2004, Cilt: 10, Sayı: 4
İçindekiler
 
AÇIKSÖZ, S., M. TOPAY ve E. GÖKYER, Bartın Yaylalarının Rekreasyon ve Turizm Kullanımları Açısından İrdelenmesi Özet
BAŞAYİĞİT, L. CORINE Arazi Kullanımı Sınıflandırma Sistemine Göre Arazi Kullanım Haritasının Hazırlanması: Isparta Örneği Özet
ŞİRELİ, H. D. ve M. ERTUĞRUL, Dorset Down x Akkaraman (GD1), Akkaraman ve Akkaraman x GD1 Genotipli Kuzularda Büyüme Eğrilerinin Logistic Model ile Tahmini Özet
ÖZTÜRK, H. H. Venlo Tip Cam Serada Fan-Ped Serinletme Sisteminin Etkinliği ile Duyulur ve Gizli Isı Transferi Özet
BİÇER, B. T. ve A. E. ANLARSAL, Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Köy Çeşitlerinde Bitkisel ve Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi Özet
KONYALI, A., C. TÖLÜ, G. DAŞ, C. GÖNCÜ ve T. SAVAŞ, Keçilerde Doğum ve Doğum Davranışlarına İlişkin Bir Araştırma Özet
İÇÖZ, E. ve A. SARAL, Türkiye Şartlarına Uygun Şeker Pancarı Temizleme-Yükleme Makinesi Prototipi Geliştirilmesi Özet
ORAK, A., E. ATEŞ ve F. VAROL, Macar Fiği (Vicia pannonica Crantz.)'nin Farklı Gelişme Dönemlerindeki Bazı Morfolojik ve Tarımsal Özellikleri ile Besin İçeriği İlişkileri Özet
GÜL, İ., M. SÜMERLİ ve Y. YILMAZ, Diyarbakır Koşullarında Bazı Mürdümük (Lathyrus sativus L.) Hatlarının Verim ve Verim Unsurlarının Belirlenmesi Özet
ŞEKER, M., Z. YÜCEL ve E. NURDAN, Çanakkale Yöresi Doğal Florasında Bulunan Kocayemiş (Arbutus unedo L.) Populasyonunun Morfolojik ve Pomolojik Özelliklerinin İncelenmesi Özet
YILDIRIM, Z. ve R. ERCAN, Ekstrüzyon Koşullarının Farklı Buğday Unları Kullanılarak Üretilen Tarhanaların Çözünürlüğüne ve Su Absorbsiyonuna Etkileri Özet
BALÇIN, M., S. KODAL, H. KARAATA ve H. GÜLEÇ, Karadeniz Geçit Bölgesi İçin Uygun Bir Bitki Su Tüketim Eşitliği Özet
DENİZ, V., S. ÇÖÇÜ, İ. PARMAKSIZ, K. M. KHAWAR ve S. ÖZCAN, Borik Asit ve Sukrozun Papaver Türlerinde Çiçek Tozlarının In Vitro Gelişimine Etkisi Özet
KÖKSAL, G., S. SEÇER, S. PULATSÜ, N. DEMİR VE M. U. KIRKAĞAÇ, Enerji Santrali Çevresi Ankara Çayı'nda Su Kalitesi, Plankton, Bentosun İncelenmesi ve Santralin Olası Etkilerinin Değerlendirilmesi Özet
TİMURAĞAOĞLU, K. A., A. GENÇ ve S. ALTINOK, Ankara Koşullarında Yem Bezelyesi Hatlarında Yem ve Tane Verimleri Özet
KIRKAĞAÇ, M. U. Ot Sazanı Yavru Havuzunun Zooplanktonu Üzerine Bir Çalışma Özet
TUNÇTÜRK, M., M. ERMAN ve R. TUNÇTÜRK, Patates (Solanum tuberosum L.) Çeşitlerinde Fosforlu Gübre Uygulamalarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi Özet
ZENCİR, Ö. ve A. Ş. KORKMAZ, Beyşehir Gölü Kadife Balıklarının (Tinca tinca L., 1758) Et Verimi ve Vücut Kompozisyonu Özet
SAKİN, M. A., A. YILDIRIM ve S. GÖKMEN, Tokat Kazova Koşullarında Bazı Makarnalık Buğday Genotiplerinin Verim, Verim Unsurları ile Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Özet
YİĞİT, S. Kesikköprü Baraj Gölü (Türkiye) Cladocera ve Copepoda Faunasının Bolluğu ve Mevsimsel Değişimi Özet
Özetler
 

2004, 10 (4) 359-365
Bartın Yaylalarının Rekreasyon ve Turizm Kullanımları Açısından İrdelenmesi
(Türkçe)

Sebahat AÇIKSÖZ, Mehmet TOPAY ve Ercan GÖKYER
Zonguldak Karaelmas Üniv. Bartın Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Bartın

