2005, Cilt: 11, Sayı: 2
İçindekiler
 
BAŞARAN M. ve M. OKANT, Bazı Toprak Özelliklerinin Eldivan Yöresinde Yetiştirilen Kirazların Beslenme Durumu Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
YILMAZ GÜVEN, R., H. N. BÜYÜKKARTAL ve G. ALGAN, Vitis vinifera L. cv. Karagevrek Anterlerinde Polen Ana Hücrelerinin Mayoz Bölünmesinde Görülen Aksaklıkların Işık Mikroskobunda İncelenmes Özet Tam Metin(PDF)
ŞEKERDEN, Ö., A. BORGHESE, M. KÖROĞLU, H. URAS ve Y. Z. GÜZEY, Anadolu Mandalarında Sun'i Tohumlama Çalışmaları ve PRID (Progesterone Releasing Intravaginal Device) Uygulamanın Döl Tutma Oranı Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
KARAALP, M. ve M. ÇİMEN, Tüm Arpa Besisi Uygulanan Yağlı Kuyruklu ve Uzun Kuyruklu Tokluların Performansları ve Plazma Kolesterol ve Lipoprotein Düzeylerinin Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
YAVUZ, G. ve İ. C. CEYLAN, Polatlı İlçesinde Üreticilerin Yem Bitkileri Üretimine Karar Verme Sürecinde Etkili Faktörlerin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Özet Tam Metin(PDF)
KARŞI, A. ve H.YAVUZCAN YILDIZ, Tilapianın, Oreochromis niloticus Farklı Tuz Konsantrasyonlarındaki Sulara Direkt Transferinde Oluşan Sekonder Stres Yanıtı Özet Tam Metin(PDF)
KAYA, M. ve B. KOVANCI, Bursa İlinde Coroebus rubi L. (Coleoptera:Buprestidae)' nin Ergin Populasyon Değişimi Üzerinde Araştırmalar Özet Tam Metin(PDF)
ŞİMŞEK, M., Y. ŞILBIR, S. GERÇEK, E. BOYDAK ve Y. KASAP, Mısır-Soya Birlikte Ekim Sisteminde Su-Verim ve Alan Eşdeğer Oranı İlişkisinin Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KESKİN, S., A. KOR ve E. BAŞPINAR, Akkeçi Oğlaklarında Kesim Öncesi ve Kesim Sonrası Ölçülen Bazı Özellikler Arasındaki İlişki Yapısının Kanonik Korelasyon Analizi ile İrdelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ALBAYRAK, S. ve N. ÇAMAŞ, Karadeniz Bölgesi Sahil Koşullarında Sıra Aralığının Yemlik Pancar (Beta vulgaris var. crassa Mansf.)'ın Yumru Verimi ve Verim Ögeleri Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
KAYA SAVAŞ, Şermin, H. N. BÜYÜKKARTAL, G. ALGAN¹ ve T. ERCOŞKUN, Farklı Oksinlerin Turp (Raphanus sativus L.) Yumrusunun Anatomik Yapısı ve Gelişimi Üzerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
ŞANAL, M. ve G. KÖKSAL, Farklı Besin Ortamlarının Daphnia pulex'in Üreme Randımanı Üzerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
DEMİRCİ, F. ve Ö. HANCIOĞLU, Ankara İli Çubuk İlçesi Vişne Ağaçlarında Çiçek ve Sürgün Monilya Hastalığı (Monilinia laxa (Aderhold & Ruhland) Honey) ile Savaşım Çalışmaları Özet Tam Metin(PDF)
MENDEŞ, M., Al.KARABAYIR ve Akın PALA, Üç Farklı Aydınlatma Programında Yetiştirilen Amerikan Bronz Hindilerinde Değişik Vücut Ölçüleri ile Canlı Ağırlık Arasındaki İlişkilerin Path Analizi ile İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
KURUNÇ, A., K. YÜREKLİ ve F. ÖZTÜRK, Debideki Değişimin Yeşilırmak Nehri Su Kalitesi Parametrelerine Etkisi Özet Tam Metin(PDF)
GÜNGÖR UYANIK, F., N. BAYRAKTAR ve M. D. KAYA, Geliştirilmiş İzmir Kekiği (Origanum onites L.) Klonlarının Kula Şartlarında Tarımsal ve Kalite Yönünden Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
YURTLU, Y. B. ve D. ERDOĞAN, Domates Çeşitlerinde Depolama Süresinin Bazı Mekanik Özelliklere Etkisinin İncelenmesi Özet Tam Metin(PDF)
ELİÇİN, A. K. ve K. SAÇILIK, Güneş Enerjili Tünel Tipi Kurutucu ile Elmanın Kuruma Davranışlarının Belirlenmesi İçin Bir Deneysel Çalışma Özet Tam Metin(PDF)
ŞEHİRALİ, S., T. ERDEM, Y. ERDEM ve D. KENAR, Damla Sulama Yöntemi ile Sulanan Fasulyenin (Phaseolus vulgaris L.) Su Kullanım Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
AY, R. ve M. O. GÜRKAN, Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae)'nin Değişik Populasyonlarının İki Selektif Akarisite Karşı Duyarlılıkları ve Duyarlılık Mekanizmaları Üzerinde Araştırmalar Özet Tam Metin(PDF)
Özetler
 

2005, 11 (2) 115-119
Bazı Toprak Özelliklerinin Eldivan Yöresinde Yetiştirilen Kirazların Beslenme Durumu Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Mustafa BAŞARAN1ve Mustafa OKANT2
1 Ankara Üniv. Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü-Ankara
2 Harran Üniv. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü-Şanlıurfa

