral hastalığı olan Rhizomania hastalığının Amasya Şeker Fabrikası ekim alanlarındaki yaygınlık durumu incelenmiştir. Bu amaçla 2000 yılı Ağustos ayı içerisinde Amasya Şeker Fabrikası'nın Amasya iline bağlı; Amasya (Merkez), Suluova, Gümüşhacıköy, Merzifon, Taşova, Havza, Göynücek, Kayabaşı, Tokat iline bağlı Erbaa ve Samsun iline bağlı Vezirköprü ekim bölgeleri gezilmiş ve surveylerde kök ve yeşil aksamı ile birlikte 284 bitki örneği ve 279 toprak örneği toplanmıştır. Toplanan toprak örneklerinde Rhizomania hastalığına hassas Fiona çeşidi şeker pancarı yetiştirilmiş ve 9 haftalık yetiştirme süresi sonunda hasat edilmiştir. Hasat edilen Fiona çeşidi ve tarlalardan toplanan Rhizomania hastalığına dayanıklı İdea çeşidi şeker pancarı bitkileri BNYVV'ye karşı I-ELISA testine tabi tutulmuştur. Test sonucunda bitki örneklerinin %10,92'si ve toprak örneklerinin %26,00'sı BNYVV ile bulaşık olarak bulunmuştur. Vektör fungus olan Polymyxa betae (Keskin)'nin oluşturduğu yapıların tespiti için tesadüfi olarak seçilen 76 toprak örneğinde yetiştirilen tuzak bitkilerin kökleri, asit-fuksin lakto fenol solüsyonu ile boyanmış ve mikroskop incelemelerinde 47 örnekte (%61,80) fungusun oluşturduğu sistosoriler gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: rhizomania, pancar nekrotik sarı damar virüsü, Polymyxa betae ( Keskin), şeker pancarı, Amasya,




yukarı