2004, Cilt: 10, Sayı: 3
İçindekiler
 
KIZIL, S. ve A. İPEK, Bazı Kişniş (Coriandrum sativum L.) Hatlarında Farklı Sıra Arası Mesafelerinin Verim, Verim Özellikleri ve Uçucu Yağ Oranı Üzerine Etkileri Özet
GENÇER. H. V., E. BAŞPINAR ve Ç. FIRATLI, Bal Arısı (Apis mellifera L.) Morfolojik Özelliklerinin Chernoff Yüzleri ile Grafiksel Değerlendirilmesi Özet
ALBAYRAK, S. ve H. EKİZ, Bazı Çok Yıllık Yem Bitkilerinde Kuru Ot Verimi ile İlişkili Karakterlerin Korelasyon ve Path Analizi ile Saptanması Özet
FİLYA, İ., E. SUCU ve H. HANOĞLU, Mısır Silajına Katılan Ürenin Silaj Fermantasyonu, Aerobik Stabilite, Rumen Parçalanabilirliği ve Kuzuların Besi Performansı Üzerine Etkileri Özet
KOCABIYIK, H. ve B. KAYİŞOĞLU, Ayçiçeği Sapının Kesilme Özelliklerinin Belirlenmesi Özet
YILMAZ, H. Bartın Kenti Nemli Çayırlıklarının Florası Özet
KARAKURT, E. Ankara/Haymana Koşullarında Yeşil Alan Çim Türlerinin Bazı Morfolojik ve Fenolojik Karakterleri Özet
AKMAN, N. ve S. KUMLU, Türkiye Siyah Alaca Populasyonunda 305-Gün Süt Verimine Ait Genetik ve Fenotipik Parametreler Özet
ÜNAL, H. G. Sarımsakta Tohum Borusu Malzemesi, Düşme Açısı ve Tohum Boyutlarının Düşme Süresine Etkisinin Belirlenmesi Özet
ARSLAN, S., H. MİRTAGİOĞLU ve T. KESİCİ, Farklı Örnek Büyüklükleri için DFREML ve R Regresyon Yöntemleri Kullanılarak Elde Edilen Parametre Tahminlerinin Karşılaştırılması Özet
TABAN, S., Y. ÇIKILI, F. KEBECİ, N. TABAN ve S. M. SEZER, Taşköprü Yöresinde Sarımsak Tarımı Yapılan Toprakların Verimlilik Durumu ve Potansiyel Beslenme Problemlerinin Ortaya Konulması Özet
TÜRKER. U. ve İ. GÜÇDEMİR, Atatürk Orman Çiftliğinde Nadas-Tahıl Sisteminde Küçük Ölçekli Alansal Değişkenliğin Hassas Tarım Teknolojilerinden Yararlanarak Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma Özet
ÖZKAN, C. İki Farklı Konukçu Dönemi Üzerinde Yetiştirilen Endoparazitoid Venturia canescens (Grav.) (Hymenoptera: Ichneumonidae)'in Yaşam Süresine Farklı Işıklanma Süresinin ve Farklı Besinin Etkileri Özet
KOVANCI, O. B., N. S. GENÇER, B. KOVANCI ve H. C. AKGÜL, Bursa İli Çilek Alanlarında Bulunan Homoptera Türleri Özet
AZABAĞAOĞLU, M. Ö. ve F. İNCE, Kırklareli İlinde Süt Sanayinin Durumu Özet
LALE, R. ve M. AKÇELİK, Lactococcus lactis Suşlarının Stres Koşullarına Dirençlilik Özellikleri Özet
TÜRK, M., G. BAYRAM, E. BUDAKLI ve N. ÇELİK, Faklı Ekim Sıklıklarının Korunganın (Onobrychis sativa L.) Tohum Verimi Üzerine Etkisi Özet
ERMAN, M. ve Ş. TÜFENKÇİ, Farklı Ekim Zamanlarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Verim ile İlgili Karakterlere Etkisi Özet
SAÇILIK, K. ve R. KESKİN, Pnömatik Gübre Dağıtıcısı Tasarımı Özet
ÖZKAYA, M. T. Gemlik Zeytin (Olea europaea L.) Çeşidinde Farklı Dönemlerde Uygulanan Bazı Yaprak Gübrelerinin Meyve Verim ve Kalitesi Üzerine Etkileri Özet
Özetler
 

2004, 10 (3) 237-244
Bazı Kişniş (Coriandrum sativum L.) Hatlarında Farklı Sıra Arası Mesafelerinin Verim, Verim Özellikleri ve Uçucu
Yağ Oranı Üzerine Etkileri
(Türkçe)

