2004, Cilt: 10, Sayı: 2
İçindekiler
 
MENDEŞ, M. ANOVA F ve K Testlerinin III. Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması Özet
SÖYLER, D. ve N. ARSLAN, Kebere (Capparis ovata Desf.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Farklı Ön Uygulamalar, Sıcaklık ve Işıklanmanın Etkileri Özet
KARAKAYA, A., Y. Z. KATIRCIOĞLU ve H. AKTAŞ, Ankara Koşullarında Drechslera teres'in Biyolojisi Üzerinde Çalışmalar Özet
EROL, E. ve M. R. ÇANGA, Coğrafi Bilgi Sistemi Tekniği Kullanılarak Erozyon Tehlikesinin Değerlendirilmesi Özet
ÜNLÜ, L. ve İ. ÖZTÜRK, Harran Ovası'nda Pamukta Zarar Yapan Pembekurt {Pectinophora gossypiella Saund. (Lepidoptera: Gelechiidae)} ve Dikenlikurt {Earias insulana Boisd. (Lepidoptera: Noctuidae)} Larvalarının Kör Kozalardaki Popülasyon Değişimleri Özet
KARADAĞ, Y. ve U. BÜYÜKBURÇ, Tokat-Kazova Koşullarında Farklı Tohumluk Miktarlarının Bazı Adi Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinde Ot ve Tohum Verimine Etkisi Özet
FİLYA, İ., E. SUCU ve H. HANOĞLU, Biyolojik Silaj Katkı Maddeleri Kullanılarak Yapılan Küçük Plastik Balya Mısır Silajlarının Kalite Özellikleri, Yem Değeri ve Kuzu Besisinde Kullanımı Üzerine Araştırma Özet
GÜVEN, Y., B. KAYIŞOĞLU, E. TANRITANIR ve Y. BAYHAN, Tarım Alet Makinaları Üreten Örnek Bir Fabrikada Hücresel İmalat Sistemi ile Grup Teknolojisinin Bilgisayar Destekli Uygulaması Özet
KESKİN, S. 2 x 2 Tablolarında Bazı Örnek Genişlikleri ve I. Tip Hata (a) Seviyeleri İçin Kappa (K) İstatistiğine Ait Ampirik Olarak Gerçekleşen Kritik Değerler Özet
IŞIK, E. ve S. USTA, Ankara Polatlı Sulu Tarım Arazilerinde Değişebilir Sodyum Yüzdesi, Sodyum Adsorbsiyon Oranı ve Gapon Katsayısı İlişkileri Özet
KAYA, M. D., A. İPEK, S. URANBEY ve Ö. KOLSARICI, Aspir (Carthamus tinctorius L.)'e Uygulanan Ethephon'un Verim ve Verim Öğelerine Etkileri Özet
ATLIHAN, R. and M. S. ÖZGÖKÇE, Chionaspis salicis L. (Hom.:Diaspididae)'in Van'da Kavak Ağaçları Üzerindeki Ölüm Faktörleri ve Yaşa Bağlı Ölüm Oranları Özet
AÇIKGÖZ, A., A. KAYGISIZ ve M. ŞAHİN, Ceylanpınar Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah Alaca Sığırlarda Süt Verimini Ergin Çağa ve 305 Güne Göre Düzeltme Katsayılarının Tespit Edilmesi Özet
ELİÇİN, M., N. TEKEL ve A. ELİÇİN, İvesi Kuzularında Doğum Ağırlığının Kalıtım Derecesinin Tahmininde Baba Familya Sayısının Önemi Üzerinde Araştırmalar Özet
İPEK, A., Ş. DEMİRAYAK ve B. GÜRBÜZ, Bazı Anason (Pimpinella anisum L.) Populasyonlarının Ankara Koşullarına Adaptasyonu Üzerine Bir Araştırma Özet
ERDOĞAN, Y., S. ÇÖÇÜ, İ. PARMAKSIZ, C. SANCAK ve O. ARSLAN, Bazı Burçak Hatlarında (Vicia ervilia (L.) Wild) Kotiledon Boğum Eksplantından Adventif Sürgün Rejenerasyonu Özet
BAŞALMA, D. Kışlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinin Ankara Koşullarında Verim ve Verim Öğeleri Yönünden Karşılaştırılması Özet
AKTÜRK, D. Çoklu Uyum Analizi Tekniğinin Sosyal Bilim Araştırmalarında Kullanımı Özet
POLAT, H. E. ve M. OLGUN, Yeni Kurulan Yerleşim Alanlarındaki Tarımsal Yapıların Analizi Özet
ÖZKAYA, M. T., E. ERGÜLEN, S. ÜLGER and N. ÖZİLBEY, Türkiye'de Yetiştirilen Bazı Zeytin Çeşitlerinin Genetik ve Biyolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması Özet
Özetler
 

2004, 10 (2) 121-126
ANOVA F ve K Testlerinin III. Tip Hata Olasılıkları Bakımından Karşılaştırılması
(Türkçe)