Ülkemizde nüfus artış hızı oldukça yüksektir. Bu nedenle, doğal ve kültürel kaynaklar hem temel hem de rekreasyon ve turizm gibi gereksinimlerin karşılanması amacıyla giderek yoğun kullanılmaktadır. Günümüzde rekreasyon ve turizm konusunda sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için akılcı alan kullanım plânlamaları doğrultusunda alternatif turizm türleri geliştirilmiştir. Özellikle ülkemizde, geleneksel yapıya da bağlı olarak, alternatif turizm türlerinden biri olan yayla turizmi önem kazanmaktadır. Bartın Kenti alternatif turizm türlerinin özellikle yayla turizminin yapılabileceği potansiyel alanlara sahiptir. Araştırmada ele alınan Ardıç, Gezen, Uluyayla ve Zoni yaylalarının sahip oldukları doğal ve kültürel kaynaklar yerinde gözlemler ve Hızlı Kırsal Değerlendirme Tekniği kullanılarak belirlenmiştir. SWOT Analizi ile; alanların rekreasyon ve turizm etkinlikleri açısından sahip oldukları güçlü yönler ve olanaklar, etkinliklerin gerçekleştirilmesinde olumsuz katkıları olan zayıf yönler ve kısıtlamalar ortaya konulmuştur. Zayıf yönler ve kısıtlamaların kısmen ya da tamamen ortadan kaldırılabilmesi için öneriler geliştirilmiştir. Bu değerlendirmeler ve öneriler sonucunda yaylalar için en uygun etkinlikler kamping-çadırlı kamp, klimatizm, dağ bisikleti, mağaracılık (Uluyayla için), golf (Uluyayla için), at ile gezinti, dağcılık, trekking, kayak, kuş gözlemciliği ve doğada serbest yürüyüş olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Bartın, peyzaj plânlama, rekreasyon, turizm, alternatif turizm, yayla turizmi



yukarı

2004, 10 (4) 366-374
CORINE Arazi Kullanımı Sınıflandırma Sistemine Göre Arazi Kullanım Haritasının Hazırlanması:Isparta Örneği
(Türkçe)

Levent BAŞAYİĞİT
Süleyman Demirel Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Isparta

Bu çalışmada CORINE arazi sınıflandırma yöntemine göre Isparta-Merkez ilçesinin arazi kullanım haritası hazırlanmıştır. Çalışmada iki farklı zamanda alınmış Landsat-7 ETM+ uydu verileri temel kartografik materyal olarak kullanılmıştır. Ayrıca alanın topoğrafik, toprak ve jeolojik haritaları yardımcı materyal olarak değerlendirilmiştir. Bu materyaller coğrafi bilgi sistemleri ile harita katmanları haline getirilmiş ve uydu verileri üzerine çakılarak foto yorumlama yapılmıştır. Çalışma ile Landsat-7 ETM+ uydu verisi temel alınarak, toprak, topoğrafik ve jeolojik haritalarının desteği ile 1:50.000 ölçekli basılabilecek detayda arazi kullanım türlerini içeren haritaların üretilebildiği ortaya konmuştur. Arazi kullanımının belirlenmesinde, bitki bulunan alanlar için Landsat-7 ETM+ uydu verisinin kırmızı (3. bant: 0,63-0,69 µm), yakın kızılötesi (4. bant: 0,75-0,90 µm), orta kızılötesi (5. bant: 1,55-1,75 µm) ve kırmızı (3. bant: 0,63-0,69 µm), yakın kızılötesi (4. bant: 0,75-0,90 µm), kızılötesi (7. bant: 2,09-2,35 µm), bant kombinasyonlarının, yerleşim alanlarının belirlenmesinde ise yakın kızılötesi (4. bant: 0,75-0,90 µm), orta kızılötesi (5. bant: 1,55-1,75 µm) ve kızılötesi (7. bant: 2,09-2,35 µm) bant kombinasyonunun en iyi ayırımı yaptığı belirlenmiştir. Ayrıca coğrafi bilgi sistemleri ortamında topoğrafik haritadan elde edilen eşyükselti eğrileri kullanılarak hazırlanan sayısal yükseklik modeli üzerine uydu verilerinin çakıştırılması ile oluşturulan arazi modelinin, yüksekliğe bağlı olarak değişen ve çoğu dönemler için benzer yansıma gösteren arazi kullanım türlerinin ayırtedilmesinde kullanılabileceği belirlenmiştir. Bu çalışma ile CORINE yöntemine göre arazi kullanım türlerinin belirlenmesinde toprak, topoğrafik ve jeolojik haritaların da değerlendirilebildiği yeni bir yaklaşım getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: CORINE arazi kullanımı sınıflandırması,Landsat-7 ETM+,coğrafi bilgi sistemleri (CBS), Isparta



yukarı

2004, 10 (4) 375-380
Dorset Down x Akkaraman (GD1), Akkaraman ve Akkaraman x GD1 Genotipli Kuzularda Büyüme Eğrilerinin Logistic Model ile Tahmini*
(Türkçe)