Süleyman KIZIL1 ve Arif İPEK2
Dicle Üniv., Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
2 Ankara Üniv., Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Diyarbakır koşullarında 1999-2000 ve 2000-2001 yetiştirme dönemlerinde sürdürülen bu araştırmada, 5 kişniş Hattında farklı sıra arası mesafelerinin verim ve verim unsurlarına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölünmüş parseller deneme desenine göre kurulan çalışmada beş farklı sıra arası (20 cm, 30 cm, 40 cm, 50 cm ve 60 cm) mesafeleri ana parselleri, kişniş Hatları (Hat 5, Hat 11, Hat 50, Hat 56 ve Hat 61) ise alt parselleri oluşturmuştur. Araştırmada, bitki boyu, meyveli dal sayısı, şemsiye sayısı, şemsiyede tohum sayısı, bitki başına tohum verimi, tohum verimi, 1000 tohum ağırlığı, uçucu yağ oranı ve uçucu yağ verimi gibi özellikler incelenmiştir. Araştırmada sıra arası mesafelerine göre incelenen özelliklerden; bitki boyu 75.36-79.12 cm, meyveli dal sayısı 7.36-8.61 adet/bitki, şemsiye sayısı 11.37-15.59 adet/bitki, 1000 tohum ağırlığı 13.02-13.16 g, tohum verimi 98.5-181.4 kg/da ve uçucu yağ oranı % 0.287-0.318, Hatlara göre ise; bitki boyu 74.79-81.32 cm, meyveli dal sayısı 7.43-8.68 adet/bitki, şemsiye sayısı 13.54-14.66 adet/bitki, 1000 tohum ağırlığı 12.51-13.90 g, tohum verimi 128.2-148.6 kg/da ve uçucu yağ oranı % 0.280-0.310 arasında değişmiştir. Tohum ve uçucu yağ verimi bakımından en iyi sonuçlar 30 cm sıra arası mesafesi ile Hat 5 ve Hat 11'den elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: kişniş, Coriandrum sativum, sıra arası mesafesi, verim, uçucu yağ oranı


yukarı

2004, 10 (3) 245-249
Bal Arısı (Apis mellifera L.) Morfolojik Özelliklerinin Chernoff Yüzleri ile Grafiksel Değerlendirilmesi
(İngilizce)

H. Vasfi GENÇER, Ensar BAŞPINAR ve Çetin FIRATLI
Ankara Univ. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

İki farklı Anadolu arısı (Apis mellifera anatoliaca) ekotipinden 7'şer ebeveyn koloni ve bunların dölleri olan 5'er koloni (toplam 24 koloni) morfolojik analiz için rasgele örneklenmişlerdir. Morfometrik ölçümler 10 morfolojik özellik üzerinde yapılmıştır. Ebeveynlerin ve döllerin morfolojik özelliklerine ilişkin verilerine çok değişkenli grafik yöntemi (Chernoff yüzleri) uygulanmıştır. Bu çok değişkenli grafik tekniği ''Chernoff yüzleri'' basit ve çabuk görsel karşılaştırmalar sağlayarak ekotipler arasındaki ve ebeveynler ile döller arasındaki farklılıkları ortaya koymuştur.

Anahtar Kelimeler: bal arısı, Apis mellifera, morfometri, Chernoff yüzleri, yapay tohumlama


yukarı

2004, 10 (3) 250-257
Bazı Çok Yıllık Yem Bitkilerinde Kuru Ot Verimi ile İlişkili Karakterlerin Korelasyon ve Path Analizi ile Saptanması*
(Türkçe)

Sebahattin ALBAYRAK1 ve Hayrettin EKİZ2
*Ankara Üniv. Fen Bil. Enst. Doktora tezinin bir bölümüdür.
1 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Samsun
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Ankara koşullarında yürütülen bu araştırmada yonca, korunga, kılçıksız brom ve otlak ayrığı bitkilerinde kuru ot verimi ve diğer bazı karakterler arasındaki ilişkiler ve bu özelliklerin kuru ot verimi üzerine doğrudan ve dolaylı etkileri incelenmiştir. 2000-2002 yıllarında üç yıl süren araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, yonca, korunga, kılçıksız brom ve otlak ayrığında kuru ot verimini artırmak için yapılacak seleksiyon çalışmalarında kuru madde verimi ve ham protein verimi özelliklerinin dikkate alınması gerektiği bulunmuştur. Bunun yanında yüksek kuru ot verimi için doğal bitki boyu ve ana sap uzunluğunun da önemli kriterler olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: yonca, korunga, kılçıksız brom, otlak ayrığı, korelasyon, path analizi


yukarı

2004, 10 (3) 258-262
Mısır Silajına Katılan Ürenin Silaj Fermantasyonu, Aerobik Stabilite, Rumen Parçalanabilirliği ve Kuzuların Besi Performansı Üzerine Etkileri
(Türkçe)