Mehmet MENDEŞ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - Çanakkale

Çift taraflı hipotez kontrollerinde, I.Tip ve II.Tip hata olasılıkları dışında, III.Tip hata (g) olarak adlandırılan başka bir hata olasılığı da söz konusudur. III.Tip hata olasılığı, birbirleriyle karşılaştırılacak grup ortalamaları arasındaki farkın yönünün dikkate alınmamasından kaynaklanır. III.Tip hata olasılığı özellikle küçük hacimli örneklerle çalışılması durumunda testin gücünü etkilemektedir. Bu çalışmada, Anova F ve K testlerinin III.Tip hata olasılıkları bakımından karşılaştırılması amacıyla bir simülasyon çalışması yapılmıştır. Yapılan 100000 simülasyon denemesi sonunda her iki test bakımından gerçekleşen III.Tip hata olasılıklarının örnek genişliği ve ortalamalar arası farkın artmasına paralel olarak giderek küçüldüğü ve bunun Anova F testinde daha belirgin olduğu görülmüştür. III.Tip hata olasılığının grup sayısı ve varyansların heterojenlik derecesinden olumsuz etkilendiği ve bunun K testinde çok daha belirgin olduğu görülmüştür. Varyans oranları 1:3:5 olan üç c2 (3) dağılımlı populasyonun olması durumunda F ve K testi bakımından gerçekleşen III.Tip hata olasılıklarının genel olarak %0.54-1.57 ve %0.92-4.37 arasında değiştiği görülmüştür. Varyans oranlarının 1:2:4:6 olması durumunda III.Tip hata olasılıkları %1.63-5.01 ve %2.15-14.6 olarak bulunmuştur. Aynı koşullarda dağılımların üstel (exp(0.5)) olması özellikle K-testi bakımından gerçekleşen III.Tip hata olasılıklarının belirgin bir şekilde artmasına neden olmuştur.

Anahtar Kelimeler: III.Tip hata, güven aralığı, testin gücü, varyansların homojenliği, normal olmayan dağılım

yukarı

2004, 10 (2) 127-132
Kebere (Capparis ovata Desf.) Tohumlarının Çimlenmesi Üzerine Farklı Ön Uygulamalar, Sıcaklık ve Işıklanmanın Etkileri
(Türkçe)

Durmuşali SÖYLER1 ve Neşet ARSLAN2
1 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırmada; çimlenme problemi olan kebere tohumlarına büyümeyi düzenleyici maddeler, fiziksel uygulamalar yapılarak çimlenme oranı yükseltilmeye çalışılmıştır. Ayrıca uygun çimlenme koşullarının belirlenmesi için çalışmalar yapılmıştır. Tohumlarda dormansinin kırılması için yapılan çalışmada buzdolabında ön üşütme, gibberellik asit (2000 ppm) ve potasyum nitrat (2000 ppm) la muamele, tohum kabuklarını çıtlatma ve bunların kombinasyonları uygulanmıştır. Uygun çimlenme koşullarının belirlenmesi için yapılan çalışmada tohumlar farklı sıcaklıklarda (15, 20, 20-30 0C) ve değişik ortamlarda (karanlık, aydınlık, dönüşümlü karanlık / aydınlık) çimlendirilmiştir. Çimlenme oranları % 0-74 arasında değişmiş. En yüksek çimlenme oranı da + 4 0C sıcaklıkta buzdolabında ön üşütme yapılmış tohumlara GA3 + çıtlatma muamelesi uygulandıktan sonra gece / gündüz ortamda 20-30 0C sıcaklıkta % 74 oranında elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Capparis ovata, gibberellik asit, potasyum nitrat, çıtlatma, ön üşütme, aydınlık, karanlık


yukarı

2004, 10 (2) 133-135
Ankara Koşullarında Drechslera teres'in Biyolojisi Üzerinde Çalışmalar
(İngilizce)

Aziz KARAKAYA1, Y. Zekai KATIRCIOĞLU1 ve Hüseyin AKTAŞ2
* This study was supported by TÜBİTAK (TARP-1985)
1 Ankara Univ., Faculty of Agriculture, Department of plant Protection-Ankara-Turkey
2 Ankara Üniv. Çankırı Orman Fak. Çankırı-Turkey

Drechslera teres tarafından oluşturulan ağbenek leke hastalığı arpaların önemli bir hastalığıdır. Türkiye'de patojenin biyolojisi ile ilgili yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu yüzden, Ankara koşullarında patojenin biyolojisinin bir kısmını aydınlatacak çalışmalar yürütülmüştür. Toprak altında ve toprak üstünde bırakılan hastalıklı yapraklarda etmenin konidi ve konidioforları ve pseudotheciumlar bulunmuştur. Bu yapılar toprak üstünde bırakılan örneklerde daha yoğun olarak bulunmuştur. Askosporlara raslanamamıştır. Piknitlere soğutmalı inkübatör çalışmalarında raslanmıştır. Soğutmalı inkübatörde petri kutularındaki fungus 0 ve -10 derecelerde, hastalıklı yapraklarda ise -10 derecede canlılığını muhafaza etmiştir. Hastalık etmeni kışı Ankara koşullarında canlı olarak geçirebilmekte ve konidilerin enfeksiyonda önemli rol oynadığı sanılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Drechslera teres, pyrenophora teres, arpa ağbenek leke hastalığı, Türkiye


yukarı

2004, 10 (2) 136-143
Coğrafi Bilgi Sistemi Tekniği Kullanılarak Erozyon Tehlikesinin Değerlendirilmesi
(Türkçe)