Bu araştırmanın amacı Eldivan yöresinde yetiştirilen kirazların makro ve mikro besin elementleri bakımından beslenme durumunun belirlenmesidir. Bu amaçla yöreyi temsilen seçilen 14 üretici bahçesinden eş zamanlı olarak toprak ve yaprak örnekleri alınmıştır. Toprak örneklerinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri ile, hem toprak hem de yaprak örneklerinin N, P, K, Ca, Mg, ve Cu, Fe, Mn, Zn gibi makro ve mikro besin maddeleri kapsamları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre araştırma alanı topraklarının nötr ve hafif alkali pH'ya, sırasıyla kumlu killi tın, killi tın ve kil bünyeye, orta derecede kireç ve düşük organik maddeye sahip olduğu belirlenmiştir. N, K, Fe, Mn gibi bitki besin maddeleri toprak ve bitki örneklerinde yetersiz bulunmuştur, fakat yüksek düzeyde Mg ve yeterli düzeyde Cu ve Zn belirlenmiştir. Toprakların Ca, N ve Mn içerikleri ile bitkilerin Ca, N ve Mn içerikleri arasında önemli ilişkiler saptanmıştır (P< 0.05).

Anahtar Kelimeler : Kiraz, beslenme durumu, Eldivan




yukarı

2005, 11 (2) 120-125
Vitis vinifera L. cv. Karagevrek Anterlerinde Polen Ana Hücrelerinin Mayoz Bölünmesinde Görülen Aksaklıkların Işık Mikroskobunda İncelenmesi*
(Türkçe)

Rabia GÜVEN YILMAZ1, H. Nurhan BÜYÜKKARTAL¹ ve Gönül ALGAN¹
* Yüksek Lisans Tezinden Hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Fen Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara

Bu çalışmada doğal bir melez olan Vitis vinifera L. cv. Karagevrek üzüm çeşidi anterlerindeki, polen ana hücrelerinin mayoz bölünmesinde görülen anormallikler ışık mikroskobunda incelenmiştir. Bu bitkide anter çeperi epidermis, endotesyum, 1-2 sıralı ara tabaka ve 1-2 sıra çok çekirdekli tapetum hücrelerinden meydana gelmiştir. En içte ise, 8-10 mikrospor ana hücresi görülmüştür. Mikrospor ana hücrelerinin çoğunda mayoz bölünme düzenlidir. Fakat bazı hücrelerde düzensizliklere rastlanmıştır. Mikrospor ana hücrelerinde çekirdek zarının kalınlaştığı görülmüştür. Prometafazda kromozomların halka veya grup halinde birleşmiş oldukları tespit edilmiştir. Metafaz I'de univalent ve bivalent kromozomlar gözlenmiştir. Anafaz I'in sonunda ayrılamayan kromozom grupları arasında köprü oluşumu gözlenmiştir. Mikrospor tetradları isobilateral ve tetrahedral şekillidir. Sitokinez ise simultane tiptedir.

Anahtar Kelimeler : Vitis vinifera L., mikrosporogenez





yukarı

2005, 11 (2) 126-128
Anadolu Mandalarında Sun'i Tohumlama Çalışmaları ve PRID (Progesterone Releasing Intravaginal Device) Uygulamanın Döl Tutma Oranı Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Özel ŞEKERDEN1, Antonio BORGHESE2, Mustafa KÖROĞLU3,Hayrettin URAS3 ve Y. Ziya GÜZEY1
1 Mustafa Kemal Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Hatay
2 Istituto Sperimentale Per la Zootecnia, Monterotondo-Roma, Italya
3 Kırıkhan Tarım İlçe Müdürlüğü-Hatay

Bu çalışma, Anadolu manda ineklerinde sun'i tohumlama uygulamak ve kızgınlıkları senkronize etmek için PRID (Progesteron Releasing Intravaginal Device) uygulamanın etkilerini araştırmak için planlanmıştır. Denme materyalini, en az bir defa doğurmuş 141 adet siklik olmıyan Anadolu manda ineği ve 2 İtalyan boğasından sağlanan semen oluşturmuştur. Kızgınlık senkronizasyonu için PRID kullanılmıştır. Her inek 10 gün uterusta tutulan PRID geri alındıktan 48, 72. ve 96 saat sonra 3 defa sun'i olarak tohumlanmışlardır. Uygulama 5 farklı mevsimde gerçekleştirilmiştir; Nisan 2002 (1. grup), Kasım 2002 (2. grup), Nisan 2003 (3. grup), Kasım 2003 (4. grup), Nisan 2004 (5. grup). Döl tutma oranlarının hesaplanmasında, tohumlamayı izliyen 90. günde gebe olan inekler esas alınmıştır. Döl tutma oranları tohumlama gruplarında sırası ile %45.5, %17.2, %58.6, %12.5, %46.7 olarak (ortalama %36.9) belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, siklik olmıyan manda oranının yüksek olduğu yerlerde kızgınlık senkronizasyonunda ve sun'i tohumlama programlarında PRID 'in tercih edilebilecek bir uygulama olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Manda, Kızgınlık, Senkronizasyon, Sun'i tohumlama




yukarı

2005, 11 (2) 129-132
Tüm Arpa Besisi Uygulanan Yağlı Kuyruklu ve Uzun Kuyruklu Tokluların Performansları ve Plazma Kolesterol ve Lipoprotein Düzeylerinin Karşılaştırılmas
ı (Türkçe)