İsmail FİLYA1, Ekin SUCU1 ve Hülya HANOĞLU2
1 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa
2 Ziraat Yük. Müh., Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü, Bandırma-Balıkesir

Bu çalışma silaj katkı maddesi olarak kullanılan ürenin, mısır (Zea mays) silajının fermantasyon, aerobik stabilite, in situ rumen parçalanabilirliği ve kuzuların besi performansı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacı ile düzenlenmiştir. Araştırmada kullanılan mısır hamur olum döneminde hasat edilmiştir. Üre taze materyale % 0, 0.5, 1.0, 1.5 ve 2.0 düzeyinde katılmıştır. Mısırlar 2.0 ton kapasiteli özel fiber silolara silolanmışlardır. Silolamadan sonraki 90. günde açılan tüm silajların kimyasal ve mikrobiyolojik analizleri yapılmış ve bu silajlara 5 gün süre ile aerobik stabilite testi uygulanmıştır. Ayrıca silajların, rumen kuru madde, organik maddeler, nötr deterjanda çözünmeyen lif ve asit deterjanda çözünmeyen lif parçalanabilirlikleri saptanmıştır. Besi denemesi her birinde 10 baş kuzu bulunan toplam 5 grup ve 50 baş Merinos kuzu ile yürütülmüştür. Besi denemesi iki haftalık alıştırma döneminden sonra 56 gün sürmüştür. Besi süresince kuzulara bireysel olarak ad-libitum düzeyde mısır silajı verilirken ayrıca canlı ağırlıklarının % 2' si düzeyinde de yoğun yem karması verilmiştir. Araştırma sonucunda, silaj katkı maddesi olarak kullanılan üre mısır silajının fermantasyon özelliklerini etkilemezken, silajlardaki maya ve küf gelişimini engellemiş (P<0.05) ve silajların aerobik stabilitelerini geliştirmiştir (P<0.05). Diğer taraftan üre mısır silajının kuru madde, organik maddeler, nötr deterjanda çözünmeyen lif ve asit deterjanda çözünmeyen lif parçalanabilirliklerini artırmış (P<0.05) ancak kuzuların besi performansını etkilememiştir.

Anahtar Kelimeler: mısır silajı, üre, fermantasyon, aerobik stabilite, in situ rumen parçalanabilirliği, kuzu besisi



yukarı

2004, 10 (3) 263-267
Ayçiçeği Sapının Kesilme Özelliklerinin Belirlenmesi*
(Türkçe)

Habib KOCABIYIK1 ve Birol KAYİŞOĞLU1
1 Trakya Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Tekirdağ
* Doktora Tezinden hazırlanmıştır

Bu çalışmada, hasattan sonra ayçiçeğinin tarlada kalan kısımlarının mekanizasyona yönelik fiziksel ve mekaniksel özelliklerinin tanımlanması amaçlanmış, ayçiçeği saplarına kesme testleri uygulanarak katı zemin üzerindeki kesilme mekaniği irdelenmiş, maksimum kesilme kuvvetleri ve sapın kesilme gerilmeleri, toplam kesilme enerjisi ve özgül kesilme enerjisi incelenmiştir. Ayrıca ayçiçeği sapının nem içeriği ve sap bölgesinin kesilme özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonunda, ayçiçeği sapının maksimum kesilme kuvveti 0.25 kN ile 4.85 kN arasında ortalama 1.81 kN, kesilme gerilmesi 0.77 MPa ile 9.44 MPa arasında ortalama 4.05 MPa, kesilme enerjisi 3.27 J ile 47.18 J arasında ortalama 13.40 J, özgül kesilme enerjisi 0.99 J/cm2 ile 6.59 J/cm2 arasında ortalama 2.79 J/cm2 bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: ayçiçeği sapı, fiziko-mekanik özellik, kesilme kuvveti, kesilme gerilmesi, kesilme enerjisi


yukarı

 

2004, 10 (3) 268-274
Bartın Kenti Nemli Çayırlıklarının Florası
(Türkçe)

Hale YILMAZ
Zonguldak Karaelmas Üniv. Bartın Orman Fak. Peyzaj Mimarlığı Bölümü-Bartın

Bartın Kenti, henüz gelişmekte olan bir yerleşim birimidir. Kent içerisinde ve yakın çevresinde tarımsal faaliyetlerin sürdürülüyor olması, halkın kırsal yaşamdan kopmamış olduğunun bir göstergesidir. Kentteki tarım alanları Bartın Çayı çevresindeki düzlüklerde yoğunlaşmaktadır. Bu alanlarda kavak plantasyonlarıyla birlikte nemli çayırlıklar yayılış göstermektedir. Bu çalışmada, Bartın Kenti'nde nemli çayırlıkların içerdiği başlıca flora elemanları olarak 38 familyaya ait 145 adet otsu bitki taksonu saptanmıştır. Bunlar içerisinde Avrupa-Sibirya (35 takson) ve Akdeniz (12 takson) fitocoğrafik bölge elementleri çoğunluktadır. Familyaların içerdiği tür sayısına bakıldığında ise Poaceae familyası 25 takson ve Fabaceae familyası 21 takson ile önde gelmektedir.