Emel EROL1 ve Mustafa R. ÇANGA2
1 DİE, Su İst. ve Doğ. Kay. Muh. Şb.-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

Bu çalışmada Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yardımıyla potansiyel ve gerçek erozyon tehlikesi alanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olarak Mihalıçcık ilçesi toprakları seçilmiş ve çalışmada CORINE yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen erozyon parametreleri yöntem gereği incelenmiş, potansiyel ve gerçek erozyon tehlikesi haritaları bulunmuştur. Potansiyel erozyon tehlikesi haritası sonucuna göre çalışma alanının %44' ünün düşük, %52' sinin orta, %4' ünün ise yüksek erozyon tehlikesi gösterdiği belirlenmiştir. Gerçek erozyon tehlikesi haritası sonuçlarına göre ise alanın, %31' i düşük, %20' si orta, %49' unun yüksek derecede erozyona maruz kaldığı görülmüştür. Çalışma sonuçlarına göre, bitki örtüsü ve arazi kullanım durumunun gerçek erozyon tehlikesini büyük ölçüde etkilediği görülmüştür. CORINE yönteminin Türkiye arazilerinin niteliksel potansiyel ve gerçek erozyon tehlikesi haritalarının oluşturulabilmesinde çok ucuz, anlaşılabilir ve kolay uygulanabilinen bir yöntem olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: erozyon, coğrafi bilgi sistemi, CORINE yöntemi, Mihalıçcık


yukarı

2004, 10 (2) 144-148
Harran Ovası'nda Pamukta Zarar Yapan Pembekurt [Pectinophora gossypiella Saund. (Lepidoptera: Gelechiidae)] ve Dikenlikurt [Earias insulana Boisd. (Lepidoptera: Noctuidae)] Larvalarının Kör Kozalardaki Popülasyon Değişimleri
(Türkçe)

Levent ÜNLÜ1 ve İrfan ÖZTÜRK2
1 Harran Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Şanlıurfa
2 Harran Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Şanlıurfa

Harran Ovası'nda 1999-2001 yılları arasında kör kozalardaki Pembekurt (Pectinophora gossypiella Saund.) ve Dikenlikurt (Earias insulana Boisd.)'un larva popülasyon değişimi incelenmiştir. Bu çalışmada Harran Ovası'nda yaygın olarak yetiştirilen Stonewille-453 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Hasattan sonra pamuk bitkileri üzerinde bulunan açmamış kozalar toplanmış, laboratuvarda içleri kontrol edilerek, kozaların içinde bulunan Pembekurt ve Dikenlikurt'un larva oranlarının popülasyon değişimleri belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, her iki zararlının da haftalık popülasyon değişimi arasındaki farkın önemsiz olduğu saptanmıştır. Larvalı koza oranı, en yüksek 2001 yılında bulunmuş ve Pembekurt larvaları, her üç yılda da Dikenlikurt larvalarından daha yüksek bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: dikenlikurt, pembekurt, kör koza, pamuk

yukarı

 

2004, 10 (2) 149-157
Tokat-Kazova Koşullarında Farklı Tohumluk Miktarlarının Bazı Adi Fiğ (Vicia sativa L.) Çeşitlerinde Ot ve Tohum Verimine Etkisi
(Türkçe)

Yaşar KARADAĞ1 ve Uğur BÜYÜKBURÇ2
1 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Tokat
2 Harran Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Şanlıurfa

Bu araştırma, 2001 ve 2002 yıllarında adi fiğde farklı tohumluk miktarlarının ot ve tohum verimine etkisini belirlemek amacıyla iki yıl süreyle yazlık olarak yürütülmüştür. Deneme, bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada çeşitler (Ürem-79, Kubilay-82, Karaelçi, Uludağ) ana parselleri, tohumluk miktarları (6, 8, 10, 12 kg/da) ise alt parselleri oluşturmuştur. Deneme yılları ortalamasına göre gerek çeşitler ve gerekse tohumluk miktarları arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Araştırmada en yüksek yaş ot, tohum ve saman verimleri Karaelçi; en yüksek kuru ot ve bin tane ağırlığı Kubilay-82; en yüksek metrekaredeki bitki sayısı ise sırasıyla Ürem-79 ve Kubilay-82 çeşitlerinden elde edilmiştir. Tohumluk miktarı arttıkça yaş ot, kuru ot, tohum ve saman verimleri ile metrekaredeki bitki sayısı önemli ölçüde artarken, bin tane ağırlığı azalmıştır. Bu durumda, bin tane ağırlığı bakımından en yüksek değerler 6 kg/da; yaş ot, kuru ot, tohum ve saman verimleri ile metrekaredeki bitki sayısı bakımından ise 12 kg/da tohumluk miktarından elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Vicia sativa L., adi fiğ, tohumluk miktarı, kuru ot verimi, tohum verimi, saman verimi.