Halit Deniz Şireli 1 ve Mehmet Ertuğrul 2

* Doktora tezinden hazırlanmıştır.
1 Dicle Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Diyarbakır
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu araştırmada, Bala Tarım İşletmesinde yetiştirilen GD1 x GD1, Akkaraman ve Akkaraman x GD1 kuzularının, doğumdan itibaren 6 aylık yaşa kadar olan dönemde; canlı ağırlık, cidago yüksekliği, göğüs derinliği, göğüs çevresi ve vücut uzunluğu özelliklerine ilişkin büyüme eğrilerinin tahmin edilmesi ve söz konusu parametrelerin erken seleksiyon kriteri olarak kullanılıp kullanılamayacağının tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla üzerinde durulan özellikler için 130 baş GD1 x GD1, 101 baş Akkaraman ve 109 baş Ak x GD1 kuzuda doğumdan itibaren 6 aylık yaşa kadar birer aylık ara ilgili özelliklerin tartı ve ölçümler yapılmıştır. Üzerinde durulan özelliklere etki yapacağı düşünülen cinsiyet ve doğum tipi gibi makro çevre faktörleri standardize edilerek etkileri giderilmiştir. Daha sonra canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin zamana göre değişimini belirleyebilmek amacı ile Logistic büyüme modeli kullanılmış, elde edilen sonuçlar GD1 x GD1, Akkaraman ve Ak x GD1 kuzularında canlı ağırlık ve değişik vücut ölçülerindeki değişimleri tanımlamak için Logistic büyüme modelinin uygun olduğunu göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Dorset Down, Akkaraman, melez kuzu, büyüme eğrisi, Logistic model


yukarı

2004, 10 (4) 381-388
Venlo Tip Cam Serada Fan-ped Serinletme Sisteminin Etkinliği ile Duyulur ve Gizli Isı Transferi*
(Türkçe)

H. Hüseyin ÖZTÜRK1
*Çukurova Üniv. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir (ZF/2001/6).
Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü - Adana

Bu araştırmada; Venlo tip cam seralarda fan-ped serinletme sisteminin duyulur ve gizli ısı transferine olan etkisinin belirlenmesi i amaçlanmıştır. Bu amaçla denemeler, boyutları 18 m (uzunluk)´6.4 m (genişlik)´3.9 m (yükseklik) olan Venlo tip bir cam serada yürütülmüştür. Serada duyulur ısı transferi, dış ortam ve sera ortamı arasındaki sıcaklık farkı artışına bağlı olarak artmıştır. Duyulur ısı transferi, 32.8-81 W/m2 değerleri arasında değişmiştir. Serada günün ilk yarısında, ortalama özgül nem farkının düşük olması nedeniyle, gizli ısı transferi ortalama -135 W/m2 olarak gerçekleşmiştir. Öğleden sonraki dönemlerde, buharlaşma oranı yüksek olduğundan, gizli ısı transferi ortalama -263 W/m2 olarak belirlenmiştir. Serada Bowen oranı (b), -0.17 ve -0.59 arasında değişmiştir. Günlük ortalama b değeri -0.29 olarak hesaplanmıştır. b değeri, özgül nem farkı artışına bağlı olarak artmıştır. b değerleri dikkate alındığında, fan-ped sisteminin buharlaştırma etkisi nedeniyle, deneme serasında gizli ısı transferi duyulur ısı transferinden daha fazladır. b'nın negatif (-) değerde olması, sera ortamındaki hava sıcaklığının dış ortamdan daha düşük buna karşılık, özgül nemin dış ortamdan daha yüksek olduğunu belirtir. Bu nedenle, seralar için tasarımlanacak olan nemlendirmeli serinletme sistemlerinin negatif (-) değerde b sağlamaları gerekir.

Anahtar Kelimeler: cam sera, Fan-ped serinletme, duyulur ısı, gizli ısı, Bowen oranı




yukarı

2004, 10 (4) 389-396
Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Köy Çeşitlerinde Bitkisel ve Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi* (
Türkçe)

B. Tuba BİÇER1 ve A. Emin ANLARSAL2
* Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır.
1 Dicle Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
2 Çukurova Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Adana


Bu araştırma, Diyarbakır yöresinden toplanan yerel nohut çeşitlerinin önemli bitkisel ve tarımsal özelliklerini belirlemek amacıyla, 1999 ve 2000 yıllarında ilkbahar yetiştirme mevsiminde, Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri araştırma alanında yürütülmüştür. Araştırmada, Diyarbakır yöresinden toplanan 43 kabuli tip, 3 desi tip yerel nohut çeşidi ile iki tescilli nohut (Güney Sarısı ve Diyar 95) çeşidi kullanılmıştır. Materyalde, çıkış süresi 24.5-26.8 gün, metrekaredeki bitki sayısı 28.71-29.40 adet, % 50 çiçeklenme gün sayısı 76.2-84.6 gün, bitki genişliği 26.65-36.18 cm, olgunlaşma gün sayısı 111.66-125.83 gün, bitki boyu 24.4-34.18 cm, bitkide ana dal sayısı 1.8-3.2 adet, bitkide yan dal sayısı 2.6-5.37 adet, bitkide bakla sayısı 15.3-34.7 adet, bitkide tane sayısı 15.07-49.47 adet, bitki tane verimi 4.29-7.26 g, 100 tane ağırlığı 9.61-39.81g ve tane verimi 121.5-166.6 kg/da olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: nohut (Cicer arietinum L.), Köy çeşidi, kabuli ve desi tip



yukarı

 

2004, 10 (4) 397-401
Keçilerde Doğum ve Doğum Davranışlarına İlişkin Bir Araştırma
(Türkçe)

Aynur KONYALI, Cemil TÖLÜ, Gürbüz DAŞ, Cem GÖNCÜ ve Türker SAVAŞ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Çanakkale