Musa KARAALP ve Murat ÇİMEN
Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Tokat

Bu araştırmada 7 Karayaka (uzun kuyruklu) ve 7 Gıcık (yağlı kuyruklu) erkek toklu kullanılmıştır. Toklulara tüm arpa ve yonca samanı ad libitum olarak verilmiştir. Deneme 28 gün sürmüştür. Gıcık tokluların günlük (139.3 g) ve toplam canlı ağırlık artışları (3.90 kg) ile yemden yaralanma oranları (10.32) Karayakalarınkinden (sırasıyla 43.60 g, 1.22 kg ve 26.58) yüksek bulunmuştur. Toplam plazma kolesterolü Gıcıklarda 13.56, Karayakalarda ise, 18.37 mg/dL bulunmuştur. Gıcıklarda HDL, LDL, VLDL düzeyleri sırasıyla 14.80, 49, 5.80 mg/dL; Karayakalarda ise, sırasıyla 15.40, 43.20 ve 4.60 mg/dL olarak bulunmuştur. Grupların toplam plazma kolesterolü ve lipoprotein (HDL, LDL, VLDL) düzeyleri arasında önemli farklılıklara rastlanılmamıştır.

Anahtar Kelimeler: Toklu, tüm arpa, performans, kolesterol, lipoprotein





yukarı

2005, 11 (2) 133-138
Polatlı İlçesinde Üreticilerin Yem Bitkileri Üretimine Karar Verme Sürecinde Etkili Faktörlerin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma*
(Türkçe)

Gonca YAVUZ1 ve İ. Coşkun CEYLAN1
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Ankara

Bu araştırmanın amacı, Ankara İli Polatlı İlçesinde, üreticilerin yem bitkileri üretimine karar verme sürecinde etkili olan faktörleri belirlemektir. Söz konusu faktörlerin belirlenmesi sırasında, yem bitkileri üretiminin desteklenmesine yönelik uygulamalar dikkate alınarak, ortaya çıkan ekonomik nitelikteki bu değişkenin üreticilerin karar verme sürecindeki etki derecesini belirlemek ise araştırmanın ikincil amacıdır. Araştırma, altı köyden 80 üretici ile yapılmıştır. Bu üreticilerden 40'ı yem bitkileri üretimi desteklemesinden yararlanan, 40'ı ise yararlanmayan üreticilerdir. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen verilerin istatistiksel analizinde ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, üreticilerin yem bitkileri üretimine karar vermelerinde, bireysel özellikler ve işletme özelliklerinin yanı sıra en etkili faktörlerin yem fiyatları, yem bitkilerinin hayvansal üretime katkısı ve yem bitkileri üretiminin desteklenmesini içeren ekonomik faktörler olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yem Bitkileri Üretiminin Desteklenmesi, Karar Verme Süreci





yukarı

 

2005, 11 (2) 139-141
Tilapianın, Oreochromis niloticus Farklı Tuz Konsantrasyonlarındaki Sulara Direkt Transferinde Oluşan Sekonder Stres Yanıtı
(Türkçe)

Ayşe KARŞI1 ve Hijran YAVUZCAN YILDIZ1
* Yüksek Lisans Tezi'nden alınmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Tilapianın, Oreochromis niloticus tuzlu suya direkt olarak transfer edilmesi durumunda gelişen sekonder stres yanıtı hematokrit, plazma glukoz, sodyum, potasyum, klorid ve kalsiyum ölçümleri ile değerlendirilmiştir. Balıklar doğrudan iki farklı deneysel tuzluluğa (9 ve 18 ppt) 72 saatlik bir periyotta maruz bırakılmışlardır. İncelenen parametrelerden plazma glukoz, plazma Na+, K+, Cl- ve Ca++ deney süresince artış gösterirken hematokrit değerleri değişmemiştir. Bu çalışmada değerlendirilen parametreler gözönüne alındığında tilapianın tuzlu suya direkt transferinin strese neden olduğu, ancak stres yanıtının büyüklüğünün tululuk seviyesi ile ilgili olduğu belirlenmiştir

Anahtar Kelimeler: Tilapia, Oreochromis niloticus , tuzlu su, sekonder stres






yukarı

2005, 11 (2) 142-146
Bursa İlinde Coroebus rubi L. (Coleoptera:Buprestidae)' nin Ergin Populasyon Değişimi Üzerinde Araştırmalar
(İngilizce)

Mehmet KAYA1 and Bahattin KOVANCI2
* Doktora Tezi'nden alınmıştır.
1 Bayer Türk Kimya Sanayi-Izmir
2 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Bursa

Bu çalışma 1996-1999 yıllarında Bursa'da yapılmıştır. Coroebus rubi L.'nin ergin populasyon değişimi gözle kontrol yöntemiyle bir dekarlık alanda haftada 1-2 kez ve 1 saat süreyle yapılan sayımlarla incelenmiş ve ergin sayısı haftalık olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, C. rubi'nin ilk erginleri 1996, 1997 ve 1999 yıllarında ahududu bahçelerinin bulunduğu yere göre mayıs sonu haziran başında ve ahududu bitkisinde çiçekler dökülüp üst salkımlarda meyve teşekkül ettiği zaman saptanmıştır. Ergin populasyonu yıllara göre haziran ayının ikinci yarısı ile temmuz ayının ilk yarısı arasında ve ahududu hasat evresinde iken tepe noktası oluşturmuştur. Erginlerin tepe noktası oluşturduğu tarihlerde ergin sayıları bahçenin bulunduğu yere ve yıla göre haftada 3-82 ergin/dekar arasında değişmiştir. Ergin uçuşu, yine ahududu bahçesinin bulunduğu yere ve yıla göre temmuz sonu veya ağustos başında sona ermiş ve ergin uçuş süresi 35-70 gün arasında değişmiştir. Bu uçuş periyodu boyunca ahududu bahçelerinde sayılan toplam ergin sayısı en az 10 ergin/dekar, en yüksek ise 227 ergin/dekar olmuştur. C.rubi'nin araştırma yapılan yer ve yıllarda 1'er uçuşu izlenmiş ve dolayısıyla zararlı yılda 1 döl vermiştir.