Anahtar Kelimeler: nemli çayırlık, tarım alanı, flora, Bartın Kenti



yukarı

2004, 10 (3) 275-280
Ankara/Haymana Koşullarında Yeşil Alan Çim Türlerinin Bazı Morfolojik ve Fenolojik Karakterleri
(Türkçe)

Erol KARAKURT
Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TARM)-Ankara

Bu araştırma, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü İkizce/ Haymana Araştırma-Uygulama Çiftliği deneme tarlasında Mayıs1999-Eylül 2000 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmada, Ankara-Haymana koşullarında yeşil alan tesisinde kullanılabilecek çim türlerinin bazı morfolojik ve fenolojik karakterlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma materyali yabancı kökenli 15 çim türü varyetesi oluşturmuş, köklenme yoğunluğu, çıkış gücü, kışa dayanıklılık, kurağa dayanıklılık, yaprak eni, yaprak rengi ve dip kaplama gibi fenolojik özellikler ile fide yaş ve kuru ağırlığı, fide boyu, fide sap kalınlığı, dm2'deki kardeş sayısı, yeniden büyüme kabiliyeti, biçim olgunluğu gün sayısı ve 1000 tane ağırlığı gibi morfolojik özellikler incelenmiştir. İncelenen çeşitler Ankara/Haymana şartlarında olumlu performans göstermişler, sulu koşullarda yeşil alan tesisi için uygun oldukları görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: çim bitkileri, köklenme, çıkış gücü, dip kaplama, kardeş sayısı, yeniden büyüme



yukarı

2004, 10 (3) 281-286
Türkiye Siyah Alaca Populasyonunda 305-Gün Süt Verimine Ait Genetik ve Fenotipik Parametreler
(Türkçe)

Numan AKMAN1 ve Selahattin KUMLU2
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara
2Akdeniz Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Antalya

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından süt verimi esas alınarak yürütülen ıslah programının gereği olan genetik ve fenotipik parametrelerin tahmin edilmesi amacıyla yapılan bu çalışma, Merkez Birliği veri tabanında bulunan Siyah Alaca ırkı sığırların soy bilgileri ve 305-gün laktasyon süt verim kayıtları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 9655 baş ineğin 1990-2001 yılların arasında başlamış ilk 3 laktasyonuna ait toplam 15910 laktasyon kaydı kullanılmıştır. Akrabalık matrisini oluşturmada kullanılan soy dosyasında 22145 baş hayvan ve 222 genetik grup yer almıştır. Eklemeli genetik varyans, sabit çevre varyansı, fenotipik varyans, kalıtım derecesi, sabit çevre varyansının payı, tekrarlanma derecesi ve fenotipik varyasyon katsayısı sırasıyla; 349636, 320903, 1574935, 0.222 ± .0288, 0.204 ± 0.0256, 0.426 ± 0.0102 ve % 21.8 olarak tahmin edilmiştir. Gerçek ve tahmin edilen damızlık değerleri arasındaki korelasyon katsayısı olarak tanımlanan isabet derecesi için ortalama değer % 54.8 olarak hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Siyah Alaca, süt verimi, kalıtım derecesi, tekrarlanma derecesi


yukarı

2004, 10 (3) 287-290
Sarımsakta Tohum Borusu Malzemesi, Düşme Açısı ve Tohum Boyutlarının Düşme Süresine Etkisinin Belirlenmesi
(Türkçe)

