2005, Cilt: 11, Sayı: 1
İçindekiler
 
ŞİRELİ, H. D. ve M. ERTUĞRUL, Akkaraman, GD1x GD1 (Dorset Down x Akkaraman) ve Akkaraman x GD1 Genotipli Kuzularda Canlı Ağırlık ve Vücut Ölçülerinin Tekrarlanma Dereceleri Özet Tam Metin(PDF)
KOYUNCU, M., Ş. KARA UZUN, Ş. ÖZİŞ ve S. DURU, Kıvırcık Kuzularında Bazı Testis Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
MENDEŞ, M. Uygun Simulasyon Sayısının Belirlenmesi: Monte Carlo Simülasyon Çalışması Özet Tam Metin(PDF)
ÖZDİL, F. ve E. BAŞPINAR, Keçi Sütü Somatik Hücrelerinden Genomik DNA İzolasyonunda Fenol-Kloroform ve Chelex® 100 Ekstraksiyon Yöntemlerinin Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
ÖZCAN, H., N. AYDIN ve H. Orhan BAYRAMOĞLU, Ekmeklik Buğdayda Verim Stabilitesi ve Stabilite Parametreleri Arasındaki Korelasyon Özet Tam Metin(PDF)
RAD, S. ve G. YARŞI, Silifke İlçesi'nde Serada Domates Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Performansları ve Birim Ürün Maliyetleri Özet Tam Metin(PDF)
ŞEKERDEN, Ö., M. KÖROĞLU, E. SABAN, Hatay İli Anadolu Mandalarında Tohumlamadan Sonra Kan ve Süt Progesteron Testi Kullanılarak Erken Gebelik Teşhis İmkanları Özet Tam Metin(PDF)
MÜDERRİSOĞLU, H., E. L. KUTAY ve S. ÖRNEKCİ EŞEN, Kırsal Rekreasyonel Faaliyetlerde Kısıtlayıcılar Özet Tam Metin(PDF)
DENGİZ, O., İ. BAYRAMİN ve M. USUL, Kahramanmaraş Tarım İşletmesi Topraklarının Parametrik Yöntemle Kalite Durumlarının Belirlenmesi Özet Tam Metin(PDF)
FİLYA, İ. ve E. SUCU, Silaj Fermantasyonunda Organik Asit Kullanımı Üzerinde Araştırmalar1. Formik asit temeline dayalı bir koruyucunun laboratuvar koşullarında yapılan mısır silajlarının fermantasyon, mikrobiyal flora, aerobik stabilite ve in situ rumen parçalanabilirlik özellikleri üzerine etkisi Özet Tam Metin(PDF)
ÖZKAN, C., O. GÜRKAN, Ö. HANCIOĞLU, Çubuk (Ankara) İlçesi Vişne Ağaçlarında Zararlı Olan Türler, Doğal Düşmanları ve Önemlileri Üzerinde Gözlemler Özet Tam Metin(PDF)
ERDOĞAN, Y., S. ÇÖÇÜ, İ. PARMAKSIZ, C. SANCAK ve Orhan ARSLAN, Burçak (Vicia ervilia (L.) Wild.) Bitkisinin Olgunlaşmamış Embriyo Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu ve Hızlı Çoğaltım Özet Tam Metin(PDF)
TOPRAK, U., Ş. BAYRAM, M. O. GÜRKAN, SpliNPV'lerin Genel Patolojisi ve Bakulovirüs Enfeksiyonundan Dolayı Spodoptera littoralis Boisd. (Lepidoptera:Noctuidae) Morfolojisindeki Değişimler Özet Tam Metin(PDF)
YÜREKLİ, K., A. KURUNÇ, S. GÜL, Çekerek Havzası Minimum Akım Serilerinin Frekans Analizi Özet Tam Metin(PDF)
TUNÇTÜRK, M., İ. YILMAZ, M. ERMAN ve R. TUNÇTÜRK, Yazlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinin Van Ekolojik Koşullarında Verim ve Verim Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması Özet Tam Metin(PDF)
SİPAHİOĞLU, H. M., M. USTA, B. POLAT, M. OCAK ve O. B. ŞAVUR, Prunus Yapraklarında Prunus Necrotic Ring Spot (PNRSV) ve Apple Chlorotic Leaf Spot (ACLSV) Virüslerinin Dağılımı Özet Tam Metin(PDF)
KORKMAZ, A. Ş. Kadıncık Deresi'ndeki (Çamlıyayla-Mersin) Balık Yoğunluğu ve Biyoması Özet Tam Metin(PDF)
ATAK, M. ve C. Y. ÇİFTÇİ, Tritikale (xTriticosecale Wittmack)'de Farklı Ekim Sıklıklarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkileri Özet Tam Metin(PDF)
SAÇILIK, K. A. ÇOLAK, Haşhaş Tohumunun Dielektrik Özellikleri Özet Tam Metin(PDF)
ABYANEH, H. Z., A. H. NAZEMI, M. R. NEYSHABORI, K. MOHAMMADI ve G. H. MAJZOOBI, Tuzlu Sularda Elektiriksel İletkenlik Ölçümünden Klor Tahmini Özet Tam Metin(PDF)
Özetler
 

2005, 11 (1) 1-6
Akkaraman, GD1x GD1 (Dorset Down x Akkaraman) ve Akkaraman x GD1 Genotipli Kuzularda Canlı Ağırlık ve Vücut Ölçülerinin Tekrarlanma Dereceleri*
(Türkçe)