Anahtar Kelimeler: Coroebus rubi, ergin populasyon değişimi, ahududu, Bursa





yukarı

2005, 11 (2) 147-153
Mısır-Soya Birlikte Ekim Sisteminde Su-Verim ve Alan Eşdeğer Oranı İlişkisinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Mehmet ŞİMŞEK1, Yunus ŞILBIR2, Sinan GERÇEK1, Erkan BOYDAK3 ve Yaşar KASAP4
1 Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Şanlıurfa
2 Karadeniz Teknik Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ordu
3 Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Şanlıurfa
4 Harran Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Şanlıurfa

Bu çalışma, mısır (Zea mays L.) ve soya (Gliycine max L.) bitkilerinin birlikte ekim (intercropping) sistemi ile "saf mısır (MM), 1 sıra mısır/1 sıra soya (1M/1S), 2 sıra mısır/1 sıra soya (2M/1S), 2 sıra soya/1 sıra mısır (2S/1M) ve saf soya (MS)" nın verim-su ilişkilerini, verim bileşenlerini ve alan eşdeğer oranını (LER) belirlemek amacıyla 1998-1999 yıllarında, Harran Üniversitesi, Ziraat Fakültesi araştırma ve uygulama alanında yürütülmüştür. A sınıfı buharlaşma kabında saptanan toplam 4 günlük buharlaşmanın 100%, 80% ve 60%' ı, sırasıyla IK1, IK2 ve IK3 konularına sulama suyu olarak uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, birlikte ekim sisteminde mısır bitkisinde en yüksek ve en düşük dane verim ortalamaları IK1 ve IK3 sulama düzeyinde sırasıyla 10.53-4.59 ve 8.15-3.57 t ha-1 arasında belirlenmiştir. Bitki boyları içinde, verim sonuçlarına benzer değerler alınmış, en yüksek ve en düşük IK1 ve IK3 konusunda sırasıyla 214-182 ve 167-152 cm arasında gerçekleşmiştir. Bitki boyları kısaldıkça mısır verimlerinin düştüğü belirlenmiştir. Koçan kalınlığı ve boyunda çok önemli bir fark bulunmamıştır. Soya bitkisi verimleri, mısır verimlerine benzer gerçekleşmiş, IK1 ve IK3 konusunda 3.31-1.28 ve 2.27-0.90 t ha-1 arasında değişmiştir. En yüksek LER değeri 1M/1S' da hesaplanmış bunu sırasıyla 2M/1S ve 1M/2S uygulamaları izlemiştir. Sulama düzeylerine göre en yüksek sulama suyu randımanı (IWUE) ve su kullanım randımanı (WUE) değerleri 2M/1S birlikte ekim sisteminde sırasıyla 0.87 ve 0.77 kg m-3, en düşük IWUE ve WUE değerleri 1M/2S birlikte ekim sisteminde sırasıyla 0.51 ve 0.50 kg m-3 olarak hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Birlikte ekim sistemi, mısır+soya, alan eşdeğer oranı, su-verim ilişkisi




yukarı

2005, 11 (2) 154-159
Akkeçi Oğlaklarında Kesim Öncesi ve Kesim Sonrası Ölçülen Bazı Özellikler Arasındaki İlişki Yapısının Kanonik Korelasyon Analizi ile İrdelenmesi
(Türkçe)

Sıddık KESKİN1, Aşkın KOR1 ve Ensar BAŞPINAR2
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Van
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Kanonik korelasyon analizi, her birinde iki yada daha fazla değişken bulunan, iki değişken seti arasındaki ilişki yapısının irdelenmesinde kullanılan çok değişkenli analiz tekniğidir. Bir zorunluluk olmamasına rağmen, bu analiz tekniğinde; değişken setlerinden biri bağımlı, diğeri de bağımsız değişken seti olarak ele alınabilir. Analizde, her iki değişken seti için de setlerde yer alan değişkenlerin doğrusal kombinasyonlarından yeni değişkenler elde edilir ve bu yeni değişkenler arasındaki korelasyonun maksimum olması amaçlanır. Elde edilen yeni değişkenlere kanonik değişkenler, bunlar arasındaki korelasyonlara da kanonik korelasyonlar denir. Bu çalışmada, 6 aylık yaştaki 82 adet Akkeçi oğlaklarının, kesim öncesi ve kesim sonrası ölçülen bazı özellikleri arasındaki ilişki yapısı, kanonik korelasyon analizi ile irdelenmiştir. Oğlaklardan kesim öncesinde tespit edilen; kesim ağırlığı (KA), cidago yüksekliği (CY), vücut uzunluğu (VU), göğüs derinliği (GD), kürekler arkası göğüs genişliği (KGG), göğüs çevresi (GÇ) ve but çevresi (BÇ) olmak üzere 7 adet özellik X değişken seti; baş ağırlığı (BA), ayak ağırlığı (AA), post ağırlığı (PA), iç yağ ağırlığı (İYA), takım ağırlığı (TA), dalak ağırlığı (DA), sıcak karkas ağırlığı (SKA) ve soğuk karkas ağırlığı (SOKA) olmak üzere 8 adet özellik de Y değişken seti olarak alınmıştır. Sonuçta, birinci kanonik değişken çifti arasında hesaplanan kanonik korelasyon 0. 962 olarak (p< 0.01) bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kanonik korelasyon, kanonik değişken, karkas ağırlığı, vücut ölçüleri





yukarı

 