yukarı

2004, 10 (2) 158-162
Biyolojik Silaj Katkı Maddeleri Kullanılarak Yapılan Küçük Plastik Balya Mısır Silajlarının Kalite Özellikleri, Yem Değeri ve Kuzu Besisinde Kullanımı Üzerine Bir Araştırma
(Türkçe)

İsmail FİLYA1, Ekin SUCU1 ve Hülya HANOĞLU2
1 Uludağ Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Bursa
2 Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü, Bandırma-Balıkesir

Bu araştırma silaj katkı maddesi olarak kullanılan iki farklı laktik asit bakteri inokulantının, küçük plastik balya mısır (Zea mays) silajlarının fermantasyon ve aerobik stabilite özellikleri ile in situ rumen parçalanabilirlik özellikleri ve kuzu besisinde kullanımı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacı ile düzenlenmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde kullanılan mısır hamur olum döneminde hasat edilmiş (% 34.0±0.13 KM), yaklaşık 2.0 cm boyutunda parçalanan taze materyal inokulant A (Pioneer® 1188, USA) ve inokulant B (Maize-All, Alltech, UK) ile ayrı ayrı muamele edilerek (106 cfu g-1), yaklaşık 30 kg kapasiteli ve hava geçirmeyen plastik balyalara silolanmışlardır. 90 günlük fermantasyon dönemi sonucunda her gruptan 3' er balya açılarak bu silajlarda kimyasal ve mikrobiyolojik analizler yapılmıştır. Ayrıca bu silajların aerobik olarak stabil olup olmadıkları ve in situ rumen kuru madde ve organik maddeler parçalanabilirlikleri saptanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde, her birinde 10 baş kuzu bulunan 3 grupta (kontrol, inokulant A ve inokulant B) toplam 30 baş Merinos kuzu ile besi denemesi yürütülmüştür. Besi denemesi iki haftalık bir alıştırma döneminden sonra 56 gün sürmüştür. Besi süresince kuzulara bireysel olarak ad-libitum düzeyde mısır silajı verilirken, ayrıca canlı ağırlıklarının % 2' si düzeyinde de yoğun yem karması verilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmada kullanılan inokulantların silajlarının fermantasyon özelliklerini önemli düzeyde (P<0.05) geliştirdiği ve silajlarda aerobik stabiliteyi sağladığı saptanmıştır. Diğer yandan her iki inokulant da in situ rumen kuru madde ve organik maddeler parçalanabilirlikleri ile kuzuların besi performanslarını önemli derecede etkilememişlerdir.

Anahtar Kelimeler: mısır silajı, biyolojik silaj katkı maddeleri, küçük plastik balya silajı, fermantasyon, aerobik stabilite, in situ rumen parçalanabilirliği, kuzu besisi.


yukarı

2004, 10 (2) 163-168
Tarım Alet ve Makinaları Üreten Örnek Bir Fabrikada Hücresel İmalat Sistemi ile Grup Teknolojisinin Bilgisayar Destekli Uygulaması
(Türkçe)

Yunus GÜVEN1, Birol KAYIŞOĞLU2, Ercan TANRITANIR3 ve Yılmaz BAYHAN2
1Trakya Üniv. Çorlu Meslek Yüksekokulu, Otomotiv Bölümü, Çorlu-Tekirdağ
2 Trakya Üniv. Tekirdağ Ziraat Fak. Tarım Makinaları Bölümü-Tekirdağ
3 İstanbul Üniv. Orman Fak. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü-İstanbul

Üreticiler mevcut fırsatlar içersinde en etkili olanı seçmeyi amaçlar. Bu durum sadece üretim veya servis sistemlerine sahip koşullar altında sağlanmasıyla mümkün olabilir. Fabrika düzenlenmesi verimliliği direk olarak etkile-yen faktörlerden bir tanesidir. Fabrika düzenlenmesindeki herhangi bir hata sabit masraflarda, taşıma maliyetinde ve iş kazalarında artışa sebep olur. Fabrika düzenlenmesi, problemi olan tarım makinaları üreten bir fabrikada test yapılarak çözülmektedir. Toplanmış veriler fabrikanın mevcut düzenlenmesine karar vermektedir. Bu veriler J.R.King tarafından "Derece Sıralamasıyla Kümelendirme Yöntemi" geliştirilmiş bilgisayar programında kullanarak en iyi fabrika yerleşimi için kullanılmıştır. Hücresel imalat sisteminin kullanılmasıyla makinalar üzerinde işçilerin kontrolü artmış ve makinalar arasındaki mesafe azalmıştır. Ayrıca fabrikada %44.38 oranında alan tasarrufu sağlanmıştır. Bu düzenlemedeki amaç, fabrikanın üretim kapasitesinden maksimum kazanç elde etme, etkili çalışma yeri sağlamak, üretim süresi içersindeki tıkanmalardan kaçınmak ve tezgahlar arasında taşınan parçaların iş akışındaki gereksiz hareketlerini azaltmaktır.