Halit Deniz ŞİRELİ1 ve Mehmet ERTUĞRUL2
*Doktora Tezi'nden özetlenmiştir.
1 Dicle Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Diyarbakır
2Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, Bala Tarım İşletmesinde yetiştirilen GD1 x GD1, Akkaraman ve Akkaraman x GD1 kuzularının, doğumdan itibaren 6 aylık yaşa kadar olan dönemde; canlı ağırlık, cidago yüksekliği, göğüs derinliği, göğüs çevresi ve vücut uzunluğu özelliklerine ilişkin tekrarlanma derecelerinin tahmin edilmesi ve söz konusu parametrelerin erken seleksiyon kriteri olarak kullanılıp kullanılmayacağının tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla üzerinde durulan özellikler için 130 baş GD1 x GD1, 101 baş Akkaraman ve 109 baş Ak x GD1 kuzuda doğumdan itibaren 6 aylık yaşa kadar birer aylık ara ilgili özelliklerin tartı ve ölçümleri yapılmıştır. Üzerinde durulan özelliklere etki yapacağı düşünülen cinsiyet ve doğum tipi gibi makro çevre faktörleri standardize edilerek etkileri giderilmiştir. Daha sonra canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin tekrarlanma derecelerinin tahmini için basit varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre canlı ağırlık, cidago yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs derinliği ve göğüs çevresi özellikleri için tekrarlanma dereceleri sırası ile GD1 x GD1 kuzularında; 0.59±0.04, 0.39±0.04, 0.50±0.04, 0.46 ±0.04ve 0.45±0.04, Akkaraman kuzularında; 0.53±0.03, 0.38±0.03, 0.44±0.03, 0.30±0.03 ve 0.39±0.03, Ak x GD1 kuzularında ise yine aynı sıra ile 0.56±0.04, 0.31±0.04, 0.33±0.04, 0.57±0.03 ve 0.37±0.04 olarak hesaplanmıştır. Ağırlıklara ait tekrarlanma derecelerinin, genotip gruplarına göre farklılık göstermekle birlikte birbirlerine yakın ve vücut ölçüleri için hesaplanan tekrarlanma derecelerine göre daha yüksek olması; ağırlık için yapılacak erken seleksiyonun oldukça isabetli olacağı, bunun üç genotip için de geçerli olabileceği sonucuna varılmıştır. Benzer şekilde vücut ölçülerine ilişkin yüksek tekrarlanma derecelerine sahip genotipler için de yapılacak bir erken seleksiyonun da isabetli olabileceği kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Dorset Down, Akkaraman, melez kuzu, tekrarlanma derecesi




yukarı

2005, 11 (1) 7-11
Kıvırcık Kuzularında Bazı Testis Özellikleri
(Türkçe)

Mehmet KOYUNCU, Şebnem KARA UZUN, Şeniz ÖZİŞ ve Serdar DURU
Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa

Bu araştırmada 47 baş Kıvırcık erkek kuzusunda bazı testis özellikleri araştırılmıştır. Testis çapı, testis uzunluğu, skrotum çevresi, skrotum uzunluğu ve skrotum hacmine ilişkin en-küçük kareler ortalamaları ilk ölçüm dönemi olan 2 aylık yaşta sırasıyla 2.55±0.099 cm, 5.83±0.165 cm, 15.23±0.650 cm, 7.24±0.287 cm ve 87.57±5.921 cm3; son ölçüm dönemi olan 6 aylık yaşta aynı ölçüler sırasıyla 2.99±0.099 cm, 6.59±0.164 cm, 14.24±0.657 cm, 10.60±0.290 cm ve 157.49±5.987 cm3 olarak bulunmuştur. Araştırmada doğum tipinin testis çapı üzerine, ana yaşının da testis uzunluğu üzerine önemli etkisi bulunurken (P<0.05 ve P<0.01), yaş ve canlı ağırlığın ele alınan tüm testis özellikleri üzerine önemli etkisi olduğu saptanmıştır (P<0.01).

Anahtar Kelimeler: Kıvırcık kuzu, testis özellikleri, çevresel etkiler




yukarı

2005, 11 (1) 12-15
Uygun Simulasyon Sayısının Belirlenmesi: Monte Carlo Simülasyon Çalışması
(Türkçe)

Mehmet MENDEŞ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale

Biyolojik, sosyal, ziraat, tıp ve ekonomik olayların modellenmesinde simülasyon teknikleri oldukça önemlidir. Dolayısıyla, denemenin planlanması aşamasında kaç simülasyon denemesinin yapılacağı sorusu oldukça önemli bir sorudur. Çünkü, yapılacak parametre tahminlerinin kararlı olup olmaması, simülasyon sayısı ile oldukça ilişkilidir. Bu çalışmada, simulasyon sayısının gerçekleşen 1.Tip hata olasılıklarının kararlılığı üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada, 16 farklı simülasyon sayısı bakımından gerçekleşen 1.Tip hata olasılıkları tahmin edilmiştir. Çalışma sonuçları, simülasyon sayısının az olduğu durumlarda aynı deneme koşullarında gerçekleşen 1.Tip hata olasılıkları arasındaki farkın büyüdüğünü göstermiştir. Diğer yandan, çalışma sonuçları örnek hacmi ne olursa olsun genel olarak 50000-70000 simülasyon sayısının uygun bir simülasyon sayısı olduğunu göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Simulasyon, I.Tip hata, örnek hacmi, normal dağılım, varyansların homojenliği



yukarı

2005, 11 (1) 16-20
Keçi Sütü Somatik Hücrelerinden Genomik DNA İzolasyonunda Fenol-Kloroform ve Chelex® 100 Ekstraksiyon Yöntemlerinin Karşılaştırılması*
(Türkçe)

Fulya ÖZDİL1 ve Ensar BAŞPINAR1
* Yüksek Lisans Tezi'nden özetlenmiştir.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara


Bu çalışmada, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm İşletmesinde yetiştirilen Saanen-Kilis melezi Akkeçi'lerden ve Konya-Ermenek yöresi özel işletmelerdeki Kıl keçi'lerden temin edilen toplam 30 adet süt örneğinden genomik DNA izolasyonu yapılmıştır. Genomik DNA izolasyonu, fenol-kloroform ile Chelex® 100 ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Her iki yöntemle elde edilen genomik DNA'nın konsantrasyonu ve saflık derecesi, 260 ve 280 nm UV ışığı altında absorbans değerlerinden hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Fenol-kloroform ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen DNA konsantrasyonu ortalama, 2406±322 mg/mL ve saflık derecesi A260/A280 oranında ortalama, 1.816±0.038 olarak bulunmuştur. Bu durum fenol-kloroform ekstraksiyon yöntemiyle genomik DNA'nın saf olarak elde edildiğini göstermektedir. Chelex® 100 ekstraksiyon yönteminde ise DNA konsantrasyonu ortalama, 590.0±54.9 mg/mL ve elde edilen genomik DNA'nın saflık derecesi ortalama, 1.311±0.012 olarak bulunmuştur. Bu sonuç Chelex® 100 ekstraksiyonu ile elde edilen DNA örneklerinde protein kontaminasyonu olduğunu göstermekte ve DNA'ların çok saf elde edilemediğini ifade etmektedir. Fenol-kloroform ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen genomik DNA, % 1.0 'lik agaroz jelinde tek bant olarak görülmüştür. Ancak Chelex® 100 ekstraksiyon yöntemi ile elde edilen DNA miktarı az olduğu için agaroz jelinde görüntü alınamamıştır.

Anahtar Kelimeler: Genomik DNA izolasyonu, süt, somatik hücre, Chelex® 100, fenol-kloroform ekstraksiyonu





yukarı

2005, 11 (1) 21-25
Ekmeklik Buğdayda Verim Stabilitesi ve Stabilite Parametreleri Arasındaki Korelasyon
(Türkçe)

Hasan ÖZCAN,Nevzat AYDIN ve H. Orhan BAYRAMOĞLU
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü - Samsun

Bir genotipin farklı çevrelerde yüksek verim vermesi ıslahçı ve yetiştiriciler açısından çok önemlidir. Bu araştırmanın amacı 23 adet buğday çeşit ve hattının tane verimi ve verim stabilitesini belirlemektir. Denemeler tesadüf blokları deneme deseninde dört tekerrürlü olarak Samsun ve Amasya lokasyonlarında 2000-2003 yılları arasında yürütülmüştür. Stabilite parametreleri olarak genotiplerin ortalama verimleri, regresyon katsayısı (b), regresyondan sapma kareler ortalaması (S2d), belirleme katsayısı (r2), varyasyon katsayısı (VK) ve regresyon sabitesi (a) kullanılmıştır. Altı, 16 ve 17 numaralı hatların ümitvar ve stabil oldukları saptanmıştır. Hem ortalamanın üzerinde verime sahip olan hem de b değeri 1'in üzerinde olan genotipler 6, 12, 15, 16, 20 ve 21 numaralı hatlardır. Stabilite parametreleri arasındaki en yüksek ilişki varyasyon katsayısı ile regresyondan sapma kareler ortalaması arasında bulunmuştur. Çeşitlerin stabilite parametrelerinde yapılan küme analizi sonucu iki ana küme elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: ekmeklik buğday, verim, stabilite parametreleri




yukarı

 

2005, 11 (1) 26-33
Silifke İlçesi'nde Serada Domates Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Performansları ve Birim Ürün Maliyetleri*
(Türkçe)

Sevgi RAD1 ve Garip YARŞI1
* Mersin Üniv. Bilimsel Araştırmalar Projeler Birimi'nce desteklenmiştir, ProjeNo:BAP-FBE.MÜNF.TP(SR)2002
1 Mersin Üniv. Silifke Meslek Yüksekokulu Silifke-Mersin

Mersin İli Silifke İlçesi'nin araştırma alanı olarak seçildiği bu araştırmada, yılda bir ve iki kez domates yetiştiren plastik sera işletmelerinin ekonomik performansı ve üretim maliyetlerinin saptanması amaçlanmıştır. Tek ürün yetiştiren işletmelerde dekara ortalama verim 7.500 kg, çift ürün yetiştiren işletmelerde sonbahar dönemi üretiminde 7.500 kg ve ilkbahar dönemi üretiminde 9.000 kg olarak tespit edilmiştir. Tek ürün yetiştiren işletmelerde bir kg domatesin ortalama maliyeti 768.688 TL, sonbahar dönemi üretiminde 594.351 TL ve ilkbahar dönemi üretiminde 431.416 TL olarak hesaplanmıştır. İşletmelerde en önemli masraf unsuru aile işgücü ücret karşılığı olup; bu masraf unsuru, toplam üretim masrafları içerisinde tek ürün yetiştiren işletmelerde %31,43, sonbahar üretim döneminde %25,76 ve ilkbahar üretim döneminde %29,58 pay almıştır. Tek ürün yetiştiren işletmelerde toplam üretim masrafları içerisinde gübre masrafı %10,48 ve tarım ilacı masrafı %9,36 pay alırken, bu masraf unsurları sırasıyla, sonbahar dönemi domates üretiminde %10,19 ve %8,86, ilkbahar dönemi domates üretiminde de %5,92 ve %10,17'dır. Çift ürün yetiştiren işletmeler, tek ürün yetiştiren işletmelere göre %226,6 daha fazla net kar elde ederlerken; sonbahar üretimi döneminde negatif net kar elde etmişlerdir.