2005, 11 (2) 160-164
Karadeniz Bölgesi Sahil Koşullarında Sıra Aralığının Yemlik Pancar (Beta vulgaris var. crassa Mansf.)'ın Yumru Verimi ve Verim Ögeleri Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Sebahattin ALBAYRAK1 ve Necdet ÇAMAŞ2
1 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Samsun
2 Ondokuz Mayıs Üniv. Bafra Meslek Yüksekokulu-Samsun

2002 ve 2003 yılları yetiştirme peryodunda, Çarşamba ve Bafra ovalarında dört farklı sıra aralığı (30, 40, 50 ve 60 cm)'nın Ecdorot ve Ecdogelb yemlik pancar çeşitlerinin yumru verimi ve bazı verim ögelerine etkileri incelenmiştir. Araştırmada, yumru verimi, yumru kuru madde oranı, yumru kuru madde verimi, yumru boyu, yumru çapı ve yumru şeker oranı incelenmiştir. Sıra aralığının artmasıyla yumru verimi, yumru kuru madde verimi, yumru boyu ve yumru çapı artmıştır. Buna karşılık yumru kuru madde oranı ve şeker içeriği sıra aralığından fazla etkilenmemiştir. Her iki lokasyonda ve çeşitte en yüksek kuru madde verimi 50-60 cm sıra aralığında bulunmuştur. Karadeniz Bölgesi sahil koşullarında, Ecdorot çeşidi Ecdogelb çeşidine göre daha stabil ve daha yüksek verim değerlerine sahip olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yemlik pancar, sıra aralığı, yumru verimi, yumru kuru madde verimi





yukarı

2005, 11 (2) 165-172
Farklı Oksinlerin Turp (Raphanus sativus L.) Yumrusunun Anatomik Yapısı ve Gelişimi Üzerine Etkileri*
(Türkçe)

Şermin SAVAŞ KAYA1, H. Nurhan BÜYÜKKARTAL¹, Gönül ALGAN¹ ve Tunç ERCOŞKUN¹
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Fen Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara

Kırmızı fındık turpunun yaprak sapına uygulanan oksin ve sentetik oksinlerin bitkinin morfolojisi ve yumru anatomisi üzerine etkileri incelenmiştir. Yumru çapı, yumru uzunluğu, ve ağırlığı, kazık kök uzunluğu ve ağırlığı, yaprak uzunluğu ve ağırlığı IAA,IBA, NAA ve 2,4 - D uygulamaları ile artmıştır. En fazla artış IAA uygulamasında görülmüştür. Oksin ve sentetik oksinler; kambiyum hücre sayılarını artırmıştır ve en fazla artış NAA uygulamasında olmuştur. Merkezi silindir bölge kalınlığını artırmıştır ve en fazla artma IAA uygulamasında görülmüştür. Odunlaşmış ksilem hücre sayılarını artırmıştır . En fazla artma IBA ve 2,4 - D uygulamalarında görülmüştür. Odunlaşmış ksilem hücre çapları IBA ve NAA hormon uygulamalarında kontrollere göre artmıştır. Odunlaşmış ksilem hücre çapları IAA ve 2,4 - D hormon uygulamalarında kontrollere göre azalmıştır. Odunlaşmamış ksilem parankima hücre çaplarını artırmıştır. En fazla artış IAA uygulamasında görülmüştür. Korteks bölge kalınlığını artırmıştır ve en fazla artma NAA uygulamasında görülmüştür.

Anahtar Kelimeler : Raphanus sativus L., yumru, kambiyal aktivite, IAA, IBA, NAA, 2,4 - D





yukarı

2005, 11 (2) 173-177
Farklı Besin Ortamlarının Daphnia pulex'in Üreme Randımanı Üzerine Etkisi*
(Türkçe)