H. Güran ÜNAL
Ankara Üniv. Kastamonu Meslek Yüksekokulu-Kastamonu

Bu çalışmada, tohum borusu malzemesi ve düşme açısı ve tohum boyutlarının düşme süresine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla 4 farklı boru malzemesi (sac, sert PVC, yumuşak PVC ve spiral), 6 değişik düşme açısı (0°, 10°, 20°, 30°, 40°, 50°) ve 3 farklı sarımsak boyut ve ağırlığında (büyük, orta, küçük) denemeler yapılmıştır. Deney düzeneğine yerleştirilen optik algılayıcılar sarımsak dişlerinin tohum borusuna giriş-çıkış zamanlarını kontrol etmişlerdir. PLC vasıtasıyla sarımsak dişlerinin düşme süreleri milisaniye cinsinden ölçülmüştür. Denemelerden elde edilen değerler istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Yapılan varyans analizi sonucunda tohum borusu malzemesi, düşme açısı ve tohum boyutu faktörleri arasında üçlü interaksiyon belirlenmiştir. Duncan testi sonuçlarına göre, tohum boyutları önemsiz, tohum borusu malzemesi ve düşme açısı önemli bulunmuştur. 20° den büyük düşey açılarda düşme süresindeki sapmalarının arttığı gözlenmiştir. Sarımsak dişlerinin düşme süresi sırasıyla sac,sert PVC, yumuşak PVC ve spiral borularda artmıştır.

Anahtar Kelimeler: sarımsak, tohum borusu, düşme açısı, düşme süresi


yukarı

 

2004, 10 (3) 291-296
Farklı Örnek Büyüklükleri için DFREML ve R Regresyon Yöntemleri Kullanılarak Elde Edilen Parametre Tahminlerinin Karşılaştırılması
(Türkçe)

Serhat ARSLAN1, Hamit MİRTAGİOĞLU1 and Tahsin KESİCİ2
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Van
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, katsayı matrisinin tersini kullanmayan yeni bir regresyon yaklaşımı olan R yöntemi ile türevden bağımsız en yüksek olabilirlik yöntemi (DFREML) kullanılarak elde edilen tahminler, tahmin edicilerin özellikleri bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışmada 1200 ana ile şansa bağlı olarak çiftleşen 100 babaya ait toplam 10.000 hayvan için verim özellikleri simülasyonla elde edilmiştir. Farklı örnek büyüklükleri belirlenerek örnekler çekilmiştir. Bu şekilde oluşturulan alt gruplar, tamamen şansa bağlı örnekleme yapılarak toplam gözlem sayısının %10'u, %30'u, %50'si, %70'i ve %95'inin seçimi esasına göre beş farklı örnekten oluşan 5 alt grup oluşturulmuştur. Alt gruplar arası tahminlenen hata unsurlarına ayrılarak Levene testi ile hatalar için heterojenlik testi yapılmıştır. Alt gruplar arası varyansların homojen olduğu kararına varılmıştır. Farklı örnek büyüklüklerinde her iki yöntemin de örnek sayısının %50 ve üstü olduğu durumlarda küçük varyanslı ve gerçek değere yakın tahminler verdiği; Ancak, h² tahminlerin başlangıç değeri atamalarının gerçek değer olan 0.33'ten uzaklaşan değerlerde atanması durumunda R yönteminin DFREML'a göre daha az etkilendiği belirlenmiştir. Farklı örnek büyüklüklerinde ve farklı h² başlangıç değerleri için R yönteminin başlangıç değerlerinin bilinmediği durumlarda seçenek oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: DFREML, R regresyonu, karışık doğrusal model, varyans unsur tahmini



yukarı

2004, 10 (3) 297-304
Taşköprü Yöresinde Sarımsak Tarımı Yapılan Toprakların Verimlilik Durumu ve Potansiyel Beslenme Problemlerinin Ortaya Konulması
(Türkçe)

Süleyman TABAN1, Yakup ÇIKILI1, Faik KEBECİ2, Nilgün TABAN3 ve S. Mehmet SEZER4
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara
2 İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü-Kastamonu
3 Ziraat Mühendisi-Ankara
4 Ziraat Mühendisi, Taşköprü Belediyesi, Taşköprü-Kastamonu

Kastamonu Taşköprü yöresinde sarımsak tarımı yapılan toprakların verimlilik durumunu ve beslenme problemlerini belirleyebilmek amacıyla 40 adet toprak örneği alınarak toprakların bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenmiştir. Genel olarak, killi tın, tın ve kumlu killi tın tekstüre sahip, hafif alkali reaksiyonlu ve orta kireçli olan toprakların % 67.5'i azot, % 40'ı fosfor, % 82.5'i kükürt (SO4-S), % 5'i potasyum, % 97.5'i çinko ve mangan, % 7.5'i demir ve % 67.5'i bor bakımından yetersiz olduğu belirlenmiştir. Araştırma topraklarında tuzluluk açısından sorunu olmadığı, toprakların % 85'inde KDK'nın >25 cmol kg-1 toprak olduğu ve toprakların % 55'inde organik maddenin yetersiz, % 45'inde orta düzeyde olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Taşköprü, sarımsak, toprak, besin maddesi



yukarı

2004, 10 (3) 305-312
Atatürk Orman Çiftliğinde Nadas-Tahıl Sisteminde Küçük Ölçekli Alansal Değişkenliğin Hassas Tarım Teknolojilerinden Yararlanarak Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma*
(Türkçe)