Anahtar Kelimeler: Serada domates yetiştiriciliği, ürün maliyeti, Silifke





yukarı

2005, 11 (1) 34-39
Hatay İli Anadolu Mandalarında Tohumlamadan Sonra Kan ve Süt Progesteron Testi Kullanılarak Erken Gebelik Teşhis İmkanları
(Türkçe)

Özel ŞEKERDEN1, Mustafa KÖROĞLU2 ve Erdal SABAN3
1 Mustafa Kemal Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü, Antakya-Hatay
2 Kırıkhan Tarım İlçe Müdürlüğü, Antakya-Hatay
3 Tarım ve Hayvancılık Nükleer Araştırma Merkezi, Kazan- Ankara

Bu çalışma, saha şartlarında Anadolu mandalarında süt ve kan serumu progesteron testinin erken gebelik teşhisinde kullanım imkanlarının araştırılması için yapılmıştır. Çalışmanın materyalini Mayıs 2002 de tohumlanan 17 adet Anadolu mandasına ait (1. grup) kan örnekleri ile, Kasım 2003 de tohumlanan 22 adet Anadolu manda ineğine ait (2. grup) süt örnekleri oluşturmuştur. İnekler Hatay'ın Kırıkhan İlçesinin Ilıkpınar köyünün Anadolu manda sürüsüne aittir. Her iki tohumlama grubundaki inekler, kızgınlıkları PRID (intravaginal progesterone releasing device) kullanılarak senkronize edildikten sonra sun'i olarak tohumlanmışlardır. Birinci tohumlama grubundaki ineklerden, PRID uygulama ve geri alma (uygulamanın 10. günü) günlerinde ve tohumlamadan sonra 40. günde kan örnekleri toplanmıştır. İkinci tohumlama grubundaki ineklerden PRID yerleştirildiği gün, tohumlamadan sonra 13. ve 21-23. günlerde sabah sağımlarında süt örnekleri alınmıştır. Gebelik, sun'i tohumlamanın 40. gününde alınan kan örneklerinin ve tohumlamanın 21-23. günlerinde alınan süt örneklerinin progesteron konsantrasyonlarından yararlanarak tahmin edilmiştir. Tohumlamadan sonra 90. günde uterusun rektal palpasyonu ile gebelik teyid edilmiştir. Progesteron düzeyi, 40. günde alınan kan serumu örneklerinde gebe olduğu tahmin edilenlerde 6.47 ±1.578 ng/ml; gebe olmadığı anlaşılanlarda 0.98 ± 0.340 ng/ml; 21-23. gündeki süt örneklerinde gebe olduğu tahmin edilenlerde 12.51±3.025 ng/ml, gebe olmadığı anlaşılanlarda ise 1.73±2.242 ng/ml dir. Anadolu mandalarında kan serumu ve süt progesteron konsantrasyonlarından yararlanarak yapılan erken gebelik teşhisinin doğruluğu sırasıyla % 90.9 ve %83.3 olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Anadolu mandası, erken gebelik teşhisi, kan ve süt progesteronu




yukarı

2005, 11 (1) 40-44
Kırsal Rekreasyonel Faaliyetlerde Kısıtlayıcılar
(Türkçe)

Haldun MÜDERRİSOĞLU , Elif Lütfiye KUTAY ve Sevil ÖRNEKCİ EŞEN
Abant İzzet Baysal Üniv. Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü Beçi -Düzce

Bu çalışmanın amacı A.İ.B.Ü. Düzce Yerleşkesi'ndeki öğrencilerin kırsal rekreasyon faaliyetlerine katılım sıklıklarını ve bu katılım sıklıklarını etkileyen kısıtlayıcıları saptamaktır. Bu amaçla 2004 bahar döneminde 250 kişiye anket uygulanmıştır. Katılımların ve kısıtlayıcıları ölçülmesinde beş noktalı Likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerden kısıtlayıcıları tiplerini belirlemek için faktör analizinden yararlanılmıştır. Buna göre kısıtlayıcıları, kişinin fizyolojik özellikleri, arkadaşları, ekonomik durumu, kendine olan güveni, alan yetersizliği, kişisel (içsel, ruhsal ) nedenler, zaman olarak gruplanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Düzce, kırsal, rekreasyon, kısıtlayıcılar




yukarı

2005, 11 (1) 45-50
Kahramanmaraş Tarım İşletmesi Topraklarının Parametrik Yöntemle Kalite Durumlarının Belirlenmesi
(Türkçe)

Orhan DENGİZ1, İlhami BAYRAMİN2 ve Mustafa USUL3
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Araştırma Enstitüsü, Ankara
2 Ank. Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü, Ankara
3 Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü, Ankara

Bu çalışmada Kahramanmaraş Tarım İşletmesinde dağılım gösteren toprakların parametrik metot kullanılarak kalite durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak daha önce yapılmış 1:20 000 ölçekli temel toprak haritasından çalışma alanına ait haritalama birimleri ve metot için gerekli olan parametreler belirlenmiştir. Değerlendirmeye alınan faktörlerin oransal değerleri kompleks karekök formülü yardımıyla arazi kalite indeks değerleri hesaplandıktan sonra her bir HB'in uygunluk sınıfları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre çalışma alanının tamamı 1994.9 ha.dır. Bunun % 0.51'i (10.2 ha) işletmenin yönetim, lojman, garaj, v.b gibi yerleşim yeri, büyük bir kısmını oluşturan % 55.1'i (1099.1 ha) arazilerin tarımsal yönden ve kalitelilik özellikleri bakımından çok iyi ve iyi (S1 ve S2), % 16,5'i (329.9 ha) orta iyi (S3) ve % 27.9'u (555.6 ha) ise tarımsal kullanım yönünden toprak özelliklerinin uygun olmadıkları (N) belirlenmiştir. Ayrıca uygulanan metot, çalışma alanında daha önce uygulanmış diğer metotla karşılaştırılmış ve birbiriyle yakın değerler bulunmuştur. Buna ilaveten, GIS sistemi kullanarak çalışma alanına ait bir veritabanı oluşturulmuştur.