Doğum kayıpları ve doğumda meydana gelen anomalilerden kaçınmak için, hayvansal üretimde önemli bir olgu olan doğum konusunda bilgi üretimine gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmada 32 Türk Saanen keçisinde bazı doğum parametreleri incelenmiştir. Ortalama gebelik süresi 153 gündür. Doğumların % 64'ü ikiz olup % 63'ü yardımsız olarak gerçekleşmiştir. Çoğunlukla (% 88) 06:00-18:00 saatleri arasında meydana gelen doğumlarda keçilerin % 57'sinin yatar pozisyonda doğurduğu gözlenmiştir. Cinsiyet ve ana yaşının doğurma pozisyonu üzerine önemli bir etkisi gözlenmezken, erkek oğlakların dişi oğlaklara nazaran % 17 daha fazla yatar pozisyonda doğduğu saptanmıştır(P>0.05). Tekiz oğlaklar ikiz oğlaklara göre daha fazla yatar pozisyonda doğmuştur (P<0.05). Gözlenen doğumlarda toplam doğum süresinin ortalama 25 d olduğu ve ikiz doğumlarda ikinci doğumun birinciye veya tekizlere göre daha kısa sürdüğü tespit edilmiştir (P<0.05). Oğlakların canlılık puanı olarak dişilerde ortalama 11.21, erkeklerde ortalama 9.20 değerine ulaşılmıştır (P<0.05). Plasenta ağırlığı üzerine ele alınan faktörlerin etkisi önemsiz bulunmuştur. Plasenta atım süresi üzerine ana yaşı ve gebelik süresinin etkisi önemlidir (P<0.05).

Anahtar Kelimeler: doğum zamanı, doğum süresi, canlılık puanı, doğum davranışları, keçi-oğlak ilişkisi




yukarı

2004, 10 (4) 402-409
Türkiye Şartlarına Uygun Şeker Pancarı Temizleme-Yükleme Makinesi Prototipi Geliştirilmesi *
(Türkçe)

Erkan İÇÖZ 1 ve Ahmet SARAL2
* Doktora Tez Özeti
1Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü-Ankara
2Ankara Üniv. Ziraat Fak .Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Şeker pancarı tarımında, pancarla birlikte taşınan toprak nakliye ve işletme masraflarını yükseltmesinin yanında, verimli tarım toprağının tarladan uzaklaştırılması ile erozyona da neden olmaktadır. Toprağın tarlada bırakılması amacıyla Türkiye şartlarına uygun zincirli temizleme sistemine sahip şeker pancarı temizleme - yükleme makinesi prototipi yapılmıştır. İmal edilen prototip makine IIRB standardı da göz önünde bulundurularak test edilmiştir. Denemelerde 0.5-0.8-1.0 ve 1.2 m/s elevatör çalışma hızında temizleme etkinliği, yüzey yaralanması, kök kırılması ve çatlak boyu araştırılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; en iyi temizleme etkinliği 1.0-1.2 m/s elevatör çalışma hızında % 64, en az yüzey yaralanması 0.5-0.8 m/s elevatör çalışma hızlarında 390 ve 374 cm2 / 100 pancar, en az kütle kaybı 0.8 m/s elevatör çalışma hızında % 2.12, en az çatlak boyu 0.5 m/s elevatör çalışma hızında 240 cm/100 pancar olarak tespit edilmiştir. Pancar alım sisteminde temiz pancar getirmeyi teşvik edici önlemlerin alınmasına bağlı olarak, temizleme - yükleme makinesi kullanımının gündeme gelmesi beklenmektedir.

Anahtar Kelimeler : şeker pancarı, toprak firesi, temizleme etkinliği, yüzey yaralanması, kök kırılması ve çatlak boyu



yukarı

2004, 10 (4) 410-415
Macar Fiği (Vicia pannonica Crantz.)'nin Farklı Gelişme Dönemlerindeki Bazı Morfolojik ve Tarımsal Özellikleri ile Besin İçeriği İlişkileri
(Tükçe)

Adnan ORAK1, Ertan ATEŞ1 ve Fatma VAROL2
1 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tekirdağ
2 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Tekirdağ

Çıkıştan olgunlaşma döneminin sonun kadar geçen sürede, Macar fiğinin bazı morfolojik ve tarımsal özelikleri ile besin içeriğinin belirlenerek bunlar arasındaki ilişkilerin saptanması amacıyla yapılan bu araştırma, Trakya Üniversitesi Tekirdağ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında 1997-98 büyüme periyodu süresince bir yıl susuz koşullarda yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulan araştırmada, Macar fiği populasyonu materyal olarak kullanılmıştır. Bitkilerin çıkışından olgunlaşma dönemlerinin sonuna kadar geçen sürede haftalık bitki boyu (4.66-90.66 cm), yan dal sayısı (2.50-6.00 adet), yaprak sayısı (3.58-46.33 adet), bitki kuru madde ağırlığı (0.027-22.80g), ham selüloz (%12.15) ve protein (%18.05) oranları ile fosfor (%0.401), kalsiyum (%1.002), potasyum (%1.487), magnezyum (%0.318) oranları saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: besin değeri, agronomik özellikler, Macar Fiği, Vicia pannonica Crantz



yukarı

2004, 10 (4) 416-421
Diyarbakır Koşullarında Bazı Mürdümük (Lathyrus sativus L.) Hatlarının Verim ve Verim Unsurlarının Belirlenmesi
(Türkçe)

İsmail GÜL1, Mehdi SÜMERLİ2 ve Yusuf YILMAZ2
Dicle Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
2 Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Diyarbakır