Müge ŞANAL1 ve Gülten KÖKSAL2
* Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Ziraat Yüksek Mühendisi-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara
Bu çalışmada, laboratuvar koşullarında Daphnia pulex kültürü için en uygun besin ortamının saptanması amaçlanmıştır. Besin ortamı olarak tek hücreli yeşil alg (Scenedesmus disciformis), ticari alabalık yavru yemi (toz) ile yonca unu karışımı ve kuru ekmek mayası (Saccharomyces cerevisiae) olmak üzere üç farklı diyet kullanılmıştır. Tek hücreli yeşil alg (Scenedesmus disciformis) ile beslenen Daphnia pulex stok kültüründe bir dişiden elde edilen maksimum yavru sayısı 22, dişi başına ortalama yavru sayısı ise 13.60 ± 2.34 olarak belirlenmiştir. Kütle kültürden dişi başına elde edilen ortalama yavru sayısı, 1 ve 5 litrelik cam kavanozlarda sırasıyla 12.17 ± 0.73 ve 11.33 ± 0.88 olarak saptanmıştır. Alabalık yavru yemi ve yonca unu karışımı ile beslenen Daphnia pulex stok kültüründe bir dişiden elde edilen maksimum yavru sayısı 12, dişi başına ortalama yavru sayısı ise 10.00 ± 0.71 olarak belirlenmiştir. Kütle kültürden dişi başına elde edilen ortalama yavru sayısı, 1 ve 5 litrelik cam kavanozlarda sırasıyla 9.33 ± 0.88 ve 9.00 ± 0.58 olarak belirlenmiştir. Kuru ekmek mayası ile beslenen Daphnia pulex stok kültüründe bir dişiden elde edilen maksimum yavru sayısı 10, dişi başına ortalama yavru sayısı ise 8.60 ± 0.60 olarak belirlenmiştir. Kütle kültürden elde edilen dişi başına ortalama yavru sayısı 1 ve 5 litrelik cam kavanozlarda sırasıyla 8.00 ± 0.53 ve 7.00 ± 0.58 olarak saptanmıştır. Sonuç olarak laboratuvar koşullarında üç farklı diyet ile beslenen Daphnia pulex' in kültüründe en yüksek üreme randımanı tek hücreli yeşil alg besin ortamından elde edilirken bunu sırasıyla alabalık yavru yemi ve yonca unu karışımı ile kuru ekmek mayası izlemiştir.

Anahtar Kelimeler: Daphnia pulex, laboratuvar koşulları, besin ortamları, üreme randımanı







yukarı

2005, 11 (2) 178-183
Ankara İli Çubuk İlçesi Vişne Ağaçlarında Çiçek ve Sürgün Monilya Hastalığı (Monilinia laxa (Aderhold & Ruhland) Honey) ile Savaşım Çalışmaları*
(Türkçe)

Fikret DEMİRCİ1 ve Özdemir HANCIOĞLU1
* Bu çalışma TÜBİTAK' ın desteklemiş olduğu TARP-2273 no.' lu proje kapsamında yürütülmüştür.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Ankara ili Çubuk ilçesi vişne ağaçlarında çiçeklerde ve sürgünlerde kurumalara sebep olan Monilinia laxa' ya karşı üreticilerin kullandıkları bazı ruhsatlı fungisitlerin, hastalığı önlemede yeterli olmadıkları yönündeki şikayetleri üzerine, bu fungisitlerin etkinlikleri in vitro ve in vivo koşullarda değerlendirilmiştir. Fungisitlerin in vitro koşullarda M. laxa spor çimlenmesine ve misel gelişimine etkileri belirlenmiştir. Ele alınan fungisitler içerisinde en yüksek etkiye sahip olan carbendazimin 0.1 µg/ml dozda spor çimlenmesini tamamen engellediği ve EC50 dozunun 1.134 µg/ml olduğu belirlenmiştir. Doğa koşullarda yapılan denemeler iki yıl tekrarlanmış, ele alınan tüm fungisitlerin hastalık şiddetini azaltmada etkili oldukları belirlenmiştir. Bu bölgede farklı bahçelerden elde edilen 40 adet M. laxa izolatı ile yapılan çalışmada, bu izolatlarda benomyl ve carbendazime karşı hassasiyet kaybı olmadığı tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Vişne, Monilinia laxa, fungisitler, mücadele






yukarı

2005, 11 (2) 184-188
Üç Farklı Aydınlatma Programında Yetiştirilen Amerikan Bronz Hindilerinde Değişik Vücut Ölçüleri ile Canlı Ağırlık Arasındaki İlişkilerin Path Analizi ile İncelenmesi
(Türkçe)


Mehmet MENDEŞ, Ali KARABAYIR ve Akın PALA
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale

Hayvan ıslahı ve genetiğinde, sebep-sonuç ilişkilerinin bilinmesi seleksiyon hakkında önemli ipuçları verebilir. Sebep değişkenlerinin üzerinde durulan özelliklere katkılarının farklı olması, söz konusu özelliklere en fazla katkı yapan değişkenlerin belirlenmesini gerektirir. Bu çalışmada, Amerikan Bronz Hindilerinin tespit edilen dört özelliğinin (incik uzunluğu, göğüs uzunluğu, göğüs derinliği ve göğüs çevresi), 30. hafta canlı ağırlık üzerine doğrudan ve dolaylı etkileri iz katsayısı metodu (Path analizi) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, canlı ağırlık üzerine en fazla doğrudan etkiye sahip olan değişkenin incik uzunluğu değişkeninin olduğunu göstermiştir. Genel olarak, göğüs uzunluğu ve göğüs çevresi değişkenlerinin incik uzunluğu üzerinden olan dolaylı etkileri de daha yüksek bulunmuştur. Buradan hareketle, 30. hafta canlı ağırlığa en etkili değişkenin incik uzunluğu olduğu ve bunun modele dahil edilmesinin gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Aydınlatma programı, sebep-sonuç ilişkileri, path analizi, Amerikan bronz hindi




yukarı

2005, 11 (2) 189-195
Debideki Değişimin Yeşilırmak Nehri Su Kalitesi Parametrelerine Etkisi
(İngilizce)


Ahmet KURUNÇ1, Kadri YÜREKLİ1 ve Fazlı ÖZTÜRK2
1 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Tokat
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara

Bu çalışmada Yeşilırmak Nehri sularının kalitesini etkileyen esas süreçleri belirlemek amacıyla debi ile su sıcaklığı, Na+, K+, Ca2++Mg2+, CO32-, HCO3-, Cl-, SO42- B, sodyum adsorpsiyon oranı (SAR), su sertliği ve toplam tuz (TS) gibi değişik su kalitesi parametreleri arasındaki ilişki ve histerisis diyagramları incelenmektedir. Mevsimsel yağışlar, kar erimesi ve yüzey akış nedeniyle Mart, Nisan ve Mayıs ayları debinin en fazla olduğu dönemi temsil ederken en düşük akım Haziran ve Şubat ayları arasında gözlemlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre su kalitesi parametrelerinin çoğunluğu debinin düşük olduğu dönemlerde yüksek, debinin yüksek olduğu dönemlerde ise düşük değerlere sahip olup saat yelkovanı yönünde histerisisler sergilemektedir. Debi ile EC, Na+, K+, Ca2++Mg2+, HCO3-, Cl-, SO42-, SAR, su sertliği ve TS arasında ters yönde bir ilişki bulunmuştur. Buna karşın, debi ile su sıcaklığı, pH, CO32- ve B arasında bir ilişki bulunamamıştır. Su kalitesi parametrelerinden pH, Na+, K+, Cl- CO32-, SAR ve B karmaşık bir döngüye sahipken EC, Ca2++Mg2+, HCO3-, SO42-, su sertliği ve TS saat yelkovanı yönünde bir döngü göstermektedir. Yalnızca su sıcaklığı saat yelkovanının tersi yönde bir döngü göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Debi, su kalitesi parametreleri, histerisis, Yeşilırmak Nehri






yukarı

2005, 11 (2) 196-200
Geliştirilmiş İzmir Kekiği (Origanum onites L.) Klonlarının Kula Şartlarında Tarımsal ve Kalite Yönünden Karşılaştırılması*
(Türkçe)

Figen UYANIK GÜNGÖR1, Nilgün BAYRAKTAR2 ve M. Demir KAYA2
* Doktora Tezinden özetlenmiştir.
T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TÜGEM Etüd ve Proje Dairesi, Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara


Bu çalışma, İzmir kekiği (Origanum onites L.)'nde geliştirilmiş 8 klonun (79, 268, 372, 661, 694, 732, 747, 789) agronomik ve kalite yönünden karşılaştırılması amacıyla 1999 ve 2000 yıllarında Manisa-Kula'ya bağlı Dereköy'de yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak 1998 yılının sonbaharında kurulmuştur. 1999 yılı sonuçlarına göre, bitki boyu 22.9-32.5 cm arasında ölçülmüş, yeşil herba verimi 520.0-766.7 kg/da arasında olup, klonlar arasında varyasyon olduğu saptanmıştır. Klon drog herba verimleri 158.6-293.9 kg/da olarak bulunmuştur. Drog yaprak verimleri de 114.2-203.1 kg/da olarak belirlenmiştir. Kuru madde oranı denemenin ilk yılında yeterli materyal sağlanamadığı için tespit edilememiştir. Uçucu yağ oranı klonlara göre % 4.7-5.7 arasında değişmiştir. 2000 yılı birinci biçim sonuçlarına göre bitki boyu 33.6-44.7 cm, yeşil herba verimi 560.0-2113.3 kg/da, drog herba verimi ise 269.9-803.3 kg/da olarak saptanmıştır. Drog yaprak verimi 176.6-536.7 kg/da olmuştur. Kuru madde oranı % 35.0-45.7 arasında belirlenmiştir. Uçucu yağ oranı klonlara göre % 5.6-6.9 arasında değişmiştir. 2000 yılı 2. biçim sonuçlarına göre bitki boyu 20.4-32.4 cm, yeşil herba verimi klonlara göre 423.3-1603.3 kg/da, drog herba verimi ise 204.5-629.3 kg/da olarak saptanmıştır. Drog yaprak verimi 129.0-439.0 kg/da'dır. Kuru madde oranı % 36.7-45.3, uçucu yağ oranı ise klonlara göre % 3.5-6.6 arasında değişmiştir. Araştırma sonuçları Kula ekolojik koşullarında İzmir kekiği' nin hem verim hem de kalite bakımından başarıyla kültüre alınabileceğini göstermektedir. İncelenen klonlar arasında 661 ve 79 nolu klonlardan bölge şartlarında daha yüksek herba ve drog verimleri elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: İzmir kekiği, Origanum onites L., klon, verim, kalite






yukarı

2005, 11 (2) 201-206
Domates Çeşitlerinde Depolama Süresinin Bazı Mekanik Özelliklere Etkisinin İncelenmesi*
(Türkçe)

Yeşim Benal YURTLU1 ve Doğan ERDOĞAN2
* Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır.
1 Tarım Alet ve Makineleri Test Merkezi Müdürlüğü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makineleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, domates çeşitlerinde depolama süresinin bazı mekanik özelliklere etkisinin belirlenmesi amacıyla bir sıkıştırma test düzeneği geliştirilmiştir. Sıkıştırma testi deney ve ölçüm düzeneği; hareketli platform, tutucu, dinamometre, silindirik batıcı uç, amplifikatör, PC kart, veri toplama ve kaydetme programı ile bilgisayardan oluşmaktadır. Deneme materyali olan EF-49 ve Joker domates çeşitlerine, hasat edilen günde ve 5 0C sıcaklıkta depolanarak 2., 4. ve 6. günlerde sıkıştırma testi uygulanmıştır. Denemeler sonunda domateslerin biyolojik akma noktası görülmediğinden kabuk yırtılma noktası için, deformasyon, kuvvet, elastiklik modülü, deformasyon enerjisi ve deformasyon hacmi gibi bazı mekanik özellik değerleri belirlenmiştir. Her iki çeşit için kabuk yırtılma noktasındaki kuvvet ve elastiklik modülü değerleri depolama süresinin artmasıyla azalmaktadır. Bu özelliklere çeşit ve depo süresi ile bunların ikili etkileşimlerinin etkisinin ortaya konulabilmesi için istatistiksel analiz yapılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Biyolojik malzeme, domates, depolama süresi, mekanik özellikler, elastiklik modülü





yukarı

2005, 11 (2) 207-211
Güneş Enerjili Tünel Tipi Kurutucu ile Elmanın Kuruma Davranışlarının Belirlenmesi İçin Bir Deneysel Çalışma
(İngilizce)