Anahtar Kelimeler: arazi kalite indeksi, parametrik metot, arazi değerlendirmesi




yukarı

 

2005, 11 (1) 51-56
Silaj Fermantasyonunda Organik Asit Kullanımı Üzerinde Araştırmalar

1. Formik asit temeline dayalı bir koruyucunun laboratuvar koşullarında yapılan mısır silajlarının fermantasyon, mikrobiyal flora, aerobik stabilite ve in situ rumen parçalanabilirlik özellikleri üzerine etkisi (Türkçe)

İsmail FİLYA ve Ekin SUCU
Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa

Bu araştırma, formik asit temeline dayalı bir koruyucunun (FAT) laboratuvar koşullarında yapılan mısır (Zea mays L.) silajlarının fermantasyon, mikrobiyal flora, aerobik stabilite ve in situ rumen parçalanabilirlik özellikleri üzerindeki etkilerinin saptanması amacı ile düzenlenmiştir. Araştırmada kullanılan mısır süt olum döneminde hasat edilmiştir. Yaklaşık 1.5-2.0 cm boyutunda parçalanan taze materyale 1.0, 1.5, 2.0, 2.5, 3.0, 3.5 ve 4.0 g/kg düzeyinde FAT katılmıştır. Taze materyaller yalnızca gaz çıkışına olanak tanıyan 1.5 litrelik anaerobik kavanozlara silolanmıştır. Kavanozlar laboratuvar koşullarında 26±2 °C' de tutulmuştur. Silolamadan 90 gün sonra açılan silajlarda kimyasal ve mikrobiyolojik analizler yapılmış, silajlara 5 gün süre ile aerobik stabilite testi uygulanmış ve ayrıca silajların in situ rumen kuru madde ve organik maddeler parçalanabilirlikleri saptanmıştır. Sonuç olarak, mısıra katılan FAT silajlardaki laktik, asetik ve bütirik asit konsantrasyonlarını düşürürken, proteolizi de önlemiştir. Ayrıca silajlarda yüksek düzeyde bir antimikrobiyal aktivite göstererek maya, küf, enterobacteria ve clostridia gelişimini engellemiştir. Genel olarak, FAT mısır silajlarının aerobik stabilitesini geliştirirken, in situ rumen kuru madde ve organik maddeler parçalanabilirliğini de artırmıştır.

Anahtar Kelimeler: Silaj, mısır, organik asit, fermantasyon, mikrobiyal flora, aerobik stabilite, in situ rumen parçalanabilirliği





yukarı

2005, 11 (1) 57-59
Çubuk (Ankara) İlçesi Vişne Ağaçlarında Zararlı Olan Türler, Doğal Düşmanları ve Önemlileri Üzerinde Gözlemler*
(Türkçe)

Cem ÖZKAN1, Oktay GÜRKAN1 ve Özdemir HANCIOĞLU1
* TÜBİTAK TOGTAG 2679 Nolu Proje ile desteklenmiştir.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Bu çalışma, 1999-2002 yıllarında Çubuk (Ankara) İlçesindeki vişne bahçelerinde yürütülmüştür. Çalışmada 21 zararlı tür ve bunlar üzerinde beslenen 8 faydalı böcek türü tespit edilmiştir. Tespit edilen zararlı türlerden Rhagoletis cerasi (L.), Rhynchites sp. ve Tetranychus urticae Koch olmak üzere üç türün ekonomik anlamda zararlı tür olduğu belirlenmiştir. Ayrıca zararlı türler üzerinde beslendiği belirlenen iki parazitoit; Trichogramma sp., Aphidius sp. ve altı predatör; Chrysoperla carnea (Steph.), Coccinella semptempunctata L., Adalia bipunctata (L.), Anthocoris nemoralis (F.), Orius sp., Metasyrphus corallae (F.) belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: vişne zararlıları, faydalı böcekler, Çubuk, Ankara, Türkiye





yukarı

2005, 11 (1) 60-64
Burçak (Vicia ervilia (L.) Wild.) Bitkisinin Olgunlaşmamış Embriyo Eksplantlarından Adventif Sürgün Rejenerasyonu ve Hızlı Çoğaltım*
(Türkçe)

Yılmaz ERDOĞAN1, Satı ÇÖÇÜ2, İskender PARMAKSIZ3, Cengiz SANCAK2 ve Orhan ARSLAN1
* Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır.
1 Gazi Üniv. Eğitim Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara
3 Gaziosmanpaşa Ünv. Fen Edb. Fak. Biyoloji Bölümü-Tokat