Ufuk TÜRKER1 ve İbrahim GÜÇDEMİR2
* TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara
2 Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü-Ankara

Yıllardır çiftçilerimizin tarımsal ve agronomik uygulamaları değişmeden sürmekte ve artarak toprağın bozulmasına, toprak verimliliğinin ve organik madde içeriğinin azalmasına yol açmaktadır. Toprak verimliliğindeki düşüşün yanı sıra toprak erozyonu, yabancı ot ve hastalıklar, hububat tarımını iç Anadolu'nun kurak şartlarında daha az verimli hale getirmiştir. Tarımsal işletme ve uygulamalar, hassas tarım tekniklerinin kullanılması ve yerinde test edilmesi ile bir teknolojik dönüşüme ve yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu amaçla verime etkili faktörlerin alansal değişkenliğinin hassas tarım tekniklerinin kullanılarak belirlenmesi ve değişken oranlı uygulama haritalarının hazırlanması amaçlanmıştır. Çalışma Ankara ili sınırları içerisinde iki farklı arazide yürütülmüştür. Bu yayında Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde 2000-2002 yılları arasında yapılan çalışma sonuçları ve değerlendirmeleri verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: hassas tarım, alansal değişkenlik, verim haritalama, alana özgü işletmecilik



yukarı

2004, 10 (3) 313-317
İki Farklı Konukçu Dönemi Üzerinde Yetiştirilen Endoparazitoid Venturia canescens (Grav.) (Hymenoptera: Ichneumonidae)'in Yaşam Süresine Farklı Işıklanma Süresinin ve Farklı Besinin Etkileri
(Türkçe)

Cem ÖZKAN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Ankara

Farklı ışıklanma periyodunun (16:8 s aydınlık: karanlık ve sürekli karanlık koşullar) ve farklı besin uygulamalarının (su, bal ve besinsiz ortam) 3. dönem ve 5. dönem Ephestia kuehniella Zeller larvalarında gelişen parazitoid Venturia canescens (Grav.)'in ergin yaşam süresine etkileri 25±1°C sıcaklık, % 60-70 orantılı nemde laboratuvar koşullarında belirlenmiştir. Farklı beslenme ve farklı ışıklanma periyodu uygulamaları arasında, benzer olarak farklı beslenme, farklı ışıklanma periyodu ve farklı konukçu dönemi uygulamaları arasında ergin yaşam süresi bakımından fark önemli bulunmamıştır. Ancak, farklı beslenme ve farklı konukçu dönemi uygulamaları arasında, ayrıca farklı konukçu dönemi ve farklı ışıklanma periyodu uygulamaları arasında ergin yaşam süreleri bakımından fark önemli bulunmuştur. Farklı besin ve farklı konukçu dönemi uygulamalarında en uzun ortalama yaşam süresi 23.21 gün ile bal ve olgun dönem konukçu uygulamasında bulunmuştur. Farklı ışıklanma periyodu ve farklı larva dönemi uygulamalarında en uzun yaşam süresi ise her iki ışıklanma periyodunda da olgun dönem konukçulardan elde edilmiştir. Bu sonuçlar thelitokie şeklinde parthenogenesis'in görüldüğü V. canescens'in kitle üretimi açısından değerlendirildiğinde; parazitletmede olgun dönem konukçuların, ergin besini olarak ta bal sunulmasının yaşam süresini önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Venturia canescens, ışıklanma periyodu, besin, konukçu dönemi, yaşam süresi



yukarı

2004, 10 (3) 318-322
Bursa İli Çilek Alanlarında Bulunan Homoptera Türleri*
(Türkçe)

O. Barış KOVANCI1, N. Sema GENÇER1, Bahattin KOVANCI1 ve H. Celal AKGÜL2
1 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Bursa
2 İstanbul Tarım İl Müdürlüğü-İstanbul
* TÜBİTAK-TARP/1868 no'lu projenin bir bölümüdür.