Bu çalışma; Diyarbakır şartlarında ele alınan mürdümük hatlarında verim ve verim unsurlarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma; Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında 1998-1999, 1999-2000 ve 2001-2002 yıllarında üç yıl süreyle Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada; ICARDA'dan temin edilen 16 mürdümük hattı kullanılmıştır. Üç yıllık ortalama değerlere göre; biyolojik verim 511.33-636.89 kg/da, 1000 tane ağırlığı 124.44-144.89 g, bitki boyu 51.33-57.00 cm, bakla sayısı 21.89-27.89 adet/bitki, baklada tane sayısı 2.39-2.99 adet/bakla arasında değişim göstermiştir. Tane verimleri ilk yıl 150.67-208.33, ikinci yıl 139.77-234.97, üçüncü yıl 168.33-260.0, üç yıllık birleşik sonuçlara göre 159.16-205.37 kg/da arasında değişmiştir. Tane ve biyolojik verim yönünden IFLS 257 SEL 556, IFLS 349 SEL 564, IFLS 512 SEL 565, IFLS 965 SEL 566, IFLS 967 SEL 567, ve D- 110 nolu hatlar öne çıkmıştır. Tane verimi üzerindeki olumlu ve önemli etkiyi biyolojik verim, bitki boyu ve baklada tane sayısı yapmıştır.

Anahtar Kelimeler: mürdümük, verim, verim unsurları



yukarı

 

2004, 10 (4) 422-427
Çanakkale Yöresi Doğal Florasında Bulunan Kocayemiş (Arbutus unedo L.) Populasyonunun Morfolojik ve Pomolojik Özelliklerinin İncelenmesi
(Türkçe)

Murat ŞEKER, Zuhal YÜCEL ve Emre NURDAN
Çanakkale Onsekiz Mart üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Çanakkale

Bu araştırmada, Çanakkale merkezi ile birlikte Ayvacık, Çan ve Lapseki ilçelerinin ormanlık alanlarında doğal olarak bulunan kocayemiş (Arbutus unedo L.) populasyonunun önemli bitki ve meyve özellikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda meyve iriliklerine göre populasyonda sekiz farklı meyve tipinin bulunduğu ve tiplerin ortalama meyve ağırlıklarının 0.96-13.63 g arasında olduğu, bu tiplerin C vitamini içeriklerinin ise 124-243 mg/100 g taze meyve arasında değiştiği belirlenmiştir. Türün başta zengin C vitamini içeriği ve değişik özellikleri bakımından dikkat çekici yönleri bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Arbutus unedo, Arbutus andrachne, seleksiyon, C vitamini, pomoloji




yukarı

2004, 10 (4) 428-434
Ekstrüzyon Koşullarının Farklı Buğday Unları Kullanılarak Üretilen Tarhanaların Çözünürlüğüne ve Su Absorbsiyonuna Etkileri*
(Türkçe)

Zeliha YILDIRIM1 ve Recai ERCAN2
* Doktora Tezi'nden hazırlanmış ve Ankara Üniv. Araştırma Fonu (2001-07-11-040) tarafından desteklenmiştir.
1 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ankara İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü-Ankara
2 Ankara Üniv. Mühendislik Fak. Gıda Mühendisliği Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, ekstrüzyon ile pişirme koşullarının farklı buğday unları kullanılarak üretilen tarhanaların çözünürlük (SÇİ) ve su absorbsiyon (SAİ) özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla üç farklı buğday unu (buğday unu, ekstrüde edilerek jelatinize edilmiş buğday unu ve tam buğday unu) kullanılarak hazırlanan tarhana örnekleri; farklı sıcaklık dereceleri (120, 140 ve 160 0C) ve vida dönüş hızlarında (80, 120 ve 160 rpm) çift vidalı ekstrüder ile ekstrüde edilmiş ve ekstrüzyon tekniği ile üretilen tarhanalar, geleneksel teknik uygulanarak üretilen tarhanalar ile karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda; her üç buğday unu kullanımında da ekstrüzyon ile üretilen tarhana örneklerinin SÇİ ve SAİ değerlerinin; geleneksel teknikle üretilen tarhana örneklerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, her iki tarhana üretim tekniğinde de; jelatinize edilmiş buğday unu kullanımı SÇİ ve SAİ değerlerini önemli düzeyde artırmıştır. Uygulanan sıcaklık, vida hızı ve kullanılan un tipindeki değişim ekstrüde edilmiş tarhana özellikleri üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Ekstrüzyon sırasında, SAİ üzerinde un tipi, sıcaklık x un tipi ve vida hızı x un tipi interaksiyonlarının etkisi görülürken, SÇİ değerleri üzerinde bireysel parameterlerin yanında sıcaklık x un tipi ve vida hızı x un tipi interaksiyonlarınında önemli etkilere sahip olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; ekstrüzyon tekniği uygulanarak jelatinize edilmiş un kullanımının; direk olarak tüketime hazır tarhana üretimi (instant) için uygun olacağı kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: tarhana, ekstrüzyon, çözünürlük, su absorbsiyon indeksi




yukarı

2004, 10 (4) 435-443
Karadeniz Geçit Bölgesi İçin Uygun Bir Bitki Su Tüketim Eşitliği1
(Türkçe)

Mehmet BALÇIN2, Süleyman KODAL3, Hamdi KARAATA2 ve Hikmet GÜLEÇ2
Bu araştırma, Köy Hizmetleri Tokat Araştırma Enstitüsünün 98210G01 no'lu araştırma projesinin sonuç raporundan özetlenerek hazırlanmıştır.
Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü-Tokat.
Ankara Üniv., Ziraat Fak., Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara.