Yüksek oranda bir adventif sürgün rejenerasyonu elde etmek için 6 farklı burçak hattına ait olgunlaşmamış kotiledon ve embriyo eksenleri değişik oranlarda TDZ içeren Murashige ve Skoog (MS) besin ortamında kültüre alınmıştır. Thidiazuron (TDZ) konsantrasyonları, hatlar ve kullanılan eksplantların sürgün rejenerasyonuna etkisi geniş bir varyasyon göstermiştir. En yüksek sürgün oluşturan eksplant oranı %90 ve eksplant başına en fazla sürgün sayısı da 22 adet olarak belirlenmiştir. Sekizinci hattan elde edilen adventif sürgünler farklı konsantrasyonlarda 6-benzilaminopurin (BAP), ?-naftalenasetik asit (NAA) ve Thidiazuron (TDZ) içeren ortamlarda hızlı çoğaltıma alınmıştır. Burada eksplant başına en yüksek sürgün sayısı 7.33 adet ile 2 mg/l BAP ve 0.2 mg/l NAA içeren MS besin ortamından sağlanmıştır. Gelişen sürgünler daha sonra, 2 mg/l indol-3-bütrik asit (IBA) içeren MS ortamında köklendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: burçak, olgunlaşmamış embriyo, adventif sürgün rejenerasyonu, hızlı çoğaltım, doku kültürü






yukarı

2005, 11 (1) 65-71
SpliNPV'lerin Genel Patolojisi ve Bakulovirüs Enfeksiyonundan Dolayı Spodoptera littoralis Boisd. (Lepidoptera:Noctuidae) Morfolojisindeki Değişimler
(İngilizce)

Umut TOPRAK1, Şerife BAYRAM1 ve M. Oktay GÜRKAN 1
* Yütsek Lisans tezii'nden hazırlanmıştır. Bu Araştırma Ankara Üniv. Biyoteknoloji Enstitüsü tarafından desteklenmiştir
(Proje No: 25).
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara


Bakulovirüsler omurgasızlara spesifik patojenler olup bakuloviral enfeksiyonlar böceklerin fizyolojisi, metabolizması ve morfolojisinde değişimlere neden olmaktadır. Bu fizyolojik ve simptomatolojik değişikliklerin farkına varmak, bakulovirüs enfeksiyon döngüsünü ve biyolojisini anlamak için önemlidir. Bu amaçla, çalışmamızda Spodoptera littoralis Boisd. (Lepidoptera:Noctuidae) larvaları 3. dönemler için 3000 ve 20,000 OBs dozlarında, birinci dönemler için ise 106 and 3x 106 OBs/ml konsantrasyonlarında SpliNPV ile inokule edilmiş ve daha sonra larvalarda NPV enfeksiyonundan kaynaklanan değişimler irdelenmiştir. Üçüncü dönem S. littoralis larvalarıyla yapılan denemelerde inokulasyonu takip eden ilk üç gün boyunca SpliNPV enfeksiyonundan kaynaklı simptom görülmediği saptanmıştır. Yaklaşık olarak dördüncü günle birlikte hastalıklı larvalar sağlıklı larvalara göre daha yavaş tepkiler vermiştir. Bu simptomu, kutikulanın beyazlaşması ve incelmesi, deri değiştirememe, vücudun şişmesi, ishal durumu, yüksek yerlere tırmanma ve asma, vücudun sıvılaşması ve ölüm takip etmiştir. Enfekteli birinci dönem larvalar ise şişme ve deri değiştirememeyi içeren kısıtlı simptomlar vermiştir. Bakulovirüs enfeksiyonundan dolayı 3. dönem larvalar 8-8.5 günde, 1. dönem larvalar ise 3-3.5 günde her iki doz ve konsantrasyonda ölmüştür. Diğer taraftan farklı doz ya da konsantrasyonlar, simptomların ortaya çıkış zamanında bir değişikliğe neden olmamıştır. NPV bioyolojisini bakulovirus genomunda yer alan genlerle ilişkilendirmek ve hayat döngülerini anlamak bunların birer biyopestisit olarak etkinliğini artıracak ve daha etkin kullanımlarına yardımcı olacaktır.

Anahtar Kelimeler: spodoptera littoralis, NPV, bakulovirüs, genel patoloji, morfoloji





yukarı

2005, 11 (1) 72-77
Çekerek Havzası Minimum Akım Serilerinin Frekans Analizi
(İngilizce)

Kadri YÜREKLİ1, Ahmet KURUNÇ1 ve Selçuk GÜL1
1Gaziosmanpasa Univ. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Tokat

Kuraklık analizleri çalışmalarında en uygun olasılık dağılımının seçimi minimum akım istatistikleri açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Çekerek çayındaki üç akım gözlem istasyonunda ölçülen 7-günlük minimum akım serilerinin frekans analizi için uygun olasılık dağılımının çıkarılmasıdır. En düşük 7-günlük akım serileri her yılın 7-günlük periyotları için günlük akım datasından oluşturuldu. 7-günlük akım, ardışık 7 günlük periyot içinde ölçülen en düşük akımdır. Seçilen olasılık dağılımlarının parametrelerinin tahmininde L-moment tekniği kullanıldı. Olasılık dağılımların performanslarını karşılaştırmak için MADI ve MSDI indisleri kullanıldı. Araştırma sonuçlara göre, en iyi performans genelleştirilmiş pareto (GPA) dağılımıyla elde edildi. Negatif değerler üreten dağılımlar elimine edildi. Gringorten formülünden elde edilen olasılık seviyelerine bağlı olarak pozitif değerler üreten dağılımlardan tahmin edilen akımlar (log pearson 3 hariç) % 75 den daha büyük olasılık seviyeleri için gerçek minimum akım değerlerini oldukça iyi temsil etmektedir. GPA dağılımına bağlı olarak 10 yıllık tekrarlanma aralığına sahip (Q7,10) istatistikler, 1424, 1409 ve 1404 numaralı akım gözlem istasyonları için 0.29, 1.27 ve 2.11 m3/s olarak tahmin edildi.