Anahtar Kelimeler : hücresel imalat sistemi, grup teknolojisi, tarım alet ve makinaları, fabrika düzenlemesi.


yukarı

2004, 10 (2) 169-173
2 x 2 Tablolarında Bazı Örnek Genişlikleri ve I. Tip Hata (a) Seviyeleri İçin Kappa (K) İstatistiğine Ait Ampirik Olarak Gerçekleşen Kritik Değerler
(Türkçe)

Sıddık KESKİN
Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü - Van

Kappa istatistiği, iki yönlü tablolarda uyum ölçüsü olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, 2 x 2 tablolarında, bazı a (I. Tip hata) değerleri için yaygın olarak karşılaşılan örnek genişliklerine göre Kappa istatistiğinin kritik tablo değerlerinin elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, simülasyon metodu ile kesikli dağılım gösteren populasyondan örnek genişliği 6 ile 300 arasında değişen örnekler alınmıştır. Bu örneklerden 1.000.000 (bir milyon) simülasyon denemesi sonucunda, başlangıçta kararlaştırılan I. Tip hata; a = 0.25, 0.20, 0.10, 0.05 ve 0.01 olduğunda, Kappa istatistiği için ampirik olarak gerçekleşen kritik değerler edilmiştir.

Anahtar Kelimeler : kategorik değişken, kappa katsayısı, uyum, kritik değer, I. tip hata


yukarı

 

2004, 10 (2) 174-181
Ankara-Polatlı Sulu Tarım Arazilerinde Değişebilir Sodyum Yüzdesi, Sodyum Adsorbsiyon Oranı ve Gapon Katsayısı İlişkileri
(Türkçe)

Erdoğan IŞIK ve Sadık USTA
* Doktora Tezi'nden hazırlanmıştır.
* Ankara Üniv. Bil. Araş. Proj. Kom. tarafından desteklenmiştir.
1 Köy Hizmetleri 1. Bölge Müdürlüğü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Toprak Bölümü-Ankara

Bu araştırma, Ankara-Polatlı sulu tarım arazilerinde değişebilir sodyum yüzdesi (ESP), sodyum adsorbsiyon oranı (SAR) ve Gapon katsayısı (Kg) ilişkilerinin saptanması amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 23 adet yüzey (0-20 cm) toprak örneği kullanılmıştır. Araştırma konuları olarak 3 tuz konsantrasyonu (15, 30, 60 mmol L-1) ve her tuz konsantrasyonu için 4 SAR seviyesi [5, 10, 20, 40 (mmol L-1)1/2] ele alınmıştır. Araştırmada kullanılan tüm topraklarda ESR ile SAR arasındaki ilişki 3 tuz konsantrasyonunda da doğrusal olup %1 seviyesinde önemli çıkmıştır. SAR artarken ESR ve dolayısıyle ESP değerleri artmıştır. Gümüşyaka köyü hariç diğer köylerin Gapon katsayısı yaklaşık olarak birbirine yakın bulunmuştur. Kocahacılı, Beşköprü, Yenice ve Eskikarsak köyleri için genel ESR-SAR eşitliği ESR=0.0066×SAR-0.0287 ve Gapon katsayısı 0.0066 olarak belirlenmiştir. Tüm köyleri kapsayan genel ESR-SAR eşitliği ESR=0.0056×SAR-0.0227 ve Gapon katsayısı 0.0056 olarak saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre toprakların sodyumlulaşma olasılığı sırası; Eskikarsak>Yenice@Beşköprü>Kocahacılı>Gümüşyaka şeklinde belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: ESP, SAR, ESR, gapon katsayısı


yukarı

2004, 10 (2) 182-186
Aspir (Carthamus tinctorius L.)'e Uygulanan Ethephon' un Verim ve Verim Öğelerine Etkileri
(Türkçe)

M. Demir KAYA1, Arif İPEK1, Serkan URANBEY2 ve Özer KOLSARICI1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü - Ankara
2 T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Ankara

Farklı ethephon dozlarının aspirde verim, verim öğeleri ile yağ oranına etkilerinin incelendiği bu araştırma 2001 ve 2002 yıllarında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'nde yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede Dinçer 5-118 çeşidine beş farklı ethephon dozları (0, 50, 100, 200 ve 400 g/ha) sapa kalkma döneminde uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, artan ethephon dozları ile bitki boyu, bin tohum ağırlığı ve bitkide tohum veriminde azalma, yandal sayısında dozlara göre dalgalanmalar saptanmıştır. Tabla sayısı, tohum sayısı ve dekara tohum veriminde ise 50 g/ha ethephon dozuyla önemli artışlar olduğu belirlenmiştir. En yüksek dekara tohum verimi 110.3 ve 131.3 kg/da ile 50 g/ha ethephon dozundan elde edilmiştir. Ayrıca, en yüksek bitkide tabla sayısı ve tablada tohum sayısı elde edilen 50 g/ha ethephon dozu en yüksek dekara tohum verimini vermiştir. Yağ oranı ise artan ethephon dozlarıyla azalmıştır. Daha yüksek dozlarda yapılan uygulamalarda incelenen özelliklerde azalmalar gözlendiği ve verim öğelerinde ters etkiler oluştuğu gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: aspir (Carthamus tinctorius L.), ethephon, verim, yağ oranı


yukarı

2004, 10 (2) 187-190
Chionaspis salicis L. (Hom.: Diaspididae)'in Van'da Kavak Ağaçları Üzerindeki Ölüm Faktörleri ve Yaşa Bağlı Ölüm Oranları
(İngilizce)