Ahmet Konuralp ELİÇİN ve Kâmil SAÇILIK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Tünel tipi güneş enerjili kurutucu kullanılarak organik olarak yetiştirilen elmanın kurutma denemeleri Ankara koşullarında deneysel olarak yapılmıştır. Denemeler esnasında elma dilimleri, yaklaşık %82 y.b. (yaş baz)'den %11 y.b.'ye tünel tipi kurutucuda 1.5, açık alanda ise 2 günde kurumuştur. Deneysel olarak elde edilen kuruma verileri Page, logarithmic and Wang and Singh modellerinde kullanılmış ve modellerin katsayıları doğrusal olmayan regresyon tekniği ile belirlenmiştir. Organik elmanın kuruma davranışını iyi karakterize edecek model, çeşitli istatistiksel karşılaştırma yöntemleri ile belirlenmiştir. Tünel tipi kurutucuda elde edilen ürünler, tamamen böcek, yağmur ve tozdan korunmuş ve renk ve temizlik bakımından yüksek kaliteli ürün elde edilmiştir. Geliştirilen bu sistemin yapımı kolay ve maliyetinin düşük olmasından dolayı, Ankara'daki yetiştiricilerce çeşitli meyve ve sebzelerin güneş enerjisi ile kurutulmasında başarıyla kullanılmıştır.

Anahtar Kelimeler : elma, güneş enerjili kurutma, nem içeriği, renk





yukarı

2005, 11 (2) 212-216
Damla Sulama Yöntemi ile Sulanan Fasulyenin (Phaseolus vulgaris L.) Su Kullanım Özellikleri
(Türkçe)

Sezen ŞEHİRALİ1, Tolga ERDEM2, Yeşim ERDEM2ve Dinçer KENAR1
1 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tekirdağ
2 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Tekirdağ

Damla sulama yöntemi ile sulanan kuru fasulyenin su kullanım özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışmada, bitkiye, tükettiği su miktarının % 0, 25, 50, 75 ve 100' ün karşılandığı beş farklı sulama programı uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, bitki su ihtiyacının tamamının karşılandığı koşullarda, fasulye bitkisinin mevsimlik bitki su tüketimi 732 mm olarak ölçülmüştür. Elde edilen tane verimleri, uygulanan toplam sulama suyu ve mevsimlik bitki su tüketimi ile doğrusal ilişkiler göstermiştir. Çalışmada, mevsimlik su-verim ilişkisi faktörü (ky) 1.04 olarak saptanmıştır. Ayrıca, deneme konularına göre sulama suyu kullanım randımanı (IWUE) 0.34 - 0.41 kg/m3, su kullanım randımanları (WUE) ise 0.20 - 0.37 kg/m3 arasında değişmiştir.

Anahtar Kelimeler: Fasulye, damla sulama, bitki su tüketimi, su-verim ilişkisi faktörü, tane verimi, su kullanım randımanı (WUE)




yukarı

2005, 11 (2) 217-223
Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae)'nin Değişik Populasyonlarının İki Selektif Akarisite Karşı Duyarlılıkları ve Duyarlılık Mekanizmaları Üzerinde Araştırmalar*
(Türkçe)

Recep AY1 ve M. Oktay GÜRKAN2
* Bu araştırma TÜBİTAK tarafından desteklenen TARP-1899 nolu projenin ve ilk araştırıcının Doktora tezinin bir bölümüdür.
1 .Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Isparta
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Adana, Antalya, İzmir ve Urfa'dan pamuk üzerinden toplanan 9 farklı Tetranychus urticae Koch populasyonunun iki selektif akarisite (dicofol ve bromopropylate) karşı duyarlılığı biyoassay ve biyokimyasal yöntemlerle incelenmiştir. Rezidü biyoassay (petri kabı-ilaçlama kulesi) ile dicofol ve bromopropylate uygulanarak tüm populasyonlarda LC50 ve LC90 değerleri belirlenmiştir. Standart hassas (GSS) populasyon ile karşılaştırılarak bulunan direnç oranlarının dağılımı dicofol ve bromopropylate için sırasıyla 1.112-2.497 ve <1.0-1.106 ve kat düzeylerinde olmuştur (LC50'ye göre). Biyokimyasal analizlerde, T. urticae'nin esteraz enzimi elektroforetik yöntemle incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda Adana'dan toplanan iki populasyonda ve Urfa'dan toplanan bir populasyonda belirgin Est-4 bantı bulunmuştur. Ancak T. urticae populasyonlarının duyarlılık düzeyleri ile esterase enzimi yoğunluğu arasında bir ilişki bulunamamıştır.

Anahtar Kelimeler: Tetranychus urticae, duyarlılık, esteraz, dicofol, bromopropylate, akarisit, pamuk



yukarı