Bu çalışma Bursa ili çilek alanlarında bulunan Homoptera takımına ait türleri belirlemek amacıyla 1998-2000 yıllarında yapılmıştır. Çalışmalar mayıs-ağustos ayları arasında haftada bir, ilkbahar başında ve sonbaharda 2 haftada bir yapılan gözlemlerle yürütülmüştür. Türlerin saptanmasında gözle kontrol ve atrapla yakalama olmak üzere 2 yöntem kullanılmıştır. Sonuç olarak Cercopidae, Cicadellidae, Membracidae, Issidae, Dictyopharidae ve Aphididae familyalarına ait sırasıyla 6,3,2,3,1 ve 3 olmak üzere toplam 18 homopter türü belirlenmiştir. Bu türlerin Bursa ili çilek alanlarındaki yayılışları ve zararlılık durumları da incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: çilek, Homoptera, Bursa, Türkiye


yukarı

2004, 10 (3) 323-328
Kırklareli İlinde Süt Sanayinin Durumu*
(Türkçe)

M. Ömer AZABAĞAOĞLU1 ve Filiz İNCE1
*Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1 Trakya Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü-Tekirdağ

Bu araştırmanın amacı Kırklareli ili sınırları içerisinde süt işleyen firmaların yapılarının ortaya konularak yaşanan sorunların ortaya çıkartılması ve bunlara çözüm önerileri getirilmesidir. İl hem süt inekçiliği hem de süt işleme tesisleri açısından Türkiye için önem arz etmektedir. Buradan elde edilecek bulgular ve getirilecek öneriler Türkiye geneli için bir örnek teşkil edebilecek düzeydedir. İldeki fabrika sayısı 65 adet olup toplam olarak 1448 ton/gün süt işleme kapasitesine sahiptirler. Fakat kapasite kullanımı %37.8'dir. Fabrikaların %83.1'i 30 ton/gün kapasitenin altında kapasiteye sahiptirler. İlde ağırlık olarak Beyaz peynir üretimi yapılmaktadır. Süt toplamada standartlara uygun bir yöntem izlenememektedir. Bununla birlikte ürüne analiz yapan firma oranı %57 gibi oldukça düşük saptanmıştır. İşletmeler özellikle hammade kalitesi ve pazarlama ile ilgili büyük sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Sektörün gelişmesi için kayıt dışı üretim yapan işletmelerin ortadan kaldırılması ve modern işletmelerin teşvik edilmesi şarttır. Hammadde kalitesinin artırılması için çiftçilerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Pazarlama sorununun ortadan kaldırılması için ürünlerde belirli özelliklerin ön plana çıkarılarak farklılaşmaya gidilmesi ve zincir marketlere fason üretimde bulunulması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: süt, süt sanayii, pazarlama, hammadde kalitesi



yukarı

2004, 10 (3) 329-335
Lactococcus lactis Suşlarının Stres Koşullarına Dirençlilik Özellikleri*
(Türkçe)

Rahmi LALE1 ve Mustafa AKÇELİK2
*Yüksek Lisans Tezinden hazırlanmıştır.
1Department of Biochemistry, NTNU University, Torndhaim-Norway
2 Ankara Üniv. Fen Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, L. lactis subsp. lactis LL52, L. lactis subsp. cremoris LC79 ve L. lactis subsp. lactis biovar. diacetylactis LD62 suşlarında dört farklı stres koşuluna karşı hücresel dirençlilik gelişimi araştırıldı. Stres koşulu olarak yüksek ve düşük sıcaklık, düşük asitlik ve ozmotik basıncın kullanıldığı denemelerde, LL52 diğer suşlardan daha duyarlı bulundu. Stres koşullarına dirençlilik ya indüksiyona bağlı ya da sürekli bir karakter gösterdi. Stres dirençlilik indüksiyonu, bakteri tipine ve stres faktörlerine bağlı olarak hücre üremesinin 40 ve 90 dakikaları arasında meydana geldi.

Anahtar Kelimeler: Lactococcus lactis, stres, direnç



yukarı

2004, 10 (3) 336-341
Faklı Ekim Sıklıklarının Korunganın (Onobrychis sativa L.) Tohum Verimi Üzerine Etkisi
(Türkçe)

Mevlüt TÜRK1, Gamze BAYRAM2, Emine BUDAKLI2 ve Necmettin ÇELİK2
Süleyman Demirel Ünv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Isparta
2 Uludağ Ünv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Bursa

Bu araştırma, korungaya uygulanan değişik sıra aralıkları (15, 30, 45, 60 ve 75 cm) ve tohum miktarlarının (2, 4, 6, 8 ve 10 kg/da) tohum verimine etkilerini belirlemek amacıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezinde 2000-2003 yılları arasında yürütülmüştür. Araştırma tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada salkımda meyve sayısı, m2'de salkım sayısı, 1000 bakla ağırlığı ve tohum verimi tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Güney Marmara Bölgesi'nde korungada tohum üretimi için 60 ve 75 cm sıra aralıkları ve 8 kg/da tohum miktarının kullanılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: korunga, sıra aralığı, tohum miktarı, tohum verimi, 1000 bakla ağırlığı


yukarı

2004, 10 (3) 342-345
Farklı Ekim Zamanlarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Verim ile İlgili Karakterlere Etkisi
(Türkçe)

Murat ERMAN1 ve Şefik TÜFENKÇİ2
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Van
2 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Van