Remzi ATLIHAN1 and M. Salih ÖZGÖKÇE1
* Yüzüncü Yıl Üniv. Araştırma Fonu tarafından desteklenmiştir.
1 Yüzüncü Yıl Üniv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümü-Van

Chionaspis salicis L. (Hom.: Diaspididae) Van (Türkiye)'da kavak ağaçlarının önemli bir zararlısıdır. C. salicis'in populasyon yapısı ve yoğunluğu hakkında bilgi edinmek ve populasyon değişimlerinde rol oynayan faktörleri belirlemek için 2000 yılında Van'da zararlının populasyon gelişmesi izlenmiş ve yaşam çizelgesi oluşturulmuştur. Örneklemeler üç kavak plantasyonunda 15 günde bir yapılmış ve kavak ağalarının gövdesi üzerinde 5 cm2 lik alanlar örnekleme ünitesi olarak kullanılmıştır. C. salicis'in Van'da yılda bir döl verdiği belirlenmiştir. Bir döldeki ölüm oranı oldukça yüksek olarak bulunmuş ve bunun yaklaşık %71'i yumurta - hareketli larva döneminde meydana gelmiştir. Çeşitli faktörler tarafından meydana getirilen yumurta - hareketli larva ölümlerinin zararlı populasyonundaki değişmelere neden olan ana faktör olduğu belirlenmiştir. Parazitizm ve predasyon pre-ovipozisyon döneminde görülmüş ve bu dönemde meydana getirdikleri ölüm oranları sırasıyla %14.7 ve %18.6 olarak bulunmuştur. Zararlının parazitoidleri olarak Zaomma lambinus (Walker) (Hym.: Encyrtidae) ve Inostemma sp. (Hym.: Platygasteridae), predatörleri olarak ise Chilocorus bipustulatus L. (Col: Coccinellidae) ve Temnostethus sp. (Hem.: Anthocoridae) bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Chionaspis salicis, yaşam çizelgesi, kavak ağacı


yukarı

2004, 10 (2) 191-197
Ceylanpınar Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah Alaca Sığırlarda Süt Verimini Ergin Çağa ve 305 Güne Göre Düzeltme Katsayılarının Tespit Edilmesi
(Türkçe)

Ali AÇIKGÖZ, Ali KAYGISIZ ve Mustafa ŞAHİN
1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Kahramanmaraş

Bu araştırmada, Siyah-Alaca sığırlarda süt verimlerini ergin çağa ve 305 güne göre düzeltmede kullanılacak faktörler geliştirilmiştir. Materyal olarak Ceylanpınar Tarım İşletmesindeki Siyah-Alaca sığırların, 1989-2001 yılları arasında doğum yapan, ilk 10 kontrol günü süt verimlerinden en az 5 ölçüm kaydı bulunan 2845 ineğe ait 7359 laktasyon kayıtları ile baba olarak en az 10 yavrusu bilinen 140 boğa kullanılmıştır. Süt verimlerini ergin çağa göre düzeltme katsayılarının hesaplanmasında; 26 buzağılama yaş gurubu ve 4 mevsim dikkate alınarak toptan karşılaştırma metodu kullanılmıştır. 305 güne göre düzeltme katsayılarının hesaplanmasında ise 26 buzağılama yaş gurubu ve 4 mevsim dikkate alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Siyah Alaca, ergin çağ, düzeltme faktörü


yukarı

2004, 10 (2) 198-201
İvesi Kuzularında Doğum Ağırlığının Kalıtım Derecesinin Tahmininde Baba Familya Sayısının Önemi Üzerinde Araştırmalar
(Türkçe)

Müge ELİÇİN1, Nihat TEKEL2 ve Ayhan ELİÇİN1
1 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Ankara
2 Dicle Üniv. Ziraat Fak. Zootekni Bölümü-Diyarbakır