Anahtar Kelimeler: minimum akım, olasılık dağılımı, L-moment tekniği, Çekerek Çay




yukarı

2005, 11 (1) 78-85
Yazlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinin Van Ekolojik Koşullarında Verim ve Verim Özellikleri Yönünden Karşılaştırılması
(Türkçe)

Murat TUNÇTÜRK, brahim YILMAZ, Murat ERMAN ve Rüveyde TUNÇTÜRK
Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu araştırma yazlık 16 kolza çeşidinden Van ekolojik koşullarına en iyi adapte olabilen tohum ve yağ verimi yüksek olan çeşitlerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma Van - Gevaş koşullarında 2000, 2001 ve 2002 yıllarında üç yıl süre ile tesadüf blokları deneme deseninde, 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Denemede materyal olarak 16 yazlık kolza (Jaguar, Marinca, Semu DNK 207 NA, Regent, Westar, Tobin, Semu 209/81, Tower, Liraspa, Lisonne, Lirawell, Prota, Spok, Kosa, Star, Helios) çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada bitki boyu, yan dal sayısı, kapsül sayısı, kapsülde tane sayısı, bin tane ağırlığı, tohum verimi, yağ oranı ve yağ verimi gibi özellikler incelenmiştir. Araştırma sonucunda; yılların birleştirilmiş ortalamasında en yüksek tohum ve yağ verimi Westar (143.6 kg/da - 53.3 kg/da) ve Marinca (139.5 kg/da - 48.2 kg/da) çeşitlerinden, en yüksek yağ oranı ise Jaguar (%40.3) ve Prota (%40.3) çeşitlerinde tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kolza, çeşit, adaptasyon, verim





yukarı

2005, 11 (1) 86-90
Prunus Yapraklarında Prunus Necrotic Ring Spot (PNRSV) ve Apple Chlorotic Leaf Spot (ACLSV) Virüslerinin Dağılımı
(Türkçe)

Hikmet Murat SİPAHİOĞLU, Mustafa USTA, Bülent POLAT, Mustafa OCAK ve Orçun Burak ŞAVUR
Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Van

Prunus necrotic ringspot virus (PNRSV)'ü ile infekteli Prunus mahaleb ve Apple chlorotic leafspot virus (ACLSV)'ü ile infekteli şeftali (P. persica L.) yapraklarının farklı bölgelerinden alınan doku diskleri bu virüslerin yaprak dokusundaki dağılımlarını belirlemek amacı ile sırasıyla enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) ve reverse transcriptase polymerase chain reaction (RT-PCR) teknikleri ile analiz edilmişlerdir. Gerçekleştirilen ELISA testleri sonucunda her iki virüsünde yaprak ayasında yaprak sapı bölgesinde daha konsantre oldukları ve konukçu yapraklarında düzensiz bir dağılım gösterdikleri tespit edilmiştir. Aynı yaprak bölgelerinin kullanıldığı RT-PCR testlerinde ise her iki virüsün genetik materyalinin tüm yaprak bölgeleri için birbirine yakın ölçülerde amplifikasyon ürünleri oluşturduğu belirlenmiş ve testlenen yaprak bölgeleri arasında viral konsantrasyon bakımından bariz farklılıkların olmadığı saptanmıştır. RT-PCR testi sonuçlarından elde edilen kesin, net ve dengeli teşhisi ifade eden bantlar, ACLSV ve PNRSV virüslerinin Prunus yapraklarının testlenen tüm bölgelerinde homojen bir dağılım sergilediğini göstermiştir. Her iki virüs, kullanılan test yöntemine göre konukçularında farklı dağılım sergilemişlerdir. Elde edilen bulgular ışığında PNRSV ile ACLSV'nin konukçularındaki dağılımını belirlemede ELISA testi ile PCR testi arasında bir korelasyon saptanmamıştır.

Anahtar Kelimeler: prunus necrotic ringspot virüs, Apple chlorotic leaf spot virüs, ELISA, RT-PCR, PNRSV, ACLSV





yukarı

2005, 11 (1) 91-97
Kadıncık Deresi'ndeki (Çamlıyayla-Mersin) Balık Yoğunluğu ve Biyoması
(Türkçe)

Ahmet Şeref KORKMAZ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, Tarsus Akarsuyu'nun önemli kollarından birisi olan Kadıncık Deresi'nin 16 km'lik koruma altına alınan bölümünde bulunan balık türlerinin yoğunluğu ve biyoması ile birlikte yaş, boy ve ağırlık kompozisyonları ve dağ alabalığının dağılımı araştırılmıştır. Kadıncık Deresi'nin incelenen bölümünde, 09-18.09.2002 tarihleri arasında yapılan örneklemelerde dağ alabalığı (Salmo trutta macrostigma Dumeril, 1858) ve gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) olmak üzere iki tür avlanmıştır. İlk dağ alabalığına derenin 8,6. km.'sinde rastlanmıştır. Bu noktadan kaynağa doğru balık miktarının arttığı gözlenmiştir. Kadıncık Deresi'nden avlanan 64 adet dağ alabalığı (Salmo trutta macrostigma Dümeril, 1858) beş, 15 adet gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) iki yaş grubundan oluşmuştur. Yoğunluk ve biyomas tahminleri için Kadıncık Deresi'nin incelenen bölümü, dip yapısı ve habitata göre dört tabakaya ayrılmıştır. Bu tabakalarda 200 m uzunluğunda 36 örnekleme yeri seçilmiş ve elektroşokla tek avlama yapılmıştır. Elde edilen verilere tek avlı ayrılmaya dayalı metot uygulanarak dağ alabalığı ve gökkuşağı alabalığının yoğunluğu sırasıyla 28 adet/ha ve 3,47 adet/ha, biyoması ise sırasıyla 2,55 kg/ha ve 1,56 kg/ha olarak tahmin edilmiştir. Kadıncık Deresi'ndeki toplam balık yoğunluğu ve biyoması sırasıyla 32 adet/ha ve 4,1 kg/ha olarak saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Dağ alabalığı (Salmo trutta macrostigma), gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss), yoğunluk, biyomas, Kadıncık Deresi, Türkiye




yukarı

2005, 11 (1) 98-103
Tritikale (xTriticosecale Wittmack)'de Farklı Ekim Sıklıklarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkileri
(Türkçe)