Gerçek bitki su tüketimleri ve iklim verilerinden yararlanılarak, Karadeniz Geçit Bölgesinde bitki su tüketimini, gerçeğe yakın olarak tahmin edebilecek matematiksel bir eşitlik geliştirmek amacıyla yapılan bu çalışmada, iklim faktörleri olarak hava sıcaklığı (ortalama, minimum, maximum), nisbi nem (ortalama, minimum, maximum), toprak sıcaklığı (5 cm, 10 cm, 20 cm), rüzgar hızı, bulutluluk, ölçülen güneşlenme süresi, beklenen güneşlenme süresi, güneş ışınları şiddeti, bulutsuz gökyüzü radyasyonu, atmosfer üstü radyasyon, buharlaşma, yağış, ay ve takvim günü faktörü kullanılmıştır. Bu değerlerle birlikte bitki yetişme dönemi yüzdesi de ele alınmıştır. Tüm bu faktörlerle birlikte günlük bitki su tüketimleri arasındaki ilişki aşamalı (Stepwise) regresyon yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Yonca bitkisi kıyas bitki alınarak yapılan değerlendirme neticesinde doğrusal ve eğrisel eşitliklerden en yüksek determinasyon katsayısını ve kısmi F değerini veren aşağıdaki eğrisel eşitliğin aylık su tüketiminin tahmini için kullanılması önerilmiştir.

Eşitlikte; ETo= Yonca bitkisi için referans su tüketimi (mm/gün), T20= 20 cm toprak derinliğindeki sıcaklık (°C), C= Bulutluluk (0-10), n=Ölçülen güneşlenme süresi (saat/gün), Tmin= Ortalama minimum hava sıcaklığı (°C). Eşitlik ile elde edilen yonca kıyas su tüketimi değeri raporda verilen bitki katsayıları ile düzeltildikten sonra diğer bitkilere ilişkin su tüketimi tahmin edilebilir.

Anahtar Kelimeler: Karadeniz geçit bölgesi, iklim iklim parametreleri, bitki su tüketimi tahmini eşitliği, bitki katsayıları,
su tüketimi





yukarı

2004, 10 (4) 444-448
Borik Asit ve Sukrozun Papaver Türlerinde Çiçek Tozlarının In Vitro Gelişimine Etkisi*
(Türkçe)

Vural DENİZ1, Satı ÇÖÇÜ1, İskender PARMAKSIZ2, Khalid Mahmood KHAWAR1 ve Sabahattin ÖZCAN1
* Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara
2 Gaziosmanpaşa Üniv. Fen Edebiyat Fak. Biyoloji Bölümü-Tokat

Bu çalışma, Papaver orientale, P. pseudo-orientale, P. bracteatum ve P. somniferum türlerine ait çiçek tozlarının in vitro çimlenme ve gelişimini etkileyen bazı abiotik faktörleri belirlemek amacıyla yürütülmüştür. En fazla çim borusu oluşturma oranı P. orientale ve P. bracteatum 'da sukroz içermeyen; P. pseudo-orientale, P. somniferum'da 50 mg/l sukroz içeren ortamdan elde edilmiştir. Genel olarak, 150 mg/l borik asit ilave edilen çimlendirme ortamı test edilen bütün türlerde in vitro çiçek tozu gelişimini artırmıştır. Bu uygulamalar sonucunda, en fazla çim borusu oluşturma oranı %73 ile P. bracteatum'dan elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Papaver orientale, Papaver pseudo-orientale, Papaver bracteatum , Papaver somniferum,
çim borusu oluşturma oranı, çim borusu uzunluğu




yukarı

2004, 10 (4) 449-456
Enerji Santrali Çevresi Ankara Çayı'nda Su Kalitesi, Plankton, Bentosun İncelenmesi ve Santralin Olası Etkilerinin Değerlendirilmesi*
(Türkçe)

Gülten KÖKSAL1, Selçuk SEÇER1, Serap PULATSÜ1, Nilsun DEMİR1 ve Mine U. KIRKAĞAÇ1
* Baymina Enerji A. Ş. tarafından desteklenmiştir.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, Ankara Çayı'ndan soğutma suyu sağlayan Kombine Çevrim Enerji Santrali'nin Ankara Çayı üzerine olası etkilerini belirlenmek için su kalitesi (su sıcaklığı, çözünmüş oksijen, pH, Secchi derinliği, askıda katı madde, amonyak, nitrit, toplam fosfat, BOİ5, KOİ, bulanıklık, demir, yağ ve gres), fitoplankton, zooplankton ve bentik fauna incelenmiştir. Bu amaçla santral çevresinde Ankara Çayı üzerinde 6 örnekleme noktası belirlenmiştir. Santral deşarjı öncesi (1., 2., 3. noktalar) ve sonrası (5. ve 6. nokta) tüm noktalar 4. sınıf (çok kirli sular) su kalitesindedir. Santral deşarj suyunun kalite parametreleri Türk Çevre Mevzuatı ve Su Ürünleri Yönetmeliğine göre tartışılmıştır. Ayrıca teşhis edilen fitoplankton, zooplankton ve bentik organizmalar genelde kirliliğe toleranslı organizmalardır. Sonuçlar santral çevresinde Ankara Çayı'nın balıkçılığa uygun olmadığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: su kalitesi, fitoplankton, zooplankton, bentik fauna, gaz yakıtlı santral



yukarı

2004, 10 (4) 457-461
Ankara Koşullarında Yem Bezelyesi Hatlarında Yem ve Tane Verimleri*
(Türkçe)