Bu araştırmada İvesi ırkı kuzularda doğum ağırlığına ait kalıtım derecesinin tahmininde baba familya sayısının etkisi araştırılmıştır. Doğum ağırlığına ait veriler 17 baş damızlık koça ait 1062 baş tekiz kuzudan elde edilmiştir. Kalıtım derecesi tahminleri farklı sayıdaki (10, 15 ve 17) baba bir üvey kardeş familyasına ait verilerden hesaplanmıştır. Kalıtım derecesinin tahmini Bireysel Hayvan Modeli (Animal Model) esas alınarak, MTDFREML programı ile yapılmıştır. Familya sayısının 10, 15 ve 17 olması durumunda kalıtım derecesi tahminleri sırasıyla 0,15; 0,22 ve 0,31 olarak tahmin edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: ivesi, bireysel hayvan modeli, REML, MTDFREML, kalıtım derecesi, familya sayısı

yukarı

2004, 10 (2) 202-205
Bazı Anason (Pimpinella anisum L.) Populasyonlarının Ankara Koşullarına Adaptasyonu Üzerine Bir Araştırma
(İngilizce)

Arif İPEK, Şenay DEMİRAYAK ve Bilal GÜRBÜZ1
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu araştırma Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlası ve laboratuarlarında 2000-2001 yıllarında yürütülmüştür. Bu çalışmada bazı anason populasyonlarının (Gölhisar, Karamanlı, Tefenni, Yeşilova) Ankara koşullarına adaptasyonu amaçlanmıştır. Çalışmada 4 anason populasyonu (Pimpinella anisum) ve 4 farklı ekim zamanı kullanılmıştır. Her iki yılda da denemeler tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre dört tekrarlanmalı olarak kurulmuştur. Ana parsellere anason populasyonları, alt parsellere ekim zamanları yerleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ortalama değerler şu şekilde bulunmuştur: Bitki boyu 44.7-50.2 cm, tohum verimi 48.5-81.8 kg/da, biyolojik verim 190.3-352.7 kg/da, dal sayısı 5.61-7.20 adet, bin tohum ağırlığı 4.01-5.46 g ve uçucu yağ oranı % 2.09-3.11. En yüksek tohum verimi değerleri Karamanlı ve Gölhisar populasyonlarından elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: anason, Pimpinella anisum, ekim zamanı, populasyon, tohum verimi


yukarı

2004, 10 (2) 206-210
Bazı Burçak Hatlarında (Vicia ervilia (L.) Wild.) Kotiledon Boğum Eksplantından Adventif Sürgün Rejenerasyonu
(Türkçe)

Yılmaz ERDOĞAN1, Satı ÇÖÇÜ2, İskender PARMAKSIZ2, Cengiz SANCAK2 ve Orhan ARSLAN1
1 Gazi Üniv. Eğitim Fak. Biyoloji Bölümü-Ankara
2 Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Çalışmada Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünden temin edilen 6 farklı burçak hattı kullanılmıştır. Tohumlar MS besiyerinde çimlendirilmiş ve 4-5 gün sonra gelişen bitkilerden kotiledon boğum eksplantları izole edilerek değişik oranlarda Thidiazuron (TDZ) veya 6-benzilaminopurin (BAP) ve ?-naftalenasetik asit (NAA) içeren MS besin ortamında kültüre alınmıştır. Eksplant başına en fazla sürgün sayısı 15.7 adet ile 7 numaralı hattan 4 mg/l BAP ve 0.25 mg/l NAA içeren besin ortamından elde edilmiştir. Gelişen bu sürgünler daha sonra değişik oranlarda indol-3-bütrik asit (IBA) içeren MS ortamında köklendirmeye alınmıştır. 7 hafta sonra en yüksek köklenme oranı (%100) ve sürgün başına ortalama kök sayısı (6 adet) 2 mg/l IBA içeren ortamdan elde edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: burçak, kotiledon boğum, adventif sürgün rejenerasyonu, doku kültürü


yukarı

2004, 10 (2) 211-217
Kışlık Kolza (Brassica napus ssp. oleifera L.) Çeşitlerinin Ankara Koşullarında Verim ve Verim Öğeleri Yönünden Karşılaştırılması
(Türkçe)

Dilek BAŞALMA
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarla Bitkileri Bölümü-Ankara

Bu çalışmanın amacı; farklı orijinli kışlık kolza (Brassica napus ssp. oleifera. L.) çeşitlerinin Ankara koşullarında verim ve verim öğelerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırma, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlalarında 1999-2000 ve 2000-2001 yıllarında iki yıl süre ile yürütülmüştür. Denemede materyal olarak Almanya orijinli 16 kışlık kolza çeşidi (Atilla, Alaska, İris, Orabel, Pronto, Wotan, Express, Lisabel, Apex, Magnum, Alpine, Orkan, Mohican, Oxident, Artus ve Lirajet), Danimarka orijinli 2 kışlık kolza çeşidi (Chang ve Hansen), 6 Fransa orijinli kışlık kolza çeşidi (Licord, Liberator, Bristol, Capitol, Contact ve Samurai) ve 1 Amerika orijinli kışlık kolza (Cescade) çeşidi olmak üzere toplam 25 kışlık kolza çeşidi kullanılmıştır. En yüksek tohum verimi , 2000 yılında 265.00 kg/da ile Contact çeşidinden, 2001 yılında ise 301.33 kg/da ile Licord çeşidinde belirlenirken, her iki yılın ortalamasına göre en yüksek tohum verimi 263.83 kg/da ile yine Licord çeşidinden elde edilmiştir. Benzer olarak en yüksek yağ verimi, 2000 yılında 114.10 kg/da ile Contact çeşidinden, 2001 yılında ise 136.67 kg/da ile Licord çeşidinde belirlenirken, her iki yılın ortalamasına göre en yüksek yağ verimi 114.98 kg/da ile yine Licord çeşidinde saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kışlık kolza (Brassica napus ssp. oleifera. L.) , tohum verimi, yağ verimi.


yukarı

2004, 10 (2) 218-221
Çoklu Uyum Analizi Tekniğinin Sosyal Bilim Araştırmalarında Kullanımı
(Türkçe)

Duygu AKTURK
Onsekiz Mart Üniv. Ziraat Fak. Tarım Ekonomisi Bölümü- Çanakkale.