Mehmet ATAK ve Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma; 2001-02 ve 2002-03 yıllarında, Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliği'nde yürütülmüş ve farklı ekim sıklıklarının, bazı tritikale hat ve çeşitlerinde verim ve bazı verim öğeleri üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Denemede, Tatlıcak- 97, Karma-2000 ve Presto tritikale çeşitleri ile BDMT, MT1, ZF 3 ve ZF 16 tritikale hatları materyal olarak kullanılmıştır. Üç değişik ekim sıklığı (160, 200 ve 240 kg / ha) uygulanmıştır. Çeşit x ekim sıklığı interaksiyonu; başakta tane sayısı yönünden birinci yıl, bitki boyu, başak uzunluğu ve başakta tane sayısı yönünden ise ikinci yıl önemli bulunmuştur. Çeşitler tane verimi yönünden 1. yıl önemsiz, ikinci yıl 0.05 düzeyinde önemli, ekim sıklıkları ise birinci yıl önemsiz 2. yıl 0.05 düzeyinde önemli bulunmuştur. Çalışma sonucunda, 240 kg / ha tohum miktarının tane verimi yönünden daha iyi sonuçlar verdiği söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Tritikale, ekim sıklığı, verim ve verim öğeleri




yukarı

2005, 11 (1) 104-109
Haşhaş Tohumunun Dielektrik Özellikleri
(İngilizce)

Kâmil SAÇILIK ve Ahmet ÇOLAK
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Haşhaş tohumunun dielekriksel özellikleri; %6.12-22.47 k.b. (kuru baz) nem, 541.99-626.37 kg/m3 hacim ağırlığı ve 50 kHz-10 MHz frekans aralığında paralel plakalı kondansatör tohum kutusu yardımıyla belirlenmiştir. Dielektrik sabiti, kayıp faktörü, kayıp tanjantı ve iletkenlik değerleri, nem, hacim ağırlığı ve frekanstan büyük ölçüde etkilenmiştir. Tohum nemi, haşhaşın dilektriksel özelliklerini etkileyen en önemli parametre olmuştur. Dielektrik sabiti ve kayıp faktörü, tohumun nemi ve hacim ağırlığıyla artarken uygulanan frekansla azalma göstermiştir. Dielektirik katsayısının uygulanan frekansa bağlı değişimi, kayıp faktörü ve kayıp tanjantına gore daha düzenli olmuştur. İletkenlik değerleri, artan frekanstan ziyade artan nem içeriğiyle daha hızlı bir artış göstermiştir. bir değişim göstermiştir. Ayrıca her iki modelin, çalışma aralığı içerisinde haşhaş tohumunun dielektrik katsayısı ve kayıp faktörünü yeterince tahmin edebildiği görülmüştür.

Anahtar Kelimeler : Dielektrik sabiti; kayıp faktörü; kayıp tanjant, iletkenlik; haşhaş tohumu



yukarı

2005, 11 (1) 110-114
Tuzlu Sularda Elektiriksel İletkenlik Ölçümünden Klor Tahmini
(İngilizce)

Hamid Zare ABYANEH1 A. H. NAZEMI2 M. R. NEYSHABORI2 K. MOHAMMADI3 ve G. H. MAJZOOBI1
1 Bu-Ali Sina Üniv. Ziraat Fak. Hamadan-İran
2 Tebriz Üniv. Ziraat Fak. Tebriz-İran
3 Terbiat Modares Üniv. Ziraat Fak., Tahran-İran

Sulamada yüksek konsantrasyonlarda bitki üzerinde toksik etki oluşturan tuzluluk değerlendirmesi, elektriksel iletkenlik ve klor iyon ölçümlerini içermektedir. Elektriksel iletkenlik ölçümü klor belirlenmesinden daha kolay olduğu için bu çalışmanın amacı, İran'ın batısındaki yer altı sularında klor iyon konsantrasyonu ile elektriksel iletkenlik arasındaki deneysel ilişkiyi belirlemektir. Su örneklerinin büyük miktarı (1063 laboratuvar ve 2252 tarla örneği) İran'ın batısındaki 66000 km2'lik alandan toplanmıştır. Elektiriksel iletkenlik bir iletkenlik hücresiyle, Cl- iyonu konsantrasyonu da AgNO3 çözeltisi ile titrimetrik olarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler bitkinin tuza toleransına göre EC değerleri dikkate alınarak gruplandırılmıştır. Bunlara linear, polinominal ve power regresyon modelleri uygulanmıştır. Uygulamada 3315 örneğe ait değerlerin hepsi kullanılmıştır. Uygulanan her 3 regresyon modelinde EC değeri ile Cı- değerleri arasında oldukça önemli düzeyde (%99) ilişki bulunmuştur. Aynı zamanda farklı grupların verileri için diğer modeller geliştirilmiştir. Sonuç olarak EC değeri 3 dsm-1 den küçük olanlar dışında EC ile su örneklerindeki Cl- konsantrasyonu arasında iyi bir uyumluluk ve korelasyon olduğu kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Klor tahmini, elektriksel iletkenlik, yeraltı suyu, doğrusal, çok terimli ve güç regresyon modelleri


yukarı