Kamuran A. TİMURAĞAOĞLU1, Ayşe GENÇ2 ve Suzan ALTINOK2
* Yüksek Lisans Tezi'nden Özetlenmiştir.
1 Ziraat Yüksek Mühendisi
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma, yem amacıyla geliştirilmiş bazı bezelye hatlarının Ankara koşullarında ot ve tane verimini belirlemek için Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasında 2002 ve 2003 yıllarında sulanmaksızın yazlık ekim şeklinde yürütülmüştür. Araştırmada materyal olarak Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünden temin edilen 09, P.98, P.101, P.104 ve P.57K yem bezelyesi hatları kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, tüm bezelye hatlarında en fazla bitki boyu, yeşil ot ve kuru madde verimleri 2002 yılında genellikle P.98, P.101 ve P.57K nolu hatlardan, 2003 yılında ise P.98, P.101 ve P.104 nolu hatlardan elde edilmiştir. Tohum verimi ve verim komponentlerinde ise kurak geçen 2003 yılı vejetasyon dönemi 2002 yılından farklı sonuçlar alınmasına neden olmuştur. Buna göre; diğerlerine göre kısa boylu bir bezelye hattı olan 09 nolu hat bitkide meyve sayısında her iki yılda da en yüksek sonuçları verirken, meyvede tohum sayısı 2002 yılında en fazla P.98, P.101, P.104, P.57K ve 2003 yılında P.104, P.57K nolu hatlardan, tohum verimi 2002 yılında en fazla P.98, P.101, P.57K ve 2003 yılında P.101, P.57K nolu hatlardan, biyolojik verim 2002 yılında en fazla P.98 ve 2003 yılında P.57K hatlarından, bin tane ağırlığı 2002 yılında en fazla P.101 ve 2003 yılında P.98, P.101, P.104, P.57K nolu hatlardan, hasat indeksi ise 2002 yılında en fazla P.101, P.104, P.57K ve 2003 yılında da P.101 nolu hatlardan elde edilmiştir. Araştırmada iki yılın birleştirilmiş sonuçlarına göre, Ankara koşullarında yeşil ot veya kuru ot amacıyla yetiştirildiğinde P.98 ve P.101 nolu hatlar, tohum elde etmek içinde P.57K ve P.101 nolu hatlar en yüksek sonuçları vermiştir.

Anahtar Kelimeler: yem bezelyesi, morfolojik özellikler, yem verimleri, tohum verimi, tohum verim komponentleri




yukarı

2004, 10 (4) 462-465
Ot Sazanı Yavru Havuzunun Zooplanktonu Üzerine Bir Çalışma
(İngilizce)

Mine UZBİLEK KIRKAĞAÇ
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu çalışma, alanı 0,61 ha ve derinliği 1 m olan bir toprak havuzda yürütülmüştür. Havuza beş günlük ot sazanı larvaları 100000 adet/ha stoklanmıştır. Zooplankton örnekleri Temmuz'dan Ağustos'a kadar haftalık olarak alınmıştır. Zooplankton topluluğunda 7. ve 8. haftalar dışında çeşitli rotifer türleri dominanttır ve ortalama bolluk oranı %74 olmuştur. Küçük Cladocera'lar 7. ve 8. haftalarda dominant olmuşlardır.Cladocera'nın ortalama bolluk oranı % 24'dür. Bu çalışmada Cladocera'lar Bosmina longirostris, Daphnia hyalina, D. pulex, Diaphanosoma sp. ve Alona sp. gibi küçük Cladocera'larla temsil edilmişlerdir. Daphnia longispina ve D.magna gibi büyük olanlarına nadiren rastlanmıştır. Büyütme havuzlarında planktonik Crustacea populasyonu, Calanoid ve Cyclopoid türlerin nauplii ve kopepoditlerinden meydana gelmiştir. Copepod bolluğu oranı % 2 olmuştur. Çalışma süresince zooplankton topluluğu içinde en yüksek biyomas Cladocera'ya ait olmuştur.

Anahtar Kelimeler: yavru havuzu, zooplankton bolluğu, zooplankton biyoması, ot sazanı larvası




yukarı

2004, 10 (4) 466-473
Patates (Solanum tuberosum L.) Çeşitlerinde Fosforlu Gübre Uygulamalarının Verim Ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi
(Türkçe)

Murat TUNÇTÜRK, Murat ERMAN ve Rüveyde TUNÇTÜRK
Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van