Araştırma, farklı ekim zamanlarının nohutta verim ve verim ile ilgili karakterlere etkilerini belirlemek amacıyla 1998 ve 1999 yıllarında tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemelerde ILC 482 nohut çeşidi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda ekim zamanı uygulamalarının verim üzerine etkisi önemli bulunmuştur. En yüksek tane verimi her iki yılda da 10 Nisan'da yapılan birinci ekim zamanından elde edilmiştir. Tane veriminde 1998 yılında 10 Nisan ekim zamanına göre 25 Nisan ekiminde % 14.1; 10 Mayıs ekiminde ise % 25.5 oranında bir azalma meydana gelmiştir. 1999 yılında bu azalma sırasıyla % 29 ve % 47.4 oranlarında olmuştur. Ekim zamanlarının baklada tane sayısı dışında verim ile ilgili özellikler üzerine etkisi önemli bulunmuştur. Her iki yılda da en yüksek değerler birinci ekim zamanından elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: nohut, ekim zamanı, verim


yukarı

2004, 10 (3) 346-352
Pnömatik Gübre Dağıtıcısı Tasarımı*
(Türkçe)

Kâmil SAÇILIK1 ve Rahmi KESKİN1
*Ankara Üniv. Araş. Fonu tarafından desteklenen Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, pnömatik gübre dağıtıcısının çalışma koşullarını etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Bu amaçla, bilgisayar destekli tasarım sisteminde tasarım parametreleri belirlenen dağıtıcı başlığın imalatı yapılarak, hazırlanan deney düzeneğinde pnömatik gübre dağıtıcısının karakteristik özellikleri belirlenmiştir. Denemeler, laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmiştir. Yapılan denemelerde gübre çeşidi, dağıtıcı başlık tipi, gübre besleme devri ve fan devri faktörlerinin gübre dağılım karakteristiklerine olan etkileri incelenmiştir. Gübre dağılım karakteristiklerinin incelenmesinde ise enine ve uzunluğuna dağılım düzgünlüğü kriterlerinden yararlanılmıştır. Yapılan varyans analizinde, incelenen dört faktörün enine ve uzunluğuna dağılım düzgünlüğü üzerine etkisinin önemli (p<0.01) olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, tasarlanan dağıtıcı başlığın gübreleri arzu edilen düzeyde yönlendirebildiği, fan devrinin dağılım düzgünlüğünü etkileyen en önemli faktör olduğu, diamonyum fosfat gübresinin daha iyi bir dağılım düzgünlüğü gösterdiği ve gübre besleme düzenindeki gübre akış düzgünlüğünün ise iyileştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler : pnömatik gübre dağıtıcısı, kimyasal gübre, dağıtıcı başlık, enine dağılım düzgünlüğü, uzunluğuna dağılım düzgünlüğü


yukarı

2004, 10 (3) 353-357
Gemlik Zeytin (Olea europaea L.) Çeşidinde Farklı Dönemlerde Uygulanan Bazı Yaprak Gübrelerinin Meyve Verim ve Kalitesi Üzerine Etkileri
(Türkçe)

Mücahit Taha ÖZKAYA
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara

Dünyada zeytin alanlarında olduğu gibi, ülkemizde de zeytin ağaçlarının çoğunluğunda genelde sulama ve gübreleme yapılmamaktadır. Bu koşullarda etkili klasik gübreleme uygulamaları kısıtlanmaktadır. Yapılan çalışmalarda genelde zeytin ağaçlarının yapraklarında azot, potasyum, fosfor ve bor eksikliği belirlenmiştir. Ancak genç yapraklara yapılacak uygulamalar, dokuya zarar verme riskini ve çiçeklenme öncesi besin maddelerinin verilmesindeki gecikmeyi önemli derecede arttırmaktadır. Zeytinin yapraktan gübrelenmesi konusunda tümüyle etkili bir yöntem bulunamamıştır. Bünyesinde tamamen organik olan Fertivant adlı yapıştırıcı içeren, N, P, K ve/veya B [(10-33-21+1,8B) ve (8-16-40)] içeren zeytine özgü konsantrasyonlarda hazırlanmış olan multi-mineral yaprak gübreleri ile özellikle sofralık zeytinde meyve kalitesini ve verimini artırıcı yönde olumlu etkiler elde edilmiştir. Bu çalışma sonucunda özellikle çiçeklenme öncesi P, B ve K ağrılıklı; küçük meyve döneminde ise, K ağırlıklı gübrelemenin birlikte uygulanması tavsiye edilmektedir.

Anahtar Kelimeler: zeytin, Olea europaea L., yaprak gübresi, verim, kalite, bor, Gemlik


yukarı