Bu çalışmanın amacı, sosyal bilimlerde yapılan araştırmalarda elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde kullanılan Ki-Kare analizi, Fisher'in Kesin Olasılık Testi (Fisher Exact Test), G- İstatistiği ve Oran Testi'ne (Z-testi) alternatif olabilecek " Çoklu Uyum Analizi " tekniğinin kullanımının ortaya konulmasıdır. Araştırmanın materyalini, Çanakkale İlinin dört ilçesinde Damızlık Süt Sığırı Yetiştirici Birliklerine üye olan ve olmayan işletmelerden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen toplam 90 işletme ile yapılan anket sonucunda elde edilen veriler oluşturmuştur. Elde edilen verilerden üç özellik arasındaki ilişkiler " Çoklu Uyum Analizi " tekniği açısından irdelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: çoklu uyum analizi, sosyal bilimler, katagorik veriler, Khi-Kare


yukarı

2004, 10 (2) 222-230
Yeni Kurulan Yerleşim Alanlarındaki Tarımsal Yapıların Analizi
(Türkçe)

H. Eylem POLAT ve Metin OLGUN
Ankara Üniv. Ziraat Fak. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü-Ankara

Bu çalışmada, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından baraj altında kalan, orman içinde bulunan ve göçebe yaşayan topluluklar için kurulan yeni yerleşim alanlarındaki tarımsal üretim amaçlı yapıların yapısal ve fonksiyonel planlama özellikleri yönünden yeterlilik durumları araştırılmış ve sorunları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, Diyarbakır ve Hatay illerinde bulunan toplam 12 yerleşim alanındaki 7 farklı tip proje uygulanan 120 tarım işletmesinde yürütülmüştür. Tarım işletmeleri, konut ve tarımsal üretim amaçlı yapılardan oluşmaktadır. Araştırma sırasında, tarımsal üretim amaçlı yapıların hayvan barınağı olarak kullanıldığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıldığı belirlenmiştir. Araştırmada tarımsal üretim amaçlı yapıların tamamen kapalı olarak planlandıkları ve hayvanların çevresel ve fonksiyonel isteklerini yerine getirmekten uzak oldukları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda yörelerin iklim koşulları ve literatür bilgileri gözönünde tutularak, mevcut tip proje boyutları ve yetiştiricilik çeşidine göre uygun düzenlemeler yapılmış ve uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kırsal yerleşim, kırsal konut, hayvan barınakları, çevre koşulları


yukarı

2004, 10 (2) 231-236
Türkiye'de Yetiştirilen Bazı Zeytin Çeşitlerinin Genetik ve Biyolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması
(İngilizce)

Mücahit Taha ÖZKAYA1, Erkan ERGÜLEN2, Salih ÜLGER3 ve Nejat ÖZILBEY4
1Ankara Üniv. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Ankara
2Düzen Laboratuarlar Grubu-Ankara
3Akdeniz Univ. Ziraat Fak. Bahçe Bitkileri Bölümü-Antalya
4Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Bornova-Izmir

Anadolu'da yetiştiriciliği yapılan bir çok zeytin (Olea europaea L.) çeşidi bulunduğu halde bunların morfolojik ve biyolojik özellikleri henüz tam olarak belirlenmis değildir. Bunlardan çok az bir kısmının özellikleri belirlenmiş olduğu halde, bunların da içlerinde genotipik veya fenotipik nedenlere bağlı varyasyonların olduğu gözlenmektedir. RAPD-PCR tekniği ile genetik farklılıkların belirlenmesi üzerine yapılan bu çalışmada İzmir-Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Kolleksiyon Bahçesinden elde edilen 10 zeytin çeşidi (Ayvalık, Derik Halhalı, Domat, Gemlik, Kilis Yağlıik, Manzanilla, Memecik, Nizip Yağlık, Sarı Ulak and Tavşan Yureği) kullanılmıştır. Diğer yandan elde edilen verileri destekleyebilmek amacıyla pomolojik ve biyokimyasal gözlem ve analizler de yapılmıştır. Mevcut çeşitler arasında, Derik Halhalı genetik ve biyokimyasal olarak en farklı sonuçlar gösteren çeşit olmuştur.

Anahtar Kelimeler: zeytin, Anadolu, RAPD-PCR, genotipik, fenotipik, kolleksiyon.


yukarı