Bu çalışma, Van-Gevaş ekolojik koşullarında değişik fosfor dozlarının, denemeye alınan patates çeşitlerinde verim ve verim unsurları üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2001 ve 2002 yıllarında yürütülmüştür. Denemede 3 farklı patates çeşidinde (Latona, Vangogh ve Granola) 4 değişik fosfor dozu (0, 5, 10 ve 15 kg P2O5/da) uygulanmıştır. Çalışma tesadüf bloklarında faktöriyel deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Fosfor dozlarının bitki boyu, ocak başına sap sayısı, ocak başına yumru sayısı ve yumru özgül ağırlığı ortalamaları üzerine etkisinin olmadığı, ortalama yumru ağırlığı ve dekara yumru verimi değerleri üzerine olumlu yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda iki yılın birleştirilmiş ortalamasına göre en yüksek ortalama yumru ağırlığı 73.3 g ile 10 P2O5kg/da uygulamasından, en yüksek dekara yumru verimi ise 2069.1 kg/da ile 5 kg P2O5/da uygulamasından elde edilmiştir. Denemeye alınan patates çeşitlerinde incelenen tüm özellikler çeşitlere göre farklılık göstermiştir. İki yılın birleştirilmiş ortalamasına göre çalışmada en yüksek ortalama yumru ağırlığı (76.7 g), dekara yumru verimi (2081.0 kg/da) ve yumru özgül ağırlığı (1.081 g/cm3) Vangogh çeşidinden elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: patates, çeşit, fosfor, verim



yukarı

2004, 10 (4) 474-480
Beyşehir Gölü Kadife Balıklarının (Tinca tinca L., 1758) Et Verimi ve Vücut Kompozisyonu*
(Türkçe)

Özge ZENCİR1 ve Ahmet Şeref KORKMAZ1
* Yüksek Lisans Tezi'nden hazırlanmıştır
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Su Ürünleri Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, Beyşehir Gölü kadife balıklarının (Tinca tinca L., 1758) et verimi ve vücut kompozisyonu incelenmiştir. Beyşehir Gölü kadife balıklarının net (fileto), derili ve pullu-derili et veriminin sırasıyla %50,61-70,58, %58,18-77,90 ve %59,98-79,60 arasında değiştiği, ortalama %59,74±0,25, %68,07±0,23 ve %69,78±0,23 olduğu saptanmıştır. Ham protein, ham yağ, ham kül ve su oranının ise % sırasıyla %16,53-19,72, % 2,08-2,89, %0,98-1,43 ve %76,39-80,00 arasında değiştiği ve ortalama %18,36±0,17, %2,46±0,03, %1,18±0,02 ve %78,00±0,19 olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kadife balığı (Tinca tinca L., 1758), et verimi, vücut kompozisyonu, Beyşehir Gölü, Türkiye



yukarı

2004, 10 (4) 481-489
Tokat Kazova Koşullarında Bazı Makarnalık Buğday Genotiplerinin Verim, Verim Unsurları ile Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
(Türkçe)

Mehmet Ali SAKİN, Ahmet YILDIRIM ve Sabri GÖKMEN
Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tokat

Makarnalık buğday üretiminin artırılması için ülkemizin değişik bölgelerinde yüksek verimli ve kaliteli genotiplerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Tokat yöresine uygun verim ve kalitesi yüksek yeni makarnalık buğday genotiplerini belirlemek ve makarnalık buğdayın üretimini artırıcı çalışmalara katkıda bulunmaktır. Araştırma, 2001-2002 ve 2002-2003 yetiştirme dönemlerinde Tokat-Kazova koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada, deneme materyali olarak ICARDA'dan sağlanan 23 hat ve Cham 1, Altar 84 ve Waha uluslararası çeşitlerle birlikte ulusal çeşit olarak bölgede yetiştirilmekte olan Sofu ve Gediz-75 kullanılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. İncelenen tüm özellikler bakımından genotipler arasında önemli farklılık elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Tokat-Kazova bölgesi için tane verimi bakımından Mrb3/Albit-1, dönmeli tane oranı bakımından Terbol97-1, hem tane verimi hem de kalite bakımından ise Lagamarb-1 genotipleri önerilebilir. Bu ve benzeri çalışmalarda belirlenen yeni genotiplerin kullanılması bölgede makarnalık buğdayın üretimini artırabilir.

Anahtar Kelimeler: makarnalık buğday, genotip, verim, dönmeli tane oranı


yukarı

2004, 10 (4) 490-493
Kesikköprü Baraj Gölü (Türkiye) Cladocera ve Copepoda Faunasının Bolluğu ve Mevsimsel Değişimi
(İngilizce)

Sibel YİĞİT
* Bu çalışma kısmen doktora tezi'nden alınmıştır.
1 Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü-Ankara

Kesikköprü Baraj Göl'ünde (Ankara) Nisan 1995 ve Mayıs 1996 yılları arasında yapılan bu çalışmada toplam 17 Cladocera ve Copepoda türü teşhis edilmiştir. Copepoda türlerinin ortalama birey sayısı 51279 BS/m3olarak bulunmuştur. Copepoda türlerinin en yüksek değerleri Mayıs 1995 de ve en düşük değerleri de Şubat 1996 da görülmüştür. Arctodiaptomus acutilobatus ortalama 18541 BS/m3 değeriyle en bol bulunan copepoda türüdür. Cladocera türlerinin ortalama birey sayısı 47282 BS/m3 olarak bulunmuştur. Daphnia longispina en bol bulunan cladocera türüdür ve Nisan 1995' de pik yaptığı gözlenmiştir. Cladocera türlerinin en yüksek değerleri Haziran 1995 de ve en düşük değerleri de Ocak 1996 da kaydedilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zooplankton, Cladocera, Copepoda, mevsimsel değişim, Kesikköprü baraj gölü


